bugün
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı19
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata15
- güzellik göreceli değildir7
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- kolye140
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası4
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek7
- akşam yemeğinden sonra uyumak5
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek7
- 19 ekim 20265
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- coskuyla sabunlanan pipi8
- mandalinanın yanında ekmek yemek4
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar9
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- sözlük yazarlarının salataları15
- üşümek hiç ısınmamak4
- bdsm ci kadın yazar12
- bira şişeden mi kutudan mı içilir sorunsalı4
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı14
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- bu saatte uyuyan adam2
- türkiye nin en büyük sorunu13
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız6
- salata bile yapamayan tip5
- fon vurgunu34
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- usualsuspects'in ayağı15
- egzotikbirkul6
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- çizme giyen bir kadının daha kadın olduğu gerçegi3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- zorda kalsanız kendinizden küçükle sevişir misiniz3
- fransa da sokağa çıkma yasakları4
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- yazarların hayattaki başarıları9
- herhangi bir arkadaşa ihtiyaç duymamak3
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- 20583
- havanın soğuması2
- kekim kabarmıyor uff diye mesaj atan kız4
- kürt kızlarının afet'i devran olması4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler70
yıllar önce hoşlandığım biri tarafından "zayıflık" olarak nitelendirilen duygudur.
ergenlik çağlarımdı, hani her sana ilgi gösteren insanların gözüne hoş göründüğü zamanlar. ota boka aşık olma evresindeydim, komşuluğumuza yeni taşınan benden 7-8 yaş büyük biri vardı. geldiği günden beri çok iyi anlaşıyorduk, o ilgi gösterdikçe ben kendimi kaybediyor ona aşık oluyordum. her hareketinden bir anlam çıkarıp, boşuna tribe giriyorum. bir gün onun laflarını yanlış anladım ve kırıldım, önce farketmedi ona darıldığımı. yanına gidip surat astım, ne oldu dedi. cevap vermedim. karşıma geçip kafamı kaldırdı
- seni üzecek bişey mi yaptım?
+ gitmem lazım
- dur nereye! önce niye üzüldüğünü söyle
+ sen bana laf arasında bacaksız mı dedin?
- yok o laf sana değildi, yanlış anlamışsın. hiç öyle şey söyler miyim ben?
+ niye? (içimde bir umut vardı soruyu sorarken, bu tavrı bana özel sanıyordum)
- ben kimsenin kalbini kıramam, ister erkek olsun ister kadın. ister yakınım olsun, ister hiç tanımadığım.
o an ne diyeceğimi bilemedim, onun için herkes gibiyimişim. bu çok ağır geldi, ben neler kurmuşum neler düşünmüşüm kendiliğimde. aptallığıma ağlamaya başladım
- hayda şimdi ne oldu, niye ağlıyorsun?
+kötü hissediyorum kendimi, sana bişey sorabilir miyim?
- tabi
+ aşık olunca nasıl hisseder insan?
- güçlü hissettiğini sanır ama gün geçtikçe daha da zayıfladığını hisseder.
+ nasıl yani?
- birini seversin bu normaldir ama biri için kendini kaybetmek saçmalıktır. aşk yok eder insanı ve en büyük zayıflık aşktır. insan kimse için zayıf düşmemeli! karşılığı olan aşk bile gün gelir yakar canını, karşılıksız olanı felaket zaten. hayırdır niye böyle sorular soruyorsun, aşık mı oldun yoksa? (gülerek)
+ (göz yaşlarımı silip) yok canım, zayıflığa yenik düşecek göz var mı bende?
- var malesef, hala ağlıyorsun baksana.
anlamıştı, ama beni daha fazla üzmemek için belli etmemişti. haklıydı aslında, aşk bir şeklide yakıyordu insanın canını ve bu duygu benim en büyük zayıflığımdı.
ergenlik çağlarımdı, hani her sana ilgi gösteren insanların gözüne hoş göründüğü zamanlar. ota boka aşık olma evresindeydim, komşuluğumuza yeni taşınan benden 7-8 yaş büyük biri vardı. geldiği günden beri çok iyi anlaşıyorduk, o ilgi gösterdikçe ben kendimi kaybediyor ona aşık oluyordum. her hareketinden bir anlam çıkarıp, boşuna tribe giriyorum. bir gün onun laflarını yanlış anladım ve kırıldım, önce farketmedi ona darıldığımı. yanına gidip surat astım, ne oldu dedi. cevap vermedim. karşıma geçip kafamı kaldırdı
- seni üzecek bişey mi yaptım?
+ gitmem lazım
- dur nereye! önce niye üzüldüğünü söyle
+ sen bana laf arasında bacaksız mı dedin?
- yok o laf sana değildi, yanlış anlamışsın. hiç öyle şey söyler miyim ben?
+ niye? (içimde bir umut vardı soruyu sorarken, bu tavrı bana özel sanıyordum)
- ben kimsenin kalbini kıramam, ister erkek olsun ister kadın. ister yakınım olsun, ister hiç tanımadığım.
o an ne diyeceğimi bilemedim, onun için herkes gibiyimişim. bu çok ağır geldi, ben neler kurmuşum neler düşünmüşüm kendiliğimde. aptallığıma ağlamaya başladım
- hayda şimdi ne oldu, niye ağlıyorsun?
+kötü hissediyorum kendimi, sana bişey sorabilir miyim?
- tabi
+ aşık olunca nasıl hisseder insan?
- güçlü hissettiğini sanır ama gün geçtikçe daha da zayıfladığını hisseder.
+ nasıl yani?
- birini seversin bu normaldir ama biri için kendini kaybetmek saçmalıktır. aşk yok eder insanı ve en büyük zayıflık aşktır. insan kimse için zayıf düşmemeli! karşılığı olan aşk bile gün gelir yakar canını, karşılıksız olanı felaket zaten. hayırdır niye böyle sorular soruyorsun, aşık mı oldun yoksa? (gülerek)
+ (göz yaşlarımı silip) yok canım, zayıflığa yenik düşecek göz var mı bende?
- var malesef, hala ağlıyorsun baksana.
anlamıştı, ama beni daha fazla üzmemek için belli etmemişti. haklıydı aslında, aşk bir şeklide yakıyordu insanın canını ve bu duygu benim en büyük zayıflığımdı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar