bugün
- gocu nerede6
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak3
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak7
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- gocu'nun heykeli4
- bir kadının en güzel bölgesi13
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- true'nun iyice zıvanadan çıkması7
- true namussuzdur2
- uludağ sözlük cs 1 6 zirvesi2
- allah varsa beni milli yapsın4
- barış yarkadaş2
- true'nun maaşı2
- true nickli namussuz kadın düşkünü2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- balık ekmek2
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- allah neden cinselliği yarattı2
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi4
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- türklerin başarıları2
- oğuzhan uğur7
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- deniz göktaş2
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi5
- ruhi çenet2
- regl dönemi dengesizlikleri4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- memecoin2
- tron coin2
- ezgi dalgıç2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- türklerin ileri olduğu konular21
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- haluk levent bahis yazışmaları3
- ekrem imamoğlu3
- pelin karahan2
- fenerbahçeye 500 lira basmak2
- vantilatörü kendine çevirmek10
- masaj bekleyen yazarlar3
- rojin kabaiş2
- dünyanın en güzel tatlısı11
- jhon lucumi2
üçüncü tekildir.
en basit şekliyle "bizim dışımızda olan", "farklı olan" şeklinde tanımlanabilir.
toplum tarafından tanımlanmış, meşruiyet kazanmış bir grup kendisi dışında kalanları bu şekilde tanımlar.
dolayısıyla her toplumun, her medeniyetin kendine göre bir ötekisi vardır.
toplum tarafından tanımlanmış, meşruiyet kazanmış bir grup kendisi dışında kalanları bu şekilde tanımlar.
dolayısıyla her toplumun, her medeniyetin kendine göre bir ötekisi vardır.
ece vahapoğlu'nun marjinal bir romanı.
türkiye'de insanların türbanlı kızların da birer vajinaları olduğunu ve vücutlarında oluk oluk örtorojen salgılandığını anlamaları açısından en etkili araçlardan biri olmuştur.
türkiye'de insanların türbanlı kızların da birer vajinaları olduğunu ve vücutlarında oluk oluk örtorojen salgılandığını anlamaları açısından en etkili araçlardan biri olmuştur.
insanın kendisinin tarifini yapabilmek için ihtiyaç duyduğu kavramdır. ben ya da bize benzemeyen, diğeri(leri), öbür sınıftakiler, kızlar-erkekler, zekiler-gerizekalılar vs gibi. kapitalist düzen öncesi, burjuva sınıfı denetimindeki ötekiler, hiyerarşik düzen içerisinde çoğunlukla ezilmişlerdir. günümüzde ise kapitalizmin etkileri, herkesi öteki haline getirdiği için, başkaldırı görülmektedir.
enfes bir mabel matiz şarkısı.
parlak salonlarınızdan kirli mutfaklarınızdan
binbir çıkmaza çıkan daracık koridorlarınızdan
hele döl tutmayan zihni kaygan yatak odalarınızdan
çok sıkıldım, çok sıkıldım..
şekerlerinizden, uçan balonlarınızdan
kuru, sıkı, patlak, korkak, yalan silahlarınızdan
dinmek bilmeyen keyfi karın ağrılarınızdan
çok sıkıldım, çok sıkıldım..
hangi kan affeder bayım kalbinizdeki kini?
hangi göl temize çeker ellerinizdeki kiri?
bir tutam ya da birkaç tomar
ah yalan bu ne farkeder
kahrınızın külleri şer
hangimizi yakar?
parlak salonlarınızdan kirli mutfaklarınızdan
binbir çıkmaza çıkan daracık koridorlarınızdan
hele döl tutmayan zihni kaygan yatak odalarınızdan
çok sıkıldım, çok sıkıldım..
şekerlerinizden, uçan balonlarınızdan
kuru, sıkı, patlak, korkak, yalan silahlarınızdan
dinmek bilmeyen keyfi karın ağrılarınızdan
çok sıkıldım, çok sıkıldım..
hangi kan affeder bayım kalbinizdeki kini?
hangi göl temize çeker ellerinizdeki kiri?
bir tutam ya da birkaç tomar
ah yalan bu ne farkeder
kahrınızın külleri şer
hangimizi yakar?
şeytan ve mümin olduğu sürece öteki herzaman olacaktır!
bıyıklı olanı.
(bkz: küçük öteki)
sadece bir kelimedir. öteki yoktur sözlük; şayet herkes bir diğeri için öteki oluyorsa, herkes öteki sıfatını almış olur ya? işte öyle olunca da zaten hepimiz bir oluyoruz canım sözlük! hadi git de bi' çay koy rize sözlük.
her an ilan edilebilirsiniz. yaşadığınız topraklar ötekileştirmek konusunda çok verimlidir. yaşadığımız topraklardan gelse gerek, sözlüklerde, sokakta, okulda, iş yerinde her an ötekileştirilebilirsiniz.
o nedenle insanları ötekileştirmeden önce bir düşünün, yarın hiç beklemediğiniz bir davranışınız, sözünüz, düşünceniz, belileyemeyeceğiniz bir özelliğiniz nedeni ile ötekileştirilebilirsiniz.
o nedenle insanları ötekileştirmeden önce bir düşünün, yarın hiç beklemediğiniz bir davranışınız, sözünüz, düşünceniz, belileyemeyeceğiniz bir özelliğiniz nedeni ile ötekileştirilebilirsiniz.
mabel matiz'in ilk ve yeni albümünün 6. şarkısı.
parlak salonlarınızdan
kirli mutfaklarınızdan
binbir çıkmaza çıkan daracık koridorlarınızdan
hele döl tutmayan zihni kaygan yatak odalarınızdan
çok sıkıldım çok sıkıldım
şekerlerinizden
uçan balonlarınızdan
kuru sıkı patlak korkak yaman silahlarınızdan
dinmek bilmeyen keyfî karın ağrılarınızdan
çok sıkıldım çok sıkıldım
hangi kan affeder bayım
kalbinizdeki kini
hangi gök temize çeker
ellerinizdeki kiri
bir tutam ya da birkaç tomar
ah yalan bu, ne fark eder
kahrınızın küllediği şer
hangimizi yakar
hangimiz öteki?
parlak salonlarınızdan
kirli mutfaklarınızdan
binbir çıkmaza çıkan daracık koridorlarınızdan
hele döl tutmayan zihni kaygan yatak odalarınızdan
çok sıkıldım çok sıkıldım
şekerlerinizden
uçan balonlarınızdan
kuru sıkı patlak korkak yaman silahlarınızdan
dinmek bilmeyen keyfî karın ağrılarınızdan
çok sıkıldım çok sıkıldım
hangi kan affeder bayım
kalbinizdeki kini
hangi gök temize çeker
ellerinizdeki kiri
bir tutam ya da birkaç tomar
ah yalan bu, ne fark eder
kahrınızın küllediği şer
hangimizi yakar
hangimiz öteki?
bu şarkıya sardınız mı bi daha bırakamıyorsunuz, o naif adamdan çıkan böylesine yerine oturan sözler helal olsun dedirtiyor.
hangi kan affeder bayım
kalbinizdeki kini?
hangi gök temize çeker
ellerinizdeki kiri?
hangi kan affeder bayım
kalbinizdeki kini?
hangi gök temize çeker
ellerinizdeki kiri?
günümüzde akademisyenlerin üzerinde durduğu kavramlardan biri.
(bkz: ötekileştirme)
(bkz: ötekileştirme)
goladkin'i en sonunda daha da delirtecek olandır. çünkü, goladkin zaten beni delirtmeye yetecek kadar deli ve paranoya hastası bir karakterdir. evet, hayatımda karşılatığım en sinir edici karakter olma özelliğini dostoyevski'nin öteki'sinden yakov petroviç goladkin taşır.
sonunu anlamadığım kitaplar arasına büyük bir başarıyla girmiştir. goladkin'i nereye götürdüler, ne oldu anlamış değilim. (bkz: mal olmak)
dostoyevskinin romanı. (bkz: #14666026)
Gözleri dalar böyle. insanlar her yerde. Herkes aynı monotonlukta, hepsi aynı telaşla bir yere yetişme kaygısıyla yüzlerinde eksik olan gülücükle koşuşturmakta. Onlar gibi görünmemek için müzik dinliyorum yürürken. Geçenlerde abartıp sesli söylemeye başladım çalan şarkıyı, birden önemliymişim gibi bakmaya başladı herkes. Sizin telaşınızdan çok, benim şarkı söylememin gözünüze batmasının nedeni sayıca üstün olmanız. Başka hiçbir şey değil.
Olması gereken bu, olması gereken şu. Bu mantıklı, bu doğru, bu yanlış. Ne kadar çok keskin çizgileriniz var. Arada insan kayboluyor. Sınırlar koymuş herkes, herkesin kendi sınırları var. Kimse kimseyi şartsız kabul etmiyor. Kimse kimseyi nedensiz sevmiyor. Kimse kimseye karşılıksız iyilik yapmıyor. Hatta allah rızası için derken bile allahın gözüne girmeye çalıştığını inkar eden var.
Kaygılanmaktan mı yoksa herşeye çok dikkatli bakmaktan mı? Bilmiyorum. Her çift kavga halinde, yeni başlamış ilişkilerin heyecanını suratında yaşatan şapşalların sonu da öyle gibi duruyor. Nedensiz sevmiyor kimse. Oysa karşılıksız olmalı. Seviyorum dedikten sonra çünkü demeye gerek yok. Hatta dünyanın en mantıksız kadınını bile sevmiş olabilirsin. çünkü karşı tarafın egosunu tatmin etmekten başka bir şey değil. Duymak istediği için söyletir. Kendi çünküleriyle kıyaslamak içinde kulak kabartmış olabilir.
Hayat bir yol değil, yürümesende bitiyor. Koştuğun zaman birinin önüne geçmiş olamazsın çünkü kimin nereden başladığı belli değil. Harcadığın emeklerin bir karşılığı olmayabilir. Yüklediğin anlam kadar değerlidir o, hakettiği kadarını düşünme. Olmamışsa olmamıştır. Zaman kavramı herşeyi unutmak için varolan bir boyut. Ölümleri, savaşları, yalanları, aşkları, sevgileri unutman için var.
Hepsini unuttum. Kimi sevdiğimi hatırlamıyorum, kime kızgın olduğum umrumda değil. Artık nefrette etmiyorum. Bütün duygulardan arındığım için yaşamamın anlamı yokmuş gibi hissediyorum. Birşeyleri değiştirmek, hayata birşeyler katmak benim haddime değil. Kimse değişmez en fazla çelişir. En fazla çelişkiye düşmesini sağlarsın sonra bildiğini okur. Anladığı kadarını bile anlatamayan insan. Sahip olduğundan hep fazlasını isteyen, şikayet etmekle meşgul hepsi. Bu olmamış, daha iyi olurmuş, olabilirmiş. Neye göre, kime göre? Uyuşturucu kötü tabi. Zamanı durduruyor ama ölmüşüm hissi veriyor bu.
Sanki dipteyim. Bir kuyu var böyle içine çekiyor. Sanki herkes orada birbirini bekliyor. Herkesin yüzünde binbir pişmanlık. Herkes üzgün, herkes kırmış, hepsi özlemiş. Tüm paran bittiğinde, sigara param çıksın diye aradığın bozuk para kadar değerliyim belki de. Bilmiyorum. Anlık mı yine?
Anlaman için konuşsaydım keşke. Anlatmaktan çok sıkıldım. Dinlemekten nefret ediyorum. Hep hep hep hep aynı gibi. Başa sarıyor. Sonra bir daha bir daha. Güneş, dünya hepsi aynı yörüngede dönüyor bizler yaşlanıyoruz diye birşeyler değişiyor gibi hissediyoruz. Sadece hissediyoruz. Büyümek falan yok. Sadece büyüdüğün zaman daha olgun olman gerektiği fikri var sana aşılanan. Daha sorumlu olman gerektiği, daha oturaklı, daha daha daha.
Herkesin kendinden emin konuşmaları, herkesin kendini etrafa ıspatlama çabaları. Oysa kendini kendine ıspat etme peşinde hepsi. Gözlerini kaçırdıkları her bakışta ürktüklerini hissediyorum ilk defa baktığım insanların. Kalabalıkta yürümek. ne kadar çok insan görsem o kadar iyi. Kendimi daha iyi hissetmemi sağlıyor.
Çok dertli olan anlatmaz, susar. Susuyormuş. Anlatacağım şey hiç birşeyi değiştirmeyecekse en ufak çaba içine girmiyorum. Girmemek lazım. Değiştirmek değil değişmesi lazım, onun anlaması lazım. ikna etmek için seçtiğin doğru cümleler zaman aşımına uğrayabilir. seni seviyorumun sıradanlığını keşfettiğim kadınlar oldu sonra teşekkür ederim. Dediğimde asık suratlar oldu. Kelimelerin karşılığı olduğunu unutanlar oldu, sıradanlaştı. Kesmiyor artık. Belki bir gün daha çok seversin diye birkaç cümle ayır, kıyıda köşede dursunlar, lazım olur. Kendini daha iyi ifade etmek için yeni bir sözcük türetecek kapasitedeysen harcayabilirsin bütün aşkımları, herşeyimleri, senin için ölürümleri
http://youtu.be/af_jSfsKLSI
Olması gereken bu, olması gereken şu. Bu mantıklı, bu doğru, bu yanlış. Ne kadar çok keskin çizgileriniz var. Arada insan kayboluyor. Sınırlar koymuş herkes, herkesin kendi sınırları var. Kimse kimseyi şartsız kabul etmiyor. Kimse kimseyi nedensiz sevmiyor. Kimse kimseye karşılıksız iyilik yapmıyor. Hatta allah rızası için derken bile allahın gözüne girmeye çalıştığını inkar eden var.
Kaygılanmaktan mı yoksa herşeye çok dikkatli bakmaktan mı? Bilmiyorum. Her çift kavga halinde, yeni başlamış ilişkilerin heyecanını suratında yaşatan şapşalların sonu da öyle gibi duruyor. Nedensiz sevmiyor kimse. Oysa karşılıksız olmalı. Seviyorum dedikten sonra çünkü demeye gerek yok. Hatta dünyanın en mantıksız kadınını bile sevmiş olabilirsin. çünkü karşı tarafın egosunu tatmin etmekten başka bir şey değil. Duymak istediği için söyletir. Kendi çünküleriyle kıyaslamak içinde kulak kabartmış olabilir.
Hayat bir yol değil, yürümesende bitiyor. Koştuğun zaman birinin önüne geçmiş olamazsın çünkü kimin nereden başladığı belli değil. Harcadığın emeklerin bir karşılığı olmayabilir. Yüklediğin anlam kadar değerlidir o, hakettiği kadarını düşünme. Olmamışsa olmamıştır. Zaman kavramı herşeyi unutmak için varolan bir boyut. Ölümleri, savaşları, yalanları, aşkları, sevgileri unutman için var.
Hepsini unuttum. Kimi sevdiğimi hatırlamıyorum, kime kızgın olduğum umrumda değil. Artık nefrette etmiyorum. Bütün duygulardan arındığım için yaşamamın anlamı yokmuş gibi hissediyorum. Birşeyleri değiştirmek, hayata birşeyler katmak benim haddime değil. Kimse değişmez en fazla çelişir. En fazla çelişkiye düşmesini sağlarsın sonra bildiğini okur. Anladığı kadarını bile anlatamayan insan. Sahip olduğundan hep fazlasını isteyen, şikayet etmekle meşgul hepsi. Bu olmamış, daha iyi olurmuş, olabilirmiş. Neye göre, kime göre? Uyuşturucu kötü tabi. Zamanı durduruyor ama ölmüşüm hissi veriyor bu.
Sanki dipteyim. Bir kuyu var böyle içine çekiyor. Sanki herkes orada birbirini bekliyor. Herkesin yüzünde binbir pişmanlık. Herkes üzgün, herkes kırmış, hepsi özlemiş. Tüm paran bittiğinde, sigara param çıksın diye aradığın bozuk para kadar değerliyim belki de. Bilmiyorum. Anlık mı yine?
Anlaman için konuşsaydım keşke. Anlatmaktan çok sıkıldım. Dinlemekten nefret ediyorum. Hep hep hep hep aynı gibi. Başa sarıyor. Sonra bir daha bir daha. Güneş, dünya hepsi aynı yörüngede dönüyor bizler yaşlanıyoruz diye birşeyler değişiyor gibi hissediyoruz. Sadece hissediyoruz. Büyümek falan yok. Sadece büyüdüğün zaman daha olgun olman gerektiği fikri var sana aşılanan. Daha sorumlu olman gerektiği, daha oturaklı, daha daha daha.
Herkesin kendinden emin konuşmaları, herkesin kendini etrafa ıspatlama çabaları. Oysa kendini kendine ıspat etme peşinde hepsi. Gözlerini kaçırdıkları her bakışta ürktüklerini hissediyorum ilk defa baktığım insanların. Kalabalıkta yürümek. ne kadar çok insan görsem o kadar iyi. Kendimi daha iyi hissetmemi sağlıyor.
Çok dertli olan anlatmaz, susar. Susuyormuş. Anlatacağım şey hiç birşeyi değiştirmeyecekse en ufak çaba içine girmiyorum. Girmemek lazım. Değiştirmek değil değişmesi lazım, onun anlaması lazım. ikna etmek için seçtiğin doğru cümleler zaman aşımına uğrayabilir. seni seviyorumun sıradanlığını keşfettiğim kadınlar oldu sonra teşekkür ederim. Dediğimde asık suratlar oldu. Kelimelerin karşılığı olduğunu unutanlar oldu, sıradanlaştı. Kesmiyor artık. Belki bir gün daha çok seversin diye birkaç cümle ayır, kıyıda köşede dursunlar, lazım olur. Kendini daha iyi ifade etmek için yeni bir sözcük türetecek kapasitedeysen harcayabilirsin bütün aşkımları, herşeyimleri, senin için ölürümleri
http://youtu.be/af_jSfsKLSI
bir dostoyevski kitabı.
Bazen insanları acılarındaki benzerlik kadar birbirine bağlayan hiçbir şey yoktur.
Bazen insanları acılarındaki benzerlik kadar birbirine bağlayan hiçbir şey yoktur.
kusursuzun çocuğu bir mabel matiz şarkısı. nakarat alır götürür.
sıkılmışlığın.. ötekileşmişliğin şarkısı. ne de güzel söylemiş mabel matiz.
ötede olan, ötede kalan, öteye gönüllü olan, öteye atılan, öteye sürülen, ötede sanılan, buralarda kaybolup, ötede açığa - sahile vuran, kendini ötesine kazan, kendini ötesinde keşfeden, kendini ötesinde arayan....
Ötede olduğu için vurulan, yakılan, sindirilen, ayıplanan, suçlanan, sevilmeyen...
Ötede olduğu için sevilen, alkışlanan, izlenen..
Ötede kaldığı için duyulamayan ama ötede olduğu için gene hemen kendisine kulak kabartılan…
Diğer ırk, diğer insan, diğer sevgili, diğer dost ama en çok düşman..
Kendini bölen insan..kendine yabancılaşan insan ..kendini vuran insan…
Ötelere kayıp, çekip giden insan..Diğerlerinin arasında dolaşıp da ben yokum.lütfen gördüğünüzü itiraf etmeyin diyen insan.
insan bilincindeki ağır suçlu profili, günah keçisi, insandaki kendine salaklığın zirvesi, tüm günahların biricik sorumlusu. Korkak insanın öteleme tutkusunda kendinden kovulmaya çalışılan... Sunulan hayatın çatlaklarını görüp, aradan kaçan insan. Büyük kuleleri yıkıp, dışarı çıkan insan. Vazgeçebilen, vazgeçirilen insan. Yolunu çizen, yoluna atılan insan… Göç insanı, ağır vaka, kayıpların altında göçük insanı. kurtulmanın insanı…Ağır saçmalıkları sırtından atıp kendine koşan insan..
Her insan bir yerde birilerine öteki kalmıştır...ötekiliğinde kırılmış ya da ötekiliğinden haz almış, yormuş, yorulmuştur..
Ötede olduğu için vurulan, yakılan, sindirilen, ayıplanan, suçlanan, sevilmeyen...
Ötede olduğu için sevilen, alkışlanan, izlenen..
Ötede kaldığı için duyulamayan ama ötede olduğu için gene hemen kendisine kulak kabartılan…
Diğer ırk, diğer insan, diğer sevgili, diğer dost ama en çok düşman..
Kendini bölen insan..kendine yabancılaşan insan ..kendini vuran insan…
Ötelere kayıp, çekip giden insan..Diğerlerinin arasında dolaşıp da ben yokum.lütfen gördüğünüzü itiraf etmeyin diyen insan.
insan bilincindeki ağır suçlu profili, günah keçisi, insandaki kendine salaklığın zirvesi, tüm günahların biricik sorumlusu. Korkak insanın öteleme tutkusunda kendinden kovulmaya çalışılan... Sunulan hayatın çatlaklarını görüp, aradan kaçan insan. Büyük kuleleri yıkıp, dışarı çıkan insan. Vazgeçebilen, vazgeçirilen insan. Yolunu çizen, yoluna atılan insan… Göç insanı, ağır vaka, kayıpların altında göçük insanı. kurtulmanın insanı…Ağır saçmalıkları sırtından atıp kendine koşan insan..
Her insan bir yerde birilerine öteki kalmıştır...ötekiliğinde kırılmış ya da ötekiliğinden haz almış, yormuş, yorulmuştur..
diğeri olmayandır. Baskın karadenizli şivesiyle konuşan babasının torun sevmek için bir süre yanında kaldığı arkadaşımın yeni konuşmaya başlayan oğlu içinse; ebiri.
dostoyevski nin bir şizofreni anlattığı dönemin eleştirmenlerince beğenilmemiş eseri. ayrıca tarafımdan her okumaya kalkışıldığında ruh sağlığımı ciddi anlamda bozduğundan mütevellit bir türlü tamamını hatmedemediğim eser. romanın kahramanı goldyadkin öyle garip hareketlerde bulunuyor ki okurken ben utanıyorum öyle bi ilginç.
bir türlü tahammül edilemeyen kişi veya taraf.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar