bugün
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız6
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak11
- kızlar naber8
- komşuya kahveye gitmek8
- en tehlikeli insan tipleri6
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- parmak kılları3
- erdal beşikçioğlu16
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- yağmurcu neden akpli8
- 3 ağustos 20263
- manifest4
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- hamama gitmek2
- iş ilanı2
- nervio hamferdi10
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- asgari ücretle çalışan yazarlar2
- mod geldi mod geldi4
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- çok sıcak olması2
- sinem dedetaş10
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- gammazların göze batması2
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi3
- çay içen kız13
- yanlış ata oynamak3
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık15
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- bacanak3
- smallville'deki konuk oyuncular6
- borsa4
- arıların biraz mallaşmış olması4
- ateizm3
- galatasaray10
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- isana3
- iş hayatı4
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- ali vefa10
- en son gelen mesaj2
- anın fotoğrafı14
- günün şarkısı2
- yazıp yazıp silmek2
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- bir şeyler söyle5
- uludağ sözlük çeteleri9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
Charles Spencer Chaplin olarak da bilinen sessiz film yıldızı Chaplin, sadece komedyenlik açısından değil, yönetmen ve yazarlık bakımından da, yaşadığı dönemin ve kuşkusuz dünya sineması tarihinin en büyük isimlerinden biridir. Ayrıca, Amerika'da büyük bir üne sahip olsa da, kendisi aslında bir ingiliz vatandaşıdır.
Hayatına değinecek olursak, 1913 yılında genç bir delikanlı olarak ABD’ye giden Charlie Chaplin, çok geçmeden 1914 yılında ilk filmine imza attı. Chaplin’in 1914 çevirdiği “Making a Living” adlı filminin ardından çevirdiği 2. filminde, efsanevi Şarlo karakteri ortaya çıkmıştır. “Kid Auto Races in Venice” isimli 2. filminde oldukça bol bir pantolon ve melon bir şapka takan Şarlo karakterine bürünen Charlie Chaplin, ayrıca bu karaktere yerinde asla durmayan bir baston da ekledi. Şarlo karakterinin palyaçoları andıran kocaman ayakkabıları da karakterin çok daha komik görünmesine neden olmuştu. Daha sonraki yıllarda ise, çektiği A Dog's Life filmi ile uzun metrajlı filmlere de başlayan Chaplin, Mary Pickford, Douglas Fairbanks ve D. W. Griffith ile birlikte kurdukları United Artists film şirketinin ortağı olduktan sonra Altına Hücum, Şehir Işıkları, Büyük Diktatör, Asri Zamanlar, Sirk ve Sahne Işıkları gibi pekçok baş yapıta imza attı. Sinema sektöründe çalıştığı sürece, ''konuşursam beni sadece Amerikalılar anlayacakama sessiz bir filmi herkes anlayabilir ve dünya Amerika'dan ibaret değil'' diyerek sesli filmlerin yeni çıktığı dönemde sessiz filmleriyle döneme elinden geldiği kadar direnmiştir.
Filmlerini dikkatlice izleyecek olursak eğer, şu andaki komedi filmlerinin temelinin atılmasında büyük katkıları olduğunu da görmüş oluruz. Özellikle de o zamanın şartları ve imkanlarıyla Chaplin'in zor bir işi başardığını söyleyebilirim. Günümüzde hala komedi dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olduğunu da düşünecek olursak, Chaplin'in yakaladığı başarıyı daha iyi anlamış oluruz.
Yarattığı 'modern palyaço' Şarlo ile dünya üzerinde filmlerinin gösterildiği her ülkede insanların hayranlığını toplamasına rağmen, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığını reddetmesi sebebiyle bu ülkede kendisine yönelik olarak başlatılan karalama kampanyası; kendisinden bir hayli genç olan kadınlarla yaptığı dört ayrı evlilik, bir dönem kendisine açılan babalık davası, The Immigrant filminde bir ABD memurunu tekmelediği sahne ve son olarak 'Altına Hücum' filmindeki bazı sahnelerin komünizm propagandası olarak yorumlanması gibi olayların etkisiyle Chaplin'in ABD'ye girmesi yasaklandı. Bunun üzerine karısı ve çocuklarıyla birlikte hayatının sonuna kadar yaşayacağı isviçre'ye yerleşen Chaplin, ancak 1972 yılında Oscar Özel Ödülü'nü almak için yıllar sonra ABD'ye geri döndü.
1952'de isviçre'ye yerleşen Chaplin 1966'da Hong Kong'lu Kontes (A Countess from Hong Kong) filminin yönetmenliğini yapıp sinema dünyasına veda etti. Ölmeden önce ise, ''Tanrı ruhunu affetsin'' diyen papaza: ''Neden olmasın? Ne de olsa kendi malı'' diyerek son espirisini de yapmış oldu.
Hayatına değinecek olursak, 1913 yılında genç bir delikanlı olarak ABD’ye giden Charlie Chaplin, çok geçmeden 1914 yılında ilk filmine imza attı. Chaplin’in 1914 çevirdiği “Making a Living” adlı filminin ardından çevirdiği 2. filminde, efsanevi Şarlo karakteri ortaya çıkmıştır. “Kid Auto Races in Venice” isimli 2. filminde oldukça bol bir pantolon ve melon bir şapka takan Şarlo karakterine bürünen Charlie Chaplin, ayrıca bu karaktere yerinde asla durmayan bir baston da ekledi. Şarlo karakterinin palyaçoları andıran kocaman ayakkabıları da karakterin çok daha komik görünmesine neden olmuştu. Daha sonraki yıllarda ise, çektiği A Dog's Life filmi ile uzun metrajlı filmlere de başlayan Chaplin, Mary Pickford, Douglas Fairbanks ve D. W. Griffith ile birlikte kurdukları United Artists film şirketinin ortağı olduktan sonra Altına Hücum, Şehir Işıkları, Büyük Diktatör, Asri Zamanlar, Sirk ve Sahne Işıkları gibi pekçok baş yapıta imza attı. Sinema sektöründe çalıştığı sürece, ''konuşursam beni sadece Amerikalılar anlayacakama sessiz bir filmi herkes anlayabilir ve dünya Amerika'dan ibaret değil'' diyerek sesli filmlerin yeni çıktığı dönemde sessiz filmleriyle döneme elinden geldiği kadar direnmiştir.
Filmlerini dikkatlice izleyecek olursak eğer, şu andaki komedi filmlerinin temelinin atılmasında büyük katkıları olduğunu da görmüş oluruz. Özellikle de o zamanın şartları ve imkanlarıyla Chaplin'in zor bir işi başardığını söyleyebilirim. Günümüzde hala komedi dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olduğunu da düşünecek olursak, Chaplin'in yakaladığı başarıyı daha iyi anlamış oluruz.
Yarattığı 'modern palyaço' Şarlo ile dünya üzerinde filmlerinin gösterildiği her ülkede insanların hayranlığını toplamasına rağmen, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığını reddetmesi sebebiyle bu ülkede kendisine yönelik olarak başlatılan karalama kampanyası; kendisinden bir hayli genç olan kadınlarla yaptığı dört ayrı evlilik, bir dönem kendisine açılan babalık davası, The Immigrant filminde bir ABD memurunu tekmelediği sahne ve son olarak 'Altına Hücum' filmindeki bazı sahnelerin komünizm propagandası olarak yorumlanması gibi olayların etkisiyle Chaplin'in ABD'ye girmesi yasaklandı. Bunun üzerine karısı ve çocuklarıyla birlikte hayatının sonuna kadar yaşayacağı isviçre'ye yerleşen Chaplin, ancak 1972 yılında Oscar Özel Ödülü'nü almak için yıllar sonra ABD'ye geri döndü.
1952'de isviçre'ye yerleşen Chaplin 1966'da Hong Kong'lu Kontes (A Countess from Hong Kong) filminin yönetmenliğini yapıp sinema dünyasına veda etti. Ölmeden önce ise, ''Tanrı ruhunu affetsin'' diyen papaza: ''Neden olmasın? Ne de olsa kendi malı'' diyerek son espirisini de yapmış oldu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar