bugün
- çok tanrılı dinlerde somut delil yokluğu4
- hoşgeldin pazartesi6
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- idolün ünlünün bokunu yer misin3
- senle sevişmedi diye birine küsmek3
- karaağaç ev fiyatları2
- 2026 dünya kupasında tutulan takım3
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı8
- pazar günü aktiviteleri3
- ilişkilerde yapılan en büyük hatalar3
- ideal sevgilinin en önemli özelliği2
- komşu gezegenlerdeki kira artışı2
- netflix yasaklanmalıdır4
- 2026 dünya kupası15
- üç harfli bir mandalinanın anıları2
- bugün de meme atan olmaması7
- yasa dışı bahis şebekesine operasyon2
- yer çekimine küsmek2
- park etmek sanatı2
- paris te son tango3
- cuckold erkek5
- 2026 trans onur yürüyüşü3
- beyaz otomobil satın almak3
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan5
- ai analiz2
- 22 yaşında kız 41 yaşında erkek ilişkisi4
- kulak arkasını keselemek2
- benim kemiklerim iri2
- lahmacunu elle yiyen kız18
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı5
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- iş yerinde yapması zevkli şeyler4
- olduğundan genç göstermek9
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- femboy erkeklere yürüyen dayılar3
- seksten sonra bira içmek5
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı6
- ona bir şey söyle16
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı3
- morkstar2
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır7
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- ez te hezdikim6
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- sözlük kadınları5
- balkonu camla kaplatmak7
- evlilikteki en büyük sorun4
- dünya kupasından banane diyen erkek6
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
dikkat :anı içerir.
Starbucks'a ilk defa gidiyorduk arkadaşımla. onun daha önce gidip gitmediğini bilmiyordum. filmlerden de gördüğüm ve bildiğim kadarıyla barda duran çalışana gidip isim yazdırılıyordu. bu garip sipariş anlayışını acaba nasıl arkadaşıma yıkabilirim diye içimden düşünürken arkadaşım:''ben lavaboya gideceğim, sen siparişleri ver'' dedi. benden hızlı davranıp bana yıkmıştı sipariş olayını aklınca. tabi ben de :''boş masa yok ben oturayım sen gelene kadar '' dedim ve bekledim. arkadaşım gelince de ben lavaboya gittim siparişleri tabi ki o verdi. birinci aşamayı atlatmıştım çok şükür. bardaki çalışan, arkadaşın ismini bağırınca kahveleri aldı ve getirdi. şimdi en garipsediğim kısmı. bizim jargonumuzda emzikli bardak diye geçen starbucks bardaklarını getirdi. evet üstü kapalı ve küçük bir kısmı açık olan bir bardaktı. muhtemelen sıcak tutması için. ''buradan ve bu şekilde mi içeceğim'' diye düşünüyordum. arkadaşım da tabi telefonuyla ilgileniyordu. etrafıma baktım, kimse içmiyor ve bazı bardakların kapağı açılmıştı. ''acaba bende mi açsam'' diye düşündüm. ''açılmayacak tabi ki boşuna mı koymuşlar'' dedim. ve içmeye yeltendim , hızlıca ağzımı bardağa götürdüm içer gibi oldum ama içemedim. bozuntuya vermeden arkadaşa ''sen içsene neyi bekliyorsun? '' dedim. arkadaş tam içerken kendimi tutamadım ve güldüm. arkadaşım gülerek. ''ne oldu lan ? böyle içilmiyor mu bu melet ?'' dedi. ''oğlum iki saattir çözemedim ben de. nasıl içilecek bu?''dedim ve sonunda fikir birliğiyle öyle içildiğine karar verdik ve içtik. kahve içelim dinlenelim, sosyaleşelim stres atalım derken stres olduk.
(bkz: kahve içelim dedik burnumuzdan geldi)
not: ilginçtir arkadaşım baristadır. starbucks'a ilk kez o gün gitmiş.
görsel
Starbucks'a ilk defa gidiyorduk arkadaşımla. onun daha önce gidip gitmediğini bilmiyordum. filmlerden de gördüğüm ve bildiğim kadarıyla barda duran çalışana gidip isim yazdırılıyordu. bu garip sipariş anlayışını acaba nasıl arkadaşıma yıkabilirim diye içimden düşünürken arkadaşım:''ben lavaboya gideceğim, sen siparişleri ver'' dedi. benden hızlı davranıp bana yıkmıştı sipariş olayını aklınca. tabi ben de :''boş masa yok ben oturayım sen gelene kadar '' dedim ve bekledim. arkadaşım gelince de ben lavaboya gittim siparişleri tabi ki o verdi. birinci aşamayı atlatmıştım çok şükür. bardaki çalışan, arkadaşın ismini bağırınca kahveleri aldı ve getirdi. şimdi en garipsediğim kısmı. bizim jargonumuzda emzikli bardak diye geçen starbucks bardaklarını getirdi. evet üstü kapalı ve küçük bir kısmı açık olan bir bardaktı. muhtemelen sıcak tutması için. ''buradan ve bu şekilde mi içeceğim'' diye düşünüyordum. arkadaşım da tabi telefonuyla ilgileniyordu. etrafıma baktım, kimse içmiyor ve bazı bardakların kapağı açılmıştı. ''acaba bende mi açsam'' diye düşündüm. ''açılmayacak tabi ki boşuna mı koymuşlar'' dedim. ve içmeye yeltendim , hızlıca ağzımı bardağa götürdüm içer gibi oldum ama içemedim. bozuntuya vermeden arkadaşa ''sen içsene neyi bekliyorsun? '' dedim. arkadaş tam içerken kendimi tutamadım ve güldüm. arkadaşım gülerek. ''ne oldu lan ? böyle içilmiyor mu bu melet ?'' dedi. ''oğlum iki saattir çözemedim ben de. nasıl içilecek bu?''dedim ve sonunda fikir birliğiyle öyle içildiğine karar verdik ve içtik. kahve içelim dinlenelim, sosyaleşelim stres atalım derken stres olduk.
(bkz: kahve içelim dedik burnumuzdan geldi)
not: ilginçtir arkadaşım baristadır. starbucks'a ilk kez o gün gitmiş.
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar