bugün
- abdullah öcalan orospu çocuğudur13
- sırrı süreyya önder23
- göğüs kıllarım çıkmıyor9
- dün gece ne oldu13
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç8
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi8
- silver ile evlenecek erkek53
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması8
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz6
- insan olmaya çeyrek kala8
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- arif kocabıyık9
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı3
- sözlükteki linç kültürü8
- sarapci koala59
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak11
- true'nun çaylak olması5
- insan olmaya ceyrek kala3
- öbür sözlük2
- araba sileceği5
- sedef hastalığı2
- iki tas çorba5
- islam sosyoloji ve psikolojiyi kabul ediyor mu4
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- popeyes6
- gocu35
- babysharkdodododododod o2
- ayak fantezisi3
- müstehcen resim atmak3
- cincinnati cini3
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- yazarlar şuan ne yapıyor3
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- sözlüğe bir kedi bırak2
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- ismet gürbüz gürbüz mü sorunsalı3
- gece banyo yapıp balkona çıkmak3
- sözlükteki bayan azlığı6
- stt geçmiş kremle intihar etmek2
- şeyhleri toplayıp istiklal mahkemelerine götürmek2
- anın görüntüsü16
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- melih gökçek10
- sözlük sapığı kim5
- saadetler dilemek4
- çomar sahiplenme3
- arkadaşlar fasfakirim ya5
türkiye'de genel akım faşizmi hazımsızlık ya da karşısındakinin görüşünü dinlememe olarak algılanıyor. tıpkı diğer ideolojileri, düşünceleri ve kavramları maddi temellerinden ayırıp bir hiç haline getiriyorsak faşizmi de aynı şekilde algılıyor ve yargılıyoruz. bu kimi çevrelerde yaygın olarak görülmeye başlanan bir durum ve sanırım bu eğilim bir süre daha devam edecek gibi. batı dünyasında "ideolojilerin sonu" aymazlığı ile kavramları maddi temellerinden sarsmanın sonu gelmesine karşın türkiye' de henüz bu eğilimin sonu gelmemiş durumda.
bir ideolojiyi yarglarken, ona karşı çıkarken ya da onu savunurken yapılacak iki büyük hata vardır. birincisi az önce de üstünde durmaya çalıştığım maddi temeller üstüne oturtmamak, ikincisi ise; bir ideolojiyi dar bir kalıp içine hapsederek onu durağanlaştırmak, maddi temellerin öneminin fazlaca abartılarak bilinç faktörünün etkisini ıskalamak. birincisine idealizm, ikincisine ise vülgerizm damgasını vurur; fakat bu başka bir konunun içeriğidir, buna değinmeyeceğim.
faşizm; düşüncelerin cebirsel şiddet ya da baskı ile değiştirilmesi, yok edilmesi değildir. evet, faşizm bu yönteme çok başvurur ve sırf bu yüzden bile "hoşgörüsüzlük" faşizm zannedilebilir, ama bir yöntem biçiminin ideolojik bir temel kazanması olacak şey değildir ve hiçbir zaman geçerliliği olmamıştır.ötekileştirme ile karıştırılan bu durum, bizi faşizme karşı hareket etmede zorlar, hatta hareket ettirmez, sağlıklı bir karşı duruş sergiletmez.
sistemin faşizm ile bağını inkar etmesinin yegane yolu, bu düşünce sistemini yalıtık bir hale sokarak bulanıklaştırmasıdır, zihinleri karıştırmasıdır. bunun diğer bir örneğini demokrasi kavramında da görüyoruz. demokrasiyi hoşgörü kalıbına sıkıştırarak, onu maddi temellerinden koparıyor ve anlamsızlaştırıyor. dolayısıyla ya bir fetiş haline geliyor demokrasi ya da bir nefret objesi haline geliyor. demokrasinin özündeki sınıfsallık kaçırılırak anlamsız, hayatımıza etki etmeyen bir kavram haline geliyor. bunu aynı şekilde faşizmde görüyoruz ve onun sınıfsal konumunu, ne istediğini ya da neden bu tarz bir hareket kabiliyetine sahip olduğunu kaçırıyor, faşist demogojinin önünü açıyoruz.
genel olarak ötekileştirme ifadesinin faşizm olarak dile gelmesi ideolojilerin birbirine girmesine neden olacaktır. bu temelsizleştirme eğilimi mevcut sistemin yegane ideolojik cephanesi olup zihinleri yok etmektedir.
son tahlilde, bu yanlış konumlanın doğuracağı sonuçlar mevcut sisteme kanalize olan ideolojilerin meşrulaşması ve insan ilişkilerine indirgenmesi olacaktır. bu idealist saldırının temelinde yatan sınıf psikolojisi, mevcut sınıfsal konumlanışların önüne set çekiyor ve maddi temelsizlik karşı duruştaki ideolojik cephanenin tükenmesine neden oluyor. bu genel en yakın zamanda kırılarak ideolojilerin maddi temellere oturtulması bilinçlerimiz açısından zaruridir.
bir ideolojiyi yarglarken, ona karşı çıkarken ya da onu savunurken yapılacak iki büyük hata vardır. birincisi az önce de üstünde durmaya çalıştığım maddi temeller üstüne oturtmamak, ikincisi ise; bir ideolojiyi dar bir kalıp içine hapsederek onu durağanlaştırmak, maddi temellerin öneminin fazlaca abartılarak bilinç faktörünün etkisini ıskalamak. birincisine idealizm, ikincisine ise vülgerizm damgasını vurur; fakat bu başka bir konunun içeriğidir, buna değinmeyeceğim.
faşizm; düşüncelerin cebirsel şiddet ya da baskı ile değiştirilmesi, yok edilmesi değildir. evet, faşizm bu yönteme çok başvurur ve sırf bu yüzden bile "hoşgörüsüzlük" faşizm zannedilebilir, ama bir yöntem biçiminin ideolojik bir temel kazanması olacak şey değildir ve hiçbir zaman geçerliliği olmamıştır.ötekileştirme ile karıştırılan bu durum, bizi faşizme karşı hareket etmede zorlar, hatta hareket ettirmez, sağlıklı bir karşı duruş sergiletmez.
sistemin faşizm ile bağını inkar etmesinin yegane yolu, bu düşünce sistemini yalıtık bir hale sokarak bulanıklaştırmasıdır, zihinleri karıştırmasıdır. bunun diğer bir örneğini demokrasi kavramında da görüyoruz. demokrasiyi hoşgörü kalıbına sıkıştırarak, onu maddi temellerinden koparıyor ve anlamsızlaştırıyor. dolayısıyla ya bir fetiş haline geliyor demokrasi ya da bir nefret objesi haline geliyor. demokrasinin özündeki sınıfsallık kaçırılırak anlamsız, hayatımıza etki etmeyen bir kavram haline geliyor. bunu aynı şekilde faşizmde görüyoruz ve onun sınıfsal konumunu, ne istediğini ya da neden bu tarz bir hareket kabiliyetine sahip olduğunu kaçırıyor, faşist demogojinin önünü açıyoruz.
genel olarak ötekileştirme ifadesinin faşizm olarak dile gelmesi ideolojilerin birbirine girmesine neden olacaktır. bu temelsizleştirme eğilimi mevcut sistemin yegane ideolojik cephanesi olup zihinleri yok etmektedir.
son tahlilde, bu yanlış konumlanın doğuracağı sonuçlar mevcut sisteme kanalize olan ideolojilerin meşrulaşması ve insan ilişkilerine indirgenmesi olacaktır. bu idealist saldırının temelinde yatan sınıf psikolojisi, mevcut sınıfsal konumlanışların önüne set çekiyor ve maddi temelsizlik karşı duruştaki ideolojik cephanenin tükenmesine neden oluyor. bu genel en yakın zamanda kırılarak ideolojilerin maddi temellere oturtulması bilinçlerimiz açısından zaruridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar