bugün
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı15
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- sizin taptıklarınız ayağımın altındadır diyen kız4
- bir erkeğin en mutlu olduğu an4
- müezzinzade ismed vel yüksek volumevi3
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- 2028 cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan5
- ayaklarıyla yürüyen kız3
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- nervio nerede4
- savcı sayan2
- akp'li yayman'ın fon krizi açıklaması2
- teomancalmasur23
- patlat beni sanada bu yakışır2
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın19
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa5
- nervio14
- hezarpare biraderi sarhoş gürbüs paşa2
- el chadaille bitshiabu2
- kanka ayağıma masaj yapar mısın diyen kız3
- borsa 10 000 lere gidebilir mi5
- herzevekil11
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- ekşi sözlük toplu alım bitti6
- onaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmek8
- bağımsız filistin devleti kurulsun3
- kainatın büyüklüğü allah'ın büyüklüğünü gösterir2
- türk solu16
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- yanlışlıkla sınıf arkadaşını sikmek3
- fes takıp kemalist hoplatmak4
- okulda zil çalmasının gereksizliği5
- adana ayazı dizisi4
- azerbaycan4
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği7
- ismet'i aklınoksan efendi5
- jeffrey epstein12
- handan dizisi2
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- yağmurun barajları doldurması3
- hem nurcu hem kemalist olmak2
- ismet vel frenk ibni kasım el italyani3
- simko38
- imamoğlu çorba içince kameraları bantlamak3
- alman ismed2
- aleksey batrakov8
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- sarıgül soruşturmasına cinsel saldırı iddiası2
- ukrayna rusya belarus kadınları6
sınıflı toplumlarda görülen, bir baskın sınıfın diğer sınıflara kendi kültürlerini uzlaşma yolu ile dayattığı üstünlük biçimi. genel olarak bu haliyle kullanımı gramsci'nin yazılarında görülebilir, o nedenle kültürel hegemonya kuramını oluşturanın gramsci olduğunu söylebiliriz.( elbette gramsci'de marks'ın, lenin'in etkileri yüksek düzeydedir)
egemen üretim biçimi olan kapitalizm, emperyalizm aşamasına girdiği andan itibaren çelişkilerinin bu sistemi yıkacağını savunmaya başlamıştı sosyalistler. nitekim ekim devrimi bunu gerçekleştirmiş gibi gözüküyordu. ekim devriminin batıya yayılamayıp bir dünya devrimine dönüşememesi kapitalist ilişkilerin daha üst düzeyde olduğu batılı kuramcılara sorgulamaya itmişti. bu sorunun cevabı daha önce çok fazla önemsenmeyen üstyapı kavramı olan kültürde. kültür her zaman dikkat çekici bir konuydu fakat üzerinde fazla durulmaması dikkat kaçmasına neden oluyordu. işte gramsci marksizme yeni bir açılım sundu: kültürel hegemonya.
var olan kapitalist emperyalist sistemin kapital sahipleri üretim araçlarına sahip olduğu gibi kendi kültürel yapılarını toplumun/ulusların genel istekleri haline getirebiliyordu. meta fetişizmi gibi dikkat çeken konular bu sistemin tüketim fazlası çılgınlığa yol açtığı bir diğer görüş olmakla beraber, sistemin efendilerinin "sürekli üretim için tüketim" felsefeleri toplumun tümüne uzlaşma mantığı ile yayar. buna kısaca kültürel hegemonya denilebilir.
o halde kültürel hegemonya toplumun tamamına nüfuz etmesi ile beklenen bir devrim yok edilebilir miydi? kuşkusuz, evet. sosyal reformlar, hayat koşullarının iyileştirilmesi, tüketimin pompalanması kültürel hegemonyayı desteklediği gibi ekonomik altyapıyı da geliştirir. yani bununla başa çıkmanın tek çözümü gene kendisinde yatar. baskın sınıfın yerine geçecek olan sınıf toplumun tamamına kendi kültürel, siyasal, sosyal, ahlakını yerleştirerek bu hegemonyayı, üstünlük, kırabilir. mevzileri tek tek ele geçiren mevzi ve siper savaşına benzeyen bu sistem gramsci ve türevlerinde önemli noktalara değinir.
üstyapının öneminin artması ve ona yapılan atıfların artması kuşkusuz yaratıcı marksizme yeni mevziler, açılımlar kazandırmıştır. fakat altyapıdan koparak giderek işin üstyapı kısmını önplana çıkarmak kitleleri yanlış tarafa çevirmekle eşdeğerdir ve yanlıştır. fakat tüm buna karşılık kültürel hegemonya reddilemez bir teoridir.
egemen üretim biçimi olan kapitalizm, emperyalizm aşamasına girdiği andan itibaren çelişkilerinin bu sistemi yıkacağını savunmaya başlamıştı sosyalistler. nitekim ekim devrimi bunu gerçekleştirmiş gibi gözüküyordu. ekim devriminin batıya yayılamayıp bir dünya devrimine dönüşememesi kapitalist ilişkilerin daha üst düzeyde olduğu batılı kuramcılara sorgulamaya itmişti. bu sorunun cevabı daha önce çok fazla önemsenmeyen üstyapı kavramı olan kültürde. kültür her zaman dikkat çekici bir konuydu fakat üzerinde fazla durulmaması dikkat kaçmasına neden oluyordu. işte gramsci marksizme yeni bir açılım sundu: kültürel hegemonya.
var olan kapitalist emperyalist sistemin kapital sahipleri üretim araçlarına sahip olduğu gibi kendi kültürel yapılarını toplumun/ulusların genel istekleri haline getirebiliyordu. meta fetişizmi gibi dikkat çeken konular bu sistemin tüketim fazlası çılgınlığa yol açtığı bir diğer görüş olmakla beraber, sistemin efendilerinin "sürekli üretim için tüketim" felsefeleri toplumun tümüne uzlaşma mantığı ile yayar. buna kısaca kültürel hegemonya denilebilir.
o halde kültürel hegemonya toplumun tamamına nüfuz etmesi ile beklenen bir devrim yok edilebilir miydi? kuşkusuz, evet. sosyal reformlar, hayat koşullarının iyileştirilmesi, tüketimin pompalanması kültürel hegemonyayı desteklediği gibi ekonomik altyapıyı da geliştirir. yani bununla başa çıkmanın tek çözümü gene kendisinde yatar. baskın sınıfın yerine geçecek olan sınıf toplumun tamamına kendi kültürel, siyasal, sosyal, ahlakını yerleştirerek bu hegemonyayı, üstünlük, kırabilir. mevzileri tek tek ele geçiren mevzi ve siper savaşına benzeyen bu sistem gramsci ve türevlerinde önemli noktalara değinir.
üstyapının öneminin artması ve ona yapılan atıfların artması kuşkusuz yaratıcı marksizme yeni mevziler, açılımlar kazandırmıştır. fakat altyapıdan koparak giderek işin üstyapı kısmını önplana çıkarmak kitleleri yanlış tarafa çevirmekle eşdeğerdir ve yanlıştır. fakat tüm buna karşılık kültürel hegemonya reddilemez bir teoridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar