bugün

slaven bilic

derbi karnesi oldukça kötü olan teknik adam.

dün sahada ne oynadığı belli olmayan sıradan iki anadolu takımı vardı sanki. iki takımda gole gitmekten gol atmaktan korkar gibiydi. maçtan önce federasyon iki takımada 1'er puan verse herkes evlerine dağılacak. o derece ürkek, basiretsiz ve öz güven yoksunu iki takım vardı sahada. takımların gerçek kimliğine dönmeleri için bir gol lazımdı nitekim oda beklendiği gibi karambolden bir kademe hatasından melo'nun tuhaf vuruşuyla geldi. bu dakkadan sonra beşiktaş bilindik oyununu sahaya yansıtmaya başladı. ama bilic olimpiyatta maç çevirmenin hayli güç olduğunu hesap etmemişti belli ki. maçın olimpiyatta oynanacağı kesinleşince ilk golü atanın maçı kazanacağını net olarak belliydi. bu statda henüz galibiyeti olmayan üstelik derbi kazanamamış bir teknik adamın yapacağı tek şey önde basmaktı ve kadronda buna müsait. gökhan, olcay, veli sürekli ısıran topu arzulayan adamlar. dün gs ilk golden sonra biraz cesur olsa maç 70'De biterdi. kadıköyde 3-1 önde ve rakibin 10 kişi olmasına rağmen kazanamamasının tesadüf olmadığını gösterdi bilic. iyi bir teknik adam olduğundan hiç kuşku yok ama büyük maçları analiz edebilecek bir taktisyen değil. bu açık ve net. iki rakibinden de tek puan alamamış bir beşiktaş işi çok zora soktu.
© copyright 2005 - 2026