bugün
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın7
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- yemek yapmayı bilmeyen kadın6
- kotor6
- devalüasyon yakın mı9
- mekke anlaşması6
- günlük tutan erkek9
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- israil3
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır11
- anın görüntüsü12
- hurdacılık2
- velvet hanım çay içelim mi6
- kadın kocasının hizmetkarıdır4
- yavrum diye hitap eden erkek7
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı2
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- ülkücüleri ciddiye almak3
- eğitiyorum ayağına işkence eden sensei4
- ümmetçilerin azerbaycan düşmanlığı2
- ortega sedat3
- bir günde 100 bayana merhaba demek3
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- cedicader'i gsli yapıyoruz kampanyası2
- burunla blok flüt çalabilmek6
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması13
- sezgin tanrıkulu2
- cersei lannister'in dincileri patlatması3
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim5
- kadın yazar çekme başlıkları6
- fenerbahçe de romelu lukaku gelişmesi2
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- artı oy veren kişinin erkek yazar olması3
- mohamed salah ghaly14
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- geldimgittim5
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- şeyhine karısını sunarak evliya olmak2
- sevgilim popomun arasından kredi kartı çekti3
- başka sözlükten yazarlık teklifi gelmesi2
- dar kot pantolon ile uyumak3
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- kale3112 entry ni beğendi3
- türk türk olduğu için soyludur2
- tai lung12
bir cumali ünaldı hasannebioğlu şiir. murat kapkıner de müthiş okur.
Şahmerdanlar gömmektedir şimdi,aşkımızın göğsüne yadırgı hüzünleri.
Kaypak bir çamur olan mayamız kinle bereketlenmektedir.
Uyuyan bebekleriyle üşüyen köpeklerini bir yana bırakıp,bir sabah vakti,
Dudaklarımda direnmiş yüreklerin isyanını taşıyan keskin bir ıslık,
Ellerim ceplerimde bu şehri yerle bir edersem bana deli,bana çılgın diyecekler biliyorum...
Gönlümü asi bir tohuma gizleyerek toprağa gömüyorum.
Bu şehr ki amansız göğünü bile çekti üzerimden,
Dörtnal koşan ayağına şiirimin bukağılar vurdu.
Ürkütünce fillerini zarif ve soylu arap atlarının üzerine
Ebabil kuşları uçuruyor bir adam gözünün bebeğinde...
Bilinmez mi elimiz değdiğinde buz gibi pınarların köze kestiği,
Yürüdüğümüzde dağların yok olduğu,öfkeyle bıraktığımız soluğun nice görkemli taş tapınakları yerle bir ettiği bilinmez mi?...
Ahdimi kavruk ağaçlara,kanadı kırık kuşlara,yivleri aşınmış bir tabancaya,
Utancından küçülüvermiş haritalara yani;onurlu yorumlayıcılara bırakıyorum...
Ben ki saçına çokça aklar berkitilmiş bir Semudum
Ağlamak için başına uygun duvarlar arayan.
Unutulmuş çiçekleri tozlu raflar arasından el değmemiş kitaplardan
Yüreği üzre koyup örselemeden çıkaran her kelimeyi.
Her kelimeyi gereği üzre akıp giden hayata uygulayan
Karanlık kuyulara sarkıtılmış bir semudum...
Şimdi ölümden arta kalan acılar yazılıyor bizim alnımıza
Tasdikli mühürlü kağıtlarımıza.
Güneş döner ay peşimizde vay gülüm,bu çılgın adamlar sığmaz dünyaya.
Ve korku içimizde uzanıp yatmış köpek,
Anten olmuş her sese kulak kabartmış köpek.
Biliyorum,biliyorum bir ada gibi coğrafya atlasına sınırları kanla değil,
Kalemle çizilmiş bir ülkeyi;bankalar, bankerler,tröstler,tecimevleri,
Kıravatlı, rüzgarsız saçları,boyalı potinleri,yüzleri kara bir gecede ışıldayan faiz hadleri,
Cepleri teberru çekleri,piyango biletleri,evleri tıka basa ölü çocuk kemikleri,
Yanmış genç bedenleri,acıyla yokekedilmiş adam iskeletleri.
Biliyorum...basarak kan deryasına yürüyor onlar,
Ve ayaklarının altı lekesizdir, biliyorum...
Ben kendimi sokaklara karşı denemedim.
Çekilirken üstümden boz bulanık sel suları önce hüznü belledim,
Birçok harfi sağır olan alfabeden karanlığın buzul topraklarında
Bir kar çiçeği gibi göğermeyi öğrendim.
Ben kendimi sokaklara karşı denemedim..
Onlar hep benziyor biribirlerine,
Kendini dinleyen bir böcek gibi duyargalarını içlerine çevirdiklerinde
Zalimdir gururludur yeryüzü titrer yürüdüklerinde
Bilirler her şeyi bakışları keskindir de
Bir ağır makinalı saniyede kaç mermi atar bir çırpıda söylerlerde...
Yeni açmış bir çiçeğe eğilen adam zindana atıldığında da fatiha okur;bu bir...
Sakalı zorla kesilmiş birisi sarıklı,cübbeli,sakallı bir gizli kimlik taşımıştır
Ve bir kaya kütlesi oluncaya kadar dağlara bakmamaya yemin etmiştir.bu iki...
Sonbahara direnmiş kışı göğüslemiş ağaçlar illada patlatacaklardır domurlarını ilkbahara
Ve yaz hasat mevsimidir.bu üç...
BiLMEDiKLERiDiR VE ONLAR HEP BiRBiRiNE BENZEMEKTEDiR ...
Biliyorum,ana biliyorum bedenimde bu zulüm ,kara geceyi bir örtü gibi düşlerimize saran
Berrak sulara bir damla kan olup yayılan günlerde eriyorum.
Sabır sayfaları okunup üflenmiş yüreğime ben ki korkulara efsunluyum.
Akrep topraklara beleyip avucuma yılan kavisler sürerdin de
Saçıma ki ana deli çırpınmalar eklerdin.
Daneleyin ekilmezsem vay beni,gök tırpanla biçilmezsem vay beni!
Senin için dare çekilmezsem vay beni,
Ey bu harfi yüreğime ilikleyen ayetini buğdayıma çizen yar...
Savruk yapraklar ağlıyor güzün kararttığı suyumuzda sarı ve savruk.
Yanık yanaklarımızı sürüyor toprağın serin ve diri yüzüne...
Ben şiirini söylemedim daha,dıştan durgun ve sessiz
içten içe lavlarını kaynatan bir yanardağın,yuvası dağıtılmış kartalların,
Ve gözlerine sonsuz hüzünlerin mili çekilmiş çocukların şiirini söylemedim daha...
Vurulduğu gece toprağa düştüğü yere taşlardan bir kin anıtı olarak döşekler yapılmamış,
Kanlısı kargıçlanmamış ve ölümün ter-ü taze gözlerine çok renkli bir nakış olarak işlendiği
Gömleğine incecik kadın yüreklerle evlad iyal ana bacı seslerle ilençlerle ağlanmamış,
Kimsiz kimsesiz bir ölü gibi yatırılmış unutulan yüreğin hey... şiirini söylemedim daha...
Uzun nefeslerle düşünmekten sakınan bir güneş
Minicik serçelerin yumulmaz gözlerine gizlenerek bir çırpıda çakılıyor arza.
Ben o zaman elimi kaldırıp elyordamıyla gözü bağlı tetiğe dokunuyorum
Yaşamanın sivri yanları çakılıyor göğsüme
insanlar kayıp gidiyor tırnaklarımın arasından göğsümde kargılarını unutuyorlar.
Ben yine onikiden vuruyorum.
Atlayıp üstüne şavkı vuran sözcüklerin gümüş sağrılı küheylanı yormadan dörtnal koşturuyorum.
Ben akkor demirlerle ağlamak köprülerini dağlayan cerrah,
Kanayan bir yaraya naralar çiçeklendiren,yitik çocukların rahmisıla közlerine bastığı
Bu umut merhemini kararan göğe,düşen yaprağa,hasretinden çatlamış toprağa sürüyorum...
Şahmerdanlar gömmektedir şimdi,aşkımızın göğsüne yadırgı hüzünleri.
Kaypak bir çamur olan mayamız kinle bereketlenmektedir.
Uyuyan bebekleriyle üşüyen köpeklerini bir yana bırakıp,bir sabah vakti,
Dudaklarımda direnmiş yüreklerin isyanını taşıyan keskin bir ıslık,
Ellerim ceplerimde bu şehri yerle bir edersem bana deli,bana çılgın diyecekler biliyorum...
Gönlümü asi bir tohuma gizleyerek toprağa gömüyorum.
Bu şehr ki amansız göğünü bile çekti üzerimden,
Dörtnal koşan ayağına şiirimin bukağılar vurdu.
Ürkütünce fillerini zarif ve soylu arap atlarının üzerine
Ebabil kuşları uçuruyor bir adam gözünün bebeğinde...
Bilinmez mi elimiz değdiğinde buz gibi pınarların köze kestiği,
Yürüdüğümüzde dağların yok olduğu,öfkeyle bıraktığımız soluğun nice görkemli taş tapınakları yerle bir ettiği bilinmez mi?...
Ahdimi kavruk ağaçlara,kanadı kırık kuşlara,yivleri aşınmış bir tabancaya,
Utancından küçülüvermiş haritalara yani;onurlu yorumlayıcılara bırakıyorum...
Ben ki saçına çokça aklar berkitilmiş bir Semudum
Ağlamak için başına uygun duvarlar arayan.
Unutulmuş çiçekleri tozlu raflar arasından el değmemiş kitaplardan
Yüreği üzre koyup örselemeden çıkaran her kelimeyi.
Her kelimeyi gereği üzre akıp giden hayata uygulayan
Karanlık kuyulara sarkıtılmış bir semudum...
Şimdi ölümden arta kalan acılar yazılıyor bizim alnımıza
Tasdikli mühürlü kağıtlarımıza.
Güneş döner ay peşimizde vay gülüm,bu çılgın adamlar sığmaz dünyaya.
Ve korku içimizde uzanıp yatmış köpek,
Anten olmuş her sese kulak kabartmış köpek.
Biliyorum,biliyorum bir ada gibi coğrafya atlasına sınırları kanla değil,
Kalemle çizilmiş bir ülkeyi;bankalar, bankerler,tröstler,tecimevleri,
Kıravatlı, rüzgarsız saçları,boyalı potinleri,yüzleri kara bir gecede ışıldayan faiz hadleri,
Cepleri teberru çekleri,piyango biletleri,evleri tıka basa ölü çocuk kemikleri,
Yanmış genç bedenleri,acıyla yokekedilmiş adam iskeletleri.
Biliyorum...basarak kan deryasına yürüyor onlar,
Ve ayaklarının altı lekesizdir, biliyorum...
Ben kendimi sokaklara karşı denemedim.
Çekilirken üstümden boz bulanık sel suları önce hüznü belledim,
Birçok harfi sağır olan alfabeden karanlığın buzul topraklarında
Bir kar çiçeği gibi göğermeyi öğrendim.
Ben kendimi sokaklara karşı denemedim..
Onlar hep benziyor biribirlerine,
Kendini dinleyen bir böcek gibi duyargalarını içlerine çevirdiklerinde
Zalimdir gururludur yeryüzü titrer yürüdüklerinde
Bilirler her şeyi bakışları keskindir de
Bir ağır makinalı saniyede kaç mermi atar bir çırpıda söylerlerde...
Yeni açmış bir çiçeğe eğilen adam zindana atıldığında da fatiha okur;bu bir...
Sakalı zorla kesilmiş birisi sarıklı,cübbeli,sakallı bir gizli kimlik taşımıştır
Ve bir kaya kütlesi oluncaya kadar dağlara bakmamaya yemin etmiştir.bu iki...
Sonbahara direnmiş kışı göğüslemiş ağaçlar illada patlatacaklardır domurlarını ilkbahara
Ve yaz hasat mevsimidir.bu üç...
BiLMEDiKLERiDiR VE ONLAR HEP BiRBiRiNE BENZEMEKTEDiR ...
Biliyorum,ana biliyorum bedenimde bu zulüm ,kara geceyi bir örtü gibi düşlerimize saran
Berrak sulara bir damla kan olup yayılan günlerde eriyorum.
Sabır sayfaları okunup üflenmiş yüreğime ben ki korkulara efsunluyum.
Akrep topraklara beleyip avucuma yılan kavisler sürerdin de
Saçıma ki ana deli çırpınmalar eklerdin.
Daneleyin ekilmezsem vay beni,gök tırpanla biçilmezsem vay beni!
Senin için dare çekilmezsem vay beni,
Ey bu harfi yüreğime ilikleyen ayetini buğdayıma çizen yar...
Savruk yapraklar ağlıyor güzün kararttığı suyumuzda sarı ve savruk.
Yanık yanaklarımızı sürüyor toprağın serin ve diri yüzüne...
Ben şiirini söylemedim daha,dıştan durgun ve sessiz
içten içe lavlarını kaynatan bir yanardağın,yuvası dağıtılmış kartalların,
Ve gözlerine sonsuz hüzünlerin mili çekilmiş çocukların şiirini söylemedim daha...
Vurulduğu gece toprağa düştüğü yere taşlardan bir kin anıtı olarak döşekler yapılmamış,
Kanlısı kargıçlanmamış ve ölümün ter-ü taze gözlerine çok renkli bir nakış olarak işlendiği
Gömleğine incecik kadın yüreklerle evlad iyal ana bacı seslerle ilençlerle ağlanmamış,
Kimsiz kimsesiz bir ölü gibi yatırılmış unutulan yüreğin hey... şiirini söylemedim daha...
Uzun nefeslerle düşünmekten sakınan bir güneş
Minicik serçelerin yumulmaz gözlerine gizlenerek bir çırpıda çakılıyor arza.
Ben o zaman elimi kaldırıp elyordamıyla gözü bağlı tetiğe dokunuyorum
Yaşamanın sivri yanları çakılıyor göğsüme
insanlar kayıp gidiyor tırnaklarımın arasından göğsümde kargılarını unutuyorlar.
Ben yine onikiden vuruyorum.
Atlayıp üstüne şavkı vuran sözcüklerin gümüş sağrılı küheylanı yormadan dörtnal koşturuyorum.
Ben akkor demirlerle ağlamak köprülerini dağlayan cerrah,
Kanayan bir yaraya naralar çiçeklendiren,yitik çocukların rahmisıla közlerine bastığı
Bu umut merhemini kararan göğe,düşen yaprağa,hasretinden çatlamış toprağa sürüyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar