bugün
- bütün biraderlere hükmeden birader7
- bir ilişkiyi kim yönetir4
- sözlüğe totonu zikeyim butonu6
- zaman kavramı olmayan insan4
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum9
- arkadaşlar sizce ben nasıl biriyim4
- dondurma yiyen erkeğin asıl amacı3
- kemal kılıçdaroğlu19
- sözlük yazarlarının dondurmaları5
- arkadaşlar tost yapamıyorum8
- diamond bey birader diamond bey biraderdir2
- göbek piercing'i takan 40 yaşından büyük kadın4
- sözlüğün mal dolması9
- deniz göktaş33
- bik bik abla vs vurduranlar12
- ciddi ciddi aşure seven insan8
- velvet31
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı7
- kızlar mesaj kutumu kısa süreliğine açtım5
- mutlu yaşamın sırrı3
- cem yılmaz fırsatçılığı2
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- yine geliyorum yilanoglu4
- uludağ sözlük bir ailedir6
- uyuşturucuyu bırakmak3
- diamond bosphorus13
- şarapçı koala'yı duvarı yalarken görmek4
- togg limuzin3
- kim kimin fakesi belli olmayan sözlük5
- erectoton7
- arkadaşlar makarna yapamıyorum6
- uzun marlboro deyince uzun mavi 2000 mi diyen kız4
- durduk yere size kafayı takan yazarlar7
- gizli artı vermek7
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- bay erecto bey birader2
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı10
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması6
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği28
- beyler lütfen hlzaya gelin4
- arkadaşlar suşi yapamıyorum4
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- tüm sözlüğe benden kuşkaş3
- sıcaktan kilo vermek3
- ali hamaney'in cenaze töreni4
- seninle şöyle böyle olabilirdik2
- dona kara sinek kaçması2
- tai lung30
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- araya adam sokup yazar banlatmak5
dikkat! felsefeye amatör ölçüde ilgi duyanlar için önemli bilgiler içerir.
s. kierkegaard varoluşçu filozoflar içinde değerlendirilen bir isimdir, hayatını ve felsefesini hegelyan anlayışa karşı yaşamış ve oluşturmuştur. ona göre sistemli hristiyanlık yanlışlara ve günaha gömülmüştür ve içine saplandığı bataktan kurtarılmalıdır bu doğrultuda çok kez kiliseyle başı derde girmiştir. ayrıca hatırlatmak gerekir ki kierkegaard varoluşçu olarak değerlendirildiği kadar kimilerince de filozof değil dinci bir yazar olarak geçer.
bugün psikolojiden aşina olduğumuz kaygı(danca. angst, ing. anxiety) kavramını felsefi ve psikolojik bağlamda ele almıştır, bu doğrultuda kişinin kendini bulduğu ve yaşamının çizgisinin ellerinde olduğunu anladığı an, kaygının başladığını söyler. örneğin bir binanın tepesindeki adamın bir kokusu vardır; aşağı düşmek, ama aşağı atlama imkanına da sahip olduğunu düşünmeye başladığından itibaren kaygı sahibi olur. bunun üzerine 'kaygı kavramı' adlı eseri vardır fakat dili ağır olabileceği için anlamakta güçlük çekebilirsiniz.
soren kierkegaard'ın anlayışında en hakiki gerçek imandır. bu noktada kendisinin fideist olduğu gözden kaçırılmamalıdır, sadece en temel ve en öz gerçeğin iman olduğunu söyler hatta kişinin inancının nesnesi yanlış olsa bile iman bütünlüğüne saygı göstermenin bir zorunluluk olduğunu dile getirir.
korku ve titreme: yazarın en önemli eserlerindendir, burada ibrahim'in oğlu ishak'ı kurban etmesi olayı üzerinden bazı etik tartışmalara girer. bunlar; etik olan ereksel olan için askıya alınabilir mi? gerçek erekler doğrultusunda saklanabilir mi? vb. dir.
kierkegaard burada trajik kahraman ve iman şövalyesi adını verdiği iki tipi tanımlar hikaye üzerinden. ona göre trajik kahraman evrensel iyi adına kendini kurban eden sokratestir, iman şövalyesi ise imanı doğrultusunda etik olanı gözardı edip imanının emirlerini yerine getiren ibrahim peygamberdir.
özel hayatında da bir iman şövalyesi gibi davranıp etik olan evlilik yerine deli gibi aşık olduğu regine olsen'den ayrılmış ve kendini felsefeye adamıştır. baştan çıkarıcının günlüğü adlı eserinde de yaklaşık şu minvalde şeyler söylemiştir; 'iki kişi aşkın doruklarında yaşıyorsa o dakikadan sonra ayrılmaları doğru olur zira artık birbirlerine verecekleri hiçbir şey kalmamıştır'. ilişkiler konusunda gerçekci tespitler yaptığını düşündüğüm yazar entelektüel çevrede sevilen ve esprili bir kişiliği sahipmiş.
entrymi burada sonlandırmadan önce özellikle korku ve titreme adlı eserinin okunmasını tavsiye ediyorum ayrıca gönül işlerine pek kafası basmayanlar için de 'baştan çıkarıcın günlüğü' adlı kitabı tavsiyemdir.
s. kierkegaard varoluşçu filozoflar içinde değerlendirilen bir isimdir, hayatını ve felsefesini hegelyan anlayışa karşı yaşamış ve oluşturmuştur. ona göre sistemli hristiyanlık yanlışlara ve günaha gömülmüştür ve içine saplandığı bataktan kurtarılmalıdır bu doğrultuda çok kez kiliseyle başı derde girmiştir. ayrıca hatırlatmak gerekir ki kierkegaard varoluşçu olarak değerlendirildiği kadar kimilerince de filozof değil dinci bir yazar olarak geçer.
bugün psikolojiden aşina olduğumuz kaygı(danca. angst, ing. anxiety) kavramını felsefi ve psikolojik bağlamda ele almıştır, bu doğrultuda kişinin kendini bulduğu ve yaşamının çizgisinin ellerinde olduğunu anladığı an, kaygının başladığını söyler. örneğin bir binanın tepesindeki adamın bir kokusu vardır; aşağı düşmek, ama aşağı atlama imkanına da sahip olduğunu düşünmeye başladığından itibaren kaygı sahibi olur. bunun üzerine 'kaygı kavramı' adlı eseri vardır fakat dili ağır olabileceği için anlamakta güçlük çekebilirsiniz.
soren kierkegaard'ın anlayışında en hakiki gerçek imandır. bu noktada kendisinin fideist olduğu gözden kaçırılmamalıdır, sadece en temel ve en öz gerçeğin iman olduğunu söyler hatta kişinin inancının nesnesi yanlış olsa bile iman bütünlüğüne saygı göstermenin bir zorunluluk olduğunu dile getirir.
korku ve titreme: yazarın en önemli eserlerindendir, burada ibrahim'in oğlu ishak'ı kurban etmesi olayı üzerinden bazı etik tartışmalara girer. bunlar; etik olan ereksel olan için askıya alınabilir mi? gerçek erekler doğrultusunda saklanabilir mi? vb. dir.
kierkegaard burada trajik kahraman ve iman şövalyesi adını verdiği iki tipi tanımlar hikaye üzerinden. ona göre trajik kahraman evrensel iyi adına kendini kurban eden sokratestir, iman şövalyesi ise imanı doğrultusunda etik olanı gözardı edip imanının emirlerini yerine getiren ibrahim peygamberdir.
özel hayatında da bir iman şövalyesi gibi davranıp etik olan evlilik yerine deli gibi aşık olduğu regine olsen'den ayrılmış ve kendini felsefeye adamıştır. baştan çıkarıcının günlüğü adlı eserinde de yaklaşık şu minvalde şeyler söylemiştir; 'iki kişi aşkın doruklarında yaşıyorsa o dakikadan sonra ayrılmaları doğru olur zira artık birbirlerine verecekleri hiçbir şey kalmamıştır'. ilişkiler konusunda gerçekci tespitler yaptığını düşündüğüm yazar entelektüel çevrede sevilen ve esprili bir kişiliği sahipmiş.
entrymi burada sonlandırmadan önce özellikle korku ve titreme adlı eserinin okunmasını tavsiye ediyorum ayrıca gönül işlerine pek kafası basmayanlar için de 'baştan çıkarıcın günlüğü' adlı kitabı tavsiyemdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar