bugün
- iremga32
- zurna dürüm4
- gammaz arkadaşlar acil baksın8
- tem şubenin sözlükte kavga etmesi7
- kavun kokusu4
- uyudunuz mu4
- beybi leydi3
- velvet8
- uludağdaki gambaz zulmüne uğrayan yazarlar9
- sözlükle ilgili kırgınlığım var3
- sözlük erkeklerinin memeleri8
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki6
- nevşehir denince akla gelenler4
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- görür görmez artılanan yazarlar4
- ona sor2
- sözlükte çok az hamferdi olması6
- nihavent bey bay birader4
- anne ile seks yapmak5
- nick vermeden bir yazara seslen11
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması27
- şaka maka uludağda çok bayan yazar olması3
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- sigarayı bırakmak4
- ismedin geçeceği illerde yapılacak kutlamalar3
- sözlüğe bir erkek meme mi attı sorunsalı5
- sibel can'a benzeyen yuzır5
- arkadaşlar ben uyuyorum bir şey demeyin3
- sevilen yazara yazılan şiir3
- sakatat4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın4
- migros'ta şarap seçen yalnız ve hüzünlü kadınlar4
- tenis oynayan kız çekiciliği4
- sözlükte meme ayrımcılığı5
- canımın buz gibi yeşil üzüm çekmesi4
- kavga eden iki yazarı da artılamak3
- dava ile tehdit eden yazar3
- kolombiya daki depremde ölü sayısı 2732
- gideni irdeleyen kezo2
- sevilen kişiyi açık oylamak2
- modluk seçimleri3
- takipten mi çıktın çen2
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- uludağ sözlük paris buluşması2
- haftanın gammazları listesi25
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti4
- çocukluğu hatırlatan şeyler3
- dayanamayıp kitap almak7
Şimdi benim için 'tın' olan şeylerdir. Evde yokum cünkü ailemin yanındayım. 2 ay sonra öyle olmayacak biliyorum, gidince gene tın tın... Yalnız kalmak çok kötü bir sey be :/
(bkz: Depersonalizasyon) olduğum zamanlardı cok feci idi.
Edit: Bir aralar ciddi anlamda stres yaşıyordum ve kaygı bozukluğum vardı. Arkadaşlara danışayım dedim: 'gençler ben geceleri yataktan kalkıyorum lavaboya mesela, dügmeye basıyorum ama ışık yanmıyor. Daha dogrusu, düğme düşmüyor. Elim böyle gerçek degil. Ruh gibi, herhangi bir şeyi de hareket ettiremiyorum. Sayısız kere basıyorum, dügmede hareket yok. Her yer karanlık. Çıldıracakmışsın gibi... Bu durumla o kadar cok karsı karsıya kaldım ki, normalmiş gibi kabullendim. 'Ha evet bu ayakta olan ruhum, geri döneyim en iyisi' deyip yatağa geri döndüğümde, bir de bakıyorum ki bedenim ciddi anlamda yatakta. Ben de o kadar zekiyim ki bedenin içine atlıyorum. Normal gibi böyle..' anlattım bunları kankalara. iclerinden biri acayip tırstı, biri de : 'kanka sen depersonalizasyon olmuşsun sanırım. Bir psikiyatriste görün ya da psikoterapiste...' . dedim haklı galiba. Ama psikiyatriste gitsem antidepresan mağduru edecek, psikoterapiste gitsem aşamaları ve o bir sürü saçma sapan izlenmesi gereken yolları zaten biliyorum, bilindik şeyleri, bana dayatacak. inadına uygulamarı yapmayacağım. Velhasıl, bu zaman zaman herkesin başına gelebilir. Depersonalizasyonumu seversem ve onu oldugu gibi kabul edersem belki yakamı bırakır. Bu olaylar silsilesi tekrarlandıkca. Tabi sadece ısıgı acamamakla kalmadı, ruh ve beden farklı sekillerde de catıştı. 5 dakika sonra kalkıyorum, 'yalnızlıgın gözü kör olsun' deyip. Joan baez'den no woman no cry, everything's gonna be allright şarkısını acıp öyle devam ettim uykuya. Aldırmadım. Ve yasadığım kaygı ve stres ortadan kalkınca bu yaşadıklarım da bitti. Bilinçaltının savunma mekanizmasından başka bir sey degil. Her şeyin mantıklı bir açıklaması var. Bilinçaltınız size zaman zaman oyunlar oynar, ama bu da bizim yararımıza... ilerde birikip sizi düpedüz akıl hastası yapmasın diye ruhunuzu, benliginizi koruma çabasından baska bir sey degil.
(bkz: Depersonalizasyon) olduğum zamanlardı cok feci idi.
Edit: Bir aralar ciddi anlamda stres yaşıyordum ve kaygı bozukluğum vardı. Arkadaşlara danışayım dedim: 'gençler ben geceleri yataktan kalkıyorum lavaboya mesela, dügmeye basıyorum ama ışık yanmıyor. Daha dogrusu, düğme düşmüyor. Elim böyle gerçek degil. Ruh gibi, herhangi bir şeyi de hareket ettiremiyorum. Sayısız kere basıyorum, dügmede hareket yok. Her yer karanlık. Çıldıracakmışsın gibi... Bu durumla o kadar cok karsı karsıya kaldım ki, normalmiş gibi kabullendim. 'Ha evet bu ayakta olan ruhum, geri döneyim en iyisi' deyip yatağa geri döndüğümde, bir de bakıyorum ki bedenim ciddi anlamda yatakta. Ben de o kadar zekiyim ki bedenin içine atlıyorum. Normal gibi böyle..' anlattım bunları kankalara. iclerinden biri acayip tırstı, biri de : 'kanka sen depersonalizasyon olmuşsun sanırım. Bir psikiyatriste görün ya da psikoterapiste...' . dedim haklı galiba. Ama psikiyatriste gitsem antidepresan mağduru edecek, psikoterapiste gitsem aşamaları ve o bir sürü saçma sapan izlenmesi gereken yolları zaten biliyorum, bilindik şeyleri, bana dayatacak. inadına uygulamarı yapmayacağım. Velhasıl, bu zaman zaman herkesin başına gelebilir. Depersonalizasyonumu seversem ve onu oldugu gibi kabul edersem belki yakamı bırakır. Bu olaylar silsilesi tekrarlandıkca. Tabi sadece ısıgı acamamakla kalmadı, ruh ve beden farklı sekillerde de catıştı. 5 dakika sonra kalkıyorum, 'yalnızlıgın gözü kör olsun' deyip. Joan baez'den no woman no cry, everything's gonna be allright şarkısını acıp öyle devam ettim uykuya. Aldırmadım. Ve yasadığım kaygı ve stres ortadan kalkınca bu yaşadıklarım da bitti. Bilinçaltının savunma mekanizmasından başka bir sey degil. Her şeyin mantıklı bir açıklaması var. Bilinçaltınız size zaman zaman oyunlar oynar, ama bu da bizim yararımıza... ilerde birikip sizi düpedüz akıl hastası yapmasın diye ruhunuzu, benliginizi koruma çabasından baska bir sey degil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar