bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması18
- sözlüğün aptal kaynaması13
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması10
- parcalandim toparlanamiyorum5
- türklerin her ırkı türk sanması8
- kürtlüğüyle kavgalı olan pandela7
- türklerin medeniyet kuramama nedeni8
- sözlükte yokluğu hissedilen yazarlar10
- kamos2
- 28 haziran 2026 güney afrika kanada maçı12
- velvet43
- 2026 dünya kupası39
- futbol32
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- türklerin 2kg avrupalıların 200gr sabun tüketmesi6
- pandela7
- herkesle iyi anlaşan insan18
- falıma bakmak isteyen var mı28
- herzevekil ile revani yemek5
- lgbt onur yürüyüşü4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle30
- üstteki yazarın mesleğini tahmin etme7
- kürtlerin iyi olduğu konular4
- sevgili it3
- göbeksiz erkek5
- türklerin hiçbir işte başarılı olamaması4
- 10 parmağında 10 marifet olan azize4
- tayyibistan3
- erkeklerin boy tahmini yapması5
- anın görüntüsü25
- neden sevgilim yok4
- 19 yaşında kızla yatmak15
- cinlerin geceleri tuvaletlerde takılması4
- japonya10
- güney afrika7
- türklerin gerizekalı bir millet olması3
- haysenin132
- hoşlanılan kızı adamın birinin yemesi9
- akrep burcu kadını ile uyumlu burçlar3
- tüm çıplaklığımla burdayım10
- burç geyiği yapana 2010 da olduğumuzu hatırlatmak3
- sözlüğün adalet terazisi3
- brezilya5
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ne zaman gördünüz5
- türkiye12
- cepte düğüm olan kulaklık kablosu3
- ahlakın temeli olarak özgürlük2
- bir filmde ölüyü oynamak3
- deniz baykal7
- akmar2
Gidilmemesi gerekendir. Kanser olmadım ve nasıl bir acı çekiyorlar bilmiyorum. Ancak kanserli bir kaç hastayı onkolojiye seanslara götürdüm. Bunlardan biri de rahmetli eniştemdi.
Tedavinin içeriği hakkında bir bilgim yok ama halk arasında ışın tedavisi olarak da biliniyor.
Bu tedaviye üç veya dört seans gittikten sonra kişinin bir anda 10-15 yaş yaşlandığına canlı canlı şahit oluyorsun. Dalyan gibi adam eniştem, biranda zayıfladı, saçları beyazladı ve döküldü. Beşinci seanstan sonra bilincini yitirmeye başladı. Altıncı seansın gecesinde felç geçirdi ve bitkisel hayata girdi(tıp bunu bitkisel hayat olarak mı tanımlıyor bilmiyorum. Adamın sadece sol eli istemsizce sallanıyordu. Gerisi yok. Ölü gibi.)
Kadıköy numune hastanesinde bir ay yoğun bakımda yattı be malesef ki hayatını kaybetti. Geçen bir arkadaşımın dedesini götürdük. O da çökmeye başlamış. Onun da dördüncü seansıymış. Ve kişiye on seans dayıyorlar. On seansı tamamlayabilen var mı bilmiyorum.
Şimdi burada kanserli yakını olanların umutlarını piç etmek istemem. Ancak ölüm hepimiz için var ve gerçek. Kanserli kişiyi bu tedaviyle tez elden postalamak mı yoksa kanserle yaşamayı öğrenmek mi?
Benim iki tane engelli kardeşim var. Birisi cerebral palsili yatalak hasta. 20 yaşında ancak 200 senelik derdi çekmiştir şimdiye dek. Boğazında bir boru, karnında bir boru, yaşamaya çalışıyor. Bir türlü ölmeyi başaramadı. Ona yapılan sözümona her tedavi onun hayatını daha da bok etti.
Ben doktor veya tıpla alakalı biri değilim. Yeni mezun bir elektronik mühendisiyim. Düz mantık düşünüyorum. Benim kafamdaki tedavi kavramı bir insanın bir sorunumu minimuma indirip hayatını daha rahat ve konforlu hale getirmektir. Ancak kardeşim başta olmak üzere birçok hasta üzerinde tedavi adı altında hastayı boktan alıp boka sokuyor doktor amcalar. Şahsi görüşüm bu tarz yaklaşımların tedavi olmadığı yönünde.
Tekrar onkolojiye gelirsek, tv lerde paso kanserle ilgili birsürü yeni tedavi yöntemleri bulunduğu, durduran hatta azaltan ilaçlar geliştirildiğini falan duyuyoruz. Ancak doktorlar kanser teşhisini koyduğu anda direkt onkolojiye yolluyor. Şahsen doktorların onkoloji hastanelerinden her hasta için ekstra para aldıklarını düşünüyorum.
Eniştem içeride bir ağrı-sızı şikayetiyle gitti Süreyya paşa hastanesine. Aynı sızıları 4-5 senedir duyuyormuş ara ara. Hastanede mideden ve ciğerden örnek alındı ve akciğer kanseri teşhisi kondu. Zaten bunu duymak yıktı adamı. Psikolojik olarak zaten çöken bir insanı direk onkolojiye sevketti. Adam da bir kaç seans sonra tamamen koptu hayattan. Piç ettiler hayatını.
Onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı ne kadar yüksek ki her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Veya soruyu şöyle sorayım, onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı çok düşük olduğu halde niye her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Bunun yerine ağrılarını acılarını dindirecek, onu bir müddet daha rahat yaşatacak yöntemlere yönelmek yerine neden insanları 40-50 yaşlarında 90lık dededen daha yaşlı hale getiriyor tıp dünyası anlamıyorum.
Şimdi oradan bir iki tıp dünyasının duayeni yazar arkadaş çıkıp artiz artiz yanlış yorumlar yaptığımı söyleyecektir.
Size göre yanlış olabilir ama şahsen ben insana basit bir et parçası olarak bakamıyorum sizler gibi. Elbette bazı durumlarda riskler alınmalı ancak körü körüne insanları tıpış tıpış ölüme yollamayı almıyor kafam. Gerçekten böyle bu durum. Onkolojiye hastalar ayakta girerek başlarlar. Bir kaç seans sonra tekerlikli sandalye şart olur.
Neyse. Allah kanser hastaları başta olmak üzere tüm hastaların yardımcısı olsun. Hepsine şifalar versin.
Tedavinin içeriği hakkında bir bilgim yok ama halk arasında ışın tedavisi olarak da biliniyor.
Bu tedaviye üç veya dört seans gittikten sonra kişinin bir anda 10-15 yaş yaşlandığına canlı canlı şahit oluyorsun. Dalyan gibi adam eniştem, biranda zayıfladı, saçları beyazladı ve döküldü. Beşinci seanstan sonra bilincini yitirmeye başladı. Altıncı seansın gecesinde felç geçirdi ve bitkisel hayata girdi(tıp bunu bitkisel hayat olarak mı tanımlıyor bilmiyorum. Adamın sadece sol eli istemsizce sallanıyordu. Gerisi yok. Ölü gibi.)
Kadıköy numune hastanesinde bir ay yoğun bakımda yattı be malesef ki hayatını kaybetti. Geçen bir arkadaşımın dedesini götürdük. O da çökmeye başlamış. Onun da dördüncü seansıymış. Ve kişiye on seans dayıyorlar. On seansı tamamlayabilen var mı bilmiyorum.
Şimdi burada kanserli yakını olanların umutlarını piç etmek istemem. Ancak ölüm hepimiz için var ve gerçek. Kanserli kişiyi bu tedaviyle tez elden postalamak mı yoksa kanserle yaşamayı öğrenmek mi?
Benim iki tane engelli kardeşim var. Birisi cerebral palsili yatalak hasta. 20 yaşında ancak 200 senelik derdi çekmiştir şimdiye dek. Boğazında bir boru, karnında bir boru, yaşamaya çalışıyor. Bir türlü ölmeyi başaramadı. Ona yapılan sözümona her tedavi onun hayatını daha da bok etti.
Ben doktor veya tıpla alakalı biri değilim. Yeni mezun bir elektronik mühendisiyim. Düz mantık düşünüyorum. Benim kafamdaki tedavi kavramı bir insanın bir sorunumu minimuma indirip hayatını daha rahat ve konforlu hale getirmektir. Ancak kardeşim başta olmak üzere birçok hasta üzerinde tedavi adı altında hastayı boktan alıp boka sokuyor doktor amcalar. Şahsi görüşüm bu tarz yaklaşımların tedavi olmadığı yönünde.
Tekrar onkolojiye gelirsek, tv lerde paso kanserle ilgili birsürü yeni tedavi yöntemleri bulunduğu, durduran hatta azaltan ilaçlar geliştirildiğini falan duyuyoruz. Ancak doktorlar kanser teşhisini koyduğu anda direkt onkolojiye yolluyor. Şahsen doktorların onkoloji hastanelerinden her hasta için ekstra para aldıklarını düşünüyorum.
Eniştem içeride bir ağrı-sızı şikayetiyle gitti Süreyya paşa hastanesine. Aynı sızıları 4-5 senedir duyuyormuş ara ara. Hastanede mideden ve ciğerden örnek alındı ve akciğer kanseri teşhisi kondu. Zaten bunu duymak yıktı adamı. Psikolojik olarak zaten çöken bir insanı direk onkolojiye sevketti. Adam da bir kaç seans sonra tamamen koptu hayattan. Piç ettiler hayatını.
Onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı ne kadar yüksek ki her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Veya soruyu şöyle sorayım, onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı çok düşük olduğu halde niye her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Bunun yerine ağrılarını acılarını dindirecek, onu bir müddet daha rahat yaşatacak yöntemlere yönelmek yerine neden insanları 40-50 yaşlarında 90lık dededen daha yaşlı hale getiriyor tıp dünyası anlamıyorum.
Şimdi oradan bir iki tıp dünyasının duayeni yazar arkadaş çıkıp artiz artiz yanlış yorumlar yaptığımı söyleyecektir.
Size göre yanlış olabilir ama şahsen ben insana basit bir et parçası olarak bakamıyorum sizler gibi. Elbette bazı durumlarda riskler alınmalı ancak körü körüne insanları tıpış tıpış ölüme yollamayı almıyor kafam. Gerçekten böyle bu durum. Onkolojiye hastalar ayakta girerek başlarlar. Bir kaç seans sonra tekerlikli sandalye şart olur.
Neyse. Allah kanser hastaları başta olmak üzere tüm hastaların yardımcısı olsun. Hepsine şifalar versin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar