bugün
- fusya semsiyeli yabanci28
- sözlüğün en masum yazarları7
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak7
- erdoğan ı sevmeyip onun ülkesinde yaşamak4
- larisalisa7
- uludağ sözlük size ne kattı16
- nervio23
- sözlüğü bıraksam üzülür müsün sözlük4
- en son ne yediniz7
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler8
- sözlükte yazan ünlüler8
- arkadaşlar larissa kim6
- özelleştirmenin kötü bir şey olduğunu sanan tip2
- sözlükteki gammazlar lobi si7
- sarı şeker yargılanmalıdır2
- lan şemsiyeci5
- melih gökçek'in 5 milyar doları olması2
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- ellerim bomboş2
- beni silik yapacak mod daha anasından doğmadı2
- fuşya yüzünden sözlükte kimseye güven kalmaması4
- sözlük kızlarının kahveleri9
- hangi sözlük kızının eteğinin altındayım5
- şemsiyeli larissamıymış4
- sarapci koala41
- tai lung45
- erkeklerin taciz edildiği anlar5
- gocu25
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i9
- simit yiyen kızla sevgili olmak2
- arkadaşlar galiba kavga var6
- mehdiyet2
- halıda yatmak2
- tembel avrat böreği5
- malt katır2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci20
- kavga edenlerin hep aynı kişiler olması5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı34
- şarapçı koala yalnız değildir8
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- ölüm11
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya4
- almanya3
- etek dikmelik sözlük kızı4
- ateizm sekülerizm deccaliyet ruhunun bi parçasıdır2
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- sözlüğün kırbacı2
- sonsuz2
- burdur şiş3
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı20
J.K. Simmons'ın fletcher rolü ile yardırdığı, bir işte en iyisi olmak için sınırların nasıl zorlanması gerektiğini anlatan 2014 yapımı dram-müzik filmi.
--spoiler--
son zamanlarda yoğun hayat temposu nedeniyle, oscar'ın tadına bakmış filmlerin arasında tek izleyemediğim film whiplash olmuştu. dün akşam şans eseri trailerını tekrar izledim ve o anda filmi izlemem gerektiğini anladım, çünkü trailer cidden beklentiyi tavan yapıyor. ustaca hazırlanmış ve filmi size izletmek istiyor. ama filme gelirsek... güzel olabilecek bir hikayenin, vasat işlenişi vardı ekranda. oyunculuklar güzel, müzik güzel, kamera açıları güzel ama hikayenin işlenişi hiç olmamış. böyle bir film için en iyi film oscarı 3-4 gömlek yukarıda. ama fletcher rolünde ki simmons, ciddi anlamda hak ediyor oscar'ı.
diyeceksiniz ki, "neresi kötü işlenmiş filmini, bence çok güzeldi". filmin hikayesi her insanın hoşuna gidebilecek bir çabalama ve başarı öyküsü olduğu için siz o filmi nasıl işlerseniz işleyin bir şekilde izleyici beğenecektir zaten. ama daha teknik açıdan bakılırsa, film sadece j.k. simmons oscar alsın diye çekilmiş gibiydi. çünkü andrew ve fletcher karakterleri dışında ki hiçbir karakterin durumu işlenmiyordu. arada bir kaç sahnelik giren kız arkadaş, daha sonra bir anda ayrılma, kızı bir daha göremememiz. tır kazası, yerden kanlar içinde kalkıp sahneye çıkma, hiçbir şey yokmuş gibi ayağa kalkıp fletcher'a saldırma, time skip. kulaklıkla en iyilerini dinleme, elleri patlayana kadar bateri çalma, yara bandı, buzlu su. filmin işlenişinde bu tarz ilerlemeler dışında bir şey yoktu ki bunlarda yarım yamalaktı hep.
tabi filmin güzel sahneleri yok muydu? tabi ki vardı, özellikle fletcher'ın milletin üzerine gittiği sahneler kesinlikle efsaneviydi. tabi simmons'ın bu kadar öne çıkmasında rolünün etkisi olduğu kadar, miles teller'ın oyunculuğunun etkisi de büyük. j.k. simmons diğer oyuncuların kendinden daha alt seviyede olmasıyla birlikte mükemmel bir şekilde parlamış filmde.
film akıcı bir film, heyecanlı bir film. bazı sahnelerde gerilimi hissediyorsunuz. belki damien chazelle yerine başka bir yönetmen olsaydı koltukta, en iyi film oscar'ını alabilirdi. çünkü çok daha epik bir şekilde çekilebilecek sahneler vardı filmde. belki damien daha sade bir film istiyordu ama bu biraz filmin önüne taş koyuyordu. eksikliklerine rağmen izlemesi oldukça keyifli bir filmdi. insanların baskı altında çok daha iyi sonuçlar verebildiklerini düşünenlerdenim, fazlası mental açıdan zorlayıcı olsa bile en iyisi olmak için sınırları zorlamak gerekiyor.
--spoiler--
--spoiler--
son zamanlarda yoğun hayat temposu nedeniyle, oscar'ın tadına bakmış filmlerin arasında tek izleyemediğim film whiplash olmuştu. dün akşam şans eseri trailerını tekrar izledim ve o anda filmi izlemem gerektiğini anladım, çünkü trailer cidden beklentiyi tavan yapıyor. ustaca hazırlanmış ve filmi size izletmek istiyor. ama filme gelirsek... güzel olabilecek bir hikayenin, vasat işlenişi vardı ekranda. oyunculuklar güzel, müzik güzel, kamera açıları güzel ama hikayenin işlenişi hiç olmamış. böyle bir film için en iyi film oscarı 3-4 gömlek yukarıda. ama fletcher rolünde ki simmons, ciddi anlamda hak ediyor oscar'ı.
diyeceksiniz ki, "neresi kötü işlenmiş filmini, bence çok güzeldi". filmin hikayesi her insanın hoşuna gidebilecek bir çabalama ve başarı öyküsü olduğu için siz o filmi nasıl işlerseniz işleyin bir şekilde izleyici beğenecektir zaten. ama daha teknik açıdan bakılırsa, film sadece j.k. simmons oscar alsın diye çekilmiş gibiydi. çünkü andrew ve fletcher karakterleri dışında ki hiçbir karakterin durumu işlenmiyordu. arada bir kaç sahnelik giren kız arkadaş, daha sonra bir anda ayrılma, kızı bir daha göremememiz. tır kazası, yerden kanlar içinde kalkıp sahneye çıkma, hiçbir şey yokmuş gibi ayağa kalkıp fletcher'a saldırma, time skip. kulaklıkla en iyilerini dinleme, elleri patlayana kadar bateri çalma, yara bandı, buzlu su. filmin işlenişinde bu tarz ilerlemeler dışında bir şey yoktu ki bunlarda yarım yamalaktı hep.
tabi filmin güzel sahneleri yok muydu? tabi ki vardı, özellikle fletcher'ın milletin üzerine gittiği sahneler kesinlikle efsaneviydi. tabi simmons'ın bu kadar öne çıkmasında rolünün etkisi olduğu kadar, miles teller'ın oyunculuğunun etkisi de büyük. j.k. simmons diğer oyuncuların kendinden daha alt seviyede olmasıyla birlikte mükemmel bir şekilde parlamış filmde.
film akıcı bir film, heyecanlı bir film. bazı sahnelerde gerilimi hissediyorsunuz. belki damien chazelle yerine başka bir yönetmen olsaydı koltukta, en iyi film oscar'ını alabilirdi. çünkü çok daha epik bir şekilde çekilebilecek sahneler vardı filmde. belki damien daha sade bir film istiyordu ama bu biraz filmin önüne taş koyuyordu. eksikliklerine rağmen izlemesi oldukça keyifli bir filmdi. insanların baskı altında çok daha iyi sonuçlar verebildiklerini düşünenlerdenim, fazlası mental açıdan zorlayıcı olsa bile en iyisi olmak için sınırları zorlamak gerekiyor.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar