bugün
- uyudunuz mu arkadaşlar6
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı23
- sözlükteki kızların bilgisiz olması13
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- domdom biraderin münih te yaşaması4
- midye dolma5
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- bundesliga3
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- 2026 ekim ayı nasıl geçti3
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- futbol14
- erkek komedyenlerin komik olmaması gerçeği3
- kadıköy5
- simge sağın'ın sahnede giydiği tayt4
- rüya3
- fon olaylarında adı geçen şahıslar2
- ismet gürbüz beyin tırnakları4
- psikologların psikolojilerinin bozuk olması5
- tayta duyulan yoğun ilginin kaynağı3
- heidegger benimle ol3
- türk usulü ödeyelim diyen alman3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- kahverengi keşiş örümceği2
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- deli divane dizisi4
- çorapsız uyumak2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemenin ahlakı4
- gece gece aniden gelen kelle paça içme hissi3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- osuruğun maddenin hangi hali olduğu sorusu4
- en son ne aldınız16
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- göztepe neymiş böyle be3
- milan skriniar7
- kızın haberi yokken fotoğrafıyla şarkı yapmak3
- iyi geceler arkadaşlar ben uyuyorum6
- efendi erkek5
- avakado kestim al'ye diyen anne3
- atatürk düşmanı facebook dayısı5
- evde makyaj malzemesi yapmak4
- fidan'dan rusya ukrayna açıklaması3
- düşün ki o bunu okuyor3
- gülriz sururi'nin gözleri3
- sanırım yeterince yazdım2
- senin gibisi yok4
- kedilerin açacağı başlıklar3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi2
2007'de SEZEN AKSU
2007'de Sezen yazısı için en uygun başlangıç sanırım, 2007 yılına girişimiz olur.
Sezen ve Çakkıdı...
2006'ya damgasına vuran şarkı ve Sezen'in yılbaşı konseri.
Sezen ile girdiğimiz yılbaşı bol Sezen'li geçecekti elbet, fakat bir albüm eksik kalacaktı.
Sezen 2006'dan sonra 2007'yi de albümsüz geçirdi. Hala da albüm çıkarmaya çok niyetli durmuyor, en azından yakın geçmişte.
14 Ocak 2006'da Beyaz Show'a çıkan Sezen Aksu, 14 Ocak 2007'de de boş durmuyor, ya Onno'sunun acısını hafifletmek için, ya da sadece büyük bir tesadüfle, 14 Ocak 2007'de, Sezen ve Radikal gazetesi çıkıyor.
Sezen Radikal'de yazdığı baş yazıda, "gülümse..." diyor. Orhan Pamuk'un aksine, kişisel ihtiraslarını, egolarını gazeteye yansıtmıyor, Onno'yu manşete taşımıyor, Türkiye'nin beş ayıbı diyor.
Hatta Sezen'le öyle çok alakası olmayan bir tanıdığım bile o manşetin ardından "Sezen gözümde büyüdü" diyor. Çok doğru bir şey yapıyor yine Sezen.
Ayrıca yine 14 Ocak 2007'de, Sezen Aksu iki haftalık bir programa konuk oluyor; "Güneri Civaoğlu ile Şeffaf Oda."
Uzun zamandır duymak istediğim şarkıları söylüyor, Küçüğüm'ü söylüyor, Beni Unutma'yı söylüyor.
Mest ediyor.
23 Ocak'a geldiğimizde bu senenin ilk arşiv serisi çıkıyor, Ahşap Kutu ve çok kısa bir süre içerisinde tükeniyor.
Ayrıca Sezen Ocak ayında öldürülen Hrant Dink için ağıdını da yakıyor; "gitti cancağızım gitti..."
29 Ocak'ta Amsterdam'da sonrasında da Rotterdam'da sahneye çıktı.
Powertürk müzik ödüllerinde en iyi kadın sanatçı ödülünü alıyor, almakla kalmıyor ödülü almaya gitmiyor, bir sürü spekülasyona yol açıyor.
10 Şubat'ta Bostancı Gösteri Merkezi'nde bir konser veriyor, sonrasında benim ilk gittiğim 2007 konserini 14 Şubat'ta izmir'de veriyor.
Repertuar ısrarla değişmiyor, aynı şarkılar dillenip geziyor desek de 10 Şubat'ta bir kıpırdanma oluyor.
23 Şubat geldiğinde, Sezen destekli Ferhat Göçer albümü Yolun Açık Olsun çıkıyor, Sezen'in dizeleri var o albümde, "gurubun rengi boyarken bi de sahili turuncuya hiç tadım yok..."
29 Mart'a kadar sessizliğini korudu Sezen, ve sonrasında önce Mydonese'da sonra da Bostancı'da konser verdi.
Akın Ok'un "Kraliçe'nin Büyüsü" isimli, sözde Sezen'i anlatan kitabı yoğun tepki çekiyor, baştan aşağı ticaret kokuyor.
2 Nisan'da Fashion Tv konserinde, sahneye çıkıyor. Müthiş bir kıyafet giyiyor, Fashion Tv konserin yalnızca 2 şarkısını o da banttan veriyor.
Yine aynı aralar, Sezen, Sıla'nın setini ziyaret ediyor.
23 Nisan 2007'de, canlı yayınla Halit Kıvanç'ın konuğu oluyor ve orada yepyeni bir şarkısını seslendiriyor, konserlerinden sonra, "beşik gibi sallar hayat bizi..."
Ve o büyük tartışmaların başlayacağı 14 Mayıs geliyor, başlı başına bir olay.
Ferda Anıl Yarkın başlatıyor özüne inersek bu olayı, "Şinanay Fuat Güner'in" diyor bir danışıklı dövüş içerisinde Fuat Güner onaylıyor ve Oray Eğin "Sezen hep yapar böyle şeyler" diyor. Onno'suna laf geliyor, kendisi için olsa susar oturur, ama Sezen bağlanıyor, Şarkı Söylemek Lazım'a...
Kendi şarkısından yararlanıp kendi yedikleri çöplüğe pisleyen kedi misali Sezen'i çamurlayan o pis yarışmaya...
"Hayır..." diyor "bu şarkı Onno'nun."
Oray sataşıyor, "o çok istediğiniz kavga ortamına girmeyeceğim, lütfen yazınız beni." diyor.
Dosyalar açılıyor, Sezen adı kullanılarak prim yapılmaya uğraşılıyor.
Ne mi oluyor?
O haftaya kadar 1. sırada olan yarışma, birkaç hafta geçiyor, bu konu dallanıp budaklanıyor ki "20." sıraya geriliyor.
Birkaç magazinci ve Oray Eğin, Sezen'in üstüne gitmeye devam ediyor. Ve Sezen o olayların ardından ilk kez, Yeditepe Üniversitesi'nde konsere çıkıyor, durum bildik değil, her zamankinden daha fazla, daha yoğun Sezen çığlıkları...
Ters tepiyor o yaptıkları, Sezen seviliyor, çok seviliyor.
Oray Eğin'in imajı iyice kötüleşiyor, Fuat Güner'in programı rating yapmıyor.
Sezen'e sataşma modası içerisinde Niran Ünsal da bir şey yumurtluyor, albümü elinde patlıyor. Satışları çok düşük kalıyor.
Yapılan kamuoyu araştırması gösteriyor ki Sezen'e destek en yüksek seviyelerinden birine ulaşıyor.
ilk Harbiye konserinde Sezen önce bu olaylara ithafta bulunuyor, Onno'suna sesleniyor, "yol arkadaşım gördün mü, duydun mu olup bitenleri?"
Sonra da Fuat Güner'e, "hiç beklentimiz kalmamış dosttan bile..."
En sonunda da verdiği konserler gazetelerin sürmanşetine çıkıyor.
Sezen çok seviliyor, kolay değil onu yıkmak, şimdi Ferda Anıl Yarkın da yok oldu, Oray da, Fuat da...
Hangisi hatırlanıyor?
Yaza doğru, Emel'in albümü çıkıyor, Evlenilecek Kızlar patlıyor, ama asıl Sezen hayranları tarafından sevilen şarkı başkası oluyor; "Yaralıyım elbet, bir arıza bir iz, bırakabilir o kadar olsun..."
Hande Yener de Sezen desteğiyle çıkıyor, "kibir bir canavar gibi bekliyor pusuda..."
Sezen aşıyor bazı şeyleri, "kendimden caymam lazım, zor..." diyor.
Burak Kut'u da yeniden ihya ediyor, "çarpa çarpa kendisi öğrensin..." diyerek.
Ebru Gündeş geliyor, "bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm?" diye soruyor Sezen.
Özcan Deniz'de bir Hediye "hediye" ediyor.
Mayıs ayında Onno Tunç şarkıları çıkıyor, Sezen orada haykırıyor, "yine bana gel, yana yana yine beni sev..."
Sibel Can'a da iki şarkı veriyor Sezen, "kim bilebilir kimin halini.."
THY'nin gecesinde de sahneye çıkıyor Sezen ve sonrasında Harbiye konserleri başlıyor.
27-28 Temmuz'da özel bir konseptle Harbiye sahnesine çıkan Sezen, 6 konser vermiş oluyor, sadece Harbiye'de.
Cem Yılmaz'ın burası ne zaman dolar sorusuna bile Harbiye görevlileri, "Sezen Aksu çıktığı zaman" diyorlar.
Geleneksel yaz konserleri sürüyor. Bu sene 9 il'e birden gidiyor ve bu illerin arasında bir de VAN var.
Kendisine star diyen, diva diyen, megastar diyen bir sürü isim ayaklarını istanbul'dan dışarı zor çıkartıp ancak Bodrum'da konser verirken, Sezen Türkiye'yi dolaşıyor, Levent Yüksel'in "o star değil ki o bizden biri işte" sözünü haklı çıkartırcasına...
Bir yandan Hasankeyf sular altında kalmasın diye çığlık atıyor...
Bir yandan çocuklar için yazılar yazıyor...
Bir yandan ebru yazıları...
Sezen durmuyor.
Çeşme'de Emma Shaplin'le aynı sahneyi paylaşıyor, ertesi günlerde bir yazı düşüyor basına, "Sezen'den ders almalı Emma Shaplin, nasıl sanatçı olunur dersi..."
Özel konseptli konserlerde birçok şarkıyı söylüyor, seçim hakkında da yorum yapıyor bir konserinde, "ya def, ya ır... göreceksiniz gidecekler."
gitmiyorlar o ayrı... ama en azından deniyoruz, "ya def, ya ır..."
Her yerde zirvede, izmir'de bağırıyorlar, "Cumhurbaşkanı Sezen..." diye, Sezen'in cevabı manidar, "ben oraya çıkarsam her gün cinayet işlerim."
Sezen çeyrek albümünde 1980'i söylüyor, "gitme gitme, gittiğin yollardan dönülmez geri..."
Hayvanları koruma derneği konserinde sahneye çıkacakken, aniden düşüp kalçasını incitiyor, bu yüzden sahneye çıkamıyor.
Fakat aynı aralar hemen toparlanıp, diğer konserlerini yapmaya devam ediyor, Ankara konserinde de siyasi mesajlar veriyor, bacağını örtüp, "aslında bu örtü başımda mı olmalıydı" diyip kahkahayı patlatıyor.
Turneyi yine çok özel bir konserle kapatıyor, bir sürü kişiyle beraber şarkılar söylüyor, en son da Sezen bizi meyhaneye götür yapıyor.
Sertab Erener'in 15. yıl konserinde onunla beraber haykırıyor, "hadi yüreğim ha gayret..."
Sonra bir açıklama düşüyor ortalığa, "Aralık'ta albüm çıkacak, bekleyin."
Herkes sabırsız, bir de "dvd" diyor aynı duyuruda.
O sıralar Kaybolmayan Yıllar arşiv serisi çıkıyor, ahşap kutuda değil bu kez, dvd tarzı kutularda.
7 Ekim'de herkes için bir gurur kaynağı olabilecek bir şey gerçekleşiyor, kolay kolay ingiliz sanatçıların bile sahneye çıkamadığı Royal Albert Hall'e bir Minik Serçe konup, şakıyor.
Konser yankılanıyor ülkede, her yerde boy boy fotoğrafları çıkıyor konserin, Sezen de belli ki çok neşeli o gün.
"Bir kedim bile yok..." dese de...
Bu arada Sezen CowParade'de, sosyal mesaj içeren bir inekle boy gösteriyor, manşetlere çıkıyor yeniden, "hiç kavga bilmez gülle yaprak..."
Zeynep Oral'ın, "O Güzel insanlar" isimli kitabında Sezen yer alıyor. "Sonsuz Teşekkürler Sezen..."
Bizi hiç şarkısız bırakmayan kadın...
2007'de Sezen yazısı için en uygun başlangıç sanırım, 2007 yılına girişimiz olur.
Sezen ve Çakkıdı...
2006'ya damgasına vuran şarkı ve Sezen'in yılbaşı konseri.
Sezen ile girdiğimiz yılbaşı bol Sezen'li geçecekti elbet, fakat bir albüm eksik kalacaktı.
Sezen 2006'dan sonra 2007'yi de albümsüz geçirdi. Hala da albüm çıkarmaya çok niyetli durmuyor, en azından yakın geçmişte.
14 Ocak 2006'da Beyaz Show'a çıkan Sezen Aksu, 14 Ocak 2007'de de boş durmuyor, ya Onno'sunun acısını hafifletmek için, ya da sadece büyük bir tesadüfle, 14 Ocak 2007'de, Sezen ve Radikal gazetesi çıkıyor.
Sezen Radikal'de yazdığı baş yazıda, "gülümse..." diyor. Orhan Pamuk'un aksine, kişisel ihtiraslarını, egolarını gazeteye yansıtmıyor, Onno'yu manşete taşımıyor, Türkiye'nin beş ayıbı diyor.
Hatta Sezen'le öyle çok alakası olmayan bir tanıdığım bile o manşetin ardından "Sezen gözümde büyüdü" diyor. Çok doğru bir şey yapıyor yine Sezen.
Ayrıca yine 14 Ocak 2007'de, Sezen Aksu iki haftalık bir programa konuk oluyor; "Güneri Civaoğlu ile Şeffaf Oda."
Uzun zamandır duymak istediğim şarkıları söylüyor, Küçüğüm'ü söylüyor, Beni Unutma'yı söylüyor.
Mest ediyor.
23 Ocak'a geldiğimizde bu senenin ilk arşiv serisi çıkıyor, Ahşap Kutu ve çok kısa bir süre içerisinde tükeniyor.
Ayrıca Sezen Ocak ayında öldürülen Hrant Dink için ağıdını da yakıyor; "gitti cancağızım gitti..."
29 Ocak'ta Amsterdam'da sonrasında da Rotterdam'da sahneye çıktı.
Powertürk müzik ödüllerinde en iyi kadın sanatçı ödülünü alıyor, almakla kalmıyor ödülü almaya gitmiyor, bir sürü spekülasyona yol açıyor.
10 Şubat'ta Bostancı Gösteri Merkezi'nde bir konser veriyor, sonrasında benim ilk gittiğim 2007 konserini 14 Şubat'ta izmir'de veriyor.
Repertuar ısrarla değişmiyor, aynı şarkılar dillenip geziyor desek de 10 Şubat'ta bir kıpırdanma oluyor.
23 Şubat geldiğinde, Sezen destekli Ferhat Göçer albümü Yolun Açık Olsun çıkıyor, Sezen'in dizeleri var o albümde, "gurubun rengi boyarken bi de sahili turuncuya hiç tadım yok..."
29 Mart'a kadar sessizliğini korudu Sezen, ve sonrasında önce Mydonese'da sonra da Bostancı'da konser verdi.
Akın Ok'un "Kraliçe'nin Büyüsü" isimli, sözde Sezen'i anlatan kitabı yoğun tepki çekiyor, baştan aşağı ticaret kokuyor.
2 Nisan'da Fashion Tv konserinde, sahneye çıkıyor. Müthiş bir kıyafet giyiyor, Fashion Tv konserin yalnızca 2 şarkısını o da banttan veriyor.
Yine aynı aralar, Sezen, Sıla'nın setini ziyaret ediyor.
23 Nisan 2007'de, canlı yayınla Halit Kıvanç'ın konuğu oluyor ve orada yepyeni bir şarkısını seslendiriyor, konserlerinden sonra, "beşik gibi sallar hayat bizi..."
Ve o büyük tartışmaların başlayacağı 14 Mayıs geliyor, başlı başına bir olay.
Ferda Anıl Yarkın başlatıyor özüne inersek bu olayı, "Şinanay Fuat Güner'in" diyor bir danışıklı dövüş içerisinde Fuat Güner onaylıyor ve Oray Eğin "Sezen hep yapar böyle şeyler" diyor. Onno'suna laf geliyor, kendisi için olsa susar oturur, ama Sezen bağlanıyor, Şarkı Söylemek Lazım'a...
Kendi şarkısından yararlanıp kendi yedikleri çöplüğe pisleyen kedi misali Sezen'i çamurlayan o pis yarışmaya...
"Hayır..." diyor "bu şarkı Onno'nun."
Oray sataşıyor, "o çok istediğiniz kavga ortamına girmeyeceğim, lütfen yazınız beni." diyor.
Dosyalar açılıyor, Sezen adı kullanılarak prim yapılmaya uğraşılıyor.
Ne mi oluyor?
O haftaya kadar 1. sırada olan yarışma, birkaç hafta geçiyor, bu konu dallanıp budaklanıyor ki "20." sıraya geriliyor.
Birkaç magazinci ve Oray Eğin, Sezen'in üstüne gitmeye devam ediyor. Ve Sezen o olayların ardından ilk kez, Yeditepe Üniversitesi'nde konsere çıkıyor, durum bildik değil, her zamankinden daha fazla, daha yoğun Sezen çığlıkları...
Ters tepiyor o yaptıkları, Sezen seviliyor, çok seviliyor.
Oray Eğin'in imajı iyice kötüleşiyor, Fuat Güner'in programı rating yapmıyor.
Sezen'e sataşma modası içerisinde Niran Ünsal da bir şey yumurtluyor, albümü elinde patlıyor. Satışları çok düşük kalıyor.
Yapılan kamuoyu araştırması gösteriyor ki Sezen'e destek en yüksek seviyelerinden birine ulaşıyor.
ilk Harbiye konserinde Sezen önce bu olaylara ithafta bulunuyor, Onno'suna sesleniyor, "yol arkadaşım gördün mü, duydun mu olup bitenleri?"
Sonra da Fuat Güner'e, "hiç beklentimiz kalmamış dosttan bile..."
En sonunda da verdiği konserler gazetelerin sürmanşetine çıkıyor.
Sezen çok seviliyor, kolay değil onu yıkmak, şimdi Ferda Anıl Yarkın da yok oldu, Oray da, Fuat da...
Hangisi hatırlanıyor?
Yaza doğru, Emel'in albümü çıkıyor, Evlenilecek Kızlar patlıyor, ama asıl Sezen hayranları tarafından sevilen şarkı başkası oluyor; "Yaralıyım elbet, bir arıza bir iz, bırakabilir o kadar olsun..."
Hande Yener de Sezen desteğiyle çıkıyor, "kibir bir canavar gibi bekliyor pusuda..."
Sezen aşıyor bazı şeyleri, "kendimden caymam lazım, zor..." diyor.
Burak Kut'u da yeniden ihya ediyor, "çarpa çarpa kendisi öğrensin..." diyerek.
Ebru Gündeş geliyor, "bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm?" diye soruyor Sezen.
Özcan Deniz'de bir Hediye "hediye" ediyor.
Mayıs ayında Onno Tunç şarkıları çıkıyor, Sezen orada haykırıyor, "yine bana gel, yana yana yine beni sev..."
Sibel Can'a da iki şarkı veriyor Sezen, "kim bilebilir kimin halini.."
THY'nin gecesinde de sahneye çıkıyor Sezen ve sonrasında Harbiye konserleri başlıyor.
27-28 Temmuz'da özel bir konseptle Harbiye sahnesine çıkan Sezen, 6 konser vermiş oluyor, sadece Harbiye'de.
Cem Yılmaz'ın burası ne zaman dolar sorusuna bile Harbiye görevlileri, "Sezen Aksu çıktığı zaman" diyorlar.
Geleneksel yaz konserleri sürüyor. Bu sene 9 il'e birden gidiyor ve bu illerin arasında bir de VAN var.
Kendisine star diyen, diva diyen, megastar diyen bir sürü isim ayaklarını istanbul'dan dışarı zor çıkartıp ancak Bodrum'da konser verirken, Sezen Türkiye'yi dolaşıyor, Levent Yüksel'in "o star değil ki o bizden biri işte" sözünü haklı çıkartırcasına...
Bir yandan Hasankeyf sular altında kalmasın diye çığlık atıyor...
Bir yandan çocuklar için yazılar yazıyor...
Bir yandan ebru yazıları...
Sezen durmuyor.
Çeşme'de Emma Shaplin'le aynı sahneyi paylaşıyor, ertesi günlerde bir yazı düşüyor basına, "Sezen'den ders almalı Emma Shaplin, nasıl sanatçı olunur dersi..."
Özel konseptli konserlerde birçok şarkıyı söylüyor, seçim hakkında da yorum yapıyor bir konserinde, "ya def, ya ır... göreceksiniz gidecekler."
gitmiyorlar o ayrı... ama en azından deniyoruz, "ya def, ya ır..."
Her yerde zirvede, izmir'de bağırıyorlar, "Cumhurbaşkanı Sezen..." diye, Sezen'in cevabı manidar, "ben oraya çıkarsam her gün cinayet işlerim."
Sezen çeyrek albümünde 1980'i söylüyor, "gitme gitme, gittiğin yollardan dönülmez geri..."
Hayvanları koruma derneği konserinde sahneye çıkacakken, aniden düşüp kalçasını incitiyor, bu yüzden sahneye çıkamıyor.
Fakat aynı aralar hemen toparlanıp, diğer konserlerini yapmaya devam ediyor, Ankara konserinde de siyasi mesajlar veriyor, bacağını örtüp, "aslında bu örtü başımda mı olmalıydı" diyip kahkahayı patlatıyor.
Turneyi yine çok özel bir konserle kapatıyor, bir sürü kişiyle beraber şarkılar söylüyor, en son da Sezen bizi meyhaneye götür yapıyor.
Sertab Erener'in 15. yıl konserinde onunla beraber haykırıyor, "hadi yüreğim ha gayret..."
Sonra bir açıklama düşüyor ortalığa, "Aralık'ta albüm çıkacak, bekleyin."
Herkes sabırsız, bir de "dvd" diyor aynı duyuruda.
O sıralar Kaybolmayan Yıllar arşiv serisi çıkıyor, ahşap kutuda değil bu kez, dvd tarzı kutularda.
7 Ekim'de herkes için bir gurur kaynağı olabilecek bir şey gerçekleşiyor, kolay kolay ingiliz sanatçıların bile sahneye çıkamadığı Royal Albert Hall'e bir Minik Serçe konup, şakıyor.
Konser yankılanıyor ülkede, her yerde boy boy fotoğrafları çıkıyor konserin, Sezen de belli ki çok neşeli o gün.
"Bir kedim bile yok..." dese de...
Bu arada Sezen CowParade'de, sosyal mesaj içeren bir inekle boy gösteriyor, manşetlere çıkıyor yeniden, "hiç kavga bilmez gülle yaprak..."
Zeynep Oral'ın, "O Güzel insanlar" isimli kitabında Sezen yer alıyor. "Sonsuz Teşekkürler Sezen..."
Bizi hiç şarkısız bırakmayan kadın...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar