bugün
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- ananı mı dinlersin karıyı mı7
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar6
- millette manyak para var13
- köy göçüren mantarı3
- esra'yı aç esra'yı8
- kemal sunal'ın en kötü filmi6
- türkiyeli kahvesi5
- sözlük kürdü54
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak16
- sözlük sosyal medya mı4
- volkswagen passat5
- incil karakterlerinden hangisi size yakışır3
- cansu taşkın2
- kitap okuyamamak4
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- cam açık uyumak7
- en gereksiz kurum2
- ibb davasında üçüncü celse2
- sözlükteki halloween kavgası5
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek11
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- asgari ücret8
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri5
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- tuğla kitap okumak2
- biyoloji sınavı2
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması3
- türklerin abartılmış bir ırk olması3
- ne olursan ol yine gel3
- yogartiksen4
- nev vs teoman3
- ak parti2
- osman pamukoğlu14
- arkadaş edinme yolları5
- ismail kartal25
- türklerin ırkçı olması8
- portekiz2
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- ileri dönüşüm5
- kartoncu abi ırkçı mı4
- dem partili kezo3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- badoo4
emniyet genel müdürü veya içişleri bakanı ikinci bir emre kadar sıçmayın dese, türk polisi sıçamaz. durum bu kadar vahim. geçen hafta içerisinde güvenliğin önem arz ettiği güzel şehir istanbul'da emniyet personelinin çalışma saatleri 12/12 oldu. yani 12 saat çalışıp 12 saat dinlenecekler.
bir de hukuk açısından şöyle bir söylem vardır mesela çok meşhur; anayasa veya dmk'ya göre haklı olan polis memuru bir rütbeli ile diyalog halinde iken eğer haklılığını dile getirmiş ve hukuk da yanında ise rütbeli şöyle der; '' biliyorsun bizim kurumda işler öyle yürümüyor''. yani bu şu demek oluyor. hak, hukuk, adalet hava civa kardeşim, kurumu mahkemeye verirsen psikolojik baskının babasını görürsün. seni çıldırtırız ve bir gün dayanamayıp intihar edersin. önemli bir bilgi; istatistiklere göre en çok intihar olayına rastlanan kurumdur ne yazık ki emniyet.
işin enteresan tarafı ''biliyorsun bizim kurumda işler öyle yürümüyor'' diyen rütbeli de üstlerine karşı aynı mağduriyetten yakınır. bu zincirleme olay müsteşara kadar devam eder.
normalde emniyet kolluk kuvvetidir. yani sahada ülkenin güvenliğiyle ilgili her türlü duruma müdahile etmek üzerine hazır bekleyen, belediye sınırları içerisinde emniyet ve asayişten sorumlu kurumdur. yasalar böyle yazıyor. ''aman kim takar canım yasayı, o da ne imiş'' der gibisine;
? polis maaş işlerine bakar,
? hukuk işlerine bakar( bu arada aynı kurumda çalışan polisin, diğer polis arkadaşının hukuki işleri takip etmek veya soruşturmada söz sahibi olmak etik mi bu da tartışılır)
? ihale yapar,
? pasaport işlerine bakar,
? ehliyet ve tescil işlerine bakar,
? vatandaştan para dilenir. ama bunu kendisi için yapmaz tabi. örnek verecek olursak büro da ki masa ve sandalyeler çok eski. değiştirmek için para lazım. yazılır, çizilir ödenek çıkartılmak istenir. ama boş işlerdir bunlar ödenek çıkmaz çoğu zaman. ne yapsın garip polis büroyu yenilemek için halkın paralı vatandaşlarından rica eder. vatandaş kırmaz tabi büro yenilenir. bu büroyu yenileyen vatandaşın o andan itibaren dokunulmazlığı vardır. trafik cezası yazılmaz mesela. işte bu tarz durumlar da halk ile rütbeli emniyet çalışanları arasında kalan hep polistir. çaresizdir.
yukarıda yazılanların hepsi ve aklıma gelmeyen birçok işi polis görevi olmamasına, emniyet ve asayişle alakası olmamasına rağmen yapar.
kolay meslek değil velhasılıkelam polislik. allah yüreğiyle çalışan her polise sabır versin ne diyeyim.
bir de hukuk açısından şöyle bir söylem vardır mesela çok meşhur; anayasa veya dmk'ya göre haklı olan polis memuru bir rütbeli ile diyalog halinde iken eğer haklılığını dile getirmiş ve hukuk da yanında ise rütbeli şöyle der; '' biliyorsun bizim kurumda işler öyle yürümüyor''. yani bu şu demek oluyor. hak, hukuk, adalet hava civa kardeşim, kurumu mahkemeye verirsen psikolojik baskının babasını görürsün. seni çıldırtırız ve bir gün dayanamayıp intihar edersin. önemli bir bilgi; istatistiklere göre en çok intihar olayına rastlanan kurumdur ne yazık ki emniyet.
işin enteresan tarafı ''biliyorsun bizim kurumda işler öyle yürümüyor'' diyen rütbeli de üstlerine karşı aynı mağduriyetten yakınır. bu zincirleme olay müsteşara kadar devam eder.
normalde emniyet kolluk kuvvetidir. yani sahada ülkenin güvenliğiyle ilgili her türlü duruma müdahile etmek üzerine hazır bekleyen, belediye sınırları içerisinde emniyet ve asayişten sorumlu kurumdur. yasalar böyle yazıyor. ''aman kim takar canım yasayı, o da ne imiş'' der gibisine;
? polis maaş işlerine bakar,
? hukuk işlerine bakar( bu arada aynı kurumda çalışan polisin, diğer polis arkadaşının hukuki işleri takip etmek veya soruşturmada söz sahibi olmak etik mi bu da tartışılır)
? ihale yapar,
? pasaport işlerine bakar,
? ehliyet ve tescil işlerine bakar,
? vatandaştan para dilenir. ama bunu kendisi için yapmaz tabi. örnek verecek olursak büro da ki masa ve sandalyeler çok eski. değiştirmek için para lazım. yazılır, çizilir ödenek çıkartılmak istenir. ama boş işlerdir bunlar ödenek çıkmaz çoğu zaman. ne yapsın garip polis büroyu yenilemek için halkın paralı vatandaşlarından rica eder. vatandaş kırmaz tabi büro yenilenir. bu büroyu yenileyen vatandaşın o andan itibaren dokunulmazlığı vardır. trafik cezası yazılmaz mesela. işte bu tarz durumlar da halk ile rütbeli emniyet çalışanları arasında kalan hep polistir. çaresizdir.
yukarıda yazılanların hepsi ve aklıma gelmeyen birçok işi polis görevi olmamasına, emniyet ve asayişle alakası olmamasına rağmen yapar.
kolay meslek değil velhasılıkelam polislik. allah yüreğiyle çalışan her polise sabır versin ne diyeyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar