bugün
- en iyi antidepresan7
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- deli olduğunun farkına varmak6
- kötü biri olduğunu bilmek4
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- acıkmamak için öneriler5
- gecenin şarkısı5
- true denilen yazar10
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- arkadaşlar nasılsınız6
- hayatın acımasız olduğunun anlaşıldığı anlar2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- diyanetin abd'deki villaları8
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek3
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi3
- iç sesin sürekli konuşması3
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- abd iran anlaşması imzaya hazır2
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- ışınlanma2
- gammazlar çetesi18
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- adalet duygusu2
- bosna hersek2
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- sürekli aynı şeyleri yapmanın can sıkması2
- cilgincapkin221
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir5
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- şato sahibi olunsa yapılacak ilk şey2
- cibali sahil3
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- otobüs muavini3
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması4
- zaman baba birader bey birader4
- iyi geceler arkadaşlar2
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- parası olduğu halde işe giden insan2
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- ölümü merak edip ölmek2
- trabzon'un abartılmış balon bir şehir olması3
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- giden gider2
- en iyi türkçe klip3
- sarı yeleli aslan trump8
- can sıkıntısından kendine sarmak2
Değerler eğitimi, esasında bir rehberlik sürecidir. Bu süreçte, bireye doğru olanı söylemek yeterli değildir. Doğru olanın, eğitimciler tarafından gösterilmesi yani temsil edilmesi gerekir. Doğru olanın vücut bulmuş halini gören birey, bu şekilde istenen değeri daha sağlıklı bir şekilde kazanacaktır. Bu gerçekten hareketle, denilebilir ki değerler eğitimi, insanlık tarihi kadar eskidir. Çünkü geçmişten bugüne yetişkinler, yeni nesillere hep rehberlik yapmış ve onların yetiştirilmesi sürecinde, inandıkları değerlerin aktarımına dikkat etmiştir. Dolayısıyla, değerler eğitimi, çok eskiden beri verilmektedir. Ancak, resmi bir şekilde verilmeyen, daha çok ailelerin, akrabaların, öğretmenlerin bazen bilinçli bazen de bilinçsizce bir şekilde verdikleri bu eğitim, özellikle geçtiğimiz yüzyılla beraber Batı dünyasında sistematik bir şekilde ve devlet eli ile verilmeye başlanmıştır.
Materyalizmin etkileri ile beraber terk edilen başta aile müessesi olmak üzere pek çok değer, Batılılar tarafından yeniden keşfedilmiş ve kaybettikleri değerleri yeniden kazanabilmek adına değerler eğitimine önem vermeye başlanmıştır. Bu şekilde değerler eğitimi literatüre girmiş ve özellikle eğitimin ilk kademelerinde uygulamaya konmuştur.
Değerler eğitimi, kaybedilen değerlerin yeniden kazanımı adına olduğu kadar, küreselleşmenin ortaya çıkardığı yeni durumlara (özellikle etnik ve dinsel çeşitliliğin fazla olduğu ülkelerde) uyum sağlayabilme adına da uygulanmaktadır.
Birleşmiş Milletler, 1995 yılında Yaşayan Değerler Eğitimi (Living Values Education) Programı adı ile bir proje başlatmıştır. UNESCO tarafından da desteklenen bu proje ile birlikte, tüm dünyada değerler eğitimine verilen önem artmış ve her ülke, evrensel değerleri de dikkate alarak kendi toplumsal değerlerine uygun programları geliştirerek, eğitimin farklı kademelerinde uygulamaya başlamıştır.
Ülkemizde de son 10 yıldır MEB tarafından bu konuda çalışmalar yapılmaktadır. Ancak bu çalışmaların daha çok söyleme yönelik olduğunu, uygulamaya dönük olmadığını belirtmek gerekir. Bu da doğal olarak verilen değerler eğitiminin istenilen etkiyi sağlayamamasına neden oluyor. Buna bağlı olarak da çevremizde hoşgörüsüz, bilinçsiz, anlayışsız, empati yoksunu dahası ahlaki erozyona uğramış nesillerin türemesine neden oluyor.
Belli bir plan ve program çerçevesinde verilecek değerler eğitimi, yeni nesillere belli bir bilinç kazandıracak ve günümüzde her toplumsal olaydan sonra yaşadığımız duygusal ve fikirsel ayrılıkları en aza indirecektir.
Materyalizmin etkileri ile beraber terk edilen başta aile müessesi olmak üzere pek çok değer, Batılılar tarafından yeniden keşfedilmiş ve kaybettikleri değerleri yeniden kazanabilmek adına değerler eğitimine önem vermeye başlanmıştır. Bu şekilde değerler eğitimi literatüre girmiş ve özellikle eğitimin ilk kademelerinde uygulamaya konmuştur.
Değerler eğitimi, kaybedilen değerlerin yeniden kazanımı adına olduğu kadar, küreselleşmenin ortaya çıkardığı yeni durumlara (özellikle etnik ve dinsel çeşitliliğin fazla olduğu ülkelerde) uyum sağlayabilme adına da uygulanmaktadır.
Birleşmiş Milletler, 1995 yılında Yaşayan Değerler Eğitimi (Living Values Education) Programı adı ile bir proje başlatmıştır. UNESCO tarafından da desteklenen bu proje ile birlikte, tüm dünyada değerler eğitimine verilen önem artmış ve her ülke, evrensel değerleri de dikkate alarak kendi toplumsal değerlerine uygun programları geliştirerek, eğitimin farklı kademelerinde uygulamaya başlamıştır.
Ülkemizde de son 10 yıldır MEB tarafından bu konuda çalışmalar yapılmaktadır. Ancak bu çalışmaların daha çok söyleme yönelik olduğunu, uygulamaya dönük olmadığını belirtmek gerekir. Bu da doğal olarak verilen değerler eğitiminin istenilen etkiyi sağlayamamasına neden oluyor. Buna bağlı olarak da çevremizde hoşgörüsüz, bilinçsiz, anlayışsız, empati yoksunu dahası ahlaki erozyona uğramış nesillerin türemesine neden oluyor.
Belli bir plan ve program çerçevesinde verilecek değerler eğitimi, yeni nesillere belli bir bilinç kazandıracak ve günümüzde her toplumsal olaydan sonra yaşadığımız duygusal ve fikirsel ayrılıkları en aza indirecektir.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar