bugün
- yurtdışında arap mısın diye sorulması11
- yurtdışında hintli misin diye sorulması8
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar11
- karışık kızartma9
- haluk levent'e bile devletten daha çok güvenmek7
- karpuza limon sıkıp yemek4
- yavudi yuzır7
- haluk levent in tutuklanması8
- arkadaşlar bu nedir8
- mide küçülmesi3
- bulgara gitmek8
- 33 yaşında işsiz ve hala aile evinde yaşamak3
- dövmem var açtım bak kıyafeti6
- 16 temmuz 2026 gece selası9
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak9
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak5
- boş beleş sözlük yazarı3
- 31 yıl hapis cezalısı manavgat ta yakalandı3
- birazdan bira içecek olmam4
- yumurta yememek5
- ekşi sözlük4
- çekirge istilası4
- tek gözle entry yazmak3
- küçükken suya buvu dermişim diyen kezo3
- kahve yapmaya gidiyorum2
- sebze suyu3
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- babayla koridorda karşılaşmak5
- anfibir komando5
- rüyada işe gittiğini görüp uyanıp işe gitmek3
- ice tea şeftali3
- kahpe dölün soyu5
- apartman boşluğuna düşen kuş3
- recep tayyip erdoğan6
- arkadaşlar kaliteli entry girin4
- sokrates bugün yaşasa hangi başlıklara yazardı4
- memur zihniyeti5
- aşk evliliği mantık evliliğidir2
- ulunun en iyi 5 yazarı5
- bakla2
- 1930 dünya kupası2
- yavudilerin yavudiliği tebliğ etmemesi2
- normal sözlüğün çökmesi5
- dünyayı yöneten gizli örgütün wp grubu kurması4
- özgür özel'in yeni parti kurması gerekliliği2
- sindirella2
- bitter ve limon2
- mason greenwood59
- günün kritiğini yapmak3
- thomas tuchel5
filmekimi'nin açılışını yaptığımız film. 3 filme gittim zaten, en beğendiğim bu idi. uzun zamandır orjinal işler görmemiştik. kaldı ki bu yönetmenin çoğu işi orjinal. sonunu da seyirciye bırakan filmleri severim.
aslında uzun uzun yazı yazılır ama şu saatte kafa kalmıyor insanda. belki uptade ederim bir ara.
uzzzuuuunnn zaman sonra gelen edit:
evet uptade ediyorum.
--spoiler--
filmin geçtiği zaman bilinmemekte fakat yakın gelecek diyenler çoğunlukta.film, yanlız olmanın yasak olduğu bir ütopik evrende geçiyor. bir eş bulmaya yarayan bir otel var burada, 45 gün içerisinde bir eş bulamazlar ise, otele girerken kendi seçtikleri bir hayvana dönüşüyor insanlar. ki insanların seçtikleri hayvanlar ve seçme nedenleri oldukça kilit noktalar.
45 gün içinde eş bulmak zorundasın dedik ama ormanda yaşayan yerlileri avlayarak da gün kazanabiliyor, bu sayede daha uzun süre otelde kalabiliyorsun. collin farrel'in hayat verdiği david her insan gibi duyguları olan ve yalnız kalmamak zorunda olan bir insan. david'in otel serüveni pek iyi geçmez, birisinin intiharına sebep olur, tam 45 gün dolacakken kendisine uygun olmayan birini "benim ruh eşim" diye tanıtarak otelden çıkar ki bu evrende çok büyük bir suçtur. seçeceğin kişinin kusurları da özellikleri de seninle aynı olmalı. hatta filmde burnu kanayan bir kız vardı sürekli, sırf o kızla birlikte olmak için burnunu masaya vurup kanatan birisi vardı, o mantık. neyse david'de dönelim biz;
david'i otelden kurtaran yeni eşi kalpsiz, soğuk nemrut asla ama asla ağlamayan bir insandır. içinde herhangi bir şeye karşı sevgi barındırmayan, kimseyi umursamayan biridir. ilk başlarda david buna alışmaya çalışmaktadır. yoksa döneceği yer belli. bir gün david uyanır ve eşini kanlar içinde görür. işin aslı bu nemrut eşi bunun yıllardır can yoldaşı olan köpeğini öldürmüştür. david haberi ilk aldığında bozuntuya vermez ama tuvalette köpeğinin cesedini görünce ağlamaya başlar. david'in ağladığını gören eşi onun numara yaptığını, aslında hiç benzemediklerini anlar ve david'i zorla otele götürür, otelde kısa bir kovalamacadan sonra david bu suratsız eşini öldürür ve oteldekilerin avladıkları orman'da ki insanların arasına karışır. david bir nevi kendi çıkarları için bir insanın hayatını mahvetmiştir.
bu orman yerlilerini ilk başta daha yaşanabilir bulur. daha kuralsız gelmiştir burası david'de. ama tek bir katı kuralları vardır. otelin aksine aşık olmak veya herhangi bir ikili ilişki, flört v.b konular kesinlikle yasaktır. e tabi ki hayatın cilvesi bir kere daha kendini gösteriyor ve aşık olması gereken yerde olmayan david, orada aşık oluyor. bir süre sonra bu kız da david'e aşık olur ve ilişkilerini kabile liderinden(lea seydoux) gizli bir şekilde yaşarlar.
tabi bu çok uzun sürmez. kabilenin en kesin kuralını yıkan çift cezasını çekecektir. bu cezayı çeken david değil onun sevgilisi olur. kabile şefi bir gün david'in sevgilisi ve kabileden birini daha alıp giyinip şehire inerler. david'in sevgilisini göz muayenesi bahanesi ile bir göz doktoruna sokar* kendisin odaya girip gözlerini lazer ile kör eder, dönerken yolun ortasında bırakır. ilk başlarda david'e kör olduğunu çaktırmamaya çalışır daha sonra ise pes edip söyler. david ise bunun üzerine bir kaçma planı yapar. bir gün çaktırmadan kabileden kaçıp bir kafeye otururlar. biraz oturduktan sonra david masadan bir bıçak alıp tuvalete gider. aynaya derin derin bakıp gözlüklerini çıkartır ve bıçağı sol gözüne doğru yaklaştırır.
film burada bitmektedir. ucu açık, seyirciye bırakılmış bir son. şimdi olası sonları değerlendirelim;
senaryo 1: david otelde öğrendiği "kendine uygun eş" kuralına uyar ve iki gözünü de kör eder, böylece "bir elmanın ikinci yarısı olur"
senaryo 2: david hiç bir şey yapmadan geri gelir ve eşine "kendimi kör ettim" der. bunun nedeni eşini daha az rahatsız hissettirmektir.
senaryo 3: david tuvaletten çıkar, masaya dahi bakmadan restoranın kapısını açıp çeker gider. eşini orada öylece bırakmış, çünkü korkmuşur, bu toplum baskısından yılmış ve yalnızlığı seçmiştir. hatta belki de ona o şekilde katlanayamacağını düşünmüştür. kör bir insanlar bir ömür harcayacak kadar fedakar olmadığını anlamıştır.
--spoiler--
tabi filmin sonunu nasıl istersek öyle bitirebiliriz. filmde herkesin "kendine uygun birisini arama yavşaklığını" eleştirmiş. aylak adam'da dediği gibi hatta, aylaklığı eleştirmiş biraz da. yani ilişkiler hakkında ki kalıplaşmış sözlerden bıkan bizlerin yüzünü güldüren, yer yer hüzünlendiren kimi zaman hassiktir dedirten leziz bir film olmuş. ki bana göre bu yılın en iyi filmidir kendileri. aslında günümüz ilişkileri , bu kadar olmasa da bunlara çok benzemekte. filmi izleyenler anlar ne demek istediğimi.
filmi aslında filmdeki şu replik de özetliyor;
"bir şey hissetmediğin halde bir şey hissediyor gibi yapmak bir şey hissettiğin halde bir şey hissetmiyor gibi yapmaktan daha zor."
sonuç olarak tavsiyemdir efendim 9/10
iyi seyirler.
aslında uzun uzun yazı yazılır ama şu saatte kafa kalmıyor insanda. belki uptade ederim bir ara.
uzzzuuuunnn zaman sonra gelen edit:
evet uptade ediyorum.
--spoiler--
filmin geçtiği zaman bilinmemekte fakat yakın gelecek diyenler çoğunlukta.film, yanlız olmanın yasak olduğu bir ütopik evrende geçiyor. bir eş bulmaya yarayan bir otel var burada, 45 gün içerisinde bir eş bulamazlar ise, otele girerken kendi seçtikleri bir hayvana dönüşüyor insanlar. ki insanların seçtikleri hayvanlar ve seçme nedenleri oldukça kilit noktalar.
45 gün içinde eş bulmak zorundasın dedik ama ormanda yaşayan yerlileri avlayarak da gün kazanabiliyor, bu sayede daha uzun süre otelde kalabiliyorsun. collin farrel'in hayat verdiği david her insan gibi duyguları olan ve yalnız kalmamak zorunda olan bir insan. david'in otel serüveni pek iyi geçmez, birisinin intiharına sebep olur, tam 45 gün dolacakken kendisine uygun olmayan birini "benim ruh eşim" diye tanıtarak otelden çıkar ki bu evrende çok büyük bir suçtur. seçeceğin kişinin kusurları da özellikleri de seninle aynı olmalı. hatta filmde burnu kanayan bir kız vardı sürekli, sırf o kızla birlikte olmak için burnunu masaya vurup kanatan birisi vardı, o mantık. neyse david'de dönelim biz;
david'i otelden kurtaran yeni eşi kalpsiz, soğuk nemrut asla ama asla ağlamayan bir insandır. içinde herhangi bir şeye karşı sevgi barındırmayan, kimseyi umursamayan biridir. ilk başlarda david buna alışmaya çalışmaktadır. yoksa döneceği yer belli. bir gün david uyanır ve eşini kanlar içinde görür. işin aslı bu nemrut eşi bunun yıllardır can yoldaşı olan köpeğini öldürmüştür. david haberi ilk aldığında bozuntuya vermez ama tuvalette köpeğinin cesedini görünce ağlamaya başlar. david'in ağladığını gören eşi onun numara yaptığını, aslında hiç benzemediklerini anlar ve david'i zorla otele götürür, otelde kısa bir kovalamacadan sonra david bu suratsız eşini öldürür ve oteldekilerin avladıkları orman'da ki insanların arasına karışır. david bir nevi kendi çıkarları için bir insanın hayatını mahvetmiştir.
bu orman yerlilerini ilk başta daha yaşanabilir bulur. daha kuralsız gelmiştir burası david'de. ama tek bir katı kuralları vardır. otelin aksine aşık olmak veya herhangi bir ikili ilişki, flört v.b konular kesinlikle yasaktır. e tabi ki hayatın cilvesi bir kere daha kendini gösteriyor ve aşık olması gereken yerde olmayan david, orada aşık oluyor. bir süre sonra bu kız da david'e aşık olur ve ilişkilerini kabile liderinden(lea seydoux) gizli bir şekilde yaşarlar.
tabi bu çok uzun sürmez. kabilenin en kesin kuralını yıkan çift cezasını çekecektir. bu cezayı çeken david değil onun sevgilisi olur. kabile şefi bir gün david'in sevgilisi ve kabileden birini daha alıp giyinip şehire inerler. david'in sevgilisini göz muayenesi bahanesi ile bir göz doktoruna sokar* kendisin odaya girip gözlerini lazer ile kör eder, dönerken yolun ortasında bırakır. ilk başlarda david'e kör olduğunu çaktırmamaya çalışır daha sonra ise pes edip söyler. david ise bunun üzerine bir kaçma planı yapar. bir gün çaktırmadan kabileden kaçıp bir kafeye otururlar. biraz oturduktan sonra david masadan bir bıçak alıp tuvalete gider. aynaya derin derin bakıp gözlüklerini çıkartır ve bıçağı sol gözüne doğru yaklaştırır.
film burada bitmektedir. ucu açık, seyirciye bırakılmış bir son. şimdi olası sonları değerlendirelim;
senaryo 1: david otelde öğrendiği "kendine uygun eş" kuralına uyar ve iki gözünü de kör eder, böylece "bir elmanın ikinci yarısı olur"
senaryo 2: david hiç bir şey yapmadan geri gelir ve eşine "kendimi kör ettim" der. bunun nedeni eşini daha az rahatsız hissettirmektir.
senaryo 3: david tuvaletten çıkar, masaya dahi bakmadan restoranın kapısını açıp çeker gider. eşini orada öylece bırakmış, çünkü korkmuşur, bu toplum baskısından yılmış ve yalnızlığı seçmiştir. hatta belki de ona o şekilde katlanayamacağını düşünmüştür. kör bir insanlar bir ömür harcayacak kadar fedakar olmadığını anlamıştır.
--spoiler--
tabi filmin sonunu nasıl istersek öyle bitirebiliriz. filmde herkesin "kendine uygun birisini arama yavşaklığını" eleştirmiş. aylak adam'da dediği gibi hatta, aylaklığı eleştirmiş biraz da. yani ilişkiler hakkında ki kalıplaşmış sözlerden bıkan bizlerin yüzünü güldüren, yer yer hüzünlendiren kimi zaman hassiktir dedirten leziz bir film olmuş. ki bana göre bu yılın en iyi filmidir kendileri. aslında günümüz ilişkileri , bu kadar olmasa da bunlara çok benzemekte. filmi izleyenler anlar ne demek istediğimi.
filmi aslında filmdeki şu replik de özetliyor;
"bir şey hissetmediğin halde bir şey hissediyor gibi yapmak bir şey hissettiğin halde bir şey hissetmiyor gibi yapmaktan daha zor."
sonuç olarak tavsiyemdir efendim 9/10
iyi seyirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar