bugün
- televizyonun sesini tekli sayılarda bırakamamak5
- zihni göktay7
- yeni yazar taklidi yapan eski yazar fake leri3
- günün şiiri20
- gandalf'ın toplu taşımaya ücretsiz binmesi2
- deniz göktaş37
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam4
- kısa parmaklı erkek3
- yeni yazarlara öneriler3
- dünyayı ele geçirme planı yaparken kpss çalışmak2
- evde bornozla dolaşmak2
- hava sıcak üstünü örtme gerek yok diyen sivrisinek3
- ragnar rockefeller38
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- en gıcık olunan insan davranışı9
- insanların neden böyle olması6
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- türk insanının paraya acımadığı harcamalar3
- velvet34
- sevilen kadının orasını burasını yalamak5
- uysaljakoben4
- evlenilmeyecek kız tipi2
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- true'nun 2052 gündür yakındığı durum2
- 5 temmuz 2026 brezilya norveç maçı6
- humiliation2
- sözlük yazarlarının trileçeleri18
- viski içen erkek seksiliği5
- true nickli yazar7
- kocaman kelebek girdi dışarıdan4
- mert hakan yandaş2
- diamond bosphoruss denen yazar2
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- sorumluluk denen yanılsama2
- cennet mahallesi göttingenli ethem3
- spinoza nın derdi ontolojik değil miydi sorunsalı3
- 3 temmuz 2026 iü rektörü konuşması2
- hakim savcı ve avukatlar eşittir diyen avukat2
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması11
- diamond bosphorus15
- 1 lira depozito verilecek diye suya zam yapmak2
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey7
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız12
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- lahmacunun yanında ne içilir10
- arkadaşlar derin şeyler düşünüyorum6
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- ona bir şey söyle12
entry'ler (170)
Öyle Bir Hayat Yaşadım ki
Cenneti de Gördüm Cehennemi de
Öyle Bir Aşk Yaşadım ki
Tutkuyu da Gördüm Pes Etmeyi de
Bazıları Seyrederken Hayatı En Önden
Kendime Bir Sahne Buldum Oynadım
Öyle Bir Rol Vermişler ki
Okudum Okudum Anlamadım
Kendi Kendime Konuştum Bazen Evimde
Hem Kızdım Hem Güldüm Halime
Sonra Dedim ki Söz Ver Kendine
Denizleri Seviyorsan, Dalgaları da Seveceksin
Sevilmek istiyorsan, Önce Sevmeyi Bileceksin
Uçmayı Seviyorsan, Düşmeyi de Bileceksin
Korkarak Yaşıyorsan, Yalnızca Hayatı Seyredersin
Öyle Bir Hayat Yaşadım ki
Son Yolculukları Erken Tanıdım
Öyle Çok Değerliymiş ki Zaman
Hep Acele Etmem Bundan Anladım
Kendi Kendime Konuştum Bazen Evimde
Hem Kızdım Hem Güldüm Halime
Sonra Dedim ki Söz Ver Kendine
Denizleri Seviyorsan, Dalgaları da Seveceksin
Sevilmek istiyorsan, Önce Sevmeyi Bileceksin
Uçmayı Seviyorsan, Düşmeyi de Bileceksin
Korkarak Yaşıyorsan, Yalnızca Hayatı Seyredersin...
nietzsche'den sevgilisi salomeye..
Cenneti de Gördüm Cehennemi de
Öyle Bir Aşk Yaşadım ki
Tutkuyu da Gördüm Pes Etmeyi de
Bazıları Seyrederken Hayatı En Önden
Kendime Bir Sahne Buldum Oynadım
Öyle Bir Rol Vermişler ki
Okudum Okudum Anlamadım
Kendi Kendime Konuştum Bazen Evimde
Hem Kızdım Hem Güldüm Halime
Sonra Dedim ki Söz Ver Kendine
Denizleri Seviyorsan, Dalgaları da Seveceksin
Sevilmek istiyorsan, Önce Sevmeyi Bileceksin
Uçmayı Seviyorsan, Düşmeyi de Bileceksin
Korkarak Yaşıyorsan, Yalnızca Hayatı Seyredersin
Öyle Bir Hayat Yaşadım ki
Son Yolculukları Erken Tanıdım
Öyle Çok Değerliymiş ki Zaman
Hep Acele Etmem Bundan Anladım
Kendi Kendime Konuştum Bazen Evimde
Hem Kızdım Hem Güldüm Halime
Sonra Dedim ki Söz Ver Kendine
Denizleri Seviyorsan, Dalgaları da Seveceksin
Sevilmek istiyorsan, Önce Sevmeyi Bileceksin
Uçmayı Seviyorsan, Düşmeyi de Bileceksin
Korkarak Yaşıyorsan, Yalnızca Hayatı Seyredersin...
nietzsche'den sevgilisi salomeye..
orta avrupa kızları..hırvatistan ,macaristan bide sırbistan kızları olabilir...
avril lavigne- daydream,i will be
nev-cevriye cabbar
simple plan-perfect,im just a kid..
nev-cevriye cabbar
simple plan-perfect,im just a kid..
bu kadar dindar yazar muhabbeti yetti sanmıştım demek ki yetmemiş.baştakiler dinle bu ülkeyi yeterince sömürüyolar zaten bari sözlükte yapmayın.herkesin inancı kendine kalsın.
kimsenin bilmesi gerekmeyen bir olay.sonuçta din allah ve insan arasında bişey ve başka bi insanın bunu bilmesine gerek yok.insanın dindarım demesi onun dindar olduğu veya dememeside dindar olmadığı anlamına gelmez.insan bunu kalbinde yaşar.
reklam kokan hareketler bunlar...
reklam kokan hareketler bunlar...
türkçeye dünyalı olarak çevrilmiş film.insana ben bunu nasıl daha önce düşünemedim dedirtecek cinsten, güzel bir kurguya sahip, tek bir mekanda geçen hoş bir film.
bu kadar salak bi düşüncenin sahibi ancak kitap okumayan ve kitap okumanın değerini anlayamamış,bir mal olabilir.verdiği örneklere bakılırsa çok kitap okumasıda gerekiyo.çünkü daha ustabaşı ne iş yapar, mühendis ne iş yapar onu bile bilmiyo.belki bi yere kalfa olarak girip ustabaşı olduktan sonra ,üniversiteye gidip mühendis çıkar böylece deneme ya da yaşama yoluyla olayların içine girmiş ve derin bilgiler kazanmış olabilir.
ne diyelim allah insana akıl fikir versin.
ne diyelim allah insana akıl fikir versin.
Bir üniversite profesörü öğrencilerine şu soruyu sorar;
- Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?
Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.
- Evet her şeyi Tanrı yarattı!
Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine ;evet efendim; diye yanıtlar. Profesör devam eder;
- Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan varolduğuna göre şeytanı da Tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız ;Kesinleştirme; prensibine göre de Tanrı şeytandır. Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur. Profesör ise öğrencilerine bir kez daha Tanrı;nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur.
Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve
- Bir soru sorabilir miyim profesör? der.
Profesör de sorabileceğini söyler.
Öğrenci ayağa kalkar ve ;Soğuk var mıdır? diye sorar. Profesör;
- Nasıl bir soru bu böyle, tabi ki vardır, diye yanıtlar. ;Sen hiç soğuktan üşümedin mi?
Öğrenci;
- Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur. Yaşamda / realitede biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (-460 derece F) sıcaklığın kesin yokluğudur (hiç olmadığı seviyedir). Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri bozulur ve değişir. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için yarattığımız bir kelimedir,
der ve devam eder,
- Profesör, karanlık var mıdır?
Profesör ;
- Tabi ki vardır.
Öğrenci yanıtlar,
- Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü, karanlık da yoktur.Yaşamda / realitede karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte, biz Newton'un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir basit ışık ışını karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekanın / uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçersiniz! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı yer/mekan için kullanılan bir kelimedir.
Son olarak öğrenci profesöre gene sorar;
- Efendim şeytan var mıdır?
Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar;
- Tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde onu görürüz. Şeytan / kötülük bir kişinin başka bir kişiye her gün sergilediği insaniyetsizliğinin bir örneğidir. O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey de değildir, der.
Öğrenci devam eder;
- Şeytan yoktur efendim.Yani o kendi başına yoktur. Şeytan basit olarak tanrının yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın tanrının yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir. Tanrı şeytanı yaratmadı. Şeytan / kötülük insanın tanrısal sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin bir sonucudur. O aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk ya da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.
Profesör yerine oturur. *
valla gerçek mi değil mi bilmiyorum ama yazana göre bu albert einstein ile hocası arasında geçen bi muhabbetmiş.
- Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?
Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.
- Evet her şeyi Tanrı yarattı!
Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine ;evet efendim; diye yanıtlar. Profesör devam eder;
- Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan varolduğuna göre şeytanı da Tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız ;Kesinleştirme; prensibine göre de Tanrı şeytandır. Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur. Profesör ise öğrencilerine bir kez daha Tanrı;nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur.
Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve
- Bir soru sorabilir miyim profesör? der.
Profesör de sorabileceğini söyler.
Öğrenci ayağa kalkar ve ;Soğuk var mıdır? diye sorar. Profesör;
- Nasıl bir soru bu böyle, tabi ki vardır, diye yanıtlar. ;Sen hiç soğuktan üşümedin mi?
Öğrenci;
- Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur. Yaşamda / realitede biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (-460 derece F) sıcaklığın kesin yokluğudur (hiç olmadığı seviyedir). Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri bozulur ve değişir. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için yarattığımız bir kelimedir,
der ve devam eder,
- Profesör, karanlık var mıdır?
Profesör ;
- Tabi ki vardır.
Öğrenci yanıtlar,
- Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü, karanlık da yoktur.Yaşamda / realitede karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte, biz Newton'un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir basit ışık ışını karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekanın / uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçersiniz! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı yer/mekan için kullanılan bir kelimedir.
Son olarak öğrenci profesöre gene sorar;
- Efendim şeytan var mıdır?
Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar;
- Tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde onu görürüz. Şeytan / kötülük bir kişinin başka bir kişiye her gün sergilediği insaniyetsizliğinin bir örneğidir. O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey de değildir, der.
Öğrenci devam eder;
- Şeytan yoktur efendim.Yani o kendi başına yoktur. Şeytan basit olarak tanrının yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın tanrının yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir. Tanrı şeytanı yaratmadı. Şeytan / kötülük insanın tanrısal sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin bir sonucudur. O aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk ya da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.
Profesör yerine oturur. *
valla gerçek mi değil mi bilmiyorum ama yazana göre bu albert einstein ile hocası arasında geçen bi muhabbetmiş.
bağnazlık belirtisidir.
orhan hakalmaz-gönlüm ataşlara yandı gidiyor,iki keklik..
i will be ,take it ,take me away ,get over it-avril lavigne
leave out all the rest ,with you-linkin park
cry for the moon-epica
lithium ,all that im living for -evanescence
hara,kadın-çamur
fesleğen-ayna
dön evine-ogün sanlısoy..
leave out all the rest ,with you-linkin park
cry for the moon-epica
lithium ,all that im living for -evanescence
hara,kadın-çamur
fesleğen-ayna
dön evine-ogün sanlısoy..
güzel bir avril lavigne parçası.
sözleri ise şöyle
I coulda been the one you noticed
I coulda been all over you
I coulda been like all the others
Is that what I'm supposed to do?
It woulda been really stupid,
If I woulda went home with you
To give you everything you wanted
It woulda been way too soon
I try to be sensetive
I try to be tough
I try to walk away...
I try to be innocent
I try to be rough
But I just wanna play
You're my daydream, you know that I've been thinking about you... lately
And everytime I look at you
I can't explain I feel insane, I can't get away
You're my daydream
If I tell you what I'm thinking,
If I let myself trust you
Can you give me what I'm missing
Can you make my dreams come true
I try to be sensetive
I try to be tough
I try to walk away,
I try to be innocent
I try to be rough
But I just wanna play
You're my daydream, you know that I've been thinking about you... lately
And everytime I look at you
I can't explain how I feel insane, I can't get away
You're my daydream, yeah
And you know, and you know, and you know, and you know,
You're making me insane
And you know, and you know, and you know, and you know,
You're doing it again
And you know, and you know, and you know, and you know,
You're making me insane
And you know, and you know, and you know,
You're doin' it again
sözleri ise şöyle
I coulda been the one you noticed
I coulda been all over you
I coulda been like all the others
Is that what I'm supposed to do?
It woulda been really stupid,
If I woulda went home with you
To give you everything you wanted
It woulda been way too soon
I try to be sensetive
I try to be tough
I try to walk away...
I try to be innocent
I try to be rough
But I just wanna play
You're my daydream, you know that I've been thinking about you... lately
And everytime I look at you
I can't explain I feel insane, I can't get away
You're my daydream
If I tell you what I'm thinking,
If I let myself trust you
Can you give me what I'm missing
Can you make my dreams come true
I try to be sensetive
I try to be tough
I try to walk away,
I try to be innocent
I try to be rough
But I just wanna play
You're my daydream, you know that I've been thinking about you... lately
And everytime I look at you
I can't explain how I feel insane, I can't get away
You're my daydream, yeah
And you know, and you know, and you know, and you know,
You're making me insane
And you know, and you know, and you know, and you know,
You're doing it again
And you know, and you know, and you know, and you know,
You're making me insane
And you know, and you know, and you know,
You're doin' it again
ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam
böyle saatlerce bak,böyle asırlarca bak.
alıntı ama olsun..
böyle saatlerce bak,böyle asırlarca bak.
alıntı ama olsun..
ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam,
böyle saatlerce bak ,böyle asırlarca bak.
yaşar nabi nayır'dan
böyle saatlerce bak ,böyle asırlarca bak.
yaşar nabi nayır'dan
her konuşmamda bana bişeyler katan yazar.artık sadece konuşmalarıyla değil , yazılarıyla da bişeyler kazandırıyo.
dikkat et takip ediliyosun..
dikkat et takip ediliyosun..
tembel hayvanın kirlenen tüylerini üşengeçlikten temizlememesi ve temizlenmek için tüy dökmesi.cidden çok yaratıcı bir çözüm.
sözlerini ümit yaşar oğuzcan'ın yazdığı bestesi cemil özeren'e ait mükemmel bir ayna şarkısı.aynanın dön bak aynaya adlı albümündedir.
Farklı ülkelerden gelen bir turist grubu, şehir merkezinde bir cafeye
gitmişler ve birer kola ısmarlamışlar. Kolalar gelince bardaklarında
birer karasinek olduğunu görmüşler. ıngiliz yeni bir bardakta yeni bir
kola istemiş. ısveçli aynı bardakta yeni bir kola istemiş. Finlandiyalı
sineği bardaktan çıkardıktan sonra kolayı içmiş. Rus kolayı sinekle
birlikte içmiş. Çinli sineği yemiş, kolayı içmemiş. Yahudi sineği
yakalayıp Çinli'ye satmış. Yunanlı kolanın yarısını içtikten sonra
itiraz ederek yeni bir kola istemiş. Norveçli kolayı içtikten sonra
bardaktaki sineği balık yemi olarak kullanmış. ırlandalı sineği ezip
kolayla karıştırmış ve ıngiliz'e içirmiş.Amerikalı cafeye tazminat
davası açmış ve 10 milyon dolar kazanmış. Türk ise olayı şiddetle
Kınamış!
gitmişler ve birer kola ısmarlamışlar. Kolalar gelince bardaklarında
birer karasinek olduğunu görmüşler. ıngiliz yeni bir bardakta yeni bir
kola istemiş. ısveçli aynı bardakta yeni bir kola istemiş. Finlandiyalı
sineği bardaktan çıkardıktan sonra kolayı içmiş. Rus kolayı sinekle
birlikte içmiş. Çinli sineği yemiş, kolayı içmemiş. Yahudi sineği
yakalayıp Çinli'ye satmış. Yunanlı kolanın yarısını içtikten sonra
itiraz ederek yeni bir kola istemiş. Norveçli kolayı içtikten sonra
bardaktaki sineği balık yemi olarak kullanmış. ırlandalı sineği ezip
kolayla karıştırmış ve ıngiliz'e içirmiş.Amerikalı cafeye tazminat
davası açmış ve 10 milyon dolar kazanmış. Türk ise olayı şiddetle
Kınamış!
Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı;
'Bu günden sonra, divanda, dergahta, bargahta, mecliste,
meydanda Türkçe'den başka dil konuşulmaya' diye,
Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehiri,
Fermana uyanınız var mı?
Nutkum tutuldu, şaşırdım, merak ettim,
Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?
Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showmen, radyo sunucusunun diskjokey,
Hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?
Dükkanın store, bakkalın market, torbasının poşet,
Mağazanın süper, hiper, gros market,
Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?
ilan tahtasının bilboard, sayı tabelasının skorboard,
Bilgi alışının brifing, bildirgenin deklarasyon,
Merakın, uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?
Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde welcome,
Çıkışında goodbye okuyanınız var mı?
Korumanın, muhafızın body guard,
Sanat ve meslek pirlerinin duayen,
itibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?
Sekinin, alanın platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?
iş hanımızı plaza, bedestenimizi galeria,
Sergi yerlerimizi center room, show room,
Büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı?
Yol üstü lokantamızın fast food,
Yemek çeşitlerimizin menü,
Hesabını adisyon diye ödeyeniniz var mı?
iki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?
Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
Vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya,
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmaya sponsorluk diyeniniz var mı?
Mesireyi, kır gezisini picnic,
Bilgisayarı computer, hava yastığını air bag,
Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı okey diye konuşanınız var mı?
Çarpıcı, önemli haberler flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri oley oley,
Yıldızları star diye seyredeniniz var mı?
Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe shop levhasının altında,
Acının da acısı kahve içeniniz var mı?
Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
Özün el diline özendiğine içiniz yananınız var mı?
Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik,
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?
Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı...
Hayal meyal hatırlayıp da, sahip çıkanınız var mı?
Yusuf Yanç'tan
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı;
'Bu günden sonra, divanda, dergahta, bargahta, mecliste,
meydanda Türkçe'den başka dil konuşulmaya' diye,
Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehiri,
Fermana uyanınız var mı?
Nutkum tutuldu, şaşırdım, merak ettim,
Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?
Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showmen, radyo sunucusunun diskjokey,
Hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?
Dükkanın store, bakkalın market, torbasının poşet,
Mağazanın süper, hiper, gros market,
Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?
ilan tahtasının bilboard, sayı tabelasının skorboard,
Bilgi alışının brifing, bildirgenin deklarasyon,
Merakın, uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?
Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde welcome,
Çıkışında goodbye okuyanınız var mı?
Korumanın, muhafızın body guard,
Sanat ve meslek pirlerinin duayen,
itibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?
Sekinin, alanın platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?
iş hanımızı plaza, bedestenimizi galeria,
Sergi yerlerimizi center room, show room,
Büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı?
Yol üstü lokantamızın fast food,
Yemek çeşitlerimizin menü,
Hesabını adisyon diye ödeyeniniz var mı?
iki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?
Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
Vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya,
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmaya sponsorluk diyeniniz var mı?
Mesireyi, kır gezisini picnic,
Bilgisayarı computer, hava yastığını air bag,
Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı okey diye konuşanınız var mı?
Çarpıcı, önemli haberler flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri oley oley,
Yıldızları star diye seyredeniniz var mı?
Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe shop levhasının altında,
Acının da acısı kahve içeniniz var mı?
Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
Özün el diline özendiğine içiniz yananınız var mı?
Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik,
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?
Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı...
Hayal meyal hatırlayıp da, sahip çıkanınız var mı?
Yusuf Yanç'tan