bugün
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek4
- coskuyla sabunlanan pipi5
- ayak gurmesi4
- nick istemeyen adam ile engineer283
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı7
- bik bik 219
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler5
- ne bikbikmiş beee4
- yazılımcıların flört edememesi10
- heyt bea5
- nervio15
- kol saati8
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- eşek2
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- idiocracy3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- teomancalmasur23
- street fighter3
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- mayasıl3
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- cumartesi günü ayılamamak2
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- anın görüntüsü17
- türküm doğruyum çalışkanım2
- ahmed yesevi2
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- islam3
- türk solu16
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- ertuğrul dursun önkuzu2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- jeffrey epstein12
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- insan doğuştan iyi midir17
Özgür ihanetin hür medyası olmak gayretinde olan basın yayın organlarından birisinde görev yapan Yavuz Baydar, özgür medya için birlik çağrısı yapmış. Hatta çok manidir ki eski kavgaları bırakıp ortak bir cephede buluşmaya yönelik açık davette bulunuyor. Kiminle peki? Aslında düne kadar taban tabana zıt fikirleriyle karşı olduğu kurum, kuruluş ve şahıslarla… Ne adına? Tek bir şey. O da meşru iktidara ve milletin yarısından fazlasının oyuyla seçilen Cumhurbaşkanına mesnetli, mesnetsiz kıyasıya saldırı…
Bu uğurda sözüm ona 180 aydın(!) özgür basın için Hitler dönemine müsaade etmeyeceğiz kabilinden bir karalama ile yeni bir saldırı eylemi içinde oluyorlar. i. Kant kendi zamanında bu günler için bir tespitte bulunuyor. Diyor ki; “Bütün hak ve özgürlük eylemleri basın ile uyumlu değilse gerekli görülmez.”
Bu aydın olduklarını iddia eden insanlar bazı şeyler kendi istedikleri veya olmasını bekledikleri gibi olmadığı için isyan bayraklarını açıp olmadık işlere kalkışarak bizim de içinde bulunduğumuz tüm basın için söylenilen birçok kötü yakıştırmayı haklı çıkarmaya gayret edip bunu da başarıyorlar.
Minimum elfaz ile maksimum yalan söyleme sanatı diye tarif edilen medyada keçisi çalınan müftüyü “Keçi çalan müftü” ilan etmek gazeteciliğin maharetlerinden sayıldığı, masa başı haberlerin en kolay iş olduğu, en başarılı asparagasın en yüksek taltifi aldığı bu cenah şimdilerde tam da hiçbir şeyin istedikleri gibi gitmediği telaşındalar.
Özgürlükten anlayışları o kadar gariptir ki devletin sırlarını ifşa edeceksiniz, dış siyaset dengelerini değiştirecek operasyonlarla ilgili bilgileri aşikâre edeceksiniz, mahremi nâmahreme ihbar edecekler sonra da özgür basın olacaksınız…
Sınırda silah malzemesi görüntüleyip “IŞiD’e silah malzemeleri Akçakale’den” diye manşet atıp devleti ortaya çıktığı günden beri terörist ilan ettiği bir örgütle iş tutmakla suçlayacaksınız sonra da özgür basın olacaksınız.
Çıkıp medya organlarında aleni bir şekilde içinde yaşadığınız, üstünde beslenip barındığınız ülkenin halkın %52’sinin açık desteği ile Cumhurbaşkanı seçilmiş bir liderini aleni bir şekilde tehdit ve tahkir edeceksiniz sonra da özgür basın olacaksınız.
Özgür Gündem gibi bir gazete hala bu ülkede yayın yapabiliyorsa, insanları aleni bir şekilde meşru devlet ve iktidara isyana ve direnişe davet edebiliyorsa, özgürlük anlayışı şuanda birbiriyle birebir örtüşen diğer medya organları aynı daveti algı oluşturma gayretiyle yapabiliyorsa daha nasıl bir özgürlük istiyorlar acaba?
Hür olmaktan kastınız ihanetinize mani her şeyin önünüzden çekilmesi ise hiç kusura bakmayın bu ülkede bir devlet ve halkın desteğini almış bir siyasi irade var. Bu ülkede ülkesini seven, dinini seven, milletine aşık insanların bulunduğu daha özgür medya organları var. Çünkü özgürlük Hakk’tan ve halktan yana olmaktır. Özgür olmak doğrunun ve iyinin yanında olmaktır. Anlayacağınız meydan boş değil.
Orhan Pekçetin
tanım: yalancıların salyalarını akıtarak bağırdığı tamlamadır.
Bu uğurda sözüm ona 180 aydın(!) özgür basın için Hitler dönemine müsaade etmeyeceğiz kabilinden bir karalama ile yeni bir saldırı eylemi içinde oluyorlar. i. Kant kendi zamanında bu günler için bir tespitte bulunuyor. Diyor ki; “Bütün hak ve özgürlük eylemleri basın ile uyumlu değilse gerekli görülmez.”
Bu aydın olduklarını iddia eden insanlar bazı şeyler kendi istedikleri veya olmasını bekledikleri gibi olmadığı için isyan bayraklarını açıp olmadık işlere kalkışarak bizim de içinde bulunduğumuz tüm basın için söylenilen birçok kötü yakıştırmayı haklı çıkarmaya gayret edip bunu da başarıyorlar.
Minimum elfaz ile maksimum yalan söyleme sanatı diye tarif edilen medyada keçisi çalınan müftüyü “Keçi çalan müftü” ilan etmek gazeteciliğin maharetlerinden sayıldığı, masa başı haberlerin en kolay iş olduğu, en başarılı asparagasın en yüksek taltifi aldığı bu cenah şimdilerde tam da hiçbir şeyin istedikleri gibi gitmediği telaşındalar.
Özgürlükten anlayışları o kadar gariptir ki devletin sırlarını ifşa edeceksiniz, dış siyaset dengelerini değiştirecek operasyonlarla ilgili bilgileri aşikâre edeceksiniz, mahremi nâmahreme ihbar edecekler sonra da özgür basın olacaksınız…
Sınırda silah malzemesi görüntüleyip “IŞiD’e silah malzemeleri Akçakale’den” diye manşet atıp devleti ortaya çıktığı günden beri terörist ilan ettiği bir örgütle iş tutmakla suçlayacaksınız sonra da özgür basın olacaksınız.
Çıkıp medya organlarında aleni bir şekilde içinde yaşadığınız, üstünde beslenip barındığınız ülkenin halkın %52’sinin açık desteği ile Cumhurbaşkanı seçilmiş bir liderini aleni bir şekilde tehdit ve tahkir edeceksiniz sonra da özgür basın olacaksınız.
Özgür Gündem gibi bir gazete hala bu ülkede yayın yapabiliyorsa, insanları aleni bir şekilde meşru devlet ve iktidara isyana ve direnişe davet edebiliyorsa, özgürlük anlayışı şuanda birbiriyle birebir örtüşen diğer medya organları aynı daveti algı oluşturma gayretiyle yapabiliyorsa daha nasıl bir özgürlük istiyorlar acaba?
Hür olmaktan kastınız ihanetinize mani her şeyin önünüzden çekilmesi ise hiç kusura bakmayın bu ülkede bir devlet ve halkın desteğini almış bir siyasi irade var. Bu ülkede ülkesini seven, dinini seven, milletine aşık insanların bulunduğu daha özgür medya organları var. Çünkü özgürlük Hakk’tan ve halktan yana olmaktır. Özgür olmak doğrunun ve iyinin yanında olmaktır. Anlayacağınız meydan boş değil.
Orhan Pekçetin
tanım: yalancıların salyalarını akıtarak bağırdığı tamlamadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar