bugün
- simko312
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- şarkılarım dağlara4
- heybeliada ruhban okulu4
- sarapci koala3
- hakan altun3
- kürtçülük3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- tom barrack4
- kemalizmin yıkılması2
- türk ırkçısı3
- cedidacer3
- ümit özdağ2
- özgür özel5
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- kadınlar denizi2
- dünyanın en ünlü kişisi3
- pazar günü evde oturan insan3
- ikinci abdülhamid4
- dinsiz milliyetçilik4
- düşün ki o bunu okuyor6
- internet kafede porno izleyen tip2
- futbol24
- nihal yalçın3
- cansever16
- türk islam sentezi zırvaları2
- gocunun freddy travması6
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- allah2
- durmazlar çetesi3
- sadece akçomarların gördüğü büyük oyun2
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- çocuğa tecavüz eden adamın kurşuna dizilmesi5
- victor osimhen8
- okan buruk5
- galatasaray ın yine başını alması3
- ayşen gruda4
- dem parti3
- 09 ağustos 2026 istanbul da sağanak ve rüzgar uyar3
- honda civic5
- a9 tv3
- kışlık domates konservesi yapmak5
- behlül bihter sevişmesinin reyting rekoru kırması5
- türkiye pazar günü yeni bir sabaha uyanacak6
- pkk lılara af çıkması4
- anın görüntüsü10
- adnan oktar vs fethullah gülen3
- namuslu filmi3
- kaplanın sırtında2
inanılmaz garip bi sancı bu.
duygu demiyorum bakın, sancı bu.
sizi kıvrandırır, günlerce süründürür.
iki yolu var ki biri özlem duyulan şeye ulaşmanız. diğeri beyin gücüyle o sancıyı geçirmeniz. tüm hastalıklar psikolojik tabi. ben bu duyguya hastalık olarak bakıyorum. sadece sizde tedavisi olan. özlediğiniz şeye ulaşmak için elinizden geleni yaparsanız ulaşırsınız. "yok hocam ben ulaşamıyorum." dersen bende sana ya yanlış yolu kullanmışsın yada elinden geleni yapmamışsın derim.
yaşım geldi geçiyor gibi. iki kediyle yaşıyorum hala. okulu okuyoruz ama çalışıyoruz bir yandan. tempoya ayak uydurabiliyor muyum? Hayır. o yüzden haftanın en az üç günü soframa bi duble koyuyorum ki rahat uyuyayim. 18 yaşımı özlemeyeyim. iki sokak ötedeki annemi özlemeyeyim. salondaki kedimi özlemeyeyim. kumdan kalelerimi, bayramlıklarımı, düşünceli eski sevgililerimi, sarhoş olduğum meyhaneleri, kokoreç yediğim sokaktaki lambayı, ışığında süzülen kar tanelerini özlememek için içiyorum hocam. Aslında içince hatırlamıyorum. hatırlamayınca özlemiyorum.
girmiyorlar mı rüyama? hem ne biçim. bizim burda minibüste sucuk satıyor abim tam metronun köşede biramı alıp gidiyorum yanına, tokuşturuyoruz. "hatırlar mısın?" diyor, "seneler evvel kalabalık gelirdiniz buraya, bi sen kaldın ha?" diyor. "evet abi" diyorum. rakısından bi yudum alıp "özlemedin mi? ben bile özledim sizi" diyor.
ben bu yüzden sevmiyorum özlemeyi. düğüm olmuyor be hocam o boğaz. o boğaz var ya... kömür gibi içten içe kavuruyor. köz oluyor ama sönmüyor lanet olasıca.
ben anladım ki "özledim" cümlesi işlevsiz. özlediysen git hocam. klişeye döndürmem ben bu entryi.
özlediysen git hocam. hepimiz ölecek yaştayız.
duygu demiyorum bakın, sancı bu.
sizi kıvrandırır, günlerce süründürür.
iki yolu var ki biri özlem duyulan şeye ulaşmanız. diğeri beyin gücüyle o sancıyı geçirmeniz. tüm hastalıklar psikolojik tabi. ben bu duyguya hastalık olarak bakıyorum. sadece sizde tedavisi olan. özlediğiniz şeye ulaşmak için elinizden geleni yaparsanız ulaşırsınız. "yok hocam ben ulaşamıyorum." dersen bende sana ya yanlış yolu kullanmışsın yada elinden geleni yapmamışsın derim.
yaşım geldi geçiyor gibi. iki kediyle yaşıyorum hala. okulu okuyoruz ama çalışıyoruz bir yandan. tempoya ayak uydurabiliyor muyum? Hayır. o yüzden haftanın en az üç günü soframa bi duble koyuyorum ki rahat uyuyayim. 18 yaşımı özlemeyeyim. iki sokak ötedeki annemi özlemeyeyim. salondaki kedimi özlemeyeyim. kumdan kalelerimi, bayramlıklarımı, düşünceli eski sevgililerimi, sarhoş olduğum meyhaneleri, kokoreç yediğim sokaktaki lambayı, ışığında süzülen kar tanelerini özlememek için içiyorum hocam. Aslında içince hatırlamıyorum. hatırlamayınca özlemiyorum.
girmiyorlar mı rüyama? hem ne biçim. bizim burda minibüste sucuk satıyor abim tam metronun köşede biramı alıp gidiyorum yanına, tokuşturuyoruz. "hatırlar mısın?" diyor, "seneler evvel kalabalık gelirdiniz buraya, bi sen kaldın ha?" diyor. "evet abi" diyorum. rakısından bi yudum alıp "özlemedin mi? ben bile özledim sizi" diyor.
ben bu yüzden sevmiyorum özlemeyi. düğüm olmuyor be hocam o boğaz. o boğaz var ya... kömür gibi içten içe kavuruyor. köz oluyor ama sönmüyor lanet olasıca.
ben anladım ki "özledim" cümlesi işlevsiz. özlediysen git hocam. klişeye döndürmem ben bu entryi.
özlediysen git hocam. hepimiz ölecek yaştayız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar