bugün
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- her gün 1 litre kola içersek ne olur9
- somali de türk bayrağı yakılması5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı24
- sözlükteki kuzucuklarım6
- iskilipli atıf hoca21
- kablosuz mouse10
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- favlayan yazarın asıl amacı12
- arap kızı ve arap oğlanı duvar süsü3
- tanımadığı kadına tokat atan adam7
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- songül karlı5
- yagmur yagiyor seller akiyor3
- togg4
- camfrog sönmez küfürleri3
- lpg'nin 50 tl olması2
- zenci kadın poposu4
- sözlük kürdü55
- ismail kartal18
- ahmet nazif zorlu8
- yurt dışı çıkış harcı2
- imei kayıt ücreti2
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- alex745alejandroali can2
- yerli marka kullanmak2
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler3
- travesti ile para kavgası2
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- uzay masalı2
- millette manyak para var21
- bir şeyler söyle2
- kasımda aşk başkadır4
- karanlık maddenin kuarklarla izinin sürülmesi2
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- iş yerinde atletle çalışmak4
- aletle yapacagin isi elinle yapma2
- evli bir kadını sikmek4
- otel odasında yalnız kalmak4
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- melis işiten2
- anın görüntüsü31
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- atatürk düşmanı değilim2
- boşandığı eşine araba alan adam8
--spoiler--
"Dunya yalvarırcasına:
"Bırak beni!" dedi.
Svidrigaylov titredi, bu senli seslenişte deminkilere benzemeyen bir şeyler vardı.
"Sevmiyor musun beni?" diye sordu Svidrigaylov usulca.
Dunya başını olumsuz anlamda salladı.
Svidrigaylov umutsuzluk içinde fısıldadı:
"Ve... sevemezsin de? Hiçbir zaman?"
"Hiçbir zaman..." diye fısıldadı Dunya."
--spoiler--
--spoiler--
svidrigaylov x caddesine saptı, yangın kulesi buradaydı.
itfaiye binasının kocaman kapısı önünde, üzerinde gri bir asker kaputu, basında achilles miğferi, sırtını kapıya dayamış ufak tefek bir adam duruyordu.
uykulu gözlerle yan yan kendine doğru gelen svidrigaylov'a baktı. yüzünde, bütün yahudi ırkında buruk bir iz bırakan yüz yıllık hırçınca bir keder vardı. svidrigaylov ve achilles, konuşmadan, bir süre birbirlerini süzdüler. sarhoş da olmadığı halde, bir adamın kendinden üç adım ötede durup hiç konuşmadan yüzüne bakıp durması, sonunda achilles'e aykırı geldi. yerinden kıpırdamadan:
"hey, siz" diye seslendi, "ne arıyor burada?"
"bir şey aramıyorum, kardeş! merhaba!"
"burada olmaz."
"ben, kardeş, yabancı bir diyara gidiyorum."
"yabancı diyar?"
"yabancı diyar ya. amerika."
"amerika?"
svidrigaylov cebinden revolveri çıkardı, horozunu kaldırdı.
achilles kaşlarını kaldırarak: "ama bu saka (şaka) burda olmas!"
"neden olmaz?"
"olmas da ondan."
"hiç farketmez be kardeş! iyi bir yer burası. sorarlarsa, amerika'ya gitti dersin."
namluyu sağ şakağına dayadı. gözbebekleri gitgide büyüyen achilles yerinden kımıldadı.
"burda olmaz! burda olmaz!"
svidrigaylov tetiği çekti.
--spoiler--
"Dunya yalvarırcasına:
"Bırak beni!" dedi.
Svidrigaylov titredi, bu senli seslenişte deminkilere benzemeyen bir şeyler vardı.
"Sevmiyor musun beni?" diye sordu Svidrigaylov usulca.
Dunya başını olumsuz anlamda salladı.
Svidrigaylov umutsuzluk içinde fısıldadı:
"Ve... sevemezsin de? Hiçbir zaman?"
"Hiçbir zaman..." diye fısıldadı Dunya."
--spoiler--
--spoiler--
svidrigaylov x caddesine saptı, yangın kulesi buradaydı.
itfaiye binasının kocaman kapısı önünde, üzerinde gri bir asker kaputu, basında achilles miğferi, sırtını kapıya dayamış ufak tefek bir adam duruyordu.
uykulu gözlerle yan yan kendine doğru gelen svidrigaylov'a baktı. yüzünde, bütün yahudi ırkında buruk bir iz bırakan yüz yıllık hırçınca bir keder vardı. svidrigaylov ve achilles, konuşmadan, bir süre birbirlerini süzdüler. sarhoş da olmadığı halde, bir adamın kendinden üç adım ötede durup hiç konuşmadan yüzüne bakıp durması, sonunda achilles'e aykırı geldi. yerinden kıpırdamadan:
"hey, siz" diye seslendi, "ne arıyor burada?"
"bir şey aramıyorum, kardeş! merhaba!"
"burada olmaz."
"ben, kardeş, yabancı bir diyara gidiyorum."
"yabancı diyar?"
"yabancı diyar ya. amerika."
"amerika?"
svidrigaylov cebinden revolveri çıkardı, horozunu kaldırdı.
achilles kaşlarını kaldırarak: "ama bu saka (şaka) burda olmas!"
"neden olmaz?"
"olmas da ondan."
"hiç farketmez be kardeş! iyi bir yer burası. sorarlarsa, amerika'ya gitti dersin."
namluyu sağ şakağına dayadı. gözbebekleri gitgide büyüyen achilles yerinden kımıldadı.
"burda olmaz! burda olmaz!"
svidrigaylov tetiği çekti.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar