bugün
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı9
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- ufo2
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması2
- meryem can2
- türklerin ileri olduğu konular21
- atatrue2
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- en gey özelliğiniz10
- saraca finch house3
- dinsize inanır mısın17
- true nickli yazar11
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- norm ender3
- erkek adam2
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- vantilatörü kendine çevirmek6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- salak yazarlar7
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- bir gün öleceğini unutmak10
- kuran da neden namaz yok8
- seninle şurada olabilirdik5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- gocu31
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- pandela6
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
varlıkların en yücesidir litaratürde...
kinin en yücesi içimizdedir çünkü. başkalarının başarılarını çekemeyiz. şaka yollu da olsa başarılarını çekemediğimizi belirtiriz. ya da içimizde yaşarız kinimizi...
başkalarını sevmelerini, sevilmelerini isteyemeyiz. çekemeyiz sanki onları...
biri diğerini seviyorsa eğer altında bir "bit yeniği" ararız. zekiyizdir ya biz insanlar..
alabildiğine bencilizdir biz. her işte kendimizi düşünür, kendini düşünmyenleri ise "saflık" ve "salaklık"la nitelendiririz.
kötüdür insanlar. içlerinde iyisi yoktur ki bize iyiliği dokunsun. iş bu yüzden hepimiz algılarımızı sonuna dek açarız ki karşımızdaki "düşman"ımızın bize yapmak istediklerini bir çırpıda fark edelim, bertaraf edebilelim.
kıskanırız yakınımızdakileri, öyle ki "kem gözlere" maruz bırakırız hani onları.
sevginin saflığını hissetiğimizde bile altında birşeyler arayabiliriz- hatta hissetmeyiz biz o saf sevgiyi, akıllıyız ya, kesin birşeyler vardır o sevginin altında. ve biliriz sanki doğumdan beri: sebepsiz davranmaz insanlar.
insansanız büyük yükümlülükleriniz vardır.
her tanıdığınızı gördüğünüzde -moraliniz bozuk da olsa, canınız sıkkın da olsa, kafanız bir milyon düşünce de olsa, sırtınızda bir dolu yük varsa da- selam vermek zorundasınızdır. ve insansınızdır siz, size yöneltilen sorulara cevap verilmek üzere yaratılmış.
sorumluluklarınız vardır. önce başkalarına karşıdır ya bunlar hani...
etraf ne der korkusuyla yetişir her bünye. işte tam da bu korkulardır özgürlüğümüze ket vuran şeyler.
egomuz vardır bizim. her an tatmin edilmeyi bekleyen... bunu genelde başkaları yapsın isteriz, ama başkaları bunu yapmıyorsa da biz zaten en zekiyizdir, hani herşeyin en iyisini bilen ve hata yapmayan. herkes bizi sevmek zorundadır ve biz kimseyi sallamak zorunda değilizdir hani. zekiyizdir ya bütün bunlar burdan çıkar zaten. egomuzu kendimiz de tatmin edebiliriz. mükemmelizdir biz. en yakışıklıyızdır, en güzelizdir...
oysa ki gerçekler bunlar değildir ki??
kin gütmek nereye kadardır? ya da kıskanmak??
üstünlük taslamak ve karşındakini ezmek?? hani biz beklemeyiz başkaları bizi takdir etsin ve yücelelim. yücelmek için başkalarını ayaklar altında ezmeyi yeğleriz. ezerken üzülmeyiz, ve unuturuz onların da "insan" olduğunu...
oysaki doğduğumuzda hepimiz eşitizdir. hani doğumda hepimiz aynı tonajda ağlarız...
aynı saflık vardır hepimizde, aynı masumiyet...
peki kaçımız bunu hayatımızın sonuna dek sürdürebiliriz ki??
kaçımız saf kalabiliriz hayata karşı??
ve hayattır insanı "hayvan" dürtülerinden kurtulmasına izin vermeyen...
kinin en yücesi içimizdedir çünkü. başkalarının başarılarını çekemeyiz. şaka yollu da olsa başarılarını çekemediğimizi belirtiriz. ya da içimizde yaşarız kinimizi...
başkalarını sevmelerini, sevilmelerini isteyemeyiz. çekemeyiz sanki onları...
biri diğerini seviyorsa eğer altında bir "bit yeniği" ararız. zekiyizdir ya biz insanlar..
alabildiğine bencilizdir biz. her işte kendimizi düşünür, kendini düşünmyenleri ise "saflık" ve "salaklık"la nitelendiririz.
kötüdür insanlar. içlerinde iyisi yoktur ki bize iyiliği dokunsun. iş bu yüzden hepimiz algılarımızı sonuna dek açarız ki karşımızdaki "düşman"ımızın bize yapmak istediklerini bir çırpıda fark edelim, bertaraf edebilelim.
kıskanırız yakınımızdakileri, öyle ki "kem gözlere" maruz bırakırız hani onları.
sevginin saflığını hissetiğimizde bile altında birşeyler arayabiliriz- hatta hissetmeyiz biz o saf sevgiyi, akıllıyız ya, kesin birşeyler vardır o sevginin altında. ve biliriz sanki doğumdan beri: sebepsiz davranmaz insanlar.
insansanız büyük yükümlülükleriniz vardır.
her tanıdığınızı gördüğünüzde -moraliniz bozuk da olsa, canınız sıkkın da olsa, kafanız bir milyon düşünce de olsa, sırtınızda bir dolu yük varsa da- selam vermek zorundasınızdır. ve insansınızdır siz, size yöneltilen sorulara cevap verilmek üzere yaratılmış.
sorumluluklarınız vardır. önce başkalarına karşıdır ya bunlar hani...
etraf ne der korkusuyla yetişir her bünye. işte tam da bu korkulardır özgürlüğümüze ket vuran şeyler.
egomuz vardır bizim. her an tatmin edilmeyi bekleyen... bunu genelde başkaları yapsın isteriz, ama başkaları bunu yapmıyorsa da biz zaten en zekiyizdir, hani herşeyin en iyisini bilen ve hata yapmayan. herkes bizi sevmek zorundadır ve biz kimseyi sallamak zorunda değilizdir hani. zekiyizdir ya bütün bunlar burdan çıkar zaten. egomuzu kendimiz de tatmin edebiliriz. mükemmelizdir biz. en yakışıklıyızdır, en güzelizdir...
oysa ki gerçekler bunlar değildir ki??
kin gütmek nereye kadardır? ya da kıskanmak??
üstünlük taslamak ve karşındakini ezmek?? hani biz beklemeyiz başkaları bizi takdir etsin ve yücelelim. yücelmek için başkalarını ayaklar altında ezmeyi yeğleriz. ezerken üzülmeyiz, ve unuturuz onların da "insan" olduğunu...
oysaki doğduğumuzda hepimiz eşitizdir. hani doğumda hepimiz aynı tonajda ağlarız...
aynı saflık vardır hepimizde, aynı masumiyet...
peki kaçımız bunu hayatımızın sonuna dek sürdürebiliriz ki??
kaçımız saf kalabiliriz hayata karşı??
ve hayattır insanı "hayvan" dürtülerinden kurtulmasına izin vermeyen...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar