bugün

efkar

cebinde biraz "bu gece efkâr dağıtacağım"ı olanların, kürdîlihicazkâr fasıllı masalarda dağıttığı, dağıtanın semirdiği, dağıtılanın akîbetinin ne olduğu bilinmeyen duygumtrak...

yazık ki;
o masaların arka fonunda çokça gördüğüm rakılı gözlerden akan hüzün buğlamalarının * farkında olmayan vücutlar...

ya da sahtesi bile silikleşmiş "gözyaşı makyajı akıntısı"dır efkar.

belki de kulağa yatılı misafir radyolardan birinden duyulan gökhan türkmen/serkan söylemez şarkısı

"efkârlıyım bu akşam
bir hasretle savaşan
dertler sardı bu akşam
sanki içtikçe artan

bir ben gülemiyorum
neden bilemiyorum
herşey bomboş yalan
bir sen çekip gittin
bilsem sever miydim
dostum oldu hüsran

ahh yaşamıyorum çıkamam bu karanlıktan
ahh deliriyorum ki sebebi yok anlarım aşktan

ister hüzünle ağla
istersende iç böyle
düşmeden anlamazsın
yalnızsan sende söyle"


ve sabahlarda bizi tökezleten beceriksiz dönekliğimizin dil sürçmeleridir efkar... bu da bize platin düşlerimizin kapak resmi olsun.
© copyright 2005 - 2026