bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği44
- kürt dizilerinin tutmaması5
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi7
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni6
- from gold from dust32
- eski sevgilisi için sahibinden com'a ilan vern kız4
- vurdurmaya meyilli araba5
- hulk gerçek mi4
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması5
- sabahın bir vakti çay içen insan köylüdür4
- akapekaka2
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi4
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak4
- en iyi çakmak markası4
- neden kimse bana günaydın demiyor sorusu2
- akepe dönemi16
- tmo'ya ait buğdayın lisanslı depolardan çalınması2
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır2
- uludağ sözlük 1 yaşında msn zirvesi2
- türkiye'nin mekke ve bedir ittifakı hamlesi3
- bir tane sineğin evde kaos çıkarması2
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- sabahları sevilen şeyler3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı5
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- queen ravenna ifşası15
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz13
- bu saatte uyumama sebebi4
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- eski yazarların profilinde dolaşmak2
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- kolye143
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- la loba21
- saat12
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- kol saati8
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- pudra kokusu6
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- tavuklu pilav8
- fırın sütlaç8
sözcüklerin kelimelere dökülemediği, zamanın aslında ne kadar acımasız olduğunu bir kez daha hatırlattığı bir gün... o kadar çok şey var ki aslında, anlatamadığım... söylenemeyenler, susup yutulanlar, saklananlar, dışarı çıkmaya korkan bastırılmış duygular...
aslında ben bu yazıyı kendime yazdım. yıllarca bastırdıklarıma, konuşamayıp sustuklarıma, en derinde sakladıklarıma, hatıraları tozlu anılarıma yazdım. ben bu yazıyı bu gün şu anda af dilemek için yazdım. birilerinden değil, kendimden af dilemek için yazdım. geçen yılların, kaybedilen zamanın ve en önemlisi kaybedilen insanların hatrına yazdım.
yaşım olmuş 23, neye yarar? ahh be bibi; akıl başa derdin, akıl başa!
bitmez sandıklarımın, sonu gelmez dediklerimin sonuna geldiğim şu günde, mutlu mu olmalıyım? yok yok. çektiklerime, göz yaşlarıma, umutlarıma, hayal kırıklıklarıma, gerçeklerime ve pişmanlıklarıma ağlamalıyım.
pişmanlık; bu tanıma onlarca açıklama yazarım.
hafifledim sanki. daha da boşladım biraz. mesela günde 15 saat uyuyorum, eskisi gibi her romanı her yazıyı okumuyorum artık. daha seçiçi oldum demeyelim de, daha bi kaprisli oldum sanki. yatakta yatarken tavanı izlemek en sevdiğim hobilerim arasında mesela, günlerce duş almaya üşeniyorum, öyle garip bir ruh hali içindeyim ki üşengeçlikten pijamalarımı değiştirip yenilerini giymiyorum. kokuyorum sanki biraz da. biraz tütün, az biraz ter gibi...
sürekli yazıyorum, konuşamayıp anlatamadıklarımı döküyorum.. bazen odama kilitliyorum kendimi, ergen gibi.. ne bir ses ne de bir yüz görmek istemiyorum. hayatın koşuşturmacasından o kadar yoruldum ki, çekip gitmek değil ama kendimi kendimle yüzleştiriyorum sanki. her açılan anı yüreğimi sızlatıyor, göğsüm sıkışıyor nefes alamıyorum. ilk başlarda zor geliyordu ama alıştım. yavaşça özlediğim kendime dönüyorum gibi. depresyonda değilim biliyorum ama eğilimlerim var benim kötü alışkanlıklara... kelimelere dökünce çok klişe oldu sanki.. öyle güzel demiş ki özdemir asaf;
ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
inanırdım saadetli yolculuklara.
adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz...
bütün hızımla koşardım dalgalara.
o zaman beni görseydiniz.
ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
beni o zaman görseydiniz
siz de gelirdiniz peşimden.
ama şimdi şu akşam saatinde
son liman kendim, bu döndüğüm,
bilmiş, bulmuş, anlamış.
hatırımda, bir vakitler güldüğüm
yoluna can serdiğim o kaçış.
şimdi, şu akşam saatinde
dönüyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış,
gözlerin doymayan sahilinde.
herşeyi boş ver, tüm yazım yanlışlarımı ve anlatım bozukluklarımı...
af diliyorum senden, korkusuzca...
aslında ben bu yazıyı kendime yazdım. yıllarca bastırdıklarıma, konuşamayıp sustuklarıma, en derinde sakladıklarıma, hatıraları tozlu anılarıma yazdım. ben bu yazıyı bu gün şu anda af dilemek için yazdım. birilerinden değil, kendimden af dilemek için yazdım. geçen yılların, kaybedilen zamanın ve en önemlisi kaybedilen insanların hatrına yazdım.
yaşım olmuş 23, neye yarar? ahh be bibi; akıl başa derdin, akıl başa!
bitmez sandıklarımın, sonu gelmez dediklerimin sonuna geldiğim şu günde, mutlu mu olmalıyım? yok yok. çektiklerime, göz yaşlarıma, umutlarıma, hayal kırıklıklarıma, gerçeklerime ve pişmanlıklarıma ağlamalıyım.
pişmanlık; bu tanıma onlarca açıklama yazarım.
hafifledim sanki. daha da boşladım biraz. mesela günde 15 saat uyuyorum, eskisi gibi her romanı her yazıyı okumuyorum artık. daha seçiçi oldum demeyelim de, daha bi kaprisli oldum sanki. yatakta yatarken tavanı izlemek en sevdiğim hobilerim arasında mesela, günlerce duş almaya üşeniyorum, öyle garip bir ruh hali içindeyim ki üşengeçlikten pijamalarımı değiştirip yenilerini giymiyorum. kokuyorum sanki biraz da. biraz tütün, az biraz ter gibi...
sürekli yazıyorum, konuşamayıp anlatamadıklarımı döküyorum.. bazen odama kilitliyorum kendimi, ergen gibi.. ne bir ses ne de bir yüz görmek istemiyorum. hayatın koşuşturmacasından o kadar yoruldum ki, çekip gitmek değil ama kendimi kendimle yüzleştiriyorum sanki. her açılan anı yüreğimi sızlatıyor, göğsüm sıkışıyor nefes alamıyorum. ilk başlarda zor geliyordu ama alıştım. yavaşça özlediğim kendime dönüyorum gibi. depresyonda değilim biliyorum ama eğilimlerim var benim kötü alışkanlıklara... kelimelere dökünce çok klişe oldu sanki.. öyle güzel demiş ki özdemir asaf;
ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
inanırdım saadetli yolculuklara.
adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz...
bütün hızımla koşardım dalgalara.
o zaman beni görseydiniz.
ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
beni o zaman görseydiniz
siz de gelirdiniz peşimden.
ama şimdi şu akşam saatinde
son liman kendim, bu döndüğüm,
bilmiş, bulmuş, anlamış.
hatırımda, bir vakitler güldüğüm
yoluna can serdiğim o kaçış.
şimdi, şu akşam saatinde
dönüyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış,
gözlerin doymayan sahilinde.
herşeyi boş ver, tüm yazım yanlışlarımı ve anlatım bozukluklarımı...
af diliyorum senden, korkusuzca...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar