bugün
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi15
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- 2026 dünya kupası26
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması15
- kadınların piç erkek tercihi4
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek3
- futbol21
- saraca finch house9
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı6
- değersizlik hissi5
- hegel diyalektiği vs marx diyalektiği2
- tatile giderken götürülen ilaçlar3
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı7
- yeni yazarlara öneriler7
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler7
- türbanı yasaklamak bir hataydı3
- kızların artık mesajlara cevap vermemesi4
- dünya19
- iltica3
- karı kıza para yedirir misiniz4
- arjantin'in elenmesi2
- belçika5
- amerika birleşik devletleri6
- milyonların temmuz zammı netleşmesi5
- deniz göktaş37
- meksika9
- ingiltere5
- kişinin tipine yakıştırdığı meslek4
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı5
- atatürk'ün istiklal madalyasını iptal etme planı4
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller5
- ragnar rockefeller38
- modern haşhaşiler2
- 5 temmuz 2026 hüseyin çelik'in akp açıklaması2
- yeni yazar taklidi yapan eski yazar fake leri6
- ebola salgını2
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl3
- vay vay vay gocu abim hoşgeldin2
- ispanya4
- togg limuzin4
- günün şiiri20
- ofsaytımsı3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- portekiz2
- zihni göktay7
- saraca biraderin dönmüş olması2
- yazdan beklenti2
- saraca092
- uysaljakoben5
Bir üniversite profesörü öğrencilerine şu soruyu sorar;
- Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?
Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.
- Evet her şeyi Tanrı yarattı!
Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine ;evet efendim; diye yanıtlar. Profesör devam eder;
- Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan varolduğuna göre şeytanı da Tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız ;Kesinleştirme; prensibine göre de Tanrı şeytandır. Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur. Profesör ise öğrencilerine bir kez daha Tanrı;nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur.
Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve
- Bir soru sorabilir miyim profesör? der.
Profesör de sorabileceğini söyler.
Öğrenci ayağa kalkar ve ;Soğuk var mıdır? diye sorar. Profesör;
- Nasıl bir soru bu böyle, tabi ki vardır, diye yanıtlar. ;Sen hiç soğuktan üşümedin mi?
Öğrenci;
- Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur. Yaşamda / realitede biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (-460 derece F) sıcaklığın kesin yokluğudur (hiç olmadığı seviyedir). Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri bozulur ve değişir. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için yarattığımız bir kelimedir,
der ve devam eder,
- Profesör, karanlık var mıdır?
Profesör ;
- Tabi ki vardır.
Öğrenci yanıtlar,
- Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü, karanlık da yoktur.Yaşamda / realitede karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte, biz Newton'un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir basit ışık ışını karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekanın / uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçersiniz! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı yer/mekan için kullanılan bir kelimedir.
Son olarak öğrenci profesöre gene sorar;
- Efendim şeytan var mıdır?
Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar;
- Tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde onu görürüz. Şeytan / kötülük bir kişinin başka bir kişiye her gün sergilediği insaniyetsizliğinin bir örneğidir. O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey de değildir, der.
Öğrenci devam eder;
- Şeytan yoktur efendim.Yani o kendi başına yoktur. Şeytan basit olarak tanrının yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın tanrının yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir. Tanrı şeytanı yaratmadı. Şeytan / kötülük insanın tanrısal sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin bir sonucudur. O aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk ya da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.
Profesör yerine oturur. *
valla gerçek mi değil mi bilmiyorum ama yazana göre bu albert einstein ile hocası arasında geçen bi muhabbetmiş.
- Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?
Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.
- Evet her şeyi Tanrı yarattı!
Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine ;evet efendim; diye yanıtlar. Profesör devam eder;
- Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan varolduğuna göre şeytanı da Tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız ;Kesinleştirme; prensibine göre de Tanrı şeytandır. Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur. Profesör ise öğrencilerine bir kez daha Tanrı;nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur.
Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve
- Bir soru sorabilir miyim profesör? der.
Profesör de sorabileceğini söyler.
Öğrenci ayağa kalkar ve ;Soğuk var mıdır? diye sorar. Profesör;
- Nasıl bir soru bu böyle, tabi ki vardır, diye yanıtlar. ;Sen hiç soğuktan üşümedin mi?
Öğrenci;
- Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur. Yaşamda / realitede biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (-460 derece F) sıcaklığın kesin yokluğudur (hiç olmadığı seviyedir). Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri bozulur ve değişir. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için yarattığımız bir kelimedir,
der ve devam eder,
- Profesör, karanlık var mıdır?
Profesör ;
- Tabi ki vardır.
Öğrenci yanıtlar,
- Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü, karanlık da yoktur.Yaşamda / realitede karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte, biz Newton'un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir basit ışık ışını karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekanın / uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçersiniz! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı yer/mekan için kullanılan bir kelimedir.
Son olarak öğrenci profesöre gene sorar;
- Efendim şeytan var mıdır?
Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar;
- Tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde onu görürüz. Şeytan / kötülük bir kişinin başka bir kişiye her gün sergilediği insaniyetsizliğinin bir örneğidir. O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey de değildir, der.
Öğrenci devam eder;
- Şeytan yoktur efendim.Yani o kendi başına yoktur. Şeytan basit olarak tanrının yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın tanrının yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir. Tanrı şeytanı yaratmadı. Şeytan / kötülük insanın tanrısal sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin bir sonucudur. O aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk ya da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.
Profesör yerine oturur. *
valla gerçek mi değil mi bilmiyorum ama yazana göre bu albert einstein ile hocası arasında geçen bi muhabbetmiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar