bugün
- sözlük yazarlarının çayları5
- cumhuriyet bayramı14
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması5
- apo piçtir piç kalacak3
- vegan yaşam2
- ısparta nokulu2
- türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır2
- escort taş mı yesin6
- alzheimer günlüğü3
- haftanın gammazları listesi2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı10
- akın gürlek3
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak5
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark6
- ezberin gereksiz olduğu yanılgısı4
- sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez3
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek8
- yuzırların ekşiye kaçması3
- sarı saçın yakıştığı ünlüler9
- ne mutlu türküm diyene2
- eski sevgilinin 29 ekim bayramını kutlamak2
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler4
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına7
- bir kıza saklama kabı hediye etmek10
- beşbuçuk tek mi çift midir2
- insan aklıyla açıklanamayan konular6
- acil durumda aranacak kişi6
- şiir yazmak4
- sohbete hmmm ile bitiren kıza verilecek cevaplar3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı67
- kedilerle uyumak9
- rafine zevkleri olan erkek11
- cengiz kurtoğlu şarkılarından bir söz bırak5
- gecenin şarkısı9
- tuvalet kağıdını renkli alan insan10
- istanbul11
- fırında tavuk10
- turkcell3
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco4
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar4
- cumhuriyetten rahatsız olan insan18
- psikolojik wabi sabi nedir2
- satranç3
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- dolapta iki biram var6
- giysi fiyatlarının uçması9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- türkiye cumhuriyeti3
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
ingiltere Başbakanı Cameron, ingiltere'nin "AB vatandaşlarına sosyal yardım fırsatları sunan ülke" imajından kurtulmasını istiyor.
--spoiler--
ingiliz hükümetinin Avrupa Birliği (AB) ile yürütmek istediği yeniden müzakerelerin temelinde göçü azaltarak serbest dolaşıma sınırlama getirilmesi bulunurken, ülkede yaşayan AB vatandaşları en çok sosyal yardımların kesilmesi ihtimalinden endişe duyuyor. ingiltere Başbakanı David Cameron, AB'nin temel ilkelerinden biri olan serbest dolaşıma karşı olmadığını söylüyor ancak AB göçmenlerinin ingiltere'deki sosyal yardım sisteminden faydalanmasından memnun olmadığını dile getirerek, bu sistemin AB vatandaşları tarafından suistimal edildiğini savunuyor. Cameron bu konuda yapmak istediği yeniden düzenlemeleri, "ingiltere'ye gelmek isteyenleri teşvik eden unsurların azaltılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çerçevede, AB ile yürüteceğimiz yeniden müzakerelerde AB göçünü azaltmak için sosyal yardım sisteminde yapılacak değişiklikler önem taşıyacaktır" sözleriyle açıklıyor. Ülkesindeki AB göçmenlerinin fazlalığını ekonomik başarıya bağlayan Cameron, birlik ile önce müzakereler yürütmek ve ardından 2017 yılı sonuna kadar AB üyeliğini referanduma sunmak istiyor. ingiltere Başbakanının bir diğer hedefi de yıllık göçü 100 binin altına indirmek. Cameron bu amaca ulaşmak için kurulan komiteye bizzat başkanlık ediyor. Cameron'ın lideri olduğu Muhafazakar Parti, AB ülkelerinden gelen ancak işsiz olan kişilere yardım etmek istemiyor. Hükümetin ayrıca, 4 yıl çalışmadan vergi indirimi yapılmaması, çocuk yardımı ve konut yardımına sınırlama getirilmesi, 6 ay iş bulamayan AB vatandaşlarının ülkeden gönderilmesi ve çocukları ülke dışında olanlara çocuk yardımının kesilmesi gibi planları bulunuyor. ingiltere'de bulunan özellikle AB vatandaşları yeni düzenlemeler sonucu sosyal yardımların kesilmesinden ve Birleşik Krallık'taki yaşamın kendileri için zorlaşmasından endişe duyuyor. Bu grubun başını ise ülkedeki Polonya vatandaşları çekiyor. Birleşik Krallık'ta 600 binden fazla Polonyalı göçmen yaşıyor ve Polonya, Birleşik Krallık'ta en fazla vatandaşı bulunan AB ülkesi olma özelliğini taşıyor. Polonyalılar Federasyonu Başkanı Tadeusz Stenzel, AA'ya yaptığı açıklamada, "Polonyalılar, ingiliz hükümetinin AB'den gelen göçmenlere yönelik planlarından dolayı endişeliler ancak yeni kuralların hali hazırda burada bulunanların hayatlarını etkileyeceğini düşünmüyorlar" dedi. Özellikle devlet yardımlarında yapılacak kısıtlamalardan Polonyalıların endişeli olduğunu kaydeden Stenzel, "Polonyalıların çoğu ingiltere'nin AB'de kalmasından yana. Polonyalılar serbest dolaşımı fırsat bilerek Avrupa genelinde birçok ülkeye gitti. ingiltere, iyi ekonomik durumu ve ülkedeki serbestlik nedeniyle en popüler ülkelerden biri. Çok kozmopolit bir ülke, bu nedenle Polonyalılar burada bulunmaktan dolayı mutlu" diye konuştu. Stenzel, olası kısıtlamalara karşı ingiltere'de yaşayan Polonyalıların haklarını şimdiye kadar yaptıkları gibi koruyacaklarını ifade etti. Bazı kuruluşlar ise ingiliz hükümetinin göç konusundaki uygulamalarını görmeden endişelerin yersiz olduğunu savunuyor. ingiltere'ye göçün azaltılması yönünde kampanyalar yürüten araştırma ve düşünce kuruluşu "Migration Watch UK" Başkan Yardımcısı, Kıbrıs kökenli Alp Mehmet, "ingiltere'nin göç politikasında Polonya, Romanya, Bulgaristan gibi ülkelerden gelen göçmenleri hemen etkileyecek bir düzenleme henüz yapılmadı. Zaman içerisinde ne gibi değişiklikler yapılacağını ve nelerin müzakere edileceğini göreceğiz" değerlendirmesinde bulundu. David Cameron'ın yıllık göçü 100 binin altına indirme hedefi yeni bir hedef değil. Koalisyon ortağı Liberal Demokrat Parti ile geçen 5 yıl boyunca da bu hedefe ulaşmak isteyen Cameron başarılı olamamış ve alınan çeşitli önlemlere karşın geçen yıl göçün yüzde 50 arttığı ve 318 bin kişiye ulaştığı açıklanmıştı. ingiltere, AB dışından çok AB ülkelerinden göç alıyor. Türkiye gibi AB dışındaki ülkelerden gelen kişiler sosyal yardım talep edemiyor. Yani AB vatandaşı olmayanlar ülkedeki konut, çocuk ve işsizlik yardımlarından yararlanamıyor ama belli bir ücret karşılığı sağlık sisteminden ve oturum durumlarına göre eğitim sisteminden faydalanabiliyor. Ulusal istatistik Kurumu (ONS) verilerine göre, Birleşik Krallık'ta yaklaşık 2 milyon 300 bin AB vatandaşı yaşıyor. AB vatandaşlarından sadece 131 bini ingiltere'deki sosyal yardım sisteminden faydalanıyor. Ancak ingiltere Başbakanı Cameron, AB göçmenlerinin ülkesindeki cazip sosyal yardım sistemi nedeniyle geldiğini ve bu algının değiştirilmesi gerektiğini savunuyor. Birleşik Krallık'ta AB üyeliğiyle ilgili "Pew" adlı kamuoyu araştırma şirketinin yaptığı son ankete göre, katılımcıların yüzde 55'i ingiltere'nin AB'de kalmasını istiyor, yüzde 36'sı birlikten çıkılması gerektiğini savunurken yüzde 9'u kararsız olduğunu ifade ediyor. 7 Nisan-13 Mayıs'ta yapılan anketle ayrıca, Cameron'ın ülkesinin AB üyeliğine ilişkin referandum yapılacağı sözünü tutacağını açıklamasıyla ingilizlerin AB'den çıkma taleplerinde düşüş yaşandığı ortaya çıktı. ingiltere Başbakanı ve Muhafazakar Parti lideri Cameron geçen hafta AB turuna çıkmış ve Almanya, Polonya, Hollanda ve Fransa'da temaslarda bulunmuştu. Mevcut anketlerde Birleşik Krallık'ın AB'de kalmak istediğini ifade eden ingiliz halkının görüşünü, David Cameron'ın referandumun yapılmasının planlandığı 2017 yılı sonuna kadar Brüksel ve AB liderleriyle yürüteceği müzakerelerin etkilemesi bekleniyor. Cameron'ın bu süreç sonunda kamuoyuna "AB'den istediğini kopardığı" mesajını vererek, ülkesinin 28 üyeli Birlikte kalması gerektiğini savunma ihtimali de bulunuyor. ingiltere, AB üyesi olması sayesinde 500 milyon tüketicinin bulunduğu ortak pazarda yer alıyor. ingiltere'nin önde gelen ekonomik araştırma kuruluşlarından Open Europe, ülkenin AB'den ayrılması halinde milli gelirinin yüzde 2,2 oranında azalabileceği uyarısında bulunuyor. AB ile gerekli gümrük düzenlemeleri yapılmadan ülkenin üyeliğinin son bulması halinde bunun ingiltere'ye toplam maliyetinin 2030 yılına kadar 55 milyar sterlini bulabileceği düşünülüyor. Öte yandan resesyondan hızla çıkan ve gelişmiş ekonomiler içerisinde hızlı bir büyüme kaydeden ingiltere, AB'nin "bürokratik işlemlerinin" masraflı ve yavaş olduğunu düşünüyor. Open Europe'a göre AB kurumlarının 100'e yakın bürokratik düzenlemesi ingiltere'nin yılda 33 milyar sterlin kaybetmesine neden oluyor. ingiltere'nin AB'den olası ayrılığının, Birlik ile geçerli olan tüm gümrük anlaşmalarının rafa kalkmasına ve tarafların yeni serbest ticaret anlaşmaları üzerinde uzun sürebilecek müzakereler yürütmesine neden olması da bekleniyor.
--spoiler--
--spoiler--
ingiliz hükümetinin Avrupa Birliği (AB) ile yürütmek istediği yeniden müzakerelerin temelinde göçü azaltarak serbest dolaşıma sınırlama getirilmesi bulunurken, ülkede yaşayan AB vatandaşları en çok sosyal yardımların kesilmesi ihtimalinden endişe duyuyor. ingiltere Başbakanı David Cameron, AB'nin temel ilkelerinden biri olan serbest dolaşıma karşı olmadığını söylüyor ancak AB göçmenlerinin ingiltere'deki sosyal yardım sisteminden faydalanmasından memnun olmadığını dile getirerek, bu sistemin AB vatandaşları tarafından suistimal edildiğini savunuyor. Cameron bu konuda yapmak istediği yeniden düzenlemeleri, "ingiltere'ye gelmek isteyenleri teşvik eden unsurların azaltılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çerçevede, AB ile yürüteceğimiz yeniden müzakerelerde AB göçünü azaltmak için sosyal yardım sisteminde yapılacak değişiklikler önem taşıyacaktır" sözleriyle açıklıyor. Ülkesindeki AB göçmenlerinin fazlalığını ekonomik başarıya bağlayan Cameron, birlik ile önce müzakereler yürütmek ve ardından 2017 yılı sonuna kadar AB üyeliğini referanduma sunmak istiyor. ingiltere Başbakanının bir diğer hedefi de yıllık göçü 100 binin altına indirmek. Cameron bu amaca ulaşmak için kurulan komiteye bizzat başkanlık ediyor. Cameron'ın lideri olduğu Muhafazakar Parti, AB ülkelerinden gelen ancak işsiz olan kişilere yardım etmek istemiyor. Hükümetin ayrıca, 4 yıl çalışmadan vergi indirimi yapılmaması, çocuk yardımı ve konut yardımına sınırlama getirilmesi, 6 ay iş bulamayan AB vatandaşlarının ülkeden gönderilmesi ve çocukları ülke dışında olanlara çocuk yardımının kesilmesi gibi planları bulunuyor. ingiltere'de bulunan özellikle AB vatandaşları yeni düzenlemeler sonucu sosyal yardımların kesilmesinden ve Birleşik Krallık'taki yaşamın kendileri için zorlaşmasından endişe duyuyor. Bu grubun başını ise ülkedeki Polonya vatandaşları çekiyor. Birleşik Krallık'ta 600 binden fazla Polonyalı göçmen yaşıyor ve Polonya, Birleşik Krallık'ta en fazla vatandaşı bulunan AB ülkesi olma özelliğini taşıyor. Polonyalılar Federasyonu Başkanı Tadeusz Stenzel, AA'ya yaptığı açıklamada, "Polonyalılar, ingiliz hükümetinin AB'den gelen göçmenlere yönelik planlarından dolayı endişeliler ancak yeni kuralların hali hazırda burada bulunanların hayatlarını etkileyeceğini düşünmüyorlar" dedi. Özellikle devlet yardımlarında yapılacak kısıtlamalardan Polonyalıların endişeli olduğunu kaydeden Stenzel, "Polonyalıların çoğu ingiltere'nin AB'de kalmasından yana. Polonyalılar serbest dolaşımı fırsat bilerek Avrupa genelinde birçok ülkeye gitti. ingiltere, iyi ekonomik durumu ve ülkedeki serbestlik nedeniyle en popüler ülkelerden biri. Çok kozmopolit bir ülke, bu nedenle Polonyalılar burada bulunmaktan dolayı mutlu" diye konuştu. Stenzel, olası kısıtlamalara karşı ingiltere'de yaşayan Polonyalıların haklarını şimdiye kadar yaptıkları gibi koruyacaklarını ifade etti. Bazı kuruluşlar ise ingiliz hükümetinin göç konusundaki uygulamalarını görmeden endişelerin yersiz olduğunu savunuyor. ingiltere'ye göçün azaltılması yönünde kampanyalar yürüten araştırma ve düşünce kuruluşu "Migration Watch UK" Başkan Yardımcısı, Kıbrıs kökenli Alp Mehmet, "ingiltere'nin göç politikasında Polonya, Romanya, Bulgaristan gibi ülkelerden gelen göçmenleri hemen etkileyecek bir düzenleme henüz yapılmadı. Zaman içerisinde ne gibi değişiklikler yapılacağını ve nelerin müzakere edileceğini göreceğiz" değerlendirmesinde bulundu. David Cameron'ın yıllık göçü 100 binin altına indirme hedefi yeni bir hedef değil. Koalisyon ortağı Liberal Demokrat Parti ile geçen 5 yıl boyunca da bu hedefe ulaşmak isteyen Cameron başarılı olamamış ve alınan çeşitli önlemlere karşın geçen yıl göçün yüzde 50 arttığı ve 318 bin kişiye ulaştığı açıklanmıştı. ingiltere, AB dışından çok AB ülkelerinden göç alıyor. Türkiye gibi AB dışındaki ülkelerden gelen kişiler sosyal yardım talep edemiyor. Yani AB vatandaşı olmayanlar ülkedeki konut, çocuk ve işsizlik yardımlarından yararlanamıyor ama belli bir ücret karşılığı sağlık sisteminden ve oturum durumlarına göre eğitim sisteminden faydalanabiliyor. Ulusal istatistik Kurumu (ONS) verilerine göre, Birleşik Krallık'ta yaklaşık 2 milyon 300 bin AB vatandaşı yaşıyor. AB vatandaşlarından sadece 131 bini ingiltere'deki sosyal yardım sisteminden faydalanıyor. Ancak ingiltere Başbakanı Cameron, AB göçmenlerinin ülkesindeki cazip sosyal yardım sistemi nedeniyle geldiğini ve bu algının değiştirilmesi gerektiğini savunuyor. Birleşik Krallık'ta AB üyeliğiyle ilgili "Pew" adlı kamuoyu araştırma şirketinin yaptığı son ankete göre, katılımcıların yüzde 55'i ingiltere'nin AB'de kalmasını istiyor, yüzde 36'sı birlikten çıkılması gerektiğini savunurken yüzde 9'u kararsız olduğunu ifade ediyor. 7 Nisan-13 Mayıs'ta yapılan anketle ayrıca, Cameron'ın ülkesinin AB üyeliğine ilişkin referandum yapılacağı sözünü tutacağını açıklamasıyla ingilizlerin AB'den çıkma taleplerinde düşüş yaşandığı ortaya çıktı. ingiltere Başbakanı ve Muhafazakar Parti lideri Cameron geçen hafta AB turuna çıkmış ve Almanya, Polonya, Hollanda ve Fransa'da temaslarda bulunmuştu. Mevcut anketlerde Birleşik Krallık'ın AB'de kalmak istediğini ifade eden ingiliz halkının görüşünü, David Cameron'ın referandumun yapılmasının planlandığı 2017 yılı sonuna kadar Brüksel ve AB liderleriyle yürüteceği müzakerelerin etkilemesi bekleniyor. Cameron'ın bu süreç sonunda kamuoyuna "AB'den istediğini kopardığı" mesajını vererek, ülkesinin 28 üyeli Birlikte kalması gerektiğini savunma ihtimali de bulunuyor. ingiltere, AB üyesi olması sayesinde 500 milyon tüketicinin bulunduğu ortak pazarda yer alıyor. ingiltere'nin önde gelen ekonomik araştırma kuruluşlarından Open Europe, ülkenin AB'den ayrılması halinde milli gelirinin yüzde 2,2 oranında azalabileceği uyarısında bulunuyor. AB ile gerekli gümrük düzenlemeleri yapılmadan ülkenin üyeliğinin son bulması halinde bunun ingiltere'ye toplam maliyetinin 2030 yılına kadar 55 milyar sterlini bulabileceği düşünülüyor. Öte yandan resesyondan hızla çıkan ve gelişmiş ekonomiler içerisinde hızlı bir büyüme kaydeden ingiltere, AB'nin "bürokratik işlemlerinin" masraflı ve yavaş olduğunu düşünüyor. Open Europe'a göre AB kurumlarının 100'e yakın bürokratik düzenlemesi ingiltere'nin yılda 33 milyar sterlin kaybetmesine neden oluyor. ingiltere'nin AB'den olası ayrılığının, Birlik ile geçerli olan tüm gümrük anlaşmalarının rafa kalkmasına ve tarafların yeni serbest ticaret anlaşmaları üzerinde uzun sürebilecek müzakereler yürütmesine neden olması da bekleniyor.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler