bugün
- türklerin ileri olduğu konular21
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- true nickli yazar10
- en gey özelliğiniz9
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- dinsize inanır mısın17
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan2
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- ipek çiçek3
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- ruh hastası olan yazarlar6
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- salak yazarlar7
- arkadaşlar bakar mısınız11
- bir gün öleceğini unutmak10
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- deri ceketli serseri4
- pandela6
- kültürün bireyi boğması4
- kuran da neden namaz yok8
- gocu pandela barışı4
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- gocu31
- ioçke'nin elleri4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
- geceye bir şarkı bırak23
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
birinci cumhuriyet sanıldığı kadar millî ve antiemperyalist değilmiş.. batılı devletlerle bir antlaşma dahi yapılmayan, dış politikasını "yurtta sulh, cihanda sulh" fikri üzere barışçıl(ki bu emperyalizmin doğasına aykırı) temel üzere inşa eden, mazlum milletlerden yana(sadabat paktı, balkan paktı) tutum sergileyen, cumhuriyetin onuncu yıl kutlamalarında batılı devletlerden bir temsilcinin dahi çağırılmadığı, yalnızca sovyetler birliği temsilcisinin kabul edilip, enternasyonal'in rusça okunduğu(bunlar basite indirgenmemeli, diplomaside/devletlerarası ilişkilerde bunlar önemli ayrıntılardır, mesaj niteliği taşımaktadır), solidarist korporatist anlayışla sınıflar ile çıkar gruplarının uyumlu kalmasının sağlandığı ve korporasyonlar aracılığı ile meslekî örgütlerin devletle birebir muhatap kılındığı, dolayısı ile ithal etmemek için üretime teşvik edilen ve bu yolda yaratılan millî burjuvazinin uluslararası kompradorlar olmasını engelleyen devletin esnek de olsa müdahaleciliğinin bulunduğu(ki burjuvanın palazlanmaya başlayıp da devletle rekabette devletin önüne geçmesi halinde, "devletin bekaası" tehlikeye girebileceği vakit devlet müdahalesinin meşru sayıldığı, not: "devletin bekaası" söyleminin patenti de fransız devrimi'nin kanaat önderi jean jacques rousseau'ya aittir) ve sair örneklerle çoğaltılabilecek gazi paşa dönemi sanıldığı kadar antiemperyalist değilmiş, he mi? hasiktir derler adama...
e dil ile uluslaşma sürecini biz de eleştiririz fakat, millî olmadığına dair iddiayı bertaraf ederken, eğitimde uluslaşmayı da bi kenara iliştiriveririz. gazi dönemine dair millî olmayan bir şeyler varsa, şapkadır kılık kıyafettir, hatta belki de laikliktir.. devrimler tepeden inmedir doğru, fakat yerinde müdahaleler olduğunu ya da olmadığını bugün geldiğimiz nokta ile kıyaslamak hayati hatadır. neden? bakın, attilâ ilhan sovyetlerdeki sosyalizm pratiğini eleştirirken şu ifadeleri kullanıyor: "Sosyalizm iflas etmişmiş! Boş laf! 'Kıro' bir şoför, kullandığı otobüsü şarampole devirdi diye artık otobüse binmekten vaz mı geçeceğiz? Vazgeçilecek olan o şoför ve onun otobüsü kullanma biçimi..." hah aynı mevzuyu kemalist devrim'e uygula bakayım..
cumhuriyete olan düşmanlığınıza dair taşıdığınız argümanlar, "atatürk'ün eleştirilebilirliği" ve "oligarşi ile mücadele" kisvesi altında vatan hainliğine dönüşmekte, çünkü tarihi yalanla yorumluyorsunuz, kemalizm'i "inönü atatürkçülüğü" ile karıştırıyorsunuz. eleştirilecek bir şey ve birileri varsa, gazi vefat ettikten 44 gün sonra ingilizlerle masaya oturan, daha sonra fransızlarla ortaklıklar imzalayan ve son darbe "marshall yardımları"na imzayı çakan, eğitimdeki uluslaşmayı yunan-latin kültürünü okullarda empoze ettirerek rafa kaldıran, kendini halk üstü gören dağlı türk entelijansiyasını yaratan ismet inönü olmalıdır..
kaka çocuk olmayın. kızıyorum haa..
e dil ile uluslaşma sürecini biz de eleştiririz fakat, millî olmadığına dair iddiayı bertaraf ederken, eğitimde uluslaşmayı da bi kenara iliştiriveririz. gazi dönemine dair millî olmayan bir şeyler varsa, şapkadır kılık kıyafettir, hatta belki de laikliktir.. devrimler tepeden inmedir doğru, fakat yerinde müdahaleler olduğunu ya da olmadığını bugün geldiğimiz nokta ile kıyaslamak hayati hatadır. neden? bakın, attilâ ilhan sovyetlerdeki sosyalizm pratiğini eleştirirken şu ifadeleri kullanıyor: "Sosyalizm iflas etmişmiş! Boş laf! 'Kıro' bir şoför, kullandığı otobüsü şarampole devirdi diye artık otobüse binmekten vaz mı geçeceğiz? Vazgeçilecek olan o şoför ve onun otobüsü kullanma biçimi..." hah aynı mevzuyu kemalist devrim'e uygula bakayım..
cumhuriyete olan düşmanlığınıza dair taşıdığınız argümanlar, "atatürk'ün eleştirilebilirliği" ve "oligarşi ile mücadele" kisvesi altında vatan hainliğine dönüşmekte, çünkü tarihi yalanla yorumluyorsunuz, kemalizm'i "inönü atatürkçülüğü" ile karıştırıyorsunuz. eleştirilecek bir şey ve birileri varsa, gazi vefat ettikten 44 gün sonra ingilizlerle masaya oturan, daha sonra fransızlarla ortaklıklar imzalayan ve son darbe "marshall yardımları"na imzayı çakan, eğitimdeki uluslaşmayı yunan-latin kültürünü okullarda empoze ettirerek rafa kaldıran, kendini halk üstü gören dağlı türk entelijansiyasını yaratan ismet inönü olmalıdır..
kaka çocuk olmayın. kızıyorum haa..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar