bugün
- son 20 yılın en gıcık lafı4
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı3
- true'ya arkadan sahip olmak14
- evlenmeyi başaramamış erkek4
- kısa saçlı hatun çekiciliği7
- bizim düşündüğümüz de bizi düşünüyor mudur sorgusu2
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- varoşluk göstergesi küçük detaylar4
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek13
- yükseleni aslan olan aslan burcu kadını5
- haksızlığa uğrayanın hakkını alması3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- kadınların romantik sözleri pek sallamaması2
- tanga neden giyilir11
- ece irtem9
- amerika birleşik devletleri4
- yazilimcilarin flort hayati üzerine veri analizi2
- namus takıntısı olan erkek17
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı10
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı8
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik8
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- iran3
- nesrin cavadzade9
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik6
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- senegal3
- kemal kılıçdaroğlu14
- forma3
- puma2
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- avusturya2
- dünya2
- hayatın renginin kalmaması7
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı3
- ankaradaki çıkılamayan yokuş6
- futbol10
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet5
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- yalnız yaşamak6
- regl dönemi çirkinliği8
- maxi araujo2
- ona bir şey söyle14
kimisinin, alakasız, boş tezlerle çürütmeye çalıştığı kanıtlardır.
ey cahiller, imtihan, dirilme, hesap verme, cennet, cehennem gibi tezlerinizin geçerli olabilmesi için, imtihan edilebilecek, sorumlu tutulabilecek "tutarlı" bir "ben" olması gerekir. söz konusu "ben"i de "ruh" olarak açıklıyorsunuz.
peki fiziksel ve kimyasal etkilerle bu kadar değişikliğe uğrayabilen bir "ben" nasıl bir "ben"dir? ortada gerçekten sorumlu tutulabilecek, hesaba çekilebilecek, tekrar diriltilebilecek sabit bir "ben" var mıdır?
misal, bir kişi, frontal lobu hasar aldığı için, çekilmez, aksi, kalp kıran, hırsızlık yapan, doğruyla yanlışı ayırt edemeyen, sağlıklı ahlaki değerlendirmeler yapamayan, yolun ortasına dışkılayan (şişli etfal'deki kadının böyle bir rahatsızlığı olabilir, zira frontal lob hasarlarında literatüre geçmiş benzer örnekler var) bir kişi haline gelsin... bu kişinin sorumlu tutulacak hali hangisidir? önceki hali mi, sonraki hali mi? işinize geldiği için "önceki hali" diyeceksiniz... neye dayanarak? "efendim beyni hasar almış işte" diyeceksiniz. iyi de o zaman "ruh" dediğinizin "beyin" olduğunu itiraf etmiş olmuyor musunuz? aynen bir robot gibi... ana işlemcisi bozulunca, bozuluveriyor!.. geriye ne kalıyor? sadece inançlarınız, boş iddialarınız...
eminim kahir ekseriyetiniz "occam'ın usturası" tabirini duymamışsınızdır. felsefi bir prensiptir. "zorunlu olmadıkça varlıkları çoğaltmamak gerekir" anlamına gelir. söz konusu prensibi örneğimiz açısından ele alırsak, ortada bozulunca "bizim" de bozuluverdiğimiz bir makina (beyin) var. durum böyleyken beynin ötesinde bir de ne idüğü belirsiz "ruh" kavramını koymanın ne manası var? ortada yeterli açıklama varken, varlığına dair hiçbir işaret olmayan ek bir kavram türetmek niye?
burada saçmalayanların okuması, anlaması mümkün değil ama geniş bilgi isteyenlere nörolog david eagleman'ın "incognito" adlı satış rekorları kırmış eserini tavsiye ederim.
ey cahiller, imtihan, dirilme, hesap verme, cennet, cehennem gibi tezlerinizin geçerli olabilmesi için, imtihan edilebilecek, sorumlu tutulabilecek "tutarlı" bir "ben" olması gerekir. söz konusu "ben"i de "ruh" olarak açıklıyorsunuz.
peki fiziksel ve kimyasal etkilerle bu kadar değişikliğe uğrayabilen bir "ben" nasıl bir "ben"dir? ortada gerçekten sorumlu tutulabilecek, hesaba çekilebilecek, tekrar diriltilebilecek sabit bir "ben" var mıdır?
misal, bir kişi, frontal lobu hasar aldığı için, çekilmez, aksi, kalp kıran, hırsızlık yapan, doğruyla yanlışı ayırt edemeyen, sağlıklı ahlaki değerlendirmeler yapamayan, yolun ortasına dışkılayan (şişli etfal'deki kadının böyle bir rahatsızlığı olabilir, zira frontal lob hasarlarında literatüre geçmiş benzer örnekler var) bir kişi haline gelsin... bu kişinin sorumlu tutulacak hali hangisidir? önceki hali mi, sonraki hali mi? işinize geldiği için "önceki hali" diyeceksiniz... neye dayanarak? "efendim beyni hasar almış işte" diyeceksiniz. iyi de o zaman "ruh" dediğinizin "beyin" olduğunu itiraf etmiş olmuyor musunuz? aynen bir robot gibi... ana işlemcisi bozulunca, bozuluveriyor!.. geriye ne kalıyor? sadece inançlarınız, boş iddialarınız...
eminim kahir ekseriyetiniz "occam'ın usturası" tabirini duymamışsınızdır. felsefi bir prensiptir. "zorunlu olmadıkça varlıkları çoğaltmamak gerekir" anlamına gelir. söz konusu prensibi örneğimiz açısından ele alırsak, ortada bozulunca "bizim" de bozuluverdiğimiz bir makina (beyin) var. durum böyleyken beynin ötesinde bir de ne idüğü belirsiz "ruh" kavramını koymanın ne manası var? ortada yeterli açıklama varken, varlığına dair hiçbir işaret olmayan ek bir kavram türetmek niye?
burada saçmalayanların okuması, anlaması mümkün değil ama geniş bilgi isteyenlere nörolog david eagleman'ın "incognito" adlı satış rekorları kırmış eserini tavsiye ederim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar