bugün
- çok film izleyen insandan zarar gelmez24
- sözlük kızlarının kombinleri45
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası13
- 45 adet kurabiye11
- son okunan kitap6
- uludede'ye sorulacak sorular8
- ismet gurbuz'e kesik at kafası göndermek5
- yavuz sultan selim3
- kendini türk hisseden arap artığı24
- uludede'nin zebraları giyip yatması8
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı13
- sevilmeyen yazara pestisitli elma göndermek7
- sözlükte çirkin kız olmaması13
- kesik at kafası7
- gece yatağın altında hatay dürüm gömen cin8
- ikinci dünya savaşına girseydik neler olurdu5
- manisalı erkekler6
- sonbaharda dinlenecek şarkılar5
- sözlükteki ilişki skandalı37
- firavun haklıydı12
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri13
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- göztepe4
- herkesin hemfikir olduğu şeyler4
- starlink sabotajı şüphesiyle iki türk gözaltıda2
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- gaydırı gubbak cemilem3
- gammaz sözlük kızları15
- gece yatağın altından el çıkaran cin5
- uludede'nin z kuşağı olması4
- sahte motor yağı8
- hungary2
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
- gece sözlükte robdöşambrla gezen uludede görmek4
- gece kapıya dayanan döner bıçaklı at4
- sözlük kızlarının kurabiyeleri5
- betimlemeyi abartan romanların sinir bozması4
- sözlükteki gammaz özelliği11
- gece gardroptan fırlayan halay mendilli cin4
- nervio7
- manisa tarzanı3
- gece vakti tek başına tepedeki binayı korumak3
- içtim şarabı siktim arabı7
- hanginiz yaptı bunu6
- elinizde 1 tane nükleer bomba var4
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- kendini güzel sanan at suratlı kız7
- eyüpspor 0 göztepe 42
- audi a8 long w12 6 3 fsi quattro tiptronic4
- dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu iş sektörleri2
son nesil bilimkurgu dilmlerinden, bir danny boyle eseri.
kadrosunda 28days later dan cillian murphy i, troy ve 28 weeks later dan rose bryne ı, fantastic four serisinden chris evans ı barındıran film.
filmin konusu bir nevi dünyayı kurtarma görevi. ancak armageddon tarzı, dünyaya yaklaşan meteor u bombalarla patlatalım tarzında ilerlemiyor. klasik holywood klişelerinden olan baba ile kızının nişanlısının aynı gemide olması ve filmin sonunda babanın kendisini feda edip kızına mutlulukla bahşetmesi gibi saçmalıkla hiç yok. zaten danny boyle, şu and akadar çektiği filmlerle bu tarz klişelere pek de sıcak bakmıyor. ne de olsa adamın hamurunda yaratıcılık var.
efendime söyleyeyim güneş ölüyor. birilerinin bunu durdurması, en azından güneşi tekrar canlandırması gerekiyor.
anlayamadığım bir kaç nokta var ancak.
--spoiler--
film tahmini bundan 50 sene sornasında geçiyor. güneş in öldüğünü biliniyor. onu tekrar canlandırmak için nükleer bir bomba kullanılması planlanıyor. peki ne kadar nükleer madde gerektiği nasıl hesaplanıyor? güneşin içinde kalan helyum ve hidrojen miktarı nasıl hesaplanıyor? hangi sıcaklıkta nasıl bir reaksiyona gireceği nasıl hesaplanıyor? bomba güneşe yaklaşırken neden aşırı ısıdan erken reaksiyona girip patlamıyor? madem ki bomba güneşin üzerinde gideceği yere kadar etkilenmeden gidiyor, neden icarus LL kalkanları dışındaki diğer yerleri de bu bombanın dış malzemesinde yapılmıyor? çok iyi seçemedim ama gemi zaten bir şemsiyeye benziyor. neden bir şemsiyeye benziyor? mesela altı açık küre şeklinde bir kalkan yapılamaz mıydı? diyeceksiniz ki o zaman önlerini nasıl görücekler? e peki de kalkan zaten bombayı koruyor. insanları da korumak için tasarlanamaz mıydı? bomba da bu küre kalkan ile beraber yollanamz mıydı hedefine?
peki bombayı koruma amaçlı yapılmış zaten kalkan ki filmin sonunda bunu görüyoruz. hatta kalkının güneşin ısısına dayanamayıp paramparça olduğunu da nfark ediyoruz. bu bir intihar görevi mi? o bomba gittikten sonra icarus LL kalkansız nasıl orada dayanacak? kalkan ayrıldığı anda gemi nereye gidecek? peki intihar görevi ise o zaman neden filmin başında geminin botaniği ile kaptanı arasında "geriye dönecek kadar oksijenimiz yok maalesef" muhabbeti geçiyor.
bomba güneşe atılıyor. icarus LL nin içinde simulasyon aygıtı var ki bombaya neler olacağını gösteriyor. peki bomba güneşin neresine atılıyor? tam ortasında mı giriyor içine? ya da girmeden yüzeyde mi, patlıyor? ya da allah ne verdiyse, ne zaman patlasa olur mu diyorlar? yüzeyde patlıyorsa güneşin çekirdeğini bu bomba nasıl etkiliyor? güneşte temel reaksiyonlar çekirdekte olmuyor mu? manhattan adası büyüklüğünde bir bomba diyorlar. iyi de bu bombnaın büyüklüğü güneşin belki de milyarda biri. anlayamadığım bu kadar hesaplamayı nasıl yapıyorlar? kim yapıyor?
peki varsayıyorum ki yaptılar. bu kadar hesaplamanın içinden çıkan bir adam, geminin yörüngesini değiştirirken nasıl kalkanların açısını değiştirmeyi unutuyor?
7 yıl boyunca yalnız kalan pinbacker nasıl yemeklere dokunmadan yaşayabiliyor? yaşıyorsa neden yaşıyor? amacı ne? madem dünya yok olucak niçin hayatına son vermiyor. icarus L den icarus LL ye nasıl geçiyor kahramanlarımızın haberi olmadan?
pinbacker icarus 1 de ike, botanik neden bulduğu bir filiz e seviniyor? filmin başında sera büyüklüğündeki oksijen üreten oda bile yetmiyorken, o bitkinin nasıl ve ne kadar büyüyeceği hakkında nasıl umutlanabiliyor? 18 ay gibi bir sürede o kadarlık bitkiden ne kadar tohum çıkacağını koskoca botanik hesaplayamıyor mu?
film bu noktada bana göre ümitsizlik ile boşümitler arasında bir geçiş yapıyor. bu sürekşli geçiş de filmi kanımca vasat kılıyor.
--spoiler--
yine de çok hoş ve güzel bir sonu var filmin ki bu son için bile izlenebilir. aynı zamanda rose bryne rulez!*
kadrosunda 28days later dan cillian murphy i, troy ve 28 weeks later dan rose bryne ı, fantastic four serisinden chris evans ı barındıran film.
filmin konusu bir nevi dünyayı kurtarma görevi. ancak armageddon tarzı, dünyaya yaklaşan meteor u bombalarla patlatalım tarzında ilerlemiyor. klasik holywood klişelerinden olan baba ile kızının nişanlısının aynı gemide olması ve filmin sonunda babanın kendisini feda edip kızına mutlulukla bahşetmesi gibi saçmalıkla hiç yok. zaten danny boyle, şu and akadar çektiği filmlerle bu tarz klişelere pek de sıcak bakmıyor. ne de olsa adamın hamurunda yaratıcılık var.
efendime söyleyeyim güneş ölüyor. birilerinin bunu durdurması, en azından güneşi tekrar canlandırması gerekiyor.
anlayamadığım bir kaç nokta var ancak.
--spoiler--
film tahmini bundan 50 sene sornasında geçiyor. güneş in öldüğünü biliniyor. onu tekrar canlandırmak için nükleer bir bomba kullanılması planlanıyor. peki ne kadar nükleer madde gerektiği nasıl hesaplanıyor? güneşin içinde kalan helyum ve hidrojen miktarı nasıl hesaplanıyor? hangi sıcaklıkta nasıl bir reaksiyona gireceği nasıl hesaplanıyor? bomba güneşe yaklaşırken neden aşırı ısıdan erken reaksiyona girip patlamıyor? madem ki bomba güneşin üzerinde gideceği yere kadar etkilenmeden gidiyor, neden icarus LL kalkanları dışındaki diğer yerleri de bu bombanın dış malzemesinde yapılmıyor? çok iyi seçemedim ama gemi zaten bir şemsiyeye benziyor. neden bir şemsiyeye benziyor? mesela altı açık küre şeklinde bir kalkan yapılamaz mıydı? diyeceksiniz ki o zaman önlerini nasıl görücekler? e peki de kalkan zaten bombayı koruyor. insanları da korumak için tasarlanamaz mıydı? bomba da bu küre kalkan ile beraber yollanamz mıydı hedefine?
peki bombayı koruma amaçlı yapılmış zaten kalkan ki filmin sonunda bunu görüyoruz. hatta kalkının güneşin ısısına dayanamayıp paramparça olduğunu da nfark ediyoruz. bu bir intihar görevi mi? o bomba gittikten sonra icarus LL kalkansız nasıl orada dayanacak? kalkan ayrıldığı anda gemi nereye gidecek? peki intihar görevi ise o zaman neden filmin başında geminin botaniği ile kaptanı arasında "geriye dönecek kadar oksijenimiz yok maalesef" muhabbeti geçiyor.
bomba güneşe atılıyor. icarus LL nin içinde simulasyon aygıtı var ki bombaya neler olacağını gösteriyor. peki bomba güneşin neresine atılıyor? tam ortasında mı giriyor içine? ya da girmeden yüzeyde mi, patlıyor? ya da allah ne verdiyse, ne zaman patlasa olur mu diyorlar? yüzeyde patlıyorsa güneşin çekirdeğini bu bomba nasıl etkiliyor? güneşte temel reaksiyonlar çekirdekte olmuyor mu? manhattan adası büyüklüğünde bir bomba diyorlar. iyi de bu bombnaın büyüklüğü güneşin belki de milyarda biri. anlayamadığım bu kadar hesaplamayı nasıl yapıyorlar? kim yapıyor?
peki varsayıyorum ki yaptılar. bu kadar hesaplamanın içinden çıkan bir adam, geminin yörüngesini değiştirirken nasıl kalkanların açısını değiştirmeyi unutuyor?
7 yıl boyunca yalnız kalan pinbacker nasıl yemeklere dokunmadan yaşayabiliyor? yaşıyorsa neden yaşıyor? amacı ne? madem dünya yok olucak niçin hayatına son vermiyor. icarus L den icarus LL ye nasıl geçiyor kahramanlarımızın haberi olmadan?
pinbacker icarus 1 de ike, botanik neden bulduğu bir filiz e seviniyor? filmin başında sera büyüklüğündeki oksijen üreten oda bile yetmiyorken, o bitkinin nasıl ve ne kadar büyüyeceği hakkında nasıl umutlanabiliyor? 18 ay gibi bir sürede o kadarlık bitkiden ne kadar tohum çıkacağını koskoca botanik hesaplayamıyor mu?
film bu noktada bana göre ümitsizlik ile boşümitler arasında bir geçiş yapıyor. bu sürekşli geçiş de filmi kanımca vasat kılıyor.
--spoiler--
yine de çok hoş ve güzel bir sonu var filmin ki bu son için bile izlenebilir. aynı zamanda rose bryne rulez!*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar