bugün
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- tekerlek toplayan cocuk14
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka7
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması7
- kız troller6
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- zencilerin birbirine nigger demesi6
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- gece sokakta baş belaya girer mi6
- kedi yada köpeği olmayan kadın4
- çöp yanına torbada bırakılan kitaplar2
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- yazarların anlık durumları9
- çocuklar niye sünnet edilir7
- avokado yiyen insan8
- mafya kızı olma isteği6
- uykudan ağlayarak uyanmak4
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- kız kankanızı banyoda yıkar mısınız3
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- boğaz ağrısı7
- feminen erkek davranışları6
- kaslı ve yakışıklı mahalle bakkalı5
- tayt vs mini etek5
- eurovision song contest asia4
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta6
- özel sektör de çalışmak11
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- mersin de yolsuzluk soruşturmasında döviz ve altın2
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj6
- uludağ sözlük görükle ofisi3
- şeker hastalığı9
- galatasaray büyüklüğü14
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- feminizm2
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak7
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- arkadaşlar bakar mısınız14
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- kalabalığı seviyor musunuz5
- gece gece 600 e yakın online insanın yaptıkları3
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- sözlükdaşlarım beni seviyor musunuz4
- pontiac firebird2
Gidilmemesi gerekendir. Kanser olmadım ve nasıl bir acı çekiyorlar bilmiyorum. Ancak kanserli bir kaç hastayı onkolojiye seanslara götürdüm. Bunlardan biri de rahmetli eniştemdi.
Tedavinin içeriği hakkında bir bilgim yok ama halk arasında ışın tedavisi olarak da biliniyor.
Bu tedaviye üç veya dört seans gittikten sonra kişinin bir anda 10-15 yaş yaşlandığına canlı canlı şahit oluyorsun. Dalyan gibi adam eniştem, biranda zayıfladı, saçları beyazladı ve döküldü. Beşinci seanstan sonra bilincini yitirmeye başladı. Altıncı seansın gecesinde felç geçirdi ve bitkisel hayata girdi(tıp bunu bitkisel hayat olarak mı tanımlıyor bilmiyorum. Adamın sadece sol eli istemsizce sallanıyordu. Gerisi yok. Ölü gibi.)
Kadıköy numune hastanesinde bir ay yoğun bakımda yattı be malesef ki hayatını kaybetti. Geçen bir arkadaşımın dedesini götürdük. O da çökmeye başlamış. Onun da dördüncü seansıymış. Ve kişiye on seans dayıyorlar. On seansı tamamlayabilen var mı bilmiyorum.
Şimdi burada kanserli yakını olanların umutlarını piç etmek istemem. Ancak ölüm hepimiz için var ve gerçek. Kanserli kişiyi bu tedaviyle tez elden postalamak mı yoksa kanserle yaşamayı öğrenmek mi?
Benim iki tane engelli kardeşim var. Birisi cerebral palsili yatalak hasta. 20 yaşında ancak 200 senelik derdi çekmiştir şimdiye dek. Boğazında bir boru, karnında bir boru, yaşamaya çalışıyor. Bir türlü ölmeyi başaramadı. Ona yapılan sözümona her tedavi onun hayatını daha da bok etti.
Ben doktor veya tıpla alakalı biri değilim. Yeni mezun bir elektronik mühendisiyim. Düz mantık düşünüyorum. Benim kafamdaki tedavi kavramı bir insanın bir sorunumu minimuma indirip hayatını daha rahat ve konforlu hale getirmektir. Ancak kardeşim başta olmak üzere birçok hasta üzerinde tedavi adı altında hastayı boktan alıp boka sokuyor doktor amcalar. Şahsi görüşüm bu tarz yaklaşımların tedavi olmadığı yönünde.
Tekrar onkolojiye gelirsek, tv lerde paso kanserle ilgili birsürü yeni tedavi yöntemleri bulunduğu, durduran hatta azaltan ilaçlar geliştirildiğini falan duyuyoruz. Ancak doktorlar kanser teşhisini koyduğu anda direkt onkolojiye yolluyor. Şahsen doktorların onkoloji hastanelerinden her hasta için ekstra para aldıklarını düşünüyorum.
Eniştem içeride bir ağrı-sızı şikayetiyle gitti Süreyya paşa hastanesine. Aynı sızıları 4-5 senedir duyuyormuş ara ara. Hastanede mideden ve ciğerden örnek alındı ve akciğer kanseri teşhisi kondu. Zaten bunu duymak yıktı adamı. Psikolojik olarak zaten çöken bir insanı direk onkolojiye sevketti. Adam da bir kaç seans sonra tamamen koptu hayattan. Piç ettiler hayatını.
Onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı ne kadar yüksek ki her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Veya soruyu şöyle sorayım, onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı çok düşük olduğu halde niye her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Bunun yerine ağrılarını acılarını dindirecek, onu bir müddet daha rahat yaşatacak yöntemlere yönelmek yerine neden insanları 40-50 yaşlarında 90lık dededen daha yaşlı hale getiriyor tıp dünyası anlamıyorum.
Şimdi oradan bir iki tıp dünyasının duayeni yazar arkadaş çıkıp artiz artiz yanlış yorumlar yaptığımı söyleyecektir.
Size göre yanlış olabilir ama şahsen ben insana basit bir et parçası olarak bakamıyorum sizler gibi. Elbette bazı durumlarda riskler alınmalı ancak körü körüne insanları tıpış tıpış ölüme yollamayı almıyor kafam. Gerçekten böyle bu durum. Onkolojiye hastalar ayakta girerek başlarlar. Bir kaç seans sonra tekerlikli sandalye şart olur.
Neyse. Allah kanser hastaları başta olmak üzere tüm hastaların yardımcısı olsun. Hepsine şifalar versin.
Tedavinin içeriği hakkında bir bilgim yok ama halk arasında ışın tedavisi olarak da biliniyor.
Bu tedaviye üç veya dört seans gittikten sonra kişinin bir anda 10-15 yaş yaşlandığına canlı canlı şahit oluyorsun. Dalyan gibi adam eniştem, biranda zayıfladı, saçları beyazladı ve döküldü. Beşinci seanstan sonra bilincini yitirmeye başladı. Altıncı seansın gecesinde felç geçirdi ve bitkisel hayata girdi(tıp bunu bitkisel hayat olarak mı tanımlıyor bilmiyorum. Adamın sadece sol eli istemsizce sallanıyordu. Gerisi yok. Ölü gibi.)
Kadıköy numune hastanesinde bir ay yoğun bakımda yattı be malesef ki hayatını kaybetti. Geçen bir arkadaşımın dedesini götürdük. O da çökmeye başlamış. Onun da dördüncü seansıymış. Ve kişiye on seans dayıyorlar. On seansı tamamlayabilen var mı bilmiyorum.
Şimdi burada kanserli yakını olanların umutlarını piç etmek istemem. Ancak ölüm hepimiz için var ve gerçek. Kanserli kişiyi bu tedaviyle tez elden postalamak mı yoksa kanserle yaşamayı öğrenmek mi?
Benim iki tane engelli kardeşim var. Birisi cerebral palsili yatalak hasta. 20 yaşında ancak 200 senelik derdi çekmiştir şimdiye dek. Boğazında bir boru, karnında bir boru, yaşamaya çalışıyor. Bir türlü ölmeyi başaramadı. Ona yapılan sözümona her tedavi onun hayatını daha da bok etti.
Ben doktor veya tıpla alakalı biri değilim. Yeni mezun bir elektronik mühendisiyim. Düz mantık düşünüyorum. Benim kafamdaki tedavi kavramı bir insanın bir sorunumu minimuma indirip hayatını daha rahat ve konforlu hale getirmektir. Ancak kardeşim başta olmak üzere birçok hasta üzerinde tedavi adı altında hastayı boktan alıp boka sokuyor doktor amcalar. Şahsi görüşüm bu tarz yaklaşımların tedavi olmadığı yönünde.
Tekrar onkolojiye gelirsek, tv lerde paso kanserle ilgili birsürü yeni tedavi yöntemleri bulunduğu, durduran hatta azaltan ilaçlar geliştirildiğini falan duyuyoruz. Ancak doktorlar kanser teşhisini koyduğu anda direkt onkolojiye yolluyor. Şahsen doktorların onkoloji hastanelerinden her hasta için ekstra para aldıklarını düşünüyorum.
Eniştem içeride bir ağrı-sızı şikayetiyle gitti Süreyya paşa hastanesine. Aynı sızıları 4-5 senedir duyuyormuş ara ara. Hastanede mideden ve ciğerden örnek alındı ve akciğer kanseri teşhisi kondu. Zaten bunu duymak yıktı adamı. Psikolojik olarak zaten çöken bir insanı direk onkolojiye sevketti. Adam da bir kaç seans sonra tamamen koptu hayattan. Piç ettiler hayatını.
Onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı ne kadar yüksek ki her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Veya soruyu şöyle sorayım, onkolojinin olumlu sonuç verme olasılığı çok düşük olduğu halde niye her hastayı onkolojiye yolluyorsun?
Bunun yerine ağrılarını acılarını dindirecek, onu bir müddet daha rahat yaşatacak yöntemlere yönelmek yerine neden insanları 40-50 yaşlarında 90lık dededen daha yaşlı hale getiriyor tıp dünyası anlamıyorum.
Şimdi oradan bir iki tıp dünyasının duayeni yazar arkadaş çıkıp artiz artiz yanlış yorumlar yaptığımı söyleyecektir.
Size göre yanlış olabilir ama şahsen ben insana basit bir et parçası olarak bakamıyorum sizler gibi. Elbette bazı durumlarda riskler alınmalı ancak körü körüne insanları tıpış tıpış ölüme yollamayı almıyor kafam. Gerçekten böyle bu durum. Onkolojiye hastalar ayakta girerek başlarlar. Bir kaç seans sonra tekerlikli sandalye şart olur.
Neyse. Allah kanser hastaları başta olmak üzere tüm hastaların yardımcısı olsun. Hepsine şifalar versin.
Gündemdeki Haberler