bugün
- ben geldim kerkenezler18
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız12
- dos erecto don thales2
- hiç sevgilisi olmamış insan4
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek5
- yeni parti14
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler4
- velvet36
- escorta giden erkek4
- habire1233
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- dişçiye gitmek4
- herkesin aynı filmi izlemesi garip2
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- 2026 dünya kupası19
- basit bir hayat istemek9
- konfor alanına yapışıp kalmak6
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon6
- kabataş olayı görüntüleri27
- istanbul un çok pahalı olması27
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri8
- aklın fikrin sekse çalışması6
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- yazarların özledikleri şeyler7
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı60
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- çekirgeleri kim gönderdi7
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- hangi manifest kızısın12
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- mısır3
- en sevilmeyen ev işleri14
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- insan sevmeyen insan5
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- g'i l d'e d l'i l y4
- sabahlara kadar sexting yapmak3
- kürdüm5
- gocu23
- nasreddinhoca4
- gönül almaya çalışan erkek11
birçok eşit ağırlık öğrencisinden daha fazla fen ya da matematik neti yapma ihtimali yüksek olduğundan eşit ağırlıkçılar tarafından sevilmeyen öğrenci tipi.
benim sınava girdiğim dönemde sayısalcılara böyle bir imkan verilmemişti, o yüzden kafam rahattı. yarıştığım tek grup benim gibi eşit ağırlıkçılardı. fakat şimdikilerin işinin daha da zor olduğu bir gerçek. matematik netleri eşit olsa bile ygs fen netiyle fark atabilecek sayısalcıların edebiyat ve coğrafyaya eğilmeleri gerekiyor biraz. onu da başardıkları takdirde hukuk fakültesine girmemeleri işten bile değil.
esas merak ettiğim, bunca sene boyunca fen bilimleri ağırlıklı bir eğitim görmüş kişi kendini sosyal bilimler alanında bulunca afallar mı? onca formül ve hesaplamadan sonra insan faktörünün devreye girdiği, akla gelebilecek her türlü olasılığın dikkate alınması gerektiği bir alanı garipser mi? binlerce sayfa kitap okumak zor gelir mi?
bizim dönemdeki sayısalcıların birçoğu kitap okumaktan kendini soyutlamış, formüllerin ve matematiğin keskinliğine saplanmış insanlardı. en azından benim çevremdekiler böyleydi. şimdi kalkıp da bu kafadaki insanların hukuk okuduğunu düşünemiyorum. okurlar tabii de kendileri zorlanır.
biz de zorlandık elbette. ayrıca eşit ağırlıkçı olup da bu alanı algılayamayan, hukukun içine eden de yok değil elbette. eşit ağırlık denilen alan ortaya çıkmadan önce hukuk fakültelerine sayısalcıların girdiğini de unutmamak gerek.
bütün bunlar bir yana, eğitim sistemimiz adam gibi olsaydı hukuk okumak isteyen sayısalcıya "hadi be ordan, kendi alanınla alakalı bir şeyler seç kendine." diyebilirdim. fakat saçma sapan bir sistemimiz var. daha fazla fen neti çıkartarak hukuk fakültesini kazanma olasılığı artıyorsa bu sistemde, sayısal seçip hukuk okumak isteyen adama diyebileceğim laf yoktur pek. tavsiyem, hukuk fakültesine girince olaylara keskin bir gözle bakmaması, insan faktörünü göz ardı etmemesi ve kitap okumaya sıcak bakması.
benim sınava girdiğim dönemde sayısalcılara böyle bir imkan verilmemişti, o yüzden kafam rahattı. yarıştığım tek grup benim gibi eşit ağırlıkçılardı. fakat şimdikilerin işinin daha da zor olduğu bir gerçek. matematik netleri eşit olsa bile ygs fen netiyle fark atabilecek sayısalcıların edebiyat ve coğrafyaya eğilmeleri gerekiyor biraz. onu da başardıkları takdirde hukuk fakültesine girmemeleri işten bile değil.
esas merak ettiğim, bunca sene boyunca fen bilimleri ağırlıklı bir eğitim görmüş kişi kendini sosyal bilimler alanında bulunca afallar mı? onca formül ve hesaplamadan sonra insan faktörünün devreye girdiği, akla gelebilecek her türlü olasılığın dikkate alınması gerektiği bir alanı garipser mi? binlerce sayfa kitap okumak zor gelir mi?
bizim dönemdeki sayısalcıların birçoğu kitap okumaktan kendini soyutlamış, formüllerin ve matematiğin keskinliğine saplanmış insanlardı. en azından benim çevremdekiler böyleydi. şimdi kalkıp da bu kafadaki insanların hukuk okuduğunu düşünemiyorum. okurlar tabii de kendileri zorlanır.
biz de zorlandık elbette. ayrıca eşit ağırlıkçı olup da bu alanı algılayamayan, hukukun içine eden de yok değil elbette. eşit ağırlık denilen alan ortaya çıkmadan önce hukuk fakültelerine sayısalcıların girdiğini de unutmamak gerek.
bütün bunlar bir yana, eğitim sistemimiz adam gibi olsaydı hukuk okumak isteyen sayısalcıya "hadi be ordan, kendi alanınla alakalı bir şeyler seç kendine." diyebilirdim. fakat saçma sapan bir sistemimiz var. daha fazla fen neti çıkartarak hukuk fakültesini kazanma olasılığı artıyorsa bu sistemde, sayısal seçip hukuk okumak isteyen adama diyebileceğim laf yoktur pek. tavsiyem, hukuk fakültesine girince olaylara keskin bir gözle bakmaması, insan faktörünü göz ardı etmemesi ve kitap okumaya sıcak bakması.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar