bugün
- teomancalmasur22
- ekrem imamoğlu'nun istanbul'a 10 metro yapması4
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- türkiyeliyim ve mutluyum15
- türk solu13
- tarih dizileri6
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- sözlükçü erkeklerin zevksiz olması2
- jeffrey epstein8
- yeni parti5
- ak partiyi savunan dayılar10
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- okulda zil çalmasının gereksizliği4
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- nervio12
- kızların yara izi olan erkeklere bayılması4
- herzevekil4
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- simko35
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak3
- pipisiyle düşünenler buraya2
- sözlük kızıyla kavga eder misiniz5
- bir kızın peşinde koşan erkek sayısı5
- azgınlıktan bayır domuzuna dönmek3
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- motorun yatak sarması6
- halloween kutlamayı yasaklamak2
- mısıroğlunu ciddiye almak2
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir7
- sözlükçü kızların tam bir sazan olduğu gerçeği4
- üçler yediler kırklar11
- rafael leao'nun sürekli gülmesi3
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- sikiyi mikiyi gırarsın2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- sibel can'ın nutellalı memeleri6
- insan doğuştan iyi midir17
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz2
- ömer üründül ün galatasaray başkanı olması5
- 30 ekim 2026 adanaspor kırıkkalespor maçı4
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- atatürk ü abartmaya gerek yok2
- türkiye7
- patrick stewart5
- smile 33
- fenerin yeni hocası kim olacak6
- call of duty filmi3
- ismet'i aklınoksan efendi4
- anın görüntüsü15
http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=1236
can dündar konuyu güzel izah etmiş. link için üşenen olursa diye yazının tamanıda aşağıya kopyalıyorum.
"Ötekiler geliyor!
Ötekiler kim mi?
Şu "sizden olmayanlar" canım...
Hani otoyoldan geçerken arabanızın penceresinden hızla akıp giden gecekonduların tek göz odalarından acıyla size bakanlar... Hani ucuz ekmek kuyruklarında, acil servis kapılarında sabırla bekleşirken gördükleriniz... "Ora"larda nasıl yaşadıklarına bir türlü akıl erdiremedikleriniz... Hani, "gerici partiler"e oy vermelerine şaştıklarınız. Bir ton kömüre partisini, bir avuç kupona gazetesini değiştirmesine kızdıklarınız. Tanımadığınız halde yargıladıklarınız.
Asırlık öfkelerini bir küçük oy pusulasına yazmış geliyorlar.
Belde belde, sandık sandık, adım adım yaklaşıyorlar.
Hani televizyonda görüyordunuz bazen... Kaş çatıyor, bıyık buruyor, sert konuşuyorlardı. Kimi ihtilalden, kimi cihattan sözediyordu. Hiç sizin bildiklerinize benzemiyordu söyledikleri... Dehşet içinde dinliyor, dinlediklerinize inanamıyordunuz.
Ötekiler uzaktı.
Aynı kentleri paylaşıyor, ama düşman gibi yaşıyordunuz. Taksilerine bindiğinizde öfkeyle dışarı bakıyor, otobüste yanyana düştüğünüzde oflayıp pufluyordunuz. Yol sorsalar başınızı çeviriyor, okulda sınıfınıza girseler yaka paça atıyordunuz dışarı...
Toplum ikiye ayrılıyordu gözünüzde: Sizin gibiler ve ötekiler...
Sizin gibi düşünmeyen, sizin gibi yaşamayan, size benzemeyen "ötekiler"i kendinize benzetmek için formüller geliştiriyordunuz.
"Meczup"tu onlar. Dışladınız. Onları "öteki"leştiren katran rengi adaletsizliği, kör yoksulluğu görmediniz bir türlü...
Sonra 1 Mayıs'ta meydanlarınıza ya da kara cübbeleriyle kentinizin kapısına yığıldıklarında paniklediniz. "Ötekiler geldi" diye kaçacak yer aradınız ve biraz daha kapadınız kapılarınızı, vicdanlarınızı... Siz kapandıkça arttı sayısı ötekilerin...
Öyle çok adamı dışladınız ki, dışardakilerin sayısı içerdekileri aşıverdi günün birinde... "Ötekiler" gelip dayandı kalenizin kapısına... "Oradakiler" buralı oldular.
ve size geldi "öteki" olma sırası...
***
Yakınmaya hakkınız yok. Boy veren, sizin ektiğiniz duyarsızlık tohumlarıdır. Ötekileri keşfetmek, "oralar"ı anlamak için hiçbir şey yapmadınız bunca yıl... Çoğunlukta olmanın sefasını sürdünüz. Siz "bura"da lale devri yaşarken "ora"da ötekilerden kurulu bu dünyayı büyüttünüz sessiz sedasız...
Sonunda günün birinde ötekiler çoğunluk oldu ve copladılar lalelerinizi... size geldi azınlık hakları için savaş verme sırası...
Hayatını işkence yapmakla geçirdikten sonra işkence tezgahına yatan bir polis gibi feryat ediyorsunuz şimdi...
Veba salgınıyla çepeçevre sarıldığını farketmeksizin ortasında göbek attığınız kentleriniz düşmek üzere... Dışlanmışlar, "ötekiler"in bayrağını dikmek üzereler sizin sandığınız burçların tepesine... Hem de "sizin" yöntemlerinizle: Sandık gücüyle...
Süngüleriniz düştü. Artık başörtülerinden tutup sınıftan, sakallarından tutup bürodan atamayacaksınız onları...
Ve belki "ötekiler" kovacak sizi, sizin sandığınız son mevzilerden...
Çünkü tanıyoruz öfkesini "ötekiler"in... "Ora"dan, "ötekiler"in nasıl görüldüğünü de biliyoruz.
Sivas'ın külleri şahidimizdir.
Ama yine de "ora"yı kazanmanın yolunun "ötekiler"i dışlamamaktan, daha fazla insanı "öteki"leştirmemekten geçtiğini de biliyoruz.
Gelişleri "kanlı mı olacak, kansız mı" kestiremiyoruz. Ama çarenin kimsenin kimse için "öteki" olmadığı, adil bir toplum olduğunu seziyoruz.
Farkındayız; bilim iktidar olamazsa, inanç olur...
ve refah devleti kurulamadıkça kurulur Refah Hükümeti...
* * *
Şimdi sizde "öteki" olma sırası...
"Oralar", bura olacak pek yakında... Sizin gibi giyinmeyenler giyinecek sınıflarda; sizin gibi düşünmeyenlerin sesi gelecek sokaklardan...
işte belde belde, bucak bucak geliyor sesleri...
Katran karası bir adaletsizlik ve yoksulluğun rengine bürünmüşler.
Asırlık bir öfkenin ateşi dağlıyor vebalı kentleri...
Az kaldı; yarın gelip devralacaklar sizin sandığınız kalelerinizi...
Sonra..?
Sonrasını artık "ötekiler"le siz belirliyeceksiniz;
Bakalım kanlı mı kansız mı olacak...
gidişleri..!"
can dündar konuyu güzel izah etmiş. link için üşenen olursa diye yazının tamanıda aşağıya kopyalıyorum.
"Ötekiler geliyor!
Ötekiler kim mi?
Şu "sizden olmayanlar" canım...
Hani otoyoldan geçerken arabanızın penceresinden hızla akıp giden gecekonduların tek göz odalarından acıyla size bakanlar... Hani ucuz ekmek kuyruklarında, acil servis kapılarında sabırla bekleşirken gördükleriniz... "Ora"larda nasıl yaşadıklarına bir türlü akıl erdiremedikleriniz... Hani, "gerici partiler"e oy vermelerine şaştıklarınız. Bir ton kömüre partisini, bir avuç kupona gazetesini değiştirmesine kızdıklarınız. Tanımadığınız halde yargıladıklarınız.
Asırlık öfkelerini bir küçük oy pusulasına yazmış geliyorlar.
Belde belde, sandık sandık, adım adım yaklaşıyorlar.
Hani televizyonda görüyordunuz bazen... Kaş çatıyor, bıyık buruyor, sert konuşuyorlardı. Kimi ihtilalden, kimi cihattan sözediyordu. Hiç sizin bildiklerinize benzemiyordu söyledikleri... Dehşet içinde dinliyor, dinlediklerinize inanamıyordunuz.
Ötekiler uzaktı.
Aynı kentleri paylaşıyor, ama düşman gibi yaşıyordunuz. Taksilerine bindiğinizde öfkeyle dışarı bakıyor, otobüste yanyana düştüğünüzde oflayıp pufluyordunuz. Yol sorsalar başınızı çeviriyor, okulda sınıfınıza girseler yaka paça atıyordunuz dışarı...
Toplum ikiye ayrılıyordu gözünüzde: Sizin gibiler ve ötekiler...
Sizin gibi düşünmeyen, sizin gibi yaşamayan, size benzemeyen "ötekiler"i kendinize benzetmek için formüller geliştiriyordunuz.
"Meczup"tu onlar. Dışladınız. Onları "öteki"leştiren katran rengi adaletsizliği, kör yoksulluğu görmediniz bir türlü...
Sonra 1 Mayıs'ta meydanlarınıza ya da kara cübbeleriyle kentinizin kapısına yığıldıklarında paniklediniz. "Ötekiler geldi" diye kaçacak yer aradınız ve biraz daha kapadınız kapılarınızı, vicdanlarınızı... Siz kapandıkça arttı sayısı ötekilerin...
Öyle çok adamı dışladınız ki, dışardakilerin sayısı içerdekileri aşıverdi günün birinde... "Ötekiler" gelip dayandı kalenizin kapısına... "Oradakiler" buralı oldular.
ve size geldi "öteki" olma sırası...
***
Yakınmaya hakkınız yok. Boy veren, sizin ektiğiniz duyarsızlık tohumlarıdır. Ötekileri keşfetmek, "oralar"ı anlamak için hiçbir şey yapmadınız bunca yıl... Çoğunlukta olmanın sefasını sürdünüz. Siz "bura"da lale devri yaşarken "ora"da ötekilerden kurulu bu dünyayı büyüttünüz sessiz sedasız...
Sonunda günün birinde ötekiler çoğunluk oldu ve copladılar lalelerinizi... size geldi azınlık hakları için savaş verme sırası...
Hayatını işkence yapmakla geçirdikten sonra işkence tezgahına yatan bir polis gibi feryat ediyorsunuz şimdi...
Veba salgınıyla çepeçevre sarıldığını farketmeksizin ortasında göbek attığınız kentleriniz düşmek üzere... Dışlanmışlar, "ötekiler"in bayrağını dikmek üzereler sizin sandığınız burçların tepesine... Hem de "sizin" yöntemlerinizle: Sandık gücüyle...
Süngüleriniz düştü. Artık başörtülerinden tutup sınıftan, sakallarından tutup bürodan atamayacaksınız onları...
Ve belki "ötekiler" kovacak sizi, sizin sandığınız son mevzilerden...
Çünkü tanıyoruz öfkesini "ötekiler"in... "Ora"dan, "ötekiler"in nasıl görüldüğünü de biliyoruz.
Sivas'ın külleri şahidimizdir.
Ama yine de "ora"yı kazanmanın yolunun "ötekiler"i dışlamamaktan, daha fazla insanı "öteki"leştirmemekten geçtiğini de biliyoruz.
Gelişleri "kanlı mı olacak, kansız mı" kestiremiyoruz. Ama çarenin kimsenin kimse için "öteki" olmadığı, adil bir toplum olduğunu seziyoruz.
Farkındayız; bilim iktidar olamazsa, inanç olur...
ve refah devleti kurulamadıkça kurulur Refah Hükümeti...
* * *
Şimdi sizde "öteki" olma sırası...
"Oralar", bura olacak pek yakında... Sizin gibi giyinmeyenler giyinecek sınıflarda; sizin gibi düşünmeyenlerin sesi gelecek sokaklardan...
işte belde belde, bucak bucak geliyor sesleri...
Katran karası bir adaletsizlik ve yoksulluğun rengine bürünmüşler.
Asırlık bir öfkenin ateşi dağlıyor vebalı kentleri...
Az kaldı; yarın gelip devralacaklar sizin sandığınız kalelerinizi...
Sonra..?
Sonrasını artık "ötekiler"le siz belirliyeceksiniz;
Bakalım kanlı mı kansız mı olacak...
gidişleri..!"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar