bugün
- yunanistan29
- sevişirken video çekmek11
- balıkesir vs eskişehir2
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı9
- en son aldığınız iltifat13
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- dekolteye bakar mısınız15
- sözlükten birinden hoşlanmak3
- irmik helvası vs un helvası18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- sözlüğün bitmesi3
- sözlük kızları nerede3
- hırvatistan2
- cem küçük10
- japonya23
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- nebiye salat ve resule itaat4
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- gürcistan26
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- adalet ve kalkınma partisi4
- türk ateisti2
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- la ilahe illallah2
- adanalı ateist10
- hayvan gibi acı salça yemek5
- gelecek partisi'nin kapanması12
- douglas adams okuyanların kanser riski taşımaması2
- ketçap aromalı ruffles10
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- ctrlx22
- bir ayın daha bitmesi3
- bik bikle yemek yapmak9
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- gammaz çetesi çökertildi8
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
- gocu12
- daş göprü sarmsağ geldih4
- aşka düşmek4
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- türk kahvesi7
- hiç porno izlememiş erkek8
http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=1236
can dündar konuyu güzel izah etmiş. link için üşenen olursa diye yazının tamanıda aşağıya kopyalıyorum.
"Ötekiler geliyor!
Ötekiler kim mi?
Şu "sizden olmayanlar" canım...
Hani otoyoldan geçerken arabanızın penceresinden hızla akıp giden gecekonduların tek göz odalarından acıyla size bakanlar... Hani ucuz ekmek kuyruklarında, acil servis kapılarında sabırla bekleşirken gördükleriniz... "Ora"larda nasıl yaşadıklarına bir türlü akıl erdiremedikleriniz... Hani, "gerici partiler"e oy vermelerine şaştıklarınız. Bir ton kömüre partisini, bir avuç kupona gazetesini değiştirmesine kızdıklarınız. Tanımadığınız halde yargıladıklarınız.
Asırlık öfkelerini bir küçük oy pusulasına yazmış geliyorlar.
Belde belde, sandık sandık, adım adım yaklaşıyorlar.
Hani televizyonda görüyordunuz bazen... Kaş çatıyor, bıyık buruyor, sert konuşuyorlardı. Kimi ihtilalden, kimi cihattan sözediyordu. Hiç sizin bildiklerinize benzemiyordu söyledikleri... Dehşet içinde dinliyor, dinlediklerinize inanamıyordunuz.
Ötekiler uzaktı.
Aynı kentleri paylaşıyor, ama düşman gibi yaşıyordunuz. Taksilerine bindiğinizde öfkeyle dışarı bakıyor, otobüste yanyana düştüğünüzde oflayıp pufluyordunuz. Yol sorsalar başınızı çeviriyor, okulda sınıfınıza girseler yaka paça atıyordunuz dışarı...
Toplum ikiye ayrılıyordu gözünüzde: Sizin gibiler ve ötekiler...
Sizin gibi düşünmeyen, sizin gibi yaşamayan, size benzemeyen "ötekiler"i kendinize benzetmek için formüller geliştiriyordunuz.
"Meczup"tu onlar. Dışladınız. Onları "öteki"leştiren katran rengi adaletsizliği, kör yoksulluğu görmediniz bir türlü...
Sonra 1 Mayıs'ta meydanlarınıza ya da kara cübbeleriyle kentinizin kapısına yığıldıklarında paniklediniz. "Ötekiler geldi" diye kaçacak yer aradınız ve biraz daha kapadınız kapılarınızı, vicdanlarınızı... Siz kapandıkça arttı sayısı ötekilerin...
Öyle çok adamı dışladınız ki, dışardakilerin sayısı içerdekileri aşıverdi günün birinde... "Ötekiler" gelip dayandı kalenizin kapısına... "Oradakiler" buralı oldular.
ve size geldi "öteki" olma sırası...
***
Yakınmaya hakkınız yok. Boy veren, sizin ektiğiniz duyarsızlık tohumlarıdır. Ötekileri keşfetmek, "oralar"ı anlamak için hiçbir şey yapmadınız bunca yıl... Çoğunlukta olmanın sefasını sürdünüz. Siz "bura"da lale devri yaşarken "ora"da ötekilerden kurulu bu dünyayı büyüttünüz sessiz sedasız...
Sonunda günün birinde ötekiler çoğunluk oldu ve copladılar lalelerinizi... size geldi azınlık hakları için savaş verme sırası...
Hayatını işkence yapmakla geçirdikten sonra işkence tezgahına yatan bir polis gibi feryat ediyorsunuz şimdi...
Veba salgınıyla çepeçevre sarıldığını farketmeksizin ortasında göbek attığınız kentleriniz düşmek üzere... Dışlanmışlar, "ötekiler"in bayrağını dikmek üzereler sizin sandığınız burçların tepesine... Hem de "sizin" yöntemlerinizle: Sandık gücüyle...
Süngüleriniz düştü. Artık başörtülerinden tutup sınıftan, sakallarından tutup bürodan atamayacaksınız onları...
Ve belki "ötekiler" kovacak sizi, sizin sandığınız son mevzilerden...
Çünkü tanıyoruz öfkesini "ötekiler"in... "Ora"dan, "ötekiler"in nasıl görüldüğünü de biliyoruz.
Sivas'ın külleri şahidimizdir.
Ama yine de "ora"yı kazanmanın yolunun "ötekiler"i dışlamamaktan, daha fazla insanı "öteki"leştirmemekten geçtiğini de biliyoruz.
Gelişleri "kanlı mı olacak, kansız mı" kestiremiyoruz. Ama çarenin kimsenin kimse için "öteki" olmadığı, adil bir toplum olduğunu seziyoruz.
Farkındayız; bilim iktidar olamazsa, inanç olur...
ve refah devleti kurulamadıkça kurulur Refah Hükümeti...
* * *
Şimdi sizde "öteki" olma sırası...
"Oralar", bura olacak pek yakında... Sizin gibi giyinmeyenler giyinecek sınıflarda; sizin gibi düşünmeyenlerin sesi gelecek sokaklardan...
işte belde belde, bucak bucak geliyor sesleri...
Katran karası bir adaletsizlik ve yoksulluğun rengine bürünmüşler.
Asırlık bir öfkenin ateşi dağlıyor vebalı kentleri...
Az kaldı; yarın gelip devralacaklar sizin sandığınız kalelerinizi...
Sonra..?
Sonrasını artık "ötekiler"le siz belirliyeceksiniz;
Bakalım kanlı mı kansız mı olacak...
gidişleri..!"
can dündar konuyu güzel izah etmiş. link için üşenen olursa diye yazının tamanıda aşağıya kopyalıyorum.
"Ötekiler geliyor!
Ötekiler kim mi?
Şu "sizden olmayanlar" canım...
Hani otoyoldan geçerken arabanızın penceresinden hızla akıp giden gecekonduların tek göz odalarından acıyla size bakanlar... Hani ucuz ekmek kuyruklarında, acil servis kapılarında sabırla bekleşirken gördükleriniz... "Ora"larda nasıl yaşadıklarına bir türlü akıl erdiremedikleriniz... Hani, "gerici partiler"e oy vermelerine şaştıklarınız. Bir ton kömüre partisini, bir avuç kupona gazetesini değiştirmesine kızdıklarınız. Tanımadığınız halde yargıladıklarınız.
Asırlık öfkelerini bir küçük oy pusulasına yazmış geliyorlar.
Belde belde, sandık sandık, adım adım yaklaşıyorlar.
Hani televizyonda görüyordunuz bazen... Kaş çatıyor, bıyık buruyor, sert konuşuyorlardı. Kimi ihtilalden, kimi cihattan sözediyordu. Hiç sizin bildiklerinize benzemiyordu söyledikleri... Dehşet içinde dinliyor, dinlediklerinize inanamıyordunuz.
Ötekiler uzaktı.
Aynı kentleri paylaşıyor, ama düşman gibi yaşıyordunuz. Taksilerine bindiğinizde öfkeyle dışarı bakıyor, otobüste yanyana düştüğünüzde oflayıp pufluyordunuz. Yol sorsalar başınızı çeviriyor, okulda sınıfınıza girseler yaka paça atıyordunuz dışarı...
Toplum ikiye ayrılıyordu gözünüzde: Sizin gibiler ve ötekiler...
Sizin gibi düşünmeyen, sizin gibi yaşamayan, size benzemeyen "ötekiler"i kendinize benzetmek için formüller geliştiriyordunuz.
"Meczup"tu onlar. Dışladınız. Onları "öteki"leştiren katran rengi adaletsizliği, kör yoksulluğu görmediniz bir türlü...
Sonra 1 Mayıs'ta meydanlarınıza ya da kara cübbeleriyle kentinizin kapısına yığıldıklarında paniklediniz. "Ötekiler geldi" diye kaçacak yer aradınız ve biraz daha kapadınız kapılarınızı, vicdanlarınızı... Siz kapandıkça arttı sayısı ötekilerin...
Öyle çok adamı dışladınız ki, dışardakilerin sayısı içerdekileri aşıverdi günün birinde... "Ötekiler" gelip dayandı kalenizin kapısına... "Oradakiler" buralı oldular.
ve size geldi "öteki" olma sırası...
***
Yakınmaya hakkınız yok. Boy veren, sizin ektiğiniz duyarsızlık tohumlarıdır. Ötekileri keşfetmek, "oralar"ı anlamak için hiçbir şey yapmadınız bunca yıl... Çoğunlukta olmanın sefasını sürdünüz. Siz "bura"da lale devri yaşarken "ora"da ötekilerden kurulu bu dünyayı büyüttünüz sessiz sedasız...
Sonunda günün birinde ötekiler çoğunluk oldu ve copladılar lalelerinizi... size geldi azınlık hakları için savaş verme sırası...
Hayatını işkence yapmakla geçirdikten sonra işkence tezgahına yatan bir polis gibi feryat ediyorsunuz şimdi...
Veba salgınıyla çepeçevre sarıldığını farketmeksizin ortasında göbek attığınız kentleriniz düşmek üzere... Dışlanmışlar, "ötekiler"in bayrağını dikmek üzereler sizin sandığınız burçların tepesine... Hem de "sizin" yöntemlerinizle: Sandık gücüyle...
Süngüleriniz düştü. Artık başörtülerinden tutup sınıftan, sakallarından tutup bürodan atamayacaksınız onları...
Ve belki "ötekiler" kovacak sizi, sizin sandığınız son mevzilerden...
Çünkü tanıyoruz öfkesini "ötekiler"in... "Ora"dan, "ötekiler"in nasıl görüldüğünü de biliyoruz.
Sivas'ın külleri şahidimizdir.
Ama yine de "ora"yı kazanmanın yolunun "ötekiler"i dışlamamaktan, daha fazla insanı "öteki"leştirmemekten geçtiğini de biliyoruz.
Gelişleri "kanlı mı olacak, kansız mı" kestiremiyoruz. Ama çarenin kimsenin kimse için "öteki" olmadığı, adil bir toplum olduğunu seziyoruz.
Farkındayız; bilim iktidar olamazsa, inanç olur...
ve refah devleti kurulamadıkça kurulur Refah Hükümeti...
* * *
Şimdi sizde "öteki" olma sırası...
"Oralar", bura olacak pek yakında... Sizin gibi giyinmeyenler giyinecek sınıflarda; sizin gibi düşünmeyenlerin sesi gelecek sokaklardan...
işte belde belde, bucak bucak geliyor sesleri...
Katran karası bir adaletsizlik ve yoksulluğun rengine bürünmüşler.
Asırlık bir öfkenin ateşi dağlıyor vebalı kentleri...
Az kaldı; yarın gelip devralacaklar sizin sandığınız kalelerinizi...
Sonra..?
Sonrasını artık "ötekiler"le siz belirliyeceksiniz;
Bakalım kanlı mı kansız mı olacak...
gidişleri..!"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar