bugün

sureksizlik

doğa düzeninin karşıtı lahza.

doğa sürekliliği sever, her şey kendini tekrar eden bir yapıda can bulur. aynı şeyler defaen oluşur-yıkılır. doğanın zamanla işi yoktur, en iyiyi, en kusursuzu arar ama acele etmez. uzun vadede zaman ile işi yoktur. doğal felaketler belirli periyotlarda oluşur, yeni türler meydana getirir, arada bazılarını eler.

geniş ölçekli yaşayamayan insan ırkının ise zamanla çok işi vardır, her şey acildir. her insan yaşamı içerisinde bir şeyleri değiştirmek, ona katkıda bulunarak, kendi varlığını ışıldatmak ister. insan toplulukları da insandan farklı değildir. diğer topluluklara hakim olmak ister, işte bu yüzden doğa ile oynar, süreksizlik yaratır; enolagay'a atom bombasını koyup, yıllardır doğa tarafından yavaş yavaş meydana getirilen yapıyı bir lahzada yok eder. genetik bilimi ile göz açığ kapayana kadar çürümeyen domatesler üretir, koyun kopyalar. doğa yüzyıllardır getirdiği sürekliliğin bozulması karşısında dengeyi kurmak ve sürekliliğin devamı için hep kaşları çatık insanoğlunu izler, küresel küresel ısıtır insan denilen varlığın yaşadığı küçük faunayı.

doğa sürekliliği, kendi yapısını tekrar eden bir heliksdir. karşıdan bakıldığında bir çember üzerinde dönüp duruyormuş gibi görünür ama yandan bakıldığında sinusoidal ve ileri doğru bir süreçtir bu. insan ise bu çemberi bir noktasından (lahzadan) kırıp ilerlemeyi ve düzeni sekteye uğratır.

velhasıl kelam süreksizlik insanın yaratısı olup yine insanın yok oluşuna neden olacaktır.
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com