bugün
- hikayeyi devam ettir54
- çekirge7
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- üç harflilerden korkmak6
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak13
- sözlük yazarlarının saatleri10
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi2
- kavganın kazananı yoktur6
- enteresan neden kavga yok6
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- sokakta kavga teknikleri14
- arkadaşlar bakar mısınız28
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- mezoterapi10
- sedef adası4
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- adalarda bisiklet sürmek4
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- tai lung25
- evreşe yollarını dar olmaması4
- kürk giyen erkek6
- türklerin islama göre yaşamaması5
- arkadaşlar iyi geceler2
- nesrin doğan doğanlar çelik dövme2
- devlet aklı2
- uysaljakoben17
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- usualsuspects'in yazlığında tatil yapmak2
- diyojen den fıçı bira istemek3
- 28 temmuz 2026 depremi3
- filozofların aileden zengin oldukları gerçeği3
- nickten isim tahmini yapmak72
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir2
- zaman baba10
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- house of the dragon3
- tbmm'nin çalışma takvimini uzatması2
- köy evinde sex yapmak4
- bisiklete velespit diyen insan2
- bu suyun esansı eksik ağam2
- özür dileyip kusura bakma diyen insan3
- esaslı bira2
- birayla patates kızartması2
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- karadağ'dan türk vatandaşlarına vize5
- yeni parti49
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
ingiltere Başbakanı Cameron, ingiltere'nin "AB vatandaşlarına sosyal yardım fırsatları sunan ülke" imajından kurtulmasını istiyor.
--spoiler--
ingiliz hükümetinin Avrupa Birliği (AB) ile yürütmek istediği yeniden müzakerelerin temelinde göçü azaltarak serbest dolaşıma sınırlama getirilmesi bulunurken, ülkede yaşayan AB vatandaşları en çok sosyal yardımların kesilmesi ihtimalinden endişe duyuyor. ingiltere Başbakanı David Cameron, AB'nin temel ilkelerinden biri olan serbest dolaşıma karşı olmadığını söylüyor ancak AB göçmenlerinin ingiltere'deki sosyal yardım sisteminden faydalanmasından memnun olmadığını dile getirerek, bu sistemin AB vatandaşları tarafından suistimal edildiğini savunuyor. Cameron bu konuda yapmak istediği yeniden düzenlemeleri, "ingiltere'ye gelmek isteyenleri teşvik eden unsurların azaltılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çerçevede, AB ile yürüteceğimiz yeniden müzakerelerde AB göçünü azaltmak için sosyal yardım sisteminde yapılacak değişiklikler önem taşıyacaktır" sözleriyle açıklıyor. Ülkesindeki AB göçmenlerinin fazlalığını ekonomik başarıya bağlayan Cameron, birlik ile önce müzakereler yürütmek ve ardından 2017 yılı sonuna kadar AB üyeliğini referanduma sunmak istiyor. ingiltere Başbakanının bir diğer hedefi de yıllık göçü 100 binin altına indirmek. Cameron bu amaca ulaşmak için kurulan komiteye bizzat başkanlık ediyor. Cameron'ın lideri olduğu Muhafazakar Parti, AB ülkelerinden gelen ancak işsiz olan kişilere yardım etmek istemiyor. Hükümetin ayrıca, 4 yıl çalışmadan vergi indirimi yapılmaması, çocuk yardımı ve konut yardımına sınırlama getirilmesi, 6 ay iş bulamayan AB vatandaşlarının ülkeden gönderilmesi ve çocukları ülke dışında olanlara çocuk yardımının kesilmesi gibi planları bulunuyor. ingiltere'de bulunan özellikle AB vatandaşları yeni düzenlemeler sonucu sosyal yardımların kesilmesinden ve Birleşik Krallık'taki yaşamın kendileri için zorlaşmasından endişe duyuyor. Bu grubun başını ise ülkedeki Polonya vatandaşları çekiyor. Birleşik Krallık'ta 600 binden fazla Polonyalı göçmen yaşıyor ve Polonya, Birleşik Krallık'ta en fazla vatandaşı bulunan AB ülkesi olma özelliğini taşıyor. Polonyalılar Federasyonu Başkanı Tadeusz Stenzel, AA'ya yaptığı açıklamada, "Polonyalılar, ingiliz hükümetinin AB'den gelen göçmenlere yönelik planlarından dolayı endişeliler ancak yeni kuralların hali hazırda burada bulunanların hayatlarını etkileyeceğini düşünmüyorlar" dedi. Özellikle devlet yardımlarında yapılacak kısıtlamalardan Polonyalıların endişeli olduğunu kaydeden Stenzel, "Polonyalıların çoğu ingiltere'nin AB'de kalmasından yana. Polonyalılar serbest dolaşımı fırsat bilerek Avrupa genelinde birçok ülkeye gitti. ingiltere, iyi ekonomik durumu ve ülkedeki serbestlik nedeniyle en popüler ülkelerden biri. Çok kozmopolit bir ülke, bu nedenle Polonyalılar burada bulunmaktan dolayı mutlu" diye konuştu. Stenzel, olası kısıtlamalara karşı ingiltere'de yaşayan Polonyalıların haklarını şimdiye kadar yaptıkları gibi koruyacaklarını ifade etti. Bazı kuruluşlar ise ingiliz hükümetinin göç konusundaki uygulamalarını görmeden endişelerin yersiz olduğunu savunuyor. ingiltere'ye göçün azaltılması yönünde kampanyalar yürüten araştırma ve düşünce kuruluşu "Migration Watch UK" Başkan Yardımcısı, Kıbrıs kökenli Alp Mehmet, "ingiltere'nin göç politikasında Polonya, Romanya, Bulgaristan gibi ülkelerden gelen göçmenleri hemen etkileyecek bir düzenleme henüz yapılmadı. Zaman içerisinde ne gibi değişiklikler yapılacağını ve nelerin müzakere edileceğini göreceğiz" değerlendirmesinde bulundu. David Cameron'ın yıllık göçü 100 binin altına indirme hedefi yeni bir hedef değil. Koalisyon ortağı Liberal Demokrat Parti ile geçen 5 yıl boyunca da bu hedefe ulaşmak isteyen Cameron başarılı olamamış ve alınan çeşitli önlemlere karşın geçen yıl göçün yüzde 50 arttığı ve 318 bin kişiye ulaştığı açıklanmıştı. ingiltere, AB dışından çok AB ülkelerinden göç alıyor. Türkiye gibi AB dışındaki ülkelerden gelen kişiler sosyal yardım talep edemiyor. Yani AB vatandaşı olmayanlar ülkedeki konut, çocuk ve işsizlik yardımlarından yararlanamıyor ama belli bir ücret karşılığı sağlık sisteminden ve oturum durumlarına göre eğitim sisteminden faydalanabiliyor. Ulusal istatistik Kurumu (ONS) verilerine göre, Birleşik Krallık'ta yaklaşık 2 milyon 300 bin AB vatandaşı yaşıyor. AB vatandaşlarından sadece 131 bini ingiltere'deki sosyal yardım sisteminden faydalanıyor. Ancak ingiltere Başbakanı Cameron, AB göçmenlerinin ülkesindeki cazip sosyal yardım sistemi nedeniyle geldiğini ve bu algının değiştirilmesi gerektiğini savunuyor. Birleşik Krallık'ta AB üyeliğiyle ilgili "Pew" adlı kamuoyu araştırma şirketinin yaptığı son ankete göre, katılımcıların yüzde 55'i ingiltere'nin AB'de kalmasını istiyor, yüzde 36'sı birlikten çıkılması gerektiğini savunurken yüzde 9'u kararsız olduğunu ifade ediyor. 7 Nisan-13 Mayıs'ta yapılan anketle ayrıca, Cameron'ın ülkesinin AB üyeliğine ilişkin referandum yapılacağı sözünü tutacağını açıklamasıyla ingilizlerin AB'den çıkma taleplerinde düşüş yaşandığı ortaya çıktı. ingiltere Başbakanı ve Muhafazakar Parti lideri Cameron geçen hafta AB turuna çıkmış ve Almanya, Polonya, Hollanda ve Fransa'da temaslarda bulunmuştu. Mevcut anketlerde Birleşik Krallık'ın AB'de kalmak istediğini ifade eden ingiliz halkının görüşünü, David Cameron'ın referandumun yapılmasının planlandığı 2017 yılı sonuna kadar Brüksel ve AB liderleriyle yürüteceği müzakerelerin etkilemesi bekleniyor. Cameron'ın bu süreç sonunda kamuoyuna "AB'den istediğini kopardığı" mesajını vererek, ülkesinin 28 üyeli Birlikte kalması gerektiğini savunma ihtimali de bulunuyor. ingiltere, AB üyesi olması sayesinde 500 milyon tüketicinin bulunduğu ortak pazarda yer alıyor. ingiltere'nin önde gelen ekonomik araştırma kuruluşlarından Open Europe, ülkenin AB'den ayrılması halinde milli gelirinin yüzde 2,2 oranında azalabileceği uyarısında bulunuyor. AB ile gerekli gümrük düzenlemeleri yapılmadan ülkenin üyeliğinin son bulması halinde bunun ingiltere'ye toplam maliyetinin 2030 yılına kadar 55 milyar sterlini bulabileceği düşünülüyor. Öte yandan resesyondan hızla çıkan ve gelişmiş ekonomiler içerisinde hızlı bir büyüme kaydeden ingiltere, AB'nin "bürokratik işlemlerinin" masraflı ve yavaş olduğunu düşünüyor. Open Europe'a göre AB kurumlarının 100'e yakın bürokratik düzenlemesi ingiltere'nin yılda 33 milyar sterlin kaybetmesine neden oluyor. ingiltere'nin AB'den olası ayrılığının, Birlik ile geçerli olan tüm gümrük anlaşmalarının rafa kalkmasına ve tarafların yeni serbest ticaret anlaşmaları üzerinde uzun sürebilecek müzakereler yürütmesine neden olması da bekleniyor.
--spoiler--
--spoiler--
ingiliz hükümetinin Avrupa Birliği (AB) ile yürütmek istediği yeniden müzakerelerin temelinde göçü azaltarak serbest dolaşıma sınırlama getirilmesi bulunurken, ülkede yaşayan AB vatandaşları en çok sosyal yardımların kesilmesi ihtimalinden endişe duyuyor. ingiltere Başbakanı David Cameron, AB'nin temel ilkelerinden biri olan serbest dolaşıma karşı olmadığını söylüyor ancak AB göçmenlerinin ingiltere'deki sosyal yardım sisteminden faydalanmasından memnun olmadığını dile getirerek, bu sistemin AB vatandaşları tarafından suistimal edildiğini savunuyor. Cameron bu konuda yapmak istediği yeniden düzenlemeleri, "ingiltere'ye gelmek isteyenleri teşvik eden unsurların azaltılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çerçevede, AB ile yürüteceğimiz yeniden müzakerelerde AB göçünü azaltmak için sosyal yardım sisteminde yapılacak değişiklikler önem taşıyacaktır" sözleriyle açıklıyor. Ülkesindeki AB göçmenlerinin fazlalığını ekonomik başarıya bağlayan Cameron, birlik ile önce müzakereler yürütmek ve ardından 2017 yılı sonuna kadar AB üyeliğini referanduma sunmak istiyor. ingiltere Başbakanının bir diğer hedefi de yıllık göçü 100 binin altına indirmek. Cameron bu amaca ulaşmak için kurulan komiteye bizzat başkanlık ediyor. Cameron'ın lideri olduğu Muhafazakar Parti, AB ülkelerinden gelen ancak işsiz olan kişilere yardım etmek istemiyor. Hükümetin ayrıca, 4 yıl çalışmadan vergi indirimi yapılmaması, çocuk yardımı ve konut yardımına sınırlama getirilmesi, 6 ay iş bulamayan AB vatandaşlarının ülkeden gönderilmesi ve çocukları ülke dışında olanlara çocuk yardımının kesilmesi gibi planları bulunuyor. ingiltere'de bulunan özellikle AB vatandaşları yeni düzenlemeler sonucu sosyal yardımların kesilmesinden ve Birleşik Krallık'taki yaşamın kendileri için zorlaşmasından endişe duyuyor. Bu grubun başını ise ülkedeki Polonya vatandaşları çekiyor. Birleşik Krallık'ta 600 binden fazla Polonyalı göçmen yaşıyor ve Polonya, Birleşik Krallık'ta en fazla vatandaşı bulunan AB ülkesi olma özelliğini taşıyor. Polonyalılar Federasyonu Başkanı Tadeusz Stenzel, AA'ya yaptığı açıklamada, "Polonyalılar, ingiliz hükümetinin AB'den gelen göçmenlere yönelik planlarından dolayı endişeliler ancak yeni kuralların hali hazırda burada bulunanların hayatlarını etkileyeceğini düşünmüyorlar" dedi. Özellikle devlet yardımlarında yapılacak kısıtlamalardan Polonyalıların endişeli olduğunu kaydeden Stenzel, "Polonyalıların çoğu ingiltere'nin AB'de kalmasından yana. Polonyalılar serbest dolaşımı fırsat bilerek Avrupa genelinde birçok ülkeye gitti. ingiltere, iyi ekonomik durumu ve ülkedeki serbestlik nedeniyle en popüler ülkelerden biri. Çok kozmopolit bir ülke, bu nedenle Polonyalılar burada bulunmaktan dolayı mutlu" diye konuştu. Stenzel, olası kısıtlamalara karşı ingiltere'de yaşayan Polonyalıların haklarını şimdiye kadar yaptıkları gibi koruyacaklarını ifade etti. Bazı kuruluşlar ise ingiliz hükümetinin göç konusundaki uygulamalarını görmeden endişelerin yersiz olduğunu savunuyor. ingiltere'ye göçün azaltılması yönünde kampanyalar yürüten araştırma ve düşünce kuruluşu "Migration Watch UK" Başkan Yardımcısı, Kıbrıs kökenli Alp Mehmet, "ingiltere'nin göç politikasında Polonya, Romanya, Bulgaristan gibi ülkelerden gelen göçmenleri hemen etkileyecek bir düzenleme henüz yapılmadı. Zaman içerisinde ne gibi değişiklikler yapılacağını ve nelerin müzakere edileceğini göreceğiz" değerlendirmesinde bulundu. David Cameron'ın yıllık göçü 100 binin altına indirme hedefi yeni bir hedef değil. Koalisyon ortağı Liberal Demokrat Parti ile geçen 5 yıl boyunca da bu hedefe ulaşmak isteyen Cameron başarılı olamamış ve alınan çeşitli önlemlere karşın geçen yıl göçün yüzde 50 arttığı ve 318 bin kişiye ulaştığı açıklanmıştı. ingiltere, AB dışından çok AB ülkelerinden göç alıyor. Türkiye gibi AB dışındaki ülkelerden gelen kişiler sosyal yardım talep edemiyor. Yani AB vatandaşı olmayanlar ülkedeki konut, çocuk ve işsizlik yardımlarından yararlanamıyor ama belli bir ücret karşılığı sağlık sisteminden ve oturum durumlarına göre eğitim sisteminden faydalanabiliyor. Ulusal istatistik Kurumu (ONS) verilerine göre, Birleşik Krallık'ta yaklaşık 2 milyon 300 bin AB vatandaşı yaşıyor. AB vatandaşlarından sadece 131 bini ingiltere'deki sosyal yardım sisteminden faydalanıyor. Ancak ingiltere Başbakanı Cameron, AB göçmenlerinin ülkesindeki cazip sosyal yardım sistemi nedeniyle geldiğini ve bu algının değiştirilmesi gerektiğini savunuyor. Birleşik Krallık'ta AB üyeliğiyle ilgili "Pew" adlı kamuoyu araştırma şirketinin yaptığı son ankete göre, katılımcıların yüzde 55'i ingiltere'nin AB'de kalmasını istiyor, yüzde 36'sı birlikten çıkılması gerektiğini savunurken yüzde 9'u kararsız olduğunu ifade ediyor. 7 Nisan-13 Mayıs'ta yapılan anketle ayrıca, Cameron'ın ülkesinin AB üyeliğine ilişkin referandum yapılacağı sözünü tutacağını açıklamasıyla ingilizlerin AB'den çıkma taleplerinde düşüş yaşandığı ortaya çıktı. ingiltere Başbakanı ve Muhafazakar Parti lideri Cameron geçen hafta AB turuna çıkmış ve Almanya, Polonya, Hollanda ve Fransa'da temaslarda bulunmuştu. Mevcut anketlerde Birleşik Krallık'ın AB'de kalmak istediğini ifade eden ingiliz halkının görüşünü, David Cameron'ın referandumun yapılmasının planlandığı 2017 yılı sonuna kadar Brüksel ve AB liderleriyle yürüteceği müzakerelerin etkilemesi bekleniyor. Cameron'ın bu süreç sonunda kamuoyuna "AB'den istediğini kopardığı" mesajını vererek, ülkesinin 28 üyeli Birlikte kalması gerektiğini savunma ihtimali de bulunuyor. ingiltere, AB üyesi olması sayesinde 500 milyon tüketicinin bulunduğu ortak pazarda yer alıyor. ingiltere'nin önde gelen ekonomik araştırma kuruluşlarından Open Europe, ülkenin AB'den ayrılması halinde milli gelirinin yüzde 2,2 oranında azalabileceği uyarısında bulunuyor. AB ile gerekli gümrük düzenlemeleri yapılmadan ülkenin üyeliğinin son bulması halinde bunun ingiltere'ye toplam maliyetinin 2030 yılına kadar 55 milyar sterlini bulabileceği düşünülüyor. Öte yandan resesyondan hızla çıkan ve gelişmiş ekonomiler içerisinde hızlı bir büyüme kaydeden ingiltere, AB'nin "bürokratik işlemlerinin" masraflı ve yavaş olduğunu düşünüyor. Open Europe'a göre AB kurumlarının 100'e yakın bürokratik düzenlemesi ingiltere'nin yılda 33 milyar sterlin kaybetmesine neden oluyor. ingiltere'nin AB'den olası ayrılığının, Birlik ile geçerli olan tüm gümrük anlaşmalarının rafa kalkmasına ve tarafların yeni serbest ticaret anlaşmaları üzerinde uzun sürebilecek müzakereler yürütmesine neden olması da bekleniyor.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar