bugün
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek10
- chp'nin hali ne olacak33
- m r e r e c t o18
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak7
- el sıkıştığında ne hissediyorsun7
- esat oktay yıldıran3
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini3
- bitik sözlük4
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- kimseye borç vermeyen insan2
- molayı mola olmanın ötesine taşımak3
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması3
- özgür özel den kılıçdaroğlu'na ihraç uyarısı3
- togg t10f2
- kayyum kemal8
- gocu35
- en sevdiğiniz müzik türü5
- sedat pekmez24
- diamond bosphoruss denen yazar22
- insan olmaya çeyrek kala5
- en gey özelliğiniz17
- biliyorum ama soylemem2
- hoşlanılan kadının ellerim üşüyor demesi2
- muharrem ince2
- bir gün onsuz kaç saattir sorunsalı4
- tai lung11
- her evde en az iki araba olması4
- 9 haziran 2026 kk'nın ayaklanma çağrısı ithamı7
- pembe sıçmıklar2
- ırmak koparan2
- ce eeee adlı korkunç oyun2
- bilimde ilerlemiş kafada pek yakışıksız ağız2
- favori manifest kızınız4
- zall buraya bak aslanım7
- kalın bacaklı kadın çekiciliği5
- clydeless bonnie2
- doğu görevinde kürtlerin türklere yaptığı mobbing6
- kuzen evliliği5
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz15
- yaz geldi askılı giyen hatunlar çoğaldı5
- kürtçülük yapan komünist5
- vurdurmayan sözlük yazarları4
- çaylak edildim diye ağlayan troll8
- dirilse konserine gidilecek sanatçı4
- latte içen erkeğin vurdurduğu gerçeği5
- ay pardon diyen erkek3
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle65
ARMAĞAN, BEN VE KUŞLAR
tanıdık bir deniz aramızdaki
tuz, öfke, yağmur ve ateş
fırtına yüklü gemilerin
gidip gidip geldiği
mor kanatlı kuş o, aramızdaki
omuz başımızda durmadan öten
bir kanadı aykırı mavilerde uçurum
bir kanadı uçuk düşler ülkesi
git işine Armağan
şiir yazdırma bana
girme bir bıçak gibi
en kalabalık yerlerimde kanayan
yalnızlığıma ...
gündür,
ağır çeker yaşamak bile
kirpiğimden ateş damlar tutamam
içim tuzlarda yıkar birikenleri
hayatın kıyısı bu, bilirim
bırakamam
bak yine o ıslak kuş
çığlıklara vurmuş yokuşlarını
hangi yanı sustuğumun kapımı çalan bu kış
konuştuğum, ölümün hangi serseri yanı
yapma be Armağan
en aptal yalnızlık ölüm olmalı
öyle durduğu yerde eskimemeli keder
çiçek gibi çiçekler açmalı içimizde
ipek gibi yağmurlar
aşk gibi aşklar, yaşayan ve yaşanacak olan
işimiz kolay değil Armağan
direnmek bu,
unutmamak
azalmamak kendine ve insana
paslı sürgü, demir kapı
ve ısırgan otları arasında
sığınmadan tenhalığa
çoğalmaktır ağlamak bile belki,
ama
senden olana
yeniyetme ürkülerdi
cop yemek, sakat kalmak
çocuk doğuramamak
korkmazdık konudan komşudan
dul kadın olmaktan
şaşırma
ve acı çekme ne olur
anneni düşün, ya da benim annemi
toprağın ve karın sessizliğini
ve hâlâ ekin demetlerini
doksan dokuzluk tespih sabrıyla çeken
kırk olmadan yetmişini gösteren
kadın çizgilerini
kırgınsın biliyorum
öfkelisin,
en çok da karanlığa karışan çoban yıldızlarına
kopan kıyamet değil ki canım,
bilirsin o şarkıyı
"Denizler durulmaz dalgalanmadan"
yaralarım inançlarımdan değil
gemisi kolayca yara alandan
bana düşlerden söz etme Armağan
bu gece uyuyamam
ne çok yıl be Armağan
ne çok kırımsa
her yenilgi, bedenimize vurulan zincir
beynimizde kırılan halka
acılar
iki uçurum arası büyüyen çiçek
ve sevinç
gece yarısı birlikte pişirilen kurufasulye tadı
zaman zaman kıyılar düşse de intihara
borçlar ve alacaklar
hâlâ eşit hayata
bir tek şuna şaşıyorum
hayatımız neden bu kadar kısa?
belki de kesişen sonsuz erimli
iki aykırı çizgi
belki çok daha derin bir düşün izi
o aşina deniz aramızdaki
tuz, fırtına, yangın ve kavga
ve o bitmeyen sevda
üstelik
bunca gece varken daha sabaha
bin direkli gemilerin gidip gidip geldiği
keşke sana,
al kanatlı kuşlarla
kehribar ve ipek yüklü atlastan uçuşlarla
gelebilseydim
keşke sana
bilmediğin sevinçler
gül iklimi erinçler
verebilseydim
getirdiğim sadece bu kır çiçeği
ıslak kanatlarımla
iyi sakla
canım
bu gece unut yalnızlığını
beynimizin en eski yalanını
haklısın
bu saatlerde gece bizden kocaman
ama söz
sabahın ilk ışıklarından
çiçekli bir şal dokuyacağım sana
hadi
sokulup yüreğimin kuytularına
uyu şimdi usulca
ARMAĞAn
AYTEN MUTLU'nun kül izi adlı kitabında yer alan şiiri... şiir uğur varol tarafından bestelenen bir müzikle kahraman tazeoğlu'nun seni içimden terk ediyorum adlı albümünde seslendirilmiştir.
tanıdık bir deniz aramızdaki
tuz, öfke, yağmur ve ateş
fırtına yüklü gemilerin
gidip gidip geldiği
mor kanatlı kuş o, aramızdaki
omuz başımızda durmadan öten
bir kanadı aykırı mavilerde uçurum
bir kanadı uçuk düşler ülkesi
git işine Armağan
şiir yazdırma bana
girme bir bıçak gibi
en kalabalık yerlerimde kanayan
yalnızlığıma ...
gündür,
ağır çeker yaşamak bile
kirpiğimden ateş damlar tutamam
içim tuzlarda yıkar birikenleri
hayatın kıyısı bu, bilirim
bırakamam
bak yine o ıslak kuş
çığlıklara vurmuş yokuşlarını
hangi yanı sustuğumun kapımı çalan bu kış
konuştuğum, ölümün hangi serseri yanı
yapma be Armağan
en aptal yalnızlık ölüm olmalı
öyle durduğu yerde eskimemeli keder
çiçek gibi çiçekler açmalı içimizde
ipek gibi yağmurlar
aşk gibi aşklar, yaşayan ve yaşanacak olan
işimiz kolay değil Armağan
direnmek bu,
unutmamak
azalmamak kendine ve insana
paslı sürgü, demir kapı
ve ısırgan otları arasında
sığınmadan tenhalığa
çoğalmaktır ağlamak bile belki,
ama
senden olana
yeniyetme ürkülerdi
cop yemek, sakat kalmak
çocuk doğuramamak
korkmazdık konudan komşudan
dul kadın olmaktan
şaşırma
ve acı çekme ne olur
anneni düşün, ya da benim annemi
toprağın ve karın sessizliğini
ve hâlâ ekin demetlerini
doksan dokuzluk tespih sabrıyla çeken
kırk olmadan yetmişini gösteren
kadın çizgilerini
kırgınsın biliyorum
öfkelisin,
en çok da karanlığa karışan çoban yıldızlarına
kopan kıyamet değil ki canım,
bilirsin o şarkıyı
"Denizler durulmaz dalgalanmadan"
yaralarım inançlarımdan değil
gemisi kolayca yara alandan
bana düşlerden söz etme Armağan
bu gece uyuyamam
ne çok yıl be Armağan
ne çok kırımsa
her yenilgi, bedenimize vurulan zincir
beynimizde kırılan halka
acılar
iki uçurum arası büyüyen çiçek
ve sevinç
gece yarısı birlikte pişirilen kurufasulye tadı
zaman zaman kıyılar düşse de intihara
borçlar ve alacaklar
hâlâ eşit hayata
bir tek şuna şaşıyorum
hayatımız neden bu kadar kısa?
belki de kesişen sonsuz erimli
iki aykırı çizgi
belki çok daha derin bir düşün izi
o aşina deniz aramızdaki
tuz, fırtına, yangın ve kavga
ve o bitmeyen sevda
üstelik
bunca gece varken daha sabaha
bin direkli gemilerin gidip gidip geldiği
keşke sana,
al kanatlı kuşlarla
kehribar ve ipek yüklü atlastan uçuşlarla
gelebilseydim
keşke sana
bilmediğin sevinçler
gül iklimi erinçler
verebilseydim
getirdiğim sadece bu kır çiçeği
ıslak kanatlarımla
iyi sakla
canım
bu gece unut yalnızlığını
beynimizin en eski yalanını
haklısın
bu saatlerde gece bizden kocaman
ama söz
sabahın ilk ışıklarından
çiçekli bir şal dokuyacağım sana
hadi
sokulup yüreğimin kuytularına
uyu şimdi usulca
ARMAĞAn
AYTEN MUTLU'nun kül izi adlı kitabında yer alan şiiri... şiir uğur varol tarafından bestelenen bir müzikle kahraman tazeoğlu'nun seni içimden terk ediyorum adlı albümünde seslendirilmiştir.
güncel Önemli Başlıklar
