bugün
- cumartesi günü ayılamamak2
- bik bik 221
- ipkis'in güzel entryler girmesi3
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- ahmed yesevi2
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek6
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- idiocracy2
- anın görüntüsü17
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı2
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak2
- teomancalmasur23
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- msn kullanan efsane nesil4
- nervio13
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- noodle6
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- jeffrey epstein12
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi3
- ismetin ciddi sıkıntıları olması8
- gay olduğunu saklayan erkek4
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- insan doğuştan iyi midir17
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- türkiyede evlenmeyenlerin sayısı 20 milyon olması4
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- simko38
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- ak partiyi savunan dayılar9
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik3
- psikolog4
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
- olmaz olsun öyle yetkili4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı60
- tanga giyen kişi osurursa ıslık sesi mi çıkıyor4
- rafael leao6
- ekşi sözlük toplu alım bitti6
- mi6'nın takibe aldığı sözlük yazarları3
- 2028 cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan5
sınıflı toplumlarda görülen, bir baskın sınıfın diğer sınıflara kendi kültürlerini uzlaşma yolu ile dayattığı üstünlük biçimi. genel olarak bu haliyle kullanımı gramsci'nin yazılarında görülebilir, o nedenle kültürel hegemonya kuramını oluşturanın gramsci olduğunu söylebiliriz.( elbette gramsci'de marks'ın, lenin'in etkileri yüksek düzeydedir)
egemen üretim biçimi olan kapitalizm, emperyalizm aşamasına girdiği andan itibaren çelişkilerinin bu sistemi yıkacağını savunmaya başlamıştı sosyalistler. nitekim ekim devrimi bunu gerçekleştirmiş gibi gözüküyordu. ekim devriminin batıya yayılamayıp bir dünya devrimine dönüşememesi kapitalist ilişkilerin daha üst düzeyde olduğu batılı kuramcılara sorgulamaya itmişti. bu sorunun cevabı daha önce çok fazla önemsenmeyen üstyapı kavramı olan kültürde. kültür her zaman dikkat çekici bir konuydu fakat üzerinde fazla durulmaması dikkat kaçmasına neden oluyordu. işte gramsci marksizme yeni bir açılım sundu: kültürel hegemonya.
var olan kapitalist emperyalist sistemin kapital sahipleri üretim araçlarına sahip olduğu gibi kendi kültürel yapılarını toplumun/ulusların genel istekleri haline getirebiliyordu. meta fetişizmi gibi dikkat çeken konular bu sistemin tüketim fazlası çılgınlığa yol açtığı bir diğer görüş olmakla beraber, sistemin efendilerinin "sürekli üretim için tüketim" felsefeleri toplumun tümüne uzlaşma mantığı ile yayar. buna kısaca kültürel hegemonya denilebilir.
o halde kültürel hegemonya toplumun tamamına nüfuz etmesi ile beklenen bir devrim yok edilebilir miydi? kuşkusuz, evet. sosyal reformlar, hayat koşullarının iyileştirilmesi, tüketimin pompalanması kültürel hegemonyayı desteklediği gibi ekonomik altyapıyı da geliştirir. yani bununla başa çıkmanın tek çözümü gene kendisinde yatar. baskın sınıfın yerine geçecek olan sınıf toplumun tamamına kendi kültürel, siyasal, sosyal, ahlakını yerleştirerek bu hegemonyayı, üstünlük, kırabilir. mevzileri tek tek ele geçiren mevzi ve siper savaşına benzeyen bu sistem gramsci ve türevlerinde önemli noktalara değinir.
üstyapının öneminin artması ve ona yapılan atıfların artması kuşkusuz yaratıcı marksizme yeni mevziler, açılımlar kazandırmıştır. fakat altyapıdan koparak giderek işin üstyapı kısmını önplana çıkarmak kitleleri yanlış tarafa çevirmekle eşdeğerdir ve yanlıştır. fakat tüm buna karşılık kültürel hegemonya reddilemez bir teoridir.
egemen üretim biçimi olan kapitalizm, emperyalizm aşamasına girdiği andan itibaren çelişkilerinin bu sistemi yıkacağını savunmaya başlamıştı sosyalistler. nitekim ekim devrimi bunu gerçekleştirmiş gibi gözüküyordu. ekim devriminin batıya yayılamayıp bir dünya devrimine dönüşememesi kapitalist ilişkilerin daha üst düzeyde olduğu batılı kuramcılara sorgulamaya itmişti. bu sorunun cevabı daha önce çok fazla önemsenmeyen üstyapı kavramı olan kültürde. kültür her zaman dikkat çekici bir konuydu fakat üzerinde fazla durulmaması dikkat kaçmasına neden oluyordu. işte gramsci marksizme yeni bir açılım sundu: kültürel hegemonya.
var olan kapitalist emperyalist sistemin kapital sahipleri üretim araçlarına sahip olduğu gibi kendi kültürel yapılarını toplumun/ulusların genel istekleri haline getirebiliyordu. meta fetişizmi gibi dikkat çeken konular bu sistemin tüketim fazlası çılgınlığa yol açtığı bir diğer görüş olmakla beraber, sistemin efendilerinin "sürekli üretim için tüketim" felsefeleri toplumun tümüne uzlaşma mantığı ile yayar. buna kısaca kültürel hegemonya denilebilir.
o halde kültürel hegemonya toplumun tamamına nüfuz etmesi ile beklenen bir devrim yok edilebilir miydi? kuşkusuz, evet. sosyal reformlar, hayat koşullarının iyileştirilmesi, tüketimin pompalanması kültürel hegemonyayı desteklediği gibi ekonomik altyapıyı da geliştirir. yani bununla başa çıkmanın tek çözümü gene kendisinde yatar. baskın sınıfın yerine geçecek olan sınıf toplumun tamamına kendi kültürel, siyasal, sosyal, ahlakını yerleştirerek bu hegemonyayı, üstünlük, kırabilir. mevzileri tek tek ele geçiren mevzi ve siper savaşına benzeyen bu sistem gramsci ve türevlerinde önemli noktalara değinir.
üstyapının öneminin artması ve ona yapılan atıfların artması kuşkusuz yaratıcı marksizme yeni mevziler, açılımlar kazandırmıştır. fakat altyapıdan koparak giderek işin üstyapı kısmını önplana çıkarmak kitleleri yanlış tarafa çevirmekle eşdeğerdir ve yanlıştır. fakat tüm buna karşılık kültürel hegemonya reddilemez bir teoridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar