bugün
- yazarların en sevdiği şeyler13
- birleşik krallık'ın yok olması6
- kadınların güçlü erkek tercihi7
- irmik helvası6
- islamda namaz yoktur17
- sözlük yazarlarının boydan fotoları4
- ekşi sözlük7
- abd'li eşcinsel solculardan medet ummak7
- sigaralar ucuzlamalı6
- bütün yapay zekaların yahudi olması2
- facebook whatsapp instagram yahudilere ait2
- hangi ünlüye benzetiliyorsun6
- beni özlediniz mi sözlük2
- abdullah öcalan ın cinsel ihtiyaçları7
- sevgilinin içine işemek2
- tuğberk imamoğlu gemisinin denizde kaza yapması2
- efes pilsen2
- tinder da algoritma açıklamak3
- pazarcıların seçtirmemesi7
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı6
- son dönemde yaşadıklarımız şaka mı3
- taliban9
- başı kapalı ama her şeyi torpilli tipler3
- libidosu yükselen erkek neden sarılmak ister8
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- sıradan bir insan olduğunu anlama eşiği7
- youtuberların ideolojileri9
- youtube'un en güzel özelliği2
- özgür özel5
- iştah oburluk ve açgözlülük şeytandan gelir6
- silvermist'in mutfağına konuk olmak20
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- sözlüğün bugün çok sıkıcı olması2
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik9
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- islamcılık cihat cariyelik ve seks köleliği5
- katılımevim3
- insanların aptal olması2
- pkklı anaları3
- 12 eylül 2026 samsunspor çorum maçı2
- abd de solcular iktidara gelirse türkiye batar2
- sözlüğün aptal kaynaması2
- raikagetokatlayan2
- trump gitsin diye ağlayan ezik ekşiciler2
- hem maddi dünyaya tapmak hem de mesih'i istemek5
- aşk7
- flörtöz erkek iticiliği12
- kadınlar2
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- tora'ya göre musa rabbi eleştirebilir4
Irak'ta bir bölge adı olup islam tarihi literatürüne kerbela katliamı, kerbela savaşı adıyla geçmiştir. islam tarihinin en büyük katliamlarından biridir ve o günden bu yana birçok tartışma ve ayrılığın temelini teşkil eder.
Olayın zemini hz.hasan'ın hilafeti muaviye'ye devrettikten sonra şehid edilmesiyle başlar. Birçok şii kaynakta hz.hasan'ı zehirleyen kişinin muaviye olduğu yazar. lakin asıl itibariyle zehirleyen kişinin kim olduğu belli değildir ve bununla ilgili bir malumat yoktur. Keza muaviye hilafette kaldığı sürece ehli beyt mensupları ona biat etmişler, herhangi bir menfi tepkide bulunmamışlardır.
Muaviye henüz hayattayken kendi taraftarları ve hicaz ahalisinden oğlu yezid'e biat etmelerini istemiş lakin her iki taraf da oğlu yezid'biat etmemişlerdir. Bunun üzerine muaviye biat etmelerinden vazgeçti. Ama vefat ettikten sonra hilafeti veraset yoluyla oğlu yezid'e devretmiştir. Sünni cephede bu eleştirilir ve isabetli bir karar olarak görülmez. hilafete daha ehil liyakat sahibi kişiler vardı ve sahabenin birçoğu hayattaydı. Bir şura komisyonuyla halifenin seçilmesi münasip olandır. (şiilerin bu olaya olan tepkilerini dile getirmeye gerek dahî duymuyorum). Fakat bu ona karşı bir isyan gerektirmez. Sahabe ve tabiunun büyükleri de böyle bir isyana gitmemişlerdir.
Bir kısım rivayetler muaviye'nin oğluna; hilafete geçince ilk olarak abdullah b ömer, hüseyin b ali, abdullah b zübeyr'in biatini almasını söylediğini nakleder.
Yezid hilafete geçince bu kişilerden kendisine biat etmelerini ister. Abdullah b zübeyr ve hz. hüseyin biat etmez ve mekke'ye giderler.
Bu sırada hz. Hüseyin'in mekke'de olduğunun haberini alan kûfe ve basra'daki Ali taraftarları hz. Hüseyin'e biat mektupları gönderirler. Bu mektuplarda kendisine biat ettiklerini ve gelip hilafet makamına geçmesi gerektiğini yazarlar. Rivayete göre mektupların sayısı 18.000 e ulaşmıştır.
Diğer taraftan hz. Hüseyin'in etrafındakiler kûfe ve basra'dakilere güvenmemesi gerektiğini, onların sözlerinde durmayan insanlar olduğunu, daha önce babası ve kardeşini de yarı Yolda bıraktıklarını, kûfe'ye gitmemesi gerektiğini söylerler.
Hz. hüseyin önce müslim b akil'i ortamın buna müsait olup olmadığına bakması için gönderir. Müslim b akil kûfe'ye gider ve hz. Hüseyin'e ordaki durumun müsait olduğuna dair bir mektup gönderir.
Fakat hz. Hüseyin'in yanındakiler ısrarla ona gitmemesi gerektigini telkin ederler:
-hz.ali'nin diğer eşinden olan oğlu muhammed b hanefiyye gitmemesi gerektiğini söylüyor.
-abdullah b abbas gitmemesi gerektigini söylüyor ve çok isabetli bir tavsiyede bulunuyor: "eğer kûfeliler gerçekten sözlerinde samimilerse kûfe valisini sürsünler. Yine illa gideceğim diyorsan en azından aileni, çocuklarını götürme.
-abdullah b zübeyr: "gitme, mekke'de kal. Babana ve abine yapılanları ıraklıların gaddarlıklarını unutma. Sen babana ve abine ihanet etmiş bir topluluğa gidiyorsun." diyor.
-abdullah b ömer biri mektupla biri bizzat konuşarak olmak üzere iki kere hz. Hüseyin'i gitmemesi yönünde uyarıyor.
-ebu said el hudri ve şâbi de gitmemesini söylüyor. Ebu said el hudri hz. Ali'den kûfe halkı için şu sözleri işittiğini belirtiyor: "vallahi ben onlara küstüm, kızdım. Onlar da bana küsüp kızdılar"
-cabir b abdullah: "allah'tan kork. iki kitleyi karşı karşıya getirme." diyor.
-meşhur şair ferazdak da temim vadisinde hz. Hüseyin'le karşılaşıyor ve "halkın gönlü seninle ama kılıçları sana karşı" diyor.
Bu şekilde tesbit edildiği kadarıyla tam 17 kişi hz. Hüseyin'i gitmemesi yönünde uyarıyor ve farklı öneriler getiriyorlar.
Peki hz. Hüseyin'in bu kadar istişareye ve gitmemesi yönündeki telkinlere rağmen neden kûfe'ye gitti?
-hz. hüseyin'in tabiatı sert ve haksızlığa tahammül edemiyor. Bir karar alıyor ve derhal uyguluyor.
-yezid hilafete uygun birisi değil ve benim biatimi haketmiyor, diyor.
-ehli beyt dışındakilerin veraset yoluyla halife seçilmesini reddediyor. Ya ehli beyt ya da şuradan çıkacak karar.
(Muaviye kendi hilafeti zamanında ehli beyte karşı fiili bir zulüm uygulamamış hatta beytül malden cömertçe vermiştir. Yani yezid'e kadar bir zulüm yok.)
Yezid'e müslim b akil'in kûfe'ye gittiği haberi geliyor ve derhal kûfe valisini değiştiriyor. Eski vali mülayim ve ehli beyti seven biri olduğu için yerine şeytani fikirlere sahip ubeydullah b ziyad'ı getiriyor.
Müslim b akil önce muhtar es sakafinin evinde kalıyordu ama sonra hane b urve'nin evine geçti. Hz. Hüseyin'e biat edenler de müslim b akil'in etrafında toplandılar.
Ubeydullah b ziyad'ın şeytani bir zekaya sahip olduğunu söyledik. ilk olarak bir kölesini müslim b akil'in içlerine sokuyor ve ondan sürekli haber alıyor.
nitekim en son ubeydullah b ziyad, hane b urve'yi çağırıyor ve türlü eziyetler ediyor.
bunun haberi müslim b akil'e gelince beyat edenlerle beraber ubeydullah b ziyad'ın konağına yürüyor. Yürüyüşe ilk başladıklarında yanında binlerce kişi varken konağa vardıklarında 300 kişi kalıyolar. Konağın önünde bir çarpışma oluyo ve 70 kişi kalıyorlar. Mübarezeden sonra yakınlarda bi camiye giriyolar namaz kılmak için müslim b akil namazını kılıp arkasına döndüğünde yanında duran kimseyi göremiyor ve tek başına kalıyor.
Yaralı haliyle bir kadının evine sığınıyor ama kadının oğlu ubeydullah b ziyad yandaşı olduğu için ihbar ediyor nitekim müslim b akil ubeydullah b ziyad'a teslim ediliyor.
Öldürüleceğini anlayan müslim b akil birine vasiyet ediyor:
-hüseyin gelmesin.
-öldükten sonra bedenime müsne yapılmasın
-700 dirhem kûfelilere borcum var ödensin.
Müslim b akil şehit ediliyor ve cesedi kûfe sokaklarında sürükleniyor.
Hz. Hüseyin'e bunun haberi geliyor ve hata yaptığını anlıyor. Kûfe yakınlarında hz.hüseyin'le beraber 70 kişiyi durduruyolar. Hz.Hüseyin onlara 3 seçenek sunuyor:
-beni ve ailemi bırakın, geri dönelim.
-beni yezid'e götürün biat edeyim.
-beni bir cepheye gönderin orada cihad edeyim.
Ubeydullah b ziyad biati almak için gidiyor ama hz.hüseyin yezid'le muhatap olmak istiyor. Bunun üzerine ordaki 70 kişiden birkaçı hariç hepsi şehid ediliyor.
Ubeydullah b ziyad hz.hüseyinin cesedine hakaret ediyor (şia kaynaklarında bu kişi yezid olarak geçer. Aynı şekilde şia kaynaklarında hz.hüseyin ve yanındakilerin susuz bırakıldığı geçiyor lakin bu haber sahih değil).
Yezid'e hz.hüseyin'in mübarek gövdesinden ayrılmış başı götürülüyor. Yezid bunun üzerine ubeydullah bin ziyad'a lanet ediyor ve "ya rabbi ben bu işten beriyim ben öldürülmesini istemedim" diyor. (Tabi ki bu sözleri onu kıyamette azabtan kurtaramayacak.)
Peki bu facianın müsebbibi kim?
1. Tabi ki yezid.
2. Ubeydullah b ziyad
3. Kalleş, yalancı, güvenilmez kûfe halkı.
Bu katliamdan sonra ehli beyt siyasetten uzak durmuştur. 12 imamın hiçbiri siyasetle ilgilenmemiş ve herhangi bir isyanda bulunmamışlardır.
Bu olay farklı gruplarca farklı şekillerde değerlendirilir:
Şiiler: tamamen bir yas ve kin törenine dönüştürürler.
Nasıbiler: bir bayram olarak kutlarlar.
Ehli sünnet: bu olayı lanetler ama bir nefret ve kin haline getirmez. yapılması gereken bu katliamdan ders çıkarmaktır.
Her sene 10 muharremde insanların sözde o acıyı yaşamak adına kendilerine yaptıkları eziyetler ya da sanki bu facianın müsebbibi sünnilermiş gibi bi tavır almaları kin ve nefret beslemeleri kimseye hiçbir şey kazandırmaz. Kerbela sünnilerin de şiilerin de ortak acısıdır. islam tarihinde kara bir lekedir. ortak bi acıya sahipken bu faciadan ibret alınması gerekirken her sene özellikle muharrem ayında şiilerin sünnilere karşı sergiledikleri tutum yersiz ve haksızdır.
Olayın zemini hz.hasan'ın hilafeti muaviye'ye devrettikten sonra şehid edilmesiyle başlar. Birçok şii kaynakta hz.hasan'ı zehirleyen kişinin muaviye olduğu yazar. lakin asıl itibariyle zehirleyen kişinin kim olduğu belli değildir ve bununla ilgili bir malumat yoktur. Keza muaviye hilafette kaldığı sürece ehli beyt mensupları ona biat etmişler, herhangi bir menfi tepkide bulunmamışlardır.
Muaviye henüz hayattayken kendi taraftarları ve hicaz ahalisinden oğlu yezid'e biat etmelerini istemiş lakin her iki taraf da oğlu yezid'biat etmemişlerdir. Bunun üzerine muaviye biat etmelerinden vazgeçti. Ama vefat ettikten sonra hilafeti veraset yoluyla oğlu yezid'e devretmiştir. Sünni cephede bu eleştirilir ve isabetli bir karar olarak görülmez. hilafete daha ehil liyakat sahibi kişiler vardı ve sahabenin birçoğu hayattaydı. Bir şura komisyonuyla halifenin seçilmesi münasip olandır. (şiilerin bu olaya olan tepkilerini dile getirmeye gerek dahî duymuyorum). Fakat bu ona karşı bir isyan gerektirmez. Sahabe ve tabiunun büyükleri de böyle bir isyana gitmemişlerdir.
Bir kısım rivayetler muaviye'nin oğluna; hilafete geçince ilk olarak abdullah b ömer, hüseyin b ali, abdullah b zübeyr'in biatini almasını söylediğini nakleder.
Yezid hilafete geçince bu kişilerden kendisine biat etmelerini ister. Abdullah b zübeyr ve hz. hüseyin biat etmez ve mekke'ye giderler.
Bu sırada hz. Hüseyin'in mekke'de olduğunun haberini alan kûfe ve basra'daki Ali taraftarları hz. Hüseyin'e biat mektupları gönderirler. Bu mektuplarda kendisine biat ettiklerini ve gelip hilafet makamına geçmesi gerektiğini yazarlar. Rivayete göre mektupların sayısı 18.000 e ulaşmıştır.
Diğer taraftan hz. Hüseyin'in etrafındakiler kûfe ve basra'dakilere güvenmemesi gerektiğini, onların sözlerinde durmayan insanlar olduğunu, daha önce babası ve kardeşini de yarı Yolda bıraktıklarını, kûfe'ye gitmemesi gerektiğini söylerler.
Hz. hüseyin önce müslim b akil'i ortamın buna müsait olup olmadığına bakması için gönderir. Müslim b akil kûfe'ye gider ve hz. Hüseyin'e ordaki durumun müsait olduğuna dair bir mektup gönderir.
Fakat hz. Hüseyin'in yanındakiler ısrarla ona gitmemesi gerektigini telkin ederler:
-hz.ali'nin diğer eşinden olan oğlu muhammed b hanefiyye gitmemesi gerektiğini söylüyor.
-abdullah b abbas gitmemesi gerektigini söylüyor ve çok isabetli bir tavsiyede bulunuyor: "eğer kûfeliler gerçekten sözlerinde samimilerse kûfe valisini sürsünler. Yine illa gideceğim diyorsan en azından aileni, çocuklarını götürme.
-abdullah b zübeyr: "gitme, mekke'de kal. Babana ve abine yapılanları ıraklıların gaddarlıklarını unutma. Sen babana ve abine ihanet etmiş bir topluluğa gidiyorsun." diyor.
-abdullah b ömer biri mektupla biri bizzat konuşarak olmak üzere iki kere hz. Hüseyin'i gitmemesi yönünde uyarıyor.
-ebu said el hudri ve şâbi de gitmemesini söylüyor. Ebu said el hudri hz. Ali'den kûfe halkı için şu sözleri işittiğini belirtiyor: "vallahi ben onlara küstüm, kızdım. Onlar da bana küsüp kızdılar"
-cabir b abdullah: "allah'tan kork. iki kitleyi karşı karşıya getirme." diyor.
-meşhur şair ferazdak da temim vadisinde hz. Hüseyin'le karşılaşıyor ve "halkın gönlü seninle ama kılıçları sana karşı" diyor.
Bu şekilde tesbit edildiği kadarıyla tam 17 kişi hz. Hüseyin'i gitmemesi yönünde uyarıyor ve farklı öneriler getiriyorlar.
Peki hz. Hüseyin'in bu kadar istişareye ve gitmemesi yönündeki telkinlere rağmen neden kûfe'ye gitti?
-hz. hüseyin'in tabiatı sert ve haksızlığa tahammül edemiyor. Bir karar alıyor ve derhal uyguluyor.
-yezid hilafete uygun birisi değil ve benim biatimi haketmiyor, diyor.
-ehli beyt dışındakilerin veraset yoluyla halife seçilmesini reddediyor. Ya ehli beyt ya da şuradan çıkacak karar.
(Muaviye kendi hilafeti zamanında ehli beyte karşı fiili bir zulüm uygulamamış hatta beytül malden cömertçe vermiştir. Yani yezid'e kadar bir zulüm yok.)
Yezid'e müslim b akil'in kûfe'ye gittiği haberi geliyor ve derhal kûfe valisini değiştiriyor. Eski vali mülayim ve ehli beyti seven biri olduğu için yerine şeytani fikirlere sahip ubeydullah b ziyad'ı getiriyor.
Müslim b akil önce muhtar es sakafinin evinde kalıyordu ama sonra hane b urve'nin evine geçti. Hz. Hüseyin'e biat edenler de müslim b akil'in etrafında toplandılar.
Ubeydullah b ziyad'ın şeytani bir zekaya sahip olduğunu söyledik. ilk olarak bir kölesini müslim b akil'in içlerine sokuyor ve ondan sürekli haber alıyor.
nitekim en son ubeydullah b ziyad, hane b urve'yi çağırıyor ve türlü eziyetler ediyor.
bunun haberi müslim b akil'e gelince beyat edenlerle beraber ubeydullah b ziyad'ın konağına yürüyor. Yürüyüşe ilk başladıklarında yanında binlerce kişi varken konağa vardıklarında 300 kişi kalıyolar. Konağın önünde bir çarpışma oluyo ve 70 kişi kalıyorlar. Mübarezeden sonra yakınlarda bi camiye giriyolar namaz kılmak için müslim b akil namazını kılıp arkasına döndüğünde yanında duran kimseyi göremiyor ve tek başına kalıyor.
Yaralı haliyle bir kadının evine sığınıyor ama kadının oğlu ubeydullah b ziyad yandaşı olduğu için ihbar ediyor nitekim müslim b akil ubeydullah b ziyad'a teslim ediliyor.
Öldürüleceğini anlayan müslim b akil birine vasiyet ediyor:
-hüseyin gelmesin.
-öldükten sonra bedenime müsne yapılmasın
-700 dirhem kûfelilere borcum var ödensin.
Müslim b akil şehit ediliyor ve cesedi kûfe sokaklarında sürükleniyor.
Hz. Hüseyin'e bunun haberi geliyor ve hata yaptığını anlıyor. Kûfe yakınlarında hz.hüseyin'le beraber 70 kişiyi durduruyolar. Hz.Hüseyin onlara 3 seçenek sunuyor:
-beni ve ailemi bırakın, geri dönelim.
-beni yezid'e götürün biat edeyim.
-beni bir cepheye gönderin orada cihad edeyim.
Ubeydullah b ziyad biati almak için gidiyor ama hz.hüseyin yezid'le muhatap olmak istiyor. Bunun üzerine ordaki 70 kişiden birkaçı hariç hepsi şehid ediliyor.
Ubeydullah b ziyad hz.hüseyinin cesedine hakaret ediyor (şia kaynaklarında bu kişi yezid olarak geçer. Aynı şekilde şia kaynaklarında hz.hüseyin ve yanındakilerin susuz bırakıldığı geçiyor lakin bu haber sahih değil).
Yezid'e hz.hüseyin'in mübarek gövdesinden ayrılmış başı götürülüyor. Yezid bunun üzerine ubeydullah bin ziyad'a lanet ediyor ve "ya rabbi ben bu işten beriyim ben öldürülmesini istemedim" diyor. (Tabi ki bu sözleri onu kıyamette azabtan kurtaramayacak.)
Peki bu facianın müsebbibi kim?
1. Tabi ki yezid.
2. Ubeydullah b ziyad
3. Kalleş, yalancı, güvenilmez kûfe halkı.
Bu katliamdan sonra ehli beyt siyasetten uzak durmuştur. 12 imamın hiçbiri siyasetle ilgilenmemiş ve herhangi bir isyanda bulunmamışlardır.
Bu olay farklı gruplarca farklı şekillerde değerlendirilir:
Şiiler: tamamen bir yas ve kin törenine dönüştürürler.
Nasıbiler: bir bayram olarak kutlarlar.
Ehli sünnet: bu olayı lanetler ama bir nefret ve kin haline getirmez. yapılması gereken bu katliamdan ders çıkarmaktır.
Her sene 10 muharremde insanların sözde o acıyı yaşamak adına kendilerine yaptıkları eziyetler ya da sanki bu facianın müsebbibi sünnilermiş gibi bi tavır almaları kin ve nefret beslemeleri kimseye hiçbir şey kazandırmaz. Kerbela sünnilerin de şiilerin de ortak acısıdır. islam tarihinde kara bir lekedir. ortak bi acıya sahipken bu faciadan ibret alınması gerekirken her sene özellikle muharrem ayında şiilerin sünnilere karşı sergiledikleri tutum yersiz ve haksızdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar