bugün
- habire128
- galatasaray ne zaman transfer yapacak10
- özgür özel'in chp de veda konuşması6
- her şeyin üst üste gelmesi8
- hangi manifest kızısın12
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası6
- başını alıp gitmek isteyen insan5
- kabataş olayı görüntüleri27
- lahmacun yiyecek kadar düşmek8
- vaatlerinin tam tersi olduğu halde iktidarda olmak6
- annesi dışarı çıkmasına izin vermeyen çocuk4
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması7
- istanbul un çok pahalı olması27
- safran7
- eti çikolatalı gofret3
- kürtler3
- cumhuriyet halk partisi2
- meyveli lahmacun7
- şaka maka true'nun 60 ında da kaldıracak olması3
- başbiraderin kahve biraderleri4
- fatih sultan mehmet'in alkol kullanması3
- cemal süreya'nın evli kadın aşkı3
- küçük prens'in aslında bir distopya olması2
- ciguli kral5
- volkswagen beetle5
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj5
- mehdiyete dair hayalleriniz7
- arkadaşlar ne oldu size böyle7
- çalışan kadın tercih etme sebepleri2
- sanayi tipi kavurmalı tost5
- en sevilmeyen ev işleri14
- kıvameddin efendi4
- türkiye cumhuriyeti ortak paydası4
- ne kadar geri zekalı varsa hepsi uludağ sözlük te4
- mehdi 29 yaşında mı başa geçmeli 40 mı6
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- gönül almaya çalışan erkek11
- dünya kaç renklidir4
- gocu25
- kara sevdaya tutulan kalmaması7
- marc cucurella9
- ciddiye alınmamak4
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz3
- haluk levent son açıklaması7
- diş fırçalamak2
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- sitede büyüyen çocuk3
- erdogan ve trump'ın yakın ilişkisi4
- nebi barlas2
- mehdi bir ihtiyaçtır3
yıllar önce hoşlandığım biri tarafından "zayıflık" olarak nitelendirilen duygudur.
ergenlik çağlarımdı, hani her sana ilgi gösteren insanların gözüne hoş göründüğü zamanlar. ota boka aşık olma evresindeydim, komşuluğumuza yeni taşınan benden 7-8 yaş büyük biri vardı. geldiği günden beri çok iyi anlaşıyorduk, o ilgi gösterdikçe ben kendimi kaybediyor ona aşık oluyordum. her hareketinden bir anlam çıkarıp, boşuna tribe giriyorum. bir gün onun laflarını yanlış anladım ve kırıldım, önce farketmedi ona darıldığımı. yanına gidip surat astım, ne oldu dedi. cevap vermedim. karşıma geçip kafamı kaldırdı
- seni üzecek bişey mi yaptım?
+ gitmem lazım
- dur nereye! önce niye üzüldüğünü söyle
+ sen bana laf arasında bacaksız mı dedin?
- yok o laf sana değildi, yanlış anlamışsın. hiç öyle şey söyler miyim ben?
+ niye? (içimde bir umut vardı soruyu sorarken, bu tavrı bana özel sanıyordum)
- ben kimsenin kalbini kıramam, ister erkek olsun ister kadın. ister yakınım olsun, ister hiç tanımadığım.
o an ne diyeceğimi bilemedim, onun için herkes gibiyimişim. bu çok ağır geldi, ben neler kurmuşum neler düşünmüşüm kendiliğimde. aptallığıma ağlamaya başladım
- hayda şimdi ne oldu, niye ağlıyorsun?
+kötü hissediyorum kendimi, sana bişey sorabilir miyim?
- tabi
+ aşık olunca nasıl hisseder insan?
- güçlü hissettiğini sanır ama gün geçtikçe daha da zayıfladığını hisseder.
+ nasıl yani?
- birini seversin bu normaldir ama biri için kendini kaybetmek saçmalıktır. aşk yok eder insanı ve en büyük zayıflık aşktır. insan kimse için zayıf düşmemeli! karşılığı olan aşk bile gün gelir yakar canını, karşılıksız olanı felaket zaten. hayırdır niye böyle sorular soruyorsun, aşık mı oldun yoksa? (gülerek)
+ (göz yaşlarımı silip) yok canım, zayıflığa yenik düşecek göz var mı bende?
- var malesef, hala ağlıyorsun baksana.
anlamıştı, ama beni daha fazla üzmemek için belli etmemişti. haklıydı aslında, aşk bir şeklide yakıyordu insanın canını ve bu duygu benim en büyük zayıflığımdı.
ergenlik çağlarımdı, hani her sana ilgi gösteren insanların gözüne hoş göründüğü zamanlar. ota boka aşık olma evresindeydim, komşuluğumuza yeni taşınan benden 7-8 yaş büyük biri vardı. geldiği günden beri çok iyi anlaşıyorduk, o ilgi gösterdikçe ben kendimi kaybediyor ona aşık oluyordum. her hareketinden bir anlam çıkarıp, boşuna tribe giriyorum. bir gün onun laflarını yanlış anladım ve kırıldım, önce farketmedi ona darıldığımı. yanına gidip surat astım, ne oldu dedi. cevap vermedim. karşıma geçip kafamı kaldırdı
- seni üzecek bişey mi yaptım?
+ gitmem lazım
- dur nereye! önce niye üzüldüğünü söyle
+ sen bana laf arasında bacaksız mı dedin?
- yok o laf sana değildi, yanlış anlamışsın. hiç öyle şey söyler miyim ben?
+ niye? (içimde bir umut vardı soruyu sorarken, bu tavrı bana özel sanıyordum)
- ben kimsenin kalbini kıramam, ister erkek olsun ister kadın. ister yakınım olsun, ister hiç tanımadığım.
o an ne diyeceğimi bilemedim, onun için herkes gibiyimişim. bu çok ağır geldi, ben neler kurmuşum neler düşünmüşüm kendiliğimde. aptallığıma ağlamaya başladım
- hayda şimdi ne oldu, niye ağlıyorsun?
+kötü hissediyorum kendimi, sana bişey sorabilir miyim?
- tabi
+ aşık olunca nasıl hisseder insan?
- güçlü hissettiğini sanır ama gün geçtikçe daha da zayıfladığını hisseder.
+ nasıl yani?
- birini seversin bu normaldir ama biri için kendini kaybetmek saçmalıktır. aşk yok eder insanı ve en büyük zayıflık aşktır. insan kimse için zayıf düşmemeli! karşılığı olan aşk bile gün gelir yakar canını, karşılıksız olanı felaket zaten. hayırdır niye böyle sorular soruyorsun, aşık mı oldun yoksa? (gülerek)
+ (göz yaşlarımı silip) yok canım, zayıflığa yenik düşecek göz var mı bende?
- var malesef, hala ağlıyorsun baksana.
anlamıştı, ama beni daha fazla üzmemek için belli etmemişti. haklıydı aslında, aşk bir şeklide yakıyordu insanın canını ve bu duygu benim en büyük zayıflığımdı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar