bugün
- antipanik'in sözlüğe vedası8
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası33
- s'i l v'e r m'i s t15
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi6
- clemence baptista7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak6
- kahvaltım güzel mi7
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu4
- ismet gurbuz 20249
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker4
- kale3112 ifşa9
- sinek as5
- mısır daki haladan miras kalması6
- 15 yaş altına sosyal ağ yasağı2
- arkadaşlar slm falıma bakın4
- masklavi ile çay içmek5
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- eve jobs4
- felsefe dersinin zorunluluğu2
- zorda kalsanız penguen siker miydiniz3
- cüneyt arkın'ın bizans ta savaş suçu işlemesi3
- trabzonspor4
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- kolye140
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
- ayak3
- murat ağırel2
- fakirliğin kuşaktan kuşağa aktarılması2
- zenginlerin de geçinemiyoruz demeye başlaması2
- fon vurgunu29
- bizanslılıktan soğumak2
- saçını topuz yapan erkek3
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- pasifik okyanusuna gay demek2
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- yol yemek ssk sağlayan mafya babası2
- fizik kurallarından muaf olmak2
- kötü adamların adamlarına sigorta yapmaması2
- amigurumi2
- gözlüğü çıkarınca superman olan clark kent2
- yeşilçam da zenginlerin sürekli viski içmesi2
- sabahları nefret edilen şeyler3
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- parcalandim toparlanamiyorum37
- ihvan'ın türkiye de yeni vakıf kurması3
zannedildiği gibi devletin kazanmasına değil, kapsamlı düşünüldüğünde kaybetmesine yol açan düşüncedir. şöyle ki;
çoğu devlet kuruluşu zarar eder. çünkü işin içinde para kaybetme riski, para kazanma hırsı ve rekabet durumu bulunmayan ticari işletmeler gelişmezler. tekel gibi yaygın bir devlet kurumu bile her yılı yüzde 30'a yakın zararla kapatır. limanlar ve şeker fabrikaları da böyledir.
işin içinde para kaybetme riski olmadığı için halka yeterli hizmet veremezler. sonsuz bir kaynağa sahip oldukları için karşısında rekabet edebilmek imkansızdır. bu yönüyle sektörün çoğulcu gelişmesinin önüne geçerler. çoğulcu gelişmenin önüne geçmesiyle de halk hizmet yönünden zarar eder. kurum devletin olduğu için şikayet etsen bile, kimi kime şikayet ediyorsun gibi bir durum ortaya çıkar.
halbuki özelleştiğinde durum böyle değildir. bi defa en başta özelleştirilirken kurum zarar ediyor olsa bile para alınır. bir süre sonra bu kurumların kar eder hale gelmesi de devletçi mantığın ne kadar zararlı olduğunun göstergesidir. bununla birlikte artık para kazanma ve kaybetme durumları geçerli olduğu için ve doğacak olan rekabet ortamında bir veya bir kaç kurum daha bu sektöre gireceği için her kurum daha iyi hizmet vermek durumunda kalacaktır. bundan da en çok halk hizmet yönünden karlı çıkar.
devlet, vergi alırken karlı çıkar.
daha çok işletme daha çok işçi demektir. işçilik azalır.
daha çok işletme daha çok sanayi ve gelişim demektir. zaten modern sosyolojinin yapı taşı sanayileşmedir. sanayi varsa; herşey vardır. yoksa hiçbirşey yoktur.
peki tüm bunlara rağmen atatürk neden devletçiydi?
bi defa atatürk yaptı diye doğrudur gibi bir durum zaten çağdaş bir insan için geçerli değildir. ancak atatürk doğru birşey yapmıştır. neden? nedeni şu, o zamanın türkiyesinde geniş sermaye sahipleri yoktu. sermaye sadece osmanlı'dan kalan altınlar ve sscb-usa ikilisinden gelen cömert yardımlardan oluşuyordu ve sadece devletin elindeydi. başka kimse de zırnık yoktu. bu yüzden ticaretin gelişmesi için atılımları sadece devlet yapabilecekti, öyle de oldu.
ki gerçek tarihi incelersiniz atatürkün böyle bir ilkesi olmadığını, yabancı sermayeye ve özelleştirmelere iyi gözle baktığını görebiliriz.
bugün devletçilik, türkiye sermayesinin yetmeyeceği teknolojileri türkiye'ye getirirken yine kullanılabilir. ama anlayış aynı olmalıdır; yap işlet devret.
sermayeden korkmak gereksizdir.
çoğu devlet kuruluşu zarar eder. çünkü işin içinde para kaybetme riski, para kazanma hırsı ve rekabet durumu bulunmayan ticari işletmeler gelişmezler. tekel gibi yaygın bir devlet kurumu bile her yılı yüzde 30'a yakın zararla kapatır. limanlar ve şeker fabrikaları da böyledir.
işin içinde para kaybetme riski olmadığı için halka yeterli hizmet veremezler. sonsuz bir kaynağa sahip oldukları için karşısında rekabet edebilmek imkansızdır. bu yönüyle sektörün çoğulcu gelişmesinin önüne geçerler. çoğulcu gelişmenin önüne geçmesiyle de halk hizmet yönünden zarar eder. kurum devletin olduğu için şikayet etsen bile, kimi kime şikayet ediyorsun gibi bir durum ortaya çıkar.
halbuki özelleştiğinde durum böyle değildir. bi defa en başta özelleştirilirken kurum zarar ediyor olsa bile para alınır. bir süre sonra bu kurumların kar eder hale gelmesi de devletçi mantığın ne kadar zararlı olduğunun göstergesidir. bununla birlikte artık para kazanma ve kaybetme durumları geçerli olduğu için ve doğacak olan rekabet ortamında bir veya bir kaç kurum daha bu sektöre gireceği için her kurum daha iyi hizmet vermek durumunda kalacaktır. bundan da en çok halk hizmet yönünden karlı çıkar.
devlet, vergi alırken karlı çıkar.
daha çok işletme daha çok işçi demektir. işçilik azalır.
daha çok işletme daha çok sanayi ve gelişim demektir. zaten modern sosyolojinin yapı taşı sanayileşmedir. sanayi varsa; herşey vardır. yoksa hiçbirşey yoktur.
peki tüm bunlara rağmen atatürk neden devletçiydi?
bi defa atatürk yaptı diye doğrudur gibi bir durum zaten çağdaş bir insan için geçerli değildir. ancak atatürk doğru birşey yapmıştır. neden? nedeni şu, o zamanın türkiyesinde geniş sermaye sahipleri yoktu. sermaye sadece osmanlı'dan kalan altınlar ve sscb-usa ikilisinden gelen cömert yardımlardan oluşuyordu ve sadece devletin elindeydi. başka kimse de zırnık yoktu. bu yüzden ticaretin gelişmesi için atılımları sadece devlet yapabilecekti, öyle de oldu.
ki gerçek tarihi incelersiniz atatürkün böyle bir ilkesi olmadığını, yabancı sermayeye ve özelleştirmelere iyi gözle baktığını görebiliriz.
bugün devletçilik, türkiye sermayesinin yetmeyeceği teknolojileri türkiye'ye getirirken yine kullanılabilir. ama anlayış aynı olmalıdır; yap işlet devret.
sermayeden korkmak gereksizdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar