bugün
- ortada bir yolsuzluk olmaması17
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- yağmurdan nefret etmek9
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- romanya53
- fatma betülleri doyurmak3
- sürü psikolojisinin felsefi temeli2
- bir arabuluculuk yöntemi olarak arkadan sarılmak2
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları21
- bolu da zimmet soruşturması 9 gözaltı2
- alfabede j harfi neden var3
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- albea var mı abi düşük kilometreli6
- street fighter3
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- fırtınalı hava3
- anadolu üniversitesi2
- sırbistan da vucic'in istifası2
- nihat genç5
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- fırtınalı havada denize açılan geri zekalılar2
- patrona sigorta yap diye yalvarmak2
- gül döktüm yollarına2
- flört uygulamasında eşleşme algoritması4
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- meme yalarken düşünülen şeyler5
- adam yine kazanacak3
- fatma betül sayan kaya39
- matkabın var mı diye mesaj atan kız4
- almanya25
- türkiye24
- otel odası10
- yazarların yağmurlu havada yaptıkları2
- karton toplayan çocuk16
- dünya61
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- sözlük kızlarının ojeleri16
- sözlükteki ayakçılar10
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli14
- işsiz2
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- kadınların sapık olması10
- yüksek enflasyon3
- nick vermeden bir yazara seslen14
- nikola tesla'nın kürt olması10
- roketsan'ın karaok füzesinin hava hedefini vurması2
inanılmaz garip bi sancı bu.
duygu demiyorum bakın, sancı bu.
sizi kıvrandırır, günlerce süründürür.
iki yolu var ki biri özlem duyulan şeye ulaşmanız. diğeri beyin gücüyle o sancıyı geçirmeniz. tüm hastalıklar psikolojik tabi. ben bu duyguya hastalık olarak bakıyorum. sadece sizde tedavisi olan. özlediğiniz şeye ulaşmak için elinizden geleni yaparsanız ulaşırsınız. "yok hocam ben ulaşamıyorum." dersen bende sana ya yanlış yolu kullanmışsın yada elinden geleni yapmamışsın derim.
yaşım geldi geçiyor gibi. iki kediyle yaşıyorum hala. okulu okuyoruz ama çalışıyoruz bir yandan. tempoya ayak uydurabiliyor muyum? Hayır. o yüzden haftanın en az üç günü soframa bi duble koyuyorum ki rahat uyuyayim. 18 yaşımı özlemeyeyim. iki sokak ötedeki annemi özlemeyeyim. salondaki kedimi özlemeyeyim. kumdan kalelerimi, bayramlıklarımı, düşünceli eski sevgililerimi, sarhoş olduğum meyhaneleri, kokoreç yediğim sokaktaki lambayı, ışığında süzülen kar tanelerini özlememek için içiyorum hocam. Aslında içince hatırlamıyorum. hatırlamayınca özlemiyorum.
girmiyorlar mı rüyama? hem ne biçim. bizim burda minibüste sucuk satıyor abim tam metronun köşede biramı alıp gidiyorum yanına, tokuşturuyoruz. "hatırlar mısın?" diyor, "seneler evvel kalabalık gelirdiniz buraya, bi sen kaldın ha?" diyor. "evet abi" diyorum. rakısından bi yudum alıp "özlemedin mi? ben bile özledim sizi" diyor.
ben bu yüzden sevmiyorum özlemeyi. düğüm olmuyor be hocam o boğaz. o boğaz var ya... kömür gibi içten içe kavuruyor. köz oluyor ama sönmüyor lanet olasıca.
ben anladım ki "özledim" cümlesi işlevsiz. özlediysen git hocam. klişeye döndürmem ben bu entryi.
özlediysen git hocam. hepimiz ölecek yaştayız.
duygu demiyorum bakın, sancı bu.
sizi kıvrandırır, günlerce süründürür.
iki yolu var ki biri özlem duyulan şeye ulaşmanız. diğeri beyin gücüyle o sancıyı geçirmeniz. tüm hastalıklar psikolojik tabi. ben bu duyguya hastalık olarak bakıyorum. sadece sizde tedavisi olan. özlediğiniz şeye ulaşmak için elinizden geleni yaparsanız ulaşırsınız. "yok hocam ben ulaşamıyorum." dersen bende sana ya yanlış yolu kullanmışsın yada elinden geleni yapmamışsın derim.
yaşım geldi geçiyor gibi. iki kediyle yaşıyorum hala. okulu okuyoruz ama çalışıyoruz bir yandan. tempoya ayak uydurabiliyor muyum? Hayır. o yüzden haftanın en az üç günü soframa bi duble koyuyorum ki rahat uyuyayim. 18 yaşımı özlemeyeyim. iki sokak ötedeki annemi özlemeyeyim. salondaki kedimi özlemeyeyim. kumdan kalelerimi, bayramlıklarımı, düşünceli eski sevgililerimi, sarhoş olduğum meyhaneleri, kokoreç yediğim sokaktaki lambayı, ışığında süzülen kar tanelerini özlememek için içiyorum hocam. Aslında içince hatırlamıyorum. hatırlamayınca özlemiyorum.
girmiyorlar mı rüyama? hem ne biçim. bizim burda minibüste sucuk satıyor abim tam metronun köşede biramı alıp gidiyorum yanına, tokuşturuyoruz. "hatırlar mısın?" diyor, "seneler evvel kalabalık gelirdiniz buraya, bi sen kaldın ha?" diyor. "evet abi" diyorum. rakısından bi yudum alıp "özlemedin mi? ben bile özledim sizi" diyor.
ben bu yüzden sevmiyorum özlemeyi. düğüm olmuyor be hocam o boğaz. o boğaz var ya... kömür gibi içten içe kavuruyor. köz oluyor ama sönmüyor lanet olasıca.
ben anladım ki "özledim" cümlesi işlevsiz. özlediysen git hocam. klişeye döndürmem ben bu entryi.
özlediysen git hocam. hepimiz ölecek yaştayız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar