bugün
- insanlardan nefret etmek8
- yazarların on üzerinden komiklikleri47
- yer sofrası5
- bruce lee4
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor3
- m r e r e c t o12
- birine geç kalmak4
- uludağ sözlük discord grubu7
- larisalisa9
- çocuğum olmuyor ne yapmalıyım4
- cayır cayır yanan kız12
- gitara rastgele vurunca caz olması2
- eve atılan kızın ekşici çıkması2
- aylık 338 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- filmlerde dövülen adamın güçlenip geri dönmesi3
- güzel bir kadını terk etmek5
- aşkım daha önce hiç patlıcan yemedim diyen kız2
- yalnızlık güç değildir3
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- satranç haram yasaklansın17
- 2026 dünya kupası9
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- 1 milyar tl loto ikramiyesi çıkan şanslı vatandaş3
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak4
- anayasa değişiklik paketi3
- gir içime hünharca12
- afganistan islam emirliği3
- beyazsemsiyeliyabanci48
- timsah4
- y d isimli vatandaş2
- arkadaşlar bakar mısınız9
- park sorunu6
- abd'nin iran füzelerine müdahale etmemesi2
- dul kalmak4
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- kaslı erkek isteyen şişman kız4
- suca suruklenen cocuk6
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- faşizme karşı birleşik direniş cephesi2
- dönere asgari 200 gr porsiyon sınırı gerekliliği4
- onlyfans4
- chp de grup krizi kürsü kavgası3
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- müzik haramdır5
- file çorap giyen bir kıza aşık olmak4
- kürt mutfağı7
- anın görüntüsü21
- faik öztrak5
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
Ezcümle, hepsinde "çok"dan "tek"e doğru gidiş; tahammül - fersâ musibetler karşısında her şeyi bir tarafa bırakarak, bir yüce dergâha el açış ve elleri yukarılara doğru kaldırış; fizik ötesi hâdiselerle münâsebete geçişte, müşterek tavır ve davranış; hep menbâ ve muâllim birliğine işaret etmektedir. Kanarya Adalarındaki yerlilerden, Mayalara kadar; Kızılderililerden Yamyamlara kadar, âyin ve dinî ilâhilerinde hep aynı renk ve dekor görülür, hep aynı nağme ve cümbüş hissedilir...
Prof.Dr. Mahmud Mustafa'nın, çok vahşi iki kabîle hakkındaki mütalâaları bu hususu te'yid etmektedir. Doktor'un ifâdesine göre Mavmav'lar Mucay isminde bir ilâha inanırlar. Bu ilâh, Zât'ında ve icraatında birdir. Birini doğurmuş ve biri tarafından doğurulmuş da değildir. Eşi, menendi de yoktur. O, görünmez, bilinmez; ancak eserleriyle tanınır. Neyamneyam kabilesi için de, Mavmav'ların kanaatına benzer şeyler nakletmektedir: Onlar da her şeye sözü geçen, ormandaki her şeyi kendi iradesi ile hareket ettiren ve şerli kimselere yıldırım şerareleri gönderen bir ilâh vardır ki, işte O Ma'bud-u Mutlak'dır, diye düşünmektedirler. Görülüyor ki, bunlardaki ilâh telâkkisi ile Kur'ân'daki Zât-ı Ulûhiyet düşüncesi arasında, hemen hemen fark yok gibidir. Hattâ, Mavmavlar, "Aynı ihlâs sûresinin muhtevasını söylüyorlar" desek yerinde olur.
Medeniyetden bu kadar uzak ve bildiğimiz peygamberlerin te'sir sahasının dışındaki bu ibtidaî kavimler, henüz hayatın en basit kanunlarını dahi bilmemelerine rağmen, bu en derin ve en duru Allah telâkkisini nereden bilecekler! Demek:
"Her milletin bir Resûlü vardır ve Resûlleri geldiği vakit aralarında adaletle hüküm verilir ve hiçbirine zulmedilmez."(Yunus, 10/47)
Prof.Dr. Mahmud Mustafa'nın, çok vahşi iki kabîle hakkındaki mütalâaları bu hususu te'yid etmektedir. Doktor'un ifâdesine göre Mavmav'lar Mucay isminde bir ilâha inanırlar. Bu ilâh, Zât'ında ve icraatında birdir. Birini doğurmuş ve biri tarafından doğurulmuş da değildir. Eşi, menendi de yoktur. O, görünmez, bilinmez; ancak eserleriyle tanınır. Neyamneyam kabilesi için de, Mavmav'ların kanaatına benzer şeyler nakletmektedir: Onlar da her şeye sözü geçen, ormandaki her şeyi kendi iradesi ile hareket ettiren ve şerli kimselere yıldırım şerareleri gönderen bir ilâh vardır ki, işte O Ma'bud-u Mutlak'dır, diye düşünmektedirler. Görülüyor ki, bunlardaki ilâh telâkkisi ile Kur'ân'daki Zât-ı Ulûhiyet düşüncesi arasında, hemen hemen fark yok gibidir. Hattâ, Mavmavlar, "Aynı ihlâs sûresinin muhtevasını söylüyorlar" desek yerinde olur.
Medeniyetden bu kadar uzak ve bildiğimiz peygamberlerin te'sir sahasının dışındaki bu ibtidaî kavimler, henüz hayatın en basit kanunlarını dahi bilmemelerine rağmen, bu en derin ve en duru Allah telâkkisini nereden bilecekler! Demek:
"Her milletin bir Resûlü vardır ve Resûlleri geldiği vakit aralarında adaletle hüküm verilir ve hiçbirine zulmedilmez."(Yunus, 10/47)
güncel Önemli Başlıklar
