bugün
- beyazsemsiyeliyabanci13
- buddy dude21
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle56
- iyi ki sivaslı olmamak3
- penis yüzüğü6
- türk pornoları18
- neden intihar etmiyorsun5
- mehir2
- uysaljakoben27
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara7
- 34 yaşında olmak3
- takıntılı biri olmak3
- dilan polatın instagramına erişim engeli2
- sözlüğün en kötü yazarları13
- brad pitt'in son hali3
- kolye8
- fenerbahçe4
- botların sözlük sessizleşince gaza gelmesi2
- selime teyzenin 2 yıldır adalet araması2
- bulaşık yıkarken dinlenilen şarkılar2
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- gelişin yaşamak kadar güzel bana4
- geldi yine deli2
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- türkiye14
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın4
- gocu40
- ne zaman adam oluruz4
- uçakta doktor var mı anonsunda sessiz kalmak2
- yüzüne nur inmek2
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- halkın gelir düzeyinin yükselmesi3
- kadınları itici yapan detaylar12
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
- en saçma yiyecek isimleri6
- gocuz aman baba kart on toper ector true bud dy6
- hoşçakalın2
- 6 haziran 2026 çükümün kanaması2
- aldatma nedenleri3
- boşalınca gelen anlamsızlık hissi2
- en son ne yediniz9
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- zaman doğrusal mıdır döngüsel midir4
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- güzel kız arkadaşları olan sözlük kızları2
ülkemizde genellikle pısırık olmaktır.
karşıdaki adam pısırık olduğunuzu anladığı an ise çok geçtir, welcome to asgari ücret, daha sonra beğenmiyorsan bırak kardeşim bu paranın yarısına çalışacak memlekette milyon tane işsiz var zırvaları.
iş yapıyorsunuz kardeşim, iş. yaptığınız iş muhtemelen ne atomu parçalamak, ne de devlet yönetmek. belli prosedürleri olan işler.
işte bu yüzden , iş görüşmesine gittiğiniz yerde pısırık durmayın, efendim bu işe çok ihtiyacım var gibi cümlelere girmeyin. eğer tecrübeniz yoksa, bilmiş ve biraz ukala bir tavır sergileyerek '' beyefendi siz burada ... işi için eleman aramıyor musunuz, bu da işe alacağınız kişilerin şu tarz işleri yapabilecek bilgiye sahip olmasını gerektirir gibi söylemler ifade edin.
bakın, bu her zaman sökmese bile çoğunlukla olumlu sonuç verir. çünkü türkiye şartlarında patronların %90 ının lise mezunu bile olmadığını, ayrıca iş hakkında bir çok bilgiye sahip olmadığını , sadece para yönetimini iyi yapan kimseler olduğunu belirtebilirim. ayrıca, velev ki patron üniversite mezunu olsun, eğer çok çok büyük bir firma değilse, bu patron üniversite mezunu olsa bile en fazla 90 ların başında üniversiteyi bitirmiş, o zamandan bu zamana gelen teknolojik gelişimleri çokta takip etmemiş kişilerdir.bu yüzden kendinizi biraz janjanlı paket yapın. cümleleriniz süslü olsun. yeri geldiğinde hafif ukalalık yapın. ama dozunu aşmaması kaydıyla.
gelelim ücret konusuna. kozu ilk başta, yaa ücret çok önemli değil benim için, ben iş deneyimi istiyorum dediğiniz an patrona verdiniz. alacağınız ücret, asgari ücret ve muhtemelen sigortasızlık.
eğer biraz kendinize güveniniz varsa ve az çok kendinizi mesleki bilgiler konusunda geliştirmişseniz, ve özellikle mühendislik için konuşuyorum , piyasayı çok iyi takip edin. neredeyse, alanınızla alakalı çalışan tüm işçilerin aldığı ücretler hakkında bilgi sahibi olun. asgari ücret dayatmasına, kusura bakmayın, siz x işi için eleman arıyorsunuz, bu x işçisi şu şu işleri yapacak, muhtemelen işin en önemli sac ayağını oluşturacak ve siz asgari ücret vermeye kalkıyorsunuz. ya şaka yapıyorsunuz, ya bu işlerden hiç anlamıyorsunuz, ya da görüşmemiz gözünüzde olumsuz bir intiba bıraktı beni pes ettirmeye çalışıyorsunuz gibi bilgiç cümleler kurun. öyle paat diye gitmeyin.
bakın burada yaşadığım tecrübeleri paylaştım, bunların hepsini bizzat yaşadım. ve üniversite öğrencisiyken, asgari ücret 800 lira civarında iken bile 1300 tl den aşağı ücretle çalışmadım.
işsiz nüfusa tavsiyedir, piyasada pısırık eleman çok. patronun baktığı ilk şey aslında tecrübe değildir. onun gözünde tecrübe, o adamın karşısında nasıl bir tavır takındığınızmış. bunu ilk olarak iş alımı yaptığımda anladım.
yeni mezun olarak çok kızardım tecrübeniz var mı sorusuna . ilk olarak, şantiyeye eleman alımı yaptığım an anladım ki, tecrübeniz var mı aslında bir şaşırtma sorusu. ''tecrübem yok ama çok çabuk öğrenirim'' gibi abuk subuk laflar bir işe yaramıyor. bunu diyen en az 12 kişi gördüm. tecrübem var diyen arkadaşa ise, ne tarz işler yaptınız, bu yaptığınız işlerde sizin göreviniz neydi, iş yaparken tüzüğün durumu nedir, ve ya bahsettiği işle alakalı kafada tasarlanan saçma sapan bir soruyu yönelttiğinizde , o adam şaşırıp, kekelemeye falan başlıyorsa o adam gözünüzde olumsuz damgası yiyor. bir soru sorduğunuzda hiç duraksamadan size yarım yamalakta olsa bir cevap veren, başka bir soruya ise aa şöyle şöyle bir durum da var, bilmiyorum burada bu tarz şekilde çalışıyor musunuz ama diyen , kendisine güven duyan kişiler tercih sebebi oluyor. mantık şu ; üniversite mezunu insan, aslında yönetici olarak işe alınıyor. ondan istenen iş halletmesi değil, sorunları çözebilme kapasitesi. yoksa zaten iş bir türlü yürüyor, önemli olan işin yürümediği anlarda bu sorunu en kısa sürede halledip çarkı işler hale getirebilecek kişiyi bulmak. eğer böyle bir kişi bulunamıyorsa, diğerleri arasından , en çok işte çalışan ve ya tecrübesi olan adam, o işi yapacak (!) eleman olarak işe alınıyor.
bu dediklerimi ister dikkate alırsınız, ister almazsınız. denemekte fayda var diyorum, işe alınırsanız karlı çıkarsınız, işe alınmazsanız zaten kaybedilecek bir durum yok.
karar sizin.
karşıdaki adam pısırık olduğunuzu anladığı an ise çok geçtir, welcome to asgari ücret, daha sonra beğenmiyorsan bırak kardeşim bu paranın yarısına çalışacak memlekette milyon tane işsiz var zırvaları.
iş yapıyorsunuz kardeşim, iş. yaptığınız iş muhtemelen ne atomu parçalamak, ne de devlet yönetmek. belli prosedürleri olan işler.
işte bu yüzden , iş görüşmesine gittiğiniz yerde pısırık durmayın, efendim bu işe çok ihtiyacım var gibi cümlelere girmeyin. eğer tecrübeniz yoksa, bilmiş ve biraz ukala bir tavır sergileyerek '' beyefendi siz burada ... işi için eleman aramıyor musunuz, bu da işe alacağınız kişilerin şu tarz işleri yapabilecek bilgiye sahip olmasını gerektirir gibi söylemler ifade edin.
bakın, bu her zaman sökmese bile çoğunlukla olumlu sonuç verir. çünkü türkiye şartlarında patronların %90 ının lise mezunu bile olmadığını, ayrıca iş hakkında bir çok bilgiye sahip olmadığını , sadece para yönetimini iyi yapan kimseler olduğunu belirtebilirim. ayrıca, velev ki patron üniversite mezunu olsun, eğer çok çok büyük bir firma değilse, bu patron üniversite mezunu olsa bile en fazla 90 ların başında üniversiteyi bitirmiş, o zamandan bu zamana gelen teknolojik gelişimleri çokta takip etmemiş kişilerdir.bu yüzden kendinizi biraz janjanlı paket yapın. cümleleriniz süslü olsun. yeri geldiğinde hafif ukalalık yapın. ama dozunu aşmaması kaydıyla.
gelelim ücret konusuna. kozu ilk başta, yaa ücret çok önemli değil benim için, ben iş deneyimi istiyorum dediğiniz an patrona verdiniz. alacağınız ücret, asgari ücret ve muhtemelen sigortasızlık.
eğer biraz kendinize güveniniz varsa ve az çok kendinizi mesleki bilgiler konusunda geliştirmişseniz, ve özellikle mühendislik için konuşuyorum , piyasayı çok iyi takip edin. neredeyse, alanınızla alakalı çalışan tüm işçilerin aldığı ücretler hakkında bilgi sahibi olun. asgari ücret dayatmasına, kusura bakmayın, siz x işi için eleman arıyorsunuz, bu x işçisi şu şu işleri yapacak, muhtemelen işin en önemli sac ayağını oluşturacak ve siz asgari ücret vermeye kalkıyorsunuz. ya şaka yapıyorsunuz, ya bu işlerden hiç anlamıyorsunuz, ya da görüşmemiz gözünüzde olumsuz bir intiba bıraktı beni pes ettirmeye çalışıyorsunuz gibi bilgiç cümleler kurun. öyle paat diye gitmeyin.
bakın burada yaşadığım tecrübeleri paylaştım, bunların hepsini bizzat yaşadım. ve üniversite öğrencisiyken, asgari ücret 800 lira civarında iken bile 1300 tl den aşağı ücretle çalışmadım.
işsiz nüfusa tavsiyedir, piyasada pısırık eleman çok. patronun baktığı ilk şey aslında tecrübe değildir. onun gözünde tecrübe, o adamın karşısında nasıl bir tavır takındığınızmış. bunu ilk olarak iş alımı yaptığımda anladım.
yeni mezun olarak çok kızardım tecrübeniz var mı sorusuna . ilk olarak, şantiyeye eleman alımı yaptığım an anladım ki, tecrübeniz var mı aslında bir şaşırtma sorusu. ''tecrübem yok ama çok çabuk öğrenirim'' gibi abuk subuk laflar bir işe yaramıyor. bunu diyen en az 12 kişi gördüm. tecrübem var diyen arkadaşa ise, ne tarz işler yaptınız, bu yaptığınız işlerde sizin göreviniz neydi, iş yaparken tüzüğün durumu nedir, ve ya bahsettiği işle alakalı kafada tasarlanan saçma sapan bir soruyu yönelttiğinizde , o adam şaşırıp, kekelemeye falan başlıyorsa o adam gözünüzde olumsuz damgası yiyor. bir soru sorduğunuzda hiç duraksamadan size yarım yamalakta olsa bir cevap veren, başka bir soruya ise aa şöyle şöyle bir durum da var, bilmiyorum burada bu tarz şekilde çalışıyor musunuz ama diyen , kendisine güven duyan kişiler tercih sebebi oluyor. mantık şu ; üniversite mezunu insan, aslında yönetici olarak işe alınıyor. ondan istenen iş halletmesi değil, sorunları çözebilme kapasitesi. yoksa zaten iş bir türlü yürüyor, önemli olan işin yürümediği anlarda bu sorunu en kısa sürede halledip çarkı işler hale getirebilecek kişiyi bulmak. eğer böyle bir kişi bulunamıyorsa, diğerleri arasından , en çok işte çalışan ve ya tecrübesi olan adam, o işi yapacak (!) eleman olarak işe alınıyor.
bu dediklerimi ister dikkate alırsınız, ister almazsınız. denemekte fayda var diyorum, işe alınırsanız karlı çıkarsınız, işe alınmazsanız zaten kaybedilecek bir durum yok.
karar sizin.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
