bugün
- beyazsemsiyeliyabanci38
- yorgun mermi24
- haysenin1212
- aziz yıldırım9
- gammazlama yapmamak10
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi4
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz7
- satranç haram yasaklansın4
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- toplu taşıma3
- yaz geceleri2
- sydney sweeney'in memeleri3
- 14 inç monitörden 17 inç monitöre geçmek3
- bu köyden olsam ne olacak7
- beybi leydi den hoşlanıyorum ne yapmalıyım3
- başlık tsunamisinde boğulan kaliteli entry2
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- ormanda jaguar saldırısı karşısında yapılacaklar2
- gina carano13
- en gey özelliğiniz15
- omurgasız tekerlek5
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- yapay zeka moderatörü14
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- arkadaşlar kavgayı bırakıp buraya bakar mısınız4
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- diamond bosphoruss denen yazar7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- aym'nin süresiz nafaka kararına isyan eden kadın4
- kavgacı yazarlar3
- baba olmak istemeyen erkek4
- isimsiz orospu çocukları3
- kilis2
- sözlüğün kırbacı8
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- anın görüntüsü21
- 90 yaşında adamı espri yaptı diye tutuklamak2
- melis sezen'in memeleri3
- karton toplayan çocuk4
- katatespizartmasi15
- gammaz çetesinin mağdur ettiği yazarların hakkı2
- buddy dude17
- en son ne yediniz12
- koç holding binalarına saldırı2
- m r e r e c t o2
- kılıçdar'ın chp'nin oyunu yükselttiği yalanı5
- gocu bak bi3
- mocu4
psikologların söylediğine göre, hatırladığımız ilk anı bugünkü mutluluk sebebimizi belirliyormuş. şimdi size hatırladığım ilk anımdan bahsetmek istiyorum.
dört beş yaşlarındayım, evdekilerle kahvaltı yapıyoruz, ben de hararetli bir şekilde evdekilere izlediğim filmi anlatıyorum. bizimkiler bana gülüyor, 'aa sonra noldu' gibi sorular soruyorlar. bizimkilerin yüzündeki mutluluğu görünce ben de mutlu oluyorum tabi.
neyse efendim, aradan uzun yıllar geçti koca adam oldum. bu süre içersinde geçmişe baktığımda hiçbir işi doğru düzgün başaramadığımı farkettim. her başarısızlığıma sinirlendim, hıçkıra hıçkıra ağladım, yeri geldi yüksek sesle kahkaha hattım.
boyum uzun olduğundan dolayı bir hevesle ilkokulda şehrin basketbol takımlarından birine girdim. bir süre geçtikten sonra baktım ki benim bu spora yeteneğim yok. hırs yaptım, maçlarda süre almaya başladım. takım benden çok çok önce kurulduğu için beni dışladılar (yeteneğimin olmaması da buna sebepti tabi). beş dakika oyunda kalıyorsam elime en fazla 3-4 kere top geliyordu. sinirlendim, dayanamadım. takım kaptanının kaşını patlatmamla takımdan kovuldum.
ortaokul yıllarımda kuzenimin verdiği nirvana cdsinin etkisiyle gitar çalmaya karar verdim. bir iki ay sonra bunu da beceremicem ben deyip gitarı duvara astım. gitar hala duvarda asılı duruyor. biblo niyetine kullanıyorum.
göt zoruyla dandik bi anadolu lisesini kazandım. çocukluktan beri tarihe olan ilgimden dolayı tarih ile ilgili bir bölüm okumak istemiştim, buna giden yolda sözel bölümünü seçmem gerekiyordu. fakat lise birde derslerimin iyi olmasından dolayı ailemin ve sınıf öğretmenimin zoruyla sayısal bölümünü tercih ettim. şuan üniversite son sınıf öğrencisiyim istemeyerek okuduğum bi bölümden bir ay sonra mezun oluyorum. bu bölümü dört yılda nasıl bitiriyorum hala inanmakta zorluk çekiyorum, neyse.
üniverstenin birinci yazında dil öğrenmek amaçlı ingiltere'ye gittim. kendimce öğrendiğimi de sanıyordum fakat yds puanlarım acınacak halde.
üniversite ikinci sınıfta kendime şehir bisikleti aldım. bütün bir yıl boyunca bütün ulaşımımı bisikletle yaptım. dedim ki 'ulan bi de uzun yolu deneyeyim, bakalım becerebilcek miyim.' herşeyi hazırladım, rota istanbul' dan izmir' e kadardı. tura çıktıktan birkaç saat sonra önüme çıkan köpekten dolayı duran bi arabaya tosladım. sonuç olarak kolumu alçıya aldılar, başıma da üç dikiş. allaha şükür yine başarısız olmuştum.
üçüncü sınıfın yazında interaile çıktım. 14 ülke dolaştım. amacım yeni insanlarla tanışıp onların hikayelerini kitap haline getirmekti. sonuç olarak tek bir satır bile yazmadım.
bu başarısızlık zinciri sayesinde yüzlerce anıya sahip oldum. bu anılarımı insanlara anlattığımda gülümsemeleri, kahkahaları, şaşırmaları aynı ogün ailemin bana 'ee sonra noldu' gibi sorular sormaları beni mutlu ediyor.
sanırım başarısızlığımla mutlu olan nadir insanlardanım.
şimdi ne yapıcaksın diye soracak olursanız. sevmedğim bölümümün herhangi bir dalında yüksek lisans yapıcam. kısaca başarısız oldukça mutlu olmaya devam edicem.
dört beş yaşlarındayım, evdekilerle kahvaltı yapıyoruz, ben de hararetli bir şekilde evdekilere izlediğim filmi anlatıyorum. bizimkiler bana gülüyor, 'aa sonra noldu' gibi sorular soruyorlar. bizimkilerin yüzündeki mutluluğu görünce ben de mutlu oluyorum tabi.
neyse efendim, aradan uzun yıllar geçti koca adam oldum. bu süre içersinde geçmişe baktığımda hiçbir işi doğru düzgün başaramadığımı farkettim. her başarısızlığıma sinirlendim, hıçkıra hıçkıra ağladım, yeri geldi yüksek sesle kahkaha hattım.
boyum uzun olduğundan dolayı bir hevesle ilkokulda şehrin basketbol takımlarından birine girdim. bir süre geçtikten sonra baktım ki benim bu spora yeteneğim yok. hırs yaptım, maçlarda süre almaya başladım. takım benden çok çok önce kurulduğu için beni dışladılar (yeteneğimin olmaması da buna sebepti tabi). beş dakika oyunda kalıyorsam elime en fazla 3-4 kere top geliyordu. sinirlendim, dayanamadım. takım kaptanının kaşını patlatmamla takımdan kovuldum.
ortaokul yıllarımda kuzenimin verdiği nirvana cdsinin etkisiyle gitar çalmaya karar verdim. bir iki ay sonra bunu da beceremicem ben deyip gitarı duvara astım. gitar hala duvarda asılı duruyor. biblo niyetine kullanıyorum.
göt zoruyla dandik bi anadolu lisesini kazandım. çocukluktan beri tarihe olan ilgimden dolayı tarih ile ilgili bir bölüm okumak istemiştim, buna giden yolda sözel bölümünü seçmem gerekiyordu. fakat lise birde derslerimin iyi olmasından dolayı ailemin ve sınıf öğretmenimin zoruyla sayısal bölümünü tercih ettim. şuan üniversite son sınıf öğrencisiyim istemeyerek okuduğum bi bölümden bir ay sonra mezun oluyorum. bu bölümü dört yılda nasıl bitiriyorum hala inanmakta zorluk çekiyorum, neyse.
üniverstenin birinci yazında dil öğrenmek amaçlı ingiltere'ye gittim. kendimce öğrendiğimi de sanıyordum fakat yds puanlarım acınacak halde.
üniversite ikinci sınıfta kendime şehir bisikleti aldım. bütün bir yıl boyunca bütün ulaşımımı bisikletle yaptım. dedim ki 'ulan bi de uzun yolu deneyeyim, bakalım becerebilcek miyim.' herşeyi hazırladım, rota istanbul' dan izmir' e kadardı. tura çıktıktan birkaç saat sonra önüme çıkan köpekten dolayı duran bi arabaya tosladım. sonuç olarak kolumu alçıya aldılar, başıma da üç dikiş. allaha şükür yine başarısız olmuştum.
üçüncü sınıfın yazında interaile çıktım. 14 ülke dolaştım. amacım yeni insanlarla tanışıp onların hikayelerini kitap haline getirmekti. sonuç olarak tek bir satır bile yazmadım.
bu başarısızlık zinciri sayesinde yüzlerce anıya sahip oldum. bu anılarımı insanlara anlattığımda gülümsemeleri, kahkahaları, şaşırmaları aynı ogün ailemin bana 'ee sonra noldu' gibi sorular sormaları beni mutlu ediyor.
sanırım başarısızlığımla mutlu olan nadir insanlardanım.
şimdi ne yapıcaksın diye soracak olursanız. sevmedğim bölümümün herhangi bir dalında yüksek lisans yapıcam. kısaca başarısız oldukça mutlu olmaya devam edicem.
güncel Önemli Başlıklar
