bugün

mutsuzluk

ahkamlar üzerine okumayı severim, fakat çok fazla ahkam kesmeyi sevmem. ancak size bir önerim var a dostlar. "mutluluk" üzerine düşünün. hayatınızın en mutlu anlarını... çocugunuzun oldugu anı, sınavı geçtiğiniz anı, hastalıktan kurtulma anı vs.. vs.. bu paradigmayı siz genişletin.
olaylar ve eylemler "o an" dan sonra yerini duygulara bırakır. mesela sevinç. sevinç mutluluk değildir, bir çoşku biçimidir. üzülmek gibi. üzülmekte bir mutsuzluk değildir. mutluluktan koptugumuz an, aslında mutsuzluk anı başlamış demektir. mutluluk ve mutsuzluk arasındaki terazinin anlamlandırabildiğiniz "duygularını" sakın unutmayın. abartarak soyluyorum ki 1 saatten fazla süren mutluluk olmasın. geri kalan zaman sizin duygularınızdır.
© copyright 2005 - 2026