bugün
- gocunun elleri7
- dünya46
- gocu29
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı4
- ermeni rum soykırımını inkar etmek13
- ismetin sol framenin içine etmesi4
- almanya7
- yunanistan6
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu5
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak7
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan8
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- askerde nefret edilen şeyler7
- 27 eylül 2026 sırbistan hollanda maçı3
- sözlüğün bayması2
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
- adanalı bir kıza vurulmak4
- ay noluyo noluyo4
- bana onu sormayin nickli feyk zengini5
- bana ona sormayın'ın iq düzeyi4
- 28 eylül 2026 gürcistan ukrayna maçı2
- kova burcu erkeği güvenilirliği4
- israil15
- sırrı süreyya önder türkmen dir3
- sırbistan3
- 27 eylül 2026 norveç portekiz maçı2
- hollanda2
- sözlüğün en güzel kadını26
- 27 eylül 2026 avusturya kosova maçı2
- bir inkar yöntemi olarak seri eksici3
- sarapci koala hatayi11
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban8
- 27 eylül 2026 danimarka galler maçı2
- true'nin moderasyon tarafından kollanması4
- 27 eylül 2026 litvanya azerbaycan maçı2
- uludağ sözlük kostüm partisi5
- ismet biraderin koşturmaya başlaması2
- norveç10
- 26 eylül 2026 slovenya iskoçya maçı5
- lost2
- günün sözü8
- hatun dediğin2
- portekiz3
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- fenerbahçe'nin transfer yasağı açıklaması2
- allah bize salat etti8
- bir türlü eksi karmaya inememek2
- amerika birleşik devletleri28
- platon un mağara alegorisi4
- en kötü chp başkanı5
sayın kenan bey,
bu mektubu size serin bir mart sabahı, atatürke dil uzatan bir youtube videosunu seyredip sinirle kahvemi yudumlarken yazmaya karar verdim; satırlarımı pek de düşünerek sıralamayacağım; zaten düşünmek gibi ahlaksız bir eylemin girdabına kapılmış bir neslin yok edilememiş ender zatlarından biriyim; en azından özürlü bırakacağınızı umduğunuz bir devrin çocuğuyum; pek öyle lale devri de değil o; bal gibi kötek devri.
zat-ı aliniz, darbeyi yaptığında henüz 17 yaşındaydım; cebir hesabım kuvvetlidir; şu an cebren ve hileyle 44 civarında seyrediyorum; mamafih sizin kadar dirayetli ve müstakil bir soğukkanlılık sergileyemediğimin de farkındayım.
bizim aile de sayenizde çöktü; komünist babam arkadaşlarının gördüğü işkencelere, yaşadığı coğrafyanın güzel insanlarının genç / orta yaşlı demeden itinayla seçilerek imhasına tanık ola ola önce kendini, sonra yuvasını mahvetti; akademik eğitim görmüş bir ressam olmasına rağmen tünelde yarısı yanmış, pislik içinde bir binanın karanlık odalarında canını teslim etti. ben sayenizde kabataş erkek lisesindeki eğitimimi okulun koridorlarında dolaşan askerlerin eşliğinde, arada sırada canı sıkılanların bizleri copla sıra dayağına çektiği bir ilim yuvasında tamamladım; siz işkencelerdekilerle vakit geçirirken bendeniz girdiğim tıp fakültesindeki kadavraların başından mide bulanarak kaçtım; kendimi hep bir işkenceci gibi gördüm orada. sanki öldürdüğümüz yetmiyormuş gibi içini açarak hala konuşturmaya çalıştığımız bir yurtseveri kesmek, daha da kesmek, mümkünse hücrelerine kadar inerek kesmek eğilimini bünyeme yediremedim. son kadavram bir çiftçiydi. onun, tahtaya çivilerle çakılmış o büyük ellerini, hayatı kavramaya, toprağı kucaklamaya hazır ellerini unutamadım; bir ölünün kutsal ellerini öpmek ne demektir, bilir misiniz?! ne faşizme yenilen babamın ellerini ne sizin ellerinizi öperim; o büyük köylünün elleri sizlerinkinden daha sıcak, daha şefkatli, daha öpülesiydi. ben o adamın elleri sayesinde hayattayım bugün.
bu mektubu size serin bir mart sabahı, atatürke dil uzatan bir youtube videosunu seyredip sinirle kahvemi yudumlarken yazmaya karar verdim; satırlarımı pek de düşünerek sıralamayacağım; zaten düşünmek gibi ahlaksız bir eylemin girdabına kapılmış bir neslin yok edilememiş ender zatlarından biriyim; en azından özürlü bırakacağınızı umduğunuz bir devrin çocuğuyum; pek öyle lale devri de değil o; bal gibi kötek devri.
zat-ı aliniz, darbeyi yaptığında henüz 17 yaşındaydım; cebir hesabım kuvvetlidir; şu an cebren ve hileyle 44 civarında seyrediyorum; mamafih sizin kadar dirayetli ve müstakil bir soğukkanlılık sergileyemediğimin de farkındayım.
bizim aile de sayenizde çöktü; komünist babam arkadaşlarının gördüğü işkencelere, yaşadığı coğrafyanın güzel insanlarının genç / orta yaşlı demeden itinayla seçilerek imhasına tanık ola ola önce kendini, sonra yuvasını mahvetti; akademik eğitim görmüş bir ressam olmasına rağmen tünelde yarısı yanmış, pislik içinde bir binanın karanlık odalarında canını teslim etti. ben sayenizde kabataş erkek lisesindeki eğitimimi okulun koridorlarında dolaşan askerlerin eşliğinde, arada sırada canı sıkılanların bizleri copla sıra dayağına çektiği bir ilim yuvasında tamamladım; siz işkencelerdekilerle vakit geçirirken bendeniz girdiğim tıp fakültesindeki kadavraların başından mide bulanarak kaçtım; kendimi hep bir işkenceci gibi gördüm orada. sanki öldürdüğümüz yetmiyormuş gibi içini açarak hala konuşturmaya çalıştığımız bir yurtseveri kesmek, daha da kesmek, mümkünse hücrelerine kadar inerek kesmek eğilimini bünyeme yediremedim. son kadavram bir çiftçiydi. onun, tahtaya çivilerle çakılmış o büyük ellerini, hayatı kavramaya, toprağı kucaklamaya hazır ellerini unutamadım; bir ölünün kutsal ellerini öpmek ne demektir, bilir misiniz?! ne faşizme yenilen babamın ellerini ne sizin ellerinizi öperim; o büyük köylünün elleri sizlerinkinden daha sıcak, daha şefkatli, daha öpülesiydi. ben o adamın elleri sayesinde hayattayım bugün.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar