bugün
- ismail kartal11
- felsefe8
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu6
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması4
- tarikatlar ve cemaatler5
- içki içen akp li6
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız4
- kadın öğretmenler2
- apo orospu çocuğu değildir demek8
- alparslan kuytul7
- iran barışı reddederse kötü olur huckabee2
- yasakçı zihniyet4
- erecto birader birader bay3
- açlıktan karnına taş bağlayan peygamber4
- rüzgar2
- habaş'ın yerli otomobil projesi5
- yahudilerin istihbaratta cinnileri kullanması6
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- bugün ne yapsam4
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı6
- evde lahmacun yapmak6
- ekşi sözlük15
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi3
- cristiano ronaldo4
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- okul formalarının dayatılması3
- insanı yoran duygular3
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- yobazlar3
- gemilerin denizde yüzmesi2
- sevgilinin omuzlarına ceketini atmak2
- teknofaşizm4
- ağzıma almam diyen kız4
- maddi dünyayı yöneten kabala tarikatı3
- tıp okumanın avantajı5
- osuruktan şiirler47
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi6
- çağla idi5
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- ismet gürbüz11
- zeki olmanın avantajları8
- ayak fantezisi3
- denizci2
- kendine yabancılaşmak3
- hiçbir şey yapmadan yorulmak3
- dünya fotoğrafçılık günü2
- rock n park2
- her şeyi hatırlayan insan7
- söz gümüş ise sükut altındır3
- osmanlının yıkılma sebebi ittihak terakki3
Gidilmemesi gerekendir. Kanser olmadım ve nasıl bir acı çekiyorlar bilmiyorum. Ancak kanserli bir kaç hastayı onkolojiye seanslara götürdüm. Bunlardan biri de rahmetli eniştemdi.
Tedavinin içeriği hakkında bir bilgim yok ama halk arasında ışın tedavisi olarak da biliniyor.
Bu tedaviye üç veya dört seans gittikten sonra kişinin bir anda 10-15 yaş yaşlandığına canlı canlı şahit oluyorsun. Dalyan gibi adam eniştem, biranda zayıfladı, saçları beyazladı ve döküldü. Beşinci seanstan sonra bilincini yitirmeye başladı. Altıncı seansın gecesinde felç geçirdi ve bitkisel hayata girdi(tıp bunu bitkisel hayat olarak mı tanımlıyor bilmiyorum. Adamın sadece sol eli istemsizce sallanıyordu. Gerisi yok. Ölü gibi.)
Kadıköy numune hastanesinde bir ay yoğun bakımda yattı be malesef ki hayatını kaybetti. Geçen bir arkadaşımın dedesini götürdük. O da çökmeye başlamış. Onun da dördüncü seansıymış. Ve kişiye on seans dayıyorlar. On seansı tamamlayabilen var mı bilmiyorum.
Şimdi burada kanserli yakını olanların umutlarını piç etmek istemem. Ancak ölüm hepimiz için var ve gerçek. Kanserli kişiyi bu tedaviyle tez elden postalamak mı yoksa kanserle yaşamayı öğrenmek mi?
Benim iki tane engelli kardeşim var. Birisi cerebral palsili yatalak hasta. 20 yaşında ancak 200 senelik derdi çekmiştir şimdiye dek. Boğazında bir boru, karnında bir boru, yaşamaya çalışıyor. Bir türlü ölmeyi başaramadı. Ona yapılan sözümona her tedavi onun hayatını daha da bok etti.
Ben doktor veya tıpla alakalı biri değilim. Yeni mezun bir elektronik mühendisiyim. Düz mantık düşünüyorum. Benim kafamdaki tedavi kavramı bir insanın bir sorunumu minimuma indirip hayatını daha rahat ve konforlu hale getirmektir. Ancak kardeşim başta olmak üzere birçok hasta üzerinde tedavi adı altında hastayı boktan alıp boka sokuyor doktor amcalar. Şahsi görüşüm bu tarz yaklaşımların tedavi olmadığı yönünde.
Tekrar onkolojiye gelirsek, tv lerde paso kanserle ilgili birsürü yeni tedavi yöntemleri bulunduğu, durduran hatta azaltan ilaçlar geliştirildiğini falan duyuyoruz. Ancak doktorlar kanser teşhisini koyduğu anda direkt onkolojiye yolluyor. Şahsen doktorların onkoloji hastanelerinden her hasta için ekstra para aldıklarını düşünüyorum.
Eniştem içeride bir ağrı-sızı şikayetiyle gitti Süreyya paşa hastanesine. Aynı sızıları 4-5 senedir duyuyormuş ara ara. Hastanede mideden ve ciğerden örnek alındı ve akciğer kanseri teşhisi kondu. Zaten bunu duymak yıktı adamı. Psikolojik olarak zaten çöken bir insanı direk onkolojiye sevketti. Adam da bir kaç seans sonra tamamen koptu hayattan. Piç ettiler hayatını.
Onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı ne kadar yüksek ki her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Veya soruyu şöyle sorayım, onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı çok düşük olduğu halde niye her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Bunun yerine ağrılarını acılarını dindirecek, onu bir müddet daha rahat yaşatacak yöntemlere yönelmek yerine neden insanları 40-50 yaşlarında 90lık dededen daha yaşlı hale getiriyor tıp dünyası anlamıyorum.
Şimdi oradan bir iki tıp dünyasının duayeni yazar arkadaş çıkıp artiz artiz yanlış yorumlar yaptığımı söyleyecektir.
Size göre yanlış olabilir ama şahsen ben insana basit bir et parçası olarak bakamıyorum sizler gibi. Elbette bazı durumlarda riskler alınmalı ancak körü körüne insanları tıpış tıpış ölüme yollamayı almıyor kafam. Gerçekten böyle bu durum. Onkolojiye hastalar ayakta girerek başlarlar. Bir kaç seans sonra tekerlikli sandalye şart olur.
Neyse. Allah kanser hastaları başta olmak üzere tüm hastaların yardımcısı olsun. Hepsine şifalar versin.
Tedavinin içeriği hakkında bir bilgim yok ama halk arasında ışın tedavisi olarak da biliniyor.
Bu tedaviye üç veya dört seans gittikten sonra kişinin bir anda 10-15 yaş yaşlandığına canlı canlı şahit oluyorsun. Dalyan gibi adam eniştem, biranda zayıfladı, saçları beyazladı ve döküldü. Beşinci seanstan sonra bilincini yitirmeye başladı. Altıncı seansın gecesinde felç geçirdi ve bitkisel hayata girdi(tıp bunu bitkisel hayat olarak mı tanımlıyor bilmiyorum. Adamın sadece sol eli istemsizce sallanıyordu. Gerisi yok. Ölü gibi.)
Kadıköy numune hastanesinde bir ay yoğun bakımda yattı be malesef ki hayatını kaybetti. Geçen bir arkadaşımın dedesini götürdük. O da çökmeye başlamış. Onun da dördüncü seansıymış. Ve kişiye on seans dayıyorlar. On seansı tamamlayabilen var mı bilmiyorum.
Şimdi burada kanserli yakını olanların umutlarını piç etmek istemem. Ancak ölüm hepimiz için var ve gerçek. Kanserli kişiyi bu tedaviyle tez elden postalamak mı yoksa kanserle yaşamayı öğrenmek mi?
Benim iki tane engelli kardeşim var. Birisi cerebral palsili yatalak hasta. 20 yaşında ancak 200 senelik derdi çekmiştir şimdiye dek. Boğazında bir boru, karnında bir boru, yaşamaya çalışıyor. Bir türlü ölmeyi başaramadı. Ona yapılan sözümona her tedavi onun hayatını daha da bok etti.
Ben doktor veya tıpla alakalı biri değilim. Yeni mezun bir elektronik mühendisiyim. Düz mantık düşünüyorum. Benim kafamdaki tedavi kavramı bir insanın bir sorunumu minimuma indirip hayatını daha rahat ve konforlu hale getirmektir. Ancak kardeşim başta olmak üzere birçok hasta üzerinde tedavi adı altında hastayı boktan alıp boka sokuyor doktor amcalar. Şahsi görüşüm bu tarz yaklaşımların tedavi olmadığı yönünde.
Tekrar onkolojiye gelirsek, tv lerde paso kanserle ilgili birsürü yeni tedavi yöntemleri bulunduğu, durduran hatta azaltan ilaçlar geliştirildiğini falan duyuyoruz. Ancak doktorlar kanser teşhisini koyduğu anda direkt onkolojiye yolluyor. Şahsen doktorların onkoloji hastanelerinden her hasta için ekstra para aldıklarını düşünüyorum.
Eniştem içeride bir ağrı-sızı şikayetiyle gitti Süreyya paşa hastanesine. Aynı sızıları 4-5 senedir duyuyormuş ara ara. Hastanede mideden ve ciğerden örnek alındı ve akciğer kanseri teşhisi kondu. Zaten bunu duymak yıktı adamı. Psikolojik olarak zaten çöken bir insanı direk onkolojiye sevketti. Adam da bir kaç seans sonra tamamen koptu hayattan. Piç ettiler hayatını.
Onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı ne kadar yüksek ki her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Veya soruyu şöyle sorayım, onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı çok düşük olduğu halde niye her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Bunun yerine ağrılarını acılarını dindirecek, onu bir müddet daha rahat yaşatacak yöntemlere yönelmek yerine neden insanları 40-50 yaşlarında 90lık dededen daha yaşlı hale getiriyor tıp dünyası anlamıyorum.
Şimdi oradan bir iki tıp dünyasının duayeni yazar arkadaş çıkıp artiz artiz yanlış yorumlar yaptığımı söyleyecektir.
Size göre yanlış olabilir ama şahsen ben insana basit bir et parçası olarak bakamıyorum sizler gibi. Elbette bazı durumlarda riskler alınmalı ancak körü körüne insanları tıpış tıpış ölüme yollamayı almıyor kafam. Gerçekten böyle bu durum. Onkolojiye hastalar ayakta girerek başlarlar. Bir kaç seans sonra tekerlikli sandalye şart olur.
Neyse. Allah kanser hastaları başta olmak üzere tüm hastaların yardımcısı olsun. Hepsine şifalar versin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar