bugün
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı54
- ankara mı istanbul mu10
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri9
- seni hayata bağlayan şey3
- aslan burcunun karakteristik özellikleri6
- erkeklerin akılsızlıkları9
- işkembe sandviç2
- 20 haziran 2026 brezilya haiti maçı2
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- ertuğrul polat2
- kedilerle iletişimin gizli yolu3
- 13 seçim kaybetmedim7
- yazar k4
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi10
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- berberlere zam gelmesi4
- anın görüntüsü11
- uzun süreli ilişkinin sırrı4
- son görülen rüya5
- köyde gece tuvalete gitmek4
- işi düşünce aramak4
- tarkan şarkıları3
- montella'nın mağlubiyet açıklaması5
- petek dinçöz bam bam4
- yaza fit girmek için somali'ye gitmek3
- yedinci mühür2
- hale etkisi2
- bik bik bugün ne yemek yaptı acaba3
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- diyafram2
- göbek eritme taktikleri8
- topuklu ayakkabı5
- toprak razgatlıoğlu'nun çekya sprint yarışındaki 12
- türkiye a milli futbol takımı13
- ormanda yürüyüş yapana iaaaahh diye sesler çıkarma3
- okan buruk2
- bizim çocuklar başardı6
- çokomel2
- ezginin günlüğü denilince akla gelen şey2
- depresyona girmeye karar vermek4
- iki insan arasındaki en uzun mesafe5
- 2026 dünya kupası'na gruplarda veda ettik7
- çocuğuna dünyayı dar edip toruna dünyaları vermek3
- mony tontana birader3
- biraderler kulübü4
- maden suyu şişesinin 200 ml olması sorunsalı3
- şu memelere bak6
- deniz undav türkiye'yi seçseydi4
- sabah 6 30 alarmının felsefesi2
- napolyon'un bir sözü var2
En yakın arkadaşlarının, çevresinin ve yavaş yavaş bütün vatandaşlarının gözlerinin önünde Romanyada 1930larda kök salmaya başlayan faşizme teslim olmalarına şahit olan Ionesconun, Nazi dehşetini irdelediği Rhinocéros / Gergedan, kaderin bir cilvesi olarak ülkesinden önce ilk kez 1959da Düsseldorf, Schauspielhausda Almanca sahnelenmiş ve hem izleyicilerden hem eleştirmenlerden büyük övgüler almıştı.
Konuyu kısaca özetlersek, olaylar bir taşra kentinin kahvesinin de bulunduğu büyük meydanından bir gergedanın hızla geçmesiyle başlar. Kahvedekiler gergedanlar üstüne giderek alevlenen bir tartışmaya girişirler ama gergedanla ilgili önlem almaya yönelik hiçbir düşünce ileri sürülmez.
Giderek herkes hemen hemen tıpatıp birbirine benzeyen bu hayvanlara dönüşmeye başlar ve bütün kurumlar gergedanlaşmaktan paylarını alırlar. Düzenli öbekler halinde gergedanlar, sokak ve caddelerde o garip homurtularıyla kendilerine göre inleme ve öfkeyi andıran marşlar söyleyerek dolaşmaktadırlar. Üstelik önlerine çıkan her şeyi ezerek ve yok ederek.
Geride insan olarak yalnız düzene zaten karşı olan Bérenger ve nişanlısı Daisy kalmıştır. Tüm uyarılarına karşın büyük bir aşkla bağlı olduğu Daisy de gergedanlara katıldığında yapayalnız kalan Bérenger, tek başına kalsa da insan olmayı sürdüreceğini haykıracaktır...
http://www.salom.com.tr/h...ionesconun_gergedani.html
gelgelim bugün eskişehir devlet tiyatrosunda bu oyun nasıl sergilendi.
tamamen kopuk bir şekilde devam etti. yani hani bir oyun izlerken ne ara bittiğini anlamazsınız ya, kapılırsınız, acı çekersiniz, bişeyler olur bi bağ oluşur, işte o yoktu. olamaz da zaten. çünkü buna müsait değil. o ayarı tutturamamışlar.
Bérenger farklı güya ama tek farklılığı olarak geceleri içmek, kendi olmak içiyormuş. Başrol karakterlerinden biri bu. Arada bir tiradları var, tek başına monologları, ama gel de kendini odakla, zira çok zeki ses yönetmenleri gidip dexterin blood theme sini almış koymuş, en içten güldüğüm an buydu, dexter çalmaya başlıyor var Bérenger ben insanım üstünüm gergedan değilim diye haykırmaya başlıyor filan.
boşuna gittiğimi düşünüyorum. herhangi bi zevk almadım.
estetik bi zevk olur oyunlarda, yani zihinde kalan bi güzellik, benimse tek kalan ölmüş kedisine sarılmış kızdı, gerçi onu da göremedim karanlıkta.
son olarak gitmeyin.
ed: unutmuşum şimdi hatırladım seni çok kültürlü(!) abla. çoluk çocuğunu almış gelmişsin, seni uyardılar bakın çocuğunuz küçük yaşı uygun olmayabilir , ama sen ne dedin yok izlesin bi şey olmaz. o sahnelerde ben bile ürktüm be kadın. tamam çocuğuna bi kültür aşılamak istiyorsun ama eline yüzüne bulaştırıyorsun. her gürültüde o çocuk geldi aklıma. yazık.
Konuyu kısaca özetlersek, olaylar bir taşra kentinin kahvesinin de bulunduğu büyük meydanından bir gergedanın hızla geçmesiyle başlar. Kahvedekiler gergedanlar üstüne giderek alevlenen bir tartışmaya girişirler ama gergedanla ilgili önlem almaya yönelik hiçbir düşünce ileri sürülmez.
Giderek herkes hemen hemen tıpatıp birbirine benzeyen bu hayvanlara dönüşmeye başlar ve bütün kurumlar gergedanlaşmaktan paylarını alırlar. Düzenli öbekler halinde gergedanlar, sokak ve caddelerde o garip homurtularıyla kendilerine göre inleme ve öfkeyi andıran marşlar söyleyerek dolaşmaktadırlar. Üstelik önlerine çıkan her şeyi ezerek ve yok ederek.
Geride insan olarak yalnız düzene zaten karşı olan Bérenger ve nişanlısı Daisy kalmıştır. Tüm uyarılarına karşın büyük bir aşkla bağlı olduğu Daisy de gergedanlara katıldığında yapayalnız kalan Bérenger, tek başına kalsa da insan olmayı sürdüreceğini haykıracaktır...
http://www.salom.com.tr/h...ionesconun_gergedani.html
gelgelim bugün eskişehir devlet tiyatrosunda bu oyun nasıl sergilendi.
tamamen kopuk bir şekilde devam etti. yani hani bir oyun izlerken ne ara bittiğini anlamazsınız ya, kapılırsınız, acı çekersiniz, bişeyler olur bi bağ oluşur, işte o yoktu. olamaz da zaten. çünkü buna müsait değil. o ayarı tutturamamışlar.
Bérenger farklı güya ama tek farklılığı olarak geceleri içmek, kendi olmak içiyormuş. Başrol karakterlerinden biri bu. Arada bir tiradları var, tek başına monologları, ama gel de kendini odakla, zira çok zeki ses yönetmenleri gidip dexterin blood theme sini almış koymuş, en içten güldüğüm an buydu, dexter çalmaya başlıyor var Bérenger ben insanım üstünüm gergedan değilim diye haykırmaya başlıyor filan.
boşuna gittiğimi düşünüyorum. herhangi bi zevk almadım.
estetik bi zevk olur oyunlarda, yani zihinde kalan bi güzellik, benimse tek kalan ölmüş kedisine sarılmış kızdı, gerçi onu da göremedim karanlıkta.
son olarak gitmeyin.
ed: unutmuşum şimdi hatırladım seni çok kültürlü(!) abla. çoluk çocuğunu almış gelmişsin, seni uyardılar bakın çocuğunuz küçük yaşı uygun olmayabilir , ama sen ne dedin yok izlesin bi şey olmaz. o sahnelerde ben bile ürktüm be kadın. tamam çocuğuna bi kültür aşılamak istiyorsun ama eline yüzüne bulaştırıyorsun. her gürültüde o çocuk geldi aklıma. yazık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar