bugün
- merak etmemenin huzuru4
- haluk levent vs serdar ortaç5
- sapık6
- sözelci5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- gocu nerede8
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- gocu bak bi2
- iş beğenmiyolarsa neden fazla kurye var2
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı12
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- allah varsa beni milli yapsın6
- uludağ sözlük diriltme operasyonu2
- unutulmayan sadakat örnekleri2
- karaburun4
- uludağ sözlük ü ayağa kaldıracak fikir3
- erdoğan'ın fedaisi olmak2
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- true hanın gazabı2
- bir kadının en güzel bölgesi13
- kadınlar için yapılan filmler2
- günün şiiri8
- fena gizli aşk yaşıyoruz kadınla2
- gocu'nun heykeli4
- allah neden cinselliği yarattı3
- sözlüğün kanayan yarası2
- dernekler kanununa muhalefet2
- dünyanın en güzel tatlısı12
- nick içeren başlıklar direk engellensin2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi6
- nickli başlık sözlüğe ihanettir2
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak3
- true'nun iyice zıvanadan çıkması7
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak4
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- iran'ın abd üslerine misilleme saldırıları2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- narlıdere2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları10
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- true namussuzdur2
- türklerin ileri olduğu konular21
- uludağ sözlük cs 1 6 zirvesi2
- barış yarkadaş2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- true'nun maaşı2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- ispanya milli futbol takımı4
ademden beri gelen tek din islam olması inancıyla mutasavvuflar tasavvufun da yaratılışla beraber başladığına inanırlar. inançların tahribata uğraması gibi tasavvuf da değişik toplumlarda tahribaya uğramış ve değişik isimler kazanmıştır.
aslına bakarsanız sürekli tasavvuf tasavvuf diyerek sanki din içi bir dini anlatıyormuş gibi yapmaya da gerek yoktur. dini inancı olmayanlar; inançlıları, davranışlarını tanrı korkusuyla düzeltmeye çalışmakla suçlarlar. tasavvuf da bunu vurgulamaktadır. bir kişi cehennem ve cezalandırılmak korkusuyla kendine hakim olmaya çalışıyorsa o kişi, dayak yeme kokusuyla ödev yapan çocuğa benzer. bir kişi cennet ve mükafatlar için halini düzeltmeye çalışıyorsa o kişi, "okulumu geçersem babam bana bisiklet alacak" diye düşünen çocuğa benzerki bu menfaatçiliktir.
ancak tasavvuf, dini cehennem ve cenneti düşünmeden doğrudan allah sevgisiyle yaşamaktır. allah'ı sevebilmek için ise onu bilmek(marifet) ve o'nunla haberleşebilmek gerekir. işte tasavvufun temel gayesi budur.
birinci paragrafta söylediğimize dönersek; tasavvuf düşünen insan olmakla başlar. bu yüzden peygamberimiz "bir anlık tefekkür, bir senelik ibadetten hayırlıdır." demektedir. ancak neyin tefekürünü etmek gerekir? bizi marifete ulaştıracak şeyin tefekkürünü... tefekkür olayı başka inançlarda tahribata uğrayıp meditasyon ismini almıştır. meditasyon bir yere kadar yararlı olmakla beraber ne yazık ki insanı en fazla evrenle uyumlu yaşamaya sevk edebilir. tefekkür bundan daha üstün olan şu kudsi hadisi idraka götürür: "ben yere göğe sığmam, mümin kulumun göğsüne sığarım." meditasyon yapanlar için şöyle diyebiliriz ki, onlar ancak yere göğe sığabilecek olan şeyleri idrak edebilirler.
tefekkür edebilmek için iç temizliği önemlidir. zira yaşamımız boyunca biz de tortular yaratan ahlak dışı düşünceler bizim sürekli konsantrasyonumuzu bozmaktadır. bunu giderebilmek için riyazat yapılır ki bu da aslında sünnettir.
bu idrak süreci içinde bu yolu aşmış kişilerin deneyimlerinden faydalanılabilir, onların eserleri okunabilir. bu da din dışı bir şey değildir.
tüm bu yukarda anlatılanlar peygamberimizin zamanında da vardı hala da var. islamla da çelişmemektedir.
genel olarak sadece bir konunun negatif yönlerini bulmaya çalışanlar ise bu konuda yine sadece kötü örnekleri göz önüne sereceklerdir. bu beşerin fıtratında olan şeydir. "sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık" ayetinin işaret ettiği kişiler çoğunluktur. çünkü beşerlik, topraktan olan yanımız gibi tembel ve durgun olmaktır. çoğunluk da bu hali seçmiştir. bu halde olanlardan bir kismi tasavvufu menfaati için kullanır. diğer bir kısım ise tasavvufu kullananlar üzerinden hakaret çalışmaları yapar.
bu iki kısım birbirinin aynasıdır ve şu ayet onların üzerinedir: "hevasını ilahı edinen, allah'ın onu bir ilim üzerine saptırdığı, işitmesi ve kalbi üzerine mühür vurduğu, görüşü üzerine perde koyduğu kimseyi gördün mü? allah;dan sonra ona kim hidayet eder (ki)?; hala tezekkür etmiyor musunuz?." (casiye,23)
aslına bakarsanız sürekli tasavvuf tasavvuf diyerek sanki din içi bir dini anlatıyormuş gibi yapmaya da gerek yoktur. dini inancı olmayanlar; inançlıları, davranışlarını tanrı korkusuyla düzeltmeye çalışmakla suçlarlar. tasavvuf da bunu vurgulamaktadır. bir kişi cehennem ve cezalandırılmak korkusuyla kendine hakim olmaya çalışıyorsa o kişi, dayak yeme kokusuyla ödev yapan çocuğa benzer. bir kişi cennet ve mükafatlar için halini düzeltmeye çalışıyorsa o kişi, "okulumu geçersem babam bana bisiklet alacak" diye düşünen çocuğa benzerki bu menfaatçiliktir.
ancak tasavvuf, dini cehennem ve cenneti düşünmeden doğrudan allah sevgisiyle yaşamaktır. allah'ı sevebilmek için ise onu bilmek(marifet) ve o'nunla haberleşebilmek gerekir. işte tasavvufun temel gayesi budur.
birinci paragrafta söylediğimize dönersek; tasavvuf düşünen insan olmakla başlar. bu yüzden peygamberimiz "bir anlık tefekkür, bir senelik ibadetten hayırlıdır." demektedir. ancak neyin tefekürünü etmek gerekir? bizi marifete ulaştıracak şeyin tefekkürünü... tefekkür olayı başka inançlarda tahribata uğrayıp meditasyon ismini almıştır. meditasyon bir yere kadar yararlı olmakla beraber ne yazık ki insanı en fazla evrenle uyumlu yaşamaya sevk edebilir. tefekkür bundan daha üstün olan şu kudsi hadisi idraka götürür: "ben yere göğe sığmam, mümin kulumun göğsüne sığarım." meditasyon yapanlar için şöyle diyebiliriz ki, onlar ancak yere göğe sığabilecek olan şeyleri idrak edebilirler.
tefekkür edebilmek için iç temizliği önemlidir. zira yaşamımız boyunca biz de tortular yaratan ahlak dışı düşünceler bizim sürekli konsantrasyonumuzu bozmaktadır. bunu giderebilmek için riyazat yapılır ki bu da aslında sünnettir.
bu idrak süreci içinde bu yolu aşmış kişilerin deneyimlerinden faydalanılabilir, onların eserleri okunabilir. bu da din dışı bir şey değildir.
tüm bu yukarda anlatılanlar peygamberimizin zamanında da vardı hala da var. islamla da çelişmemektedir.
genel olarak sadece bir konunun negatif yönlerini bulmaya çalışanlar ise bu konuda yine sadece kötü örnekleri göz önüne sereceklerdir. bu beşerin fıtratında olan şeydir. "sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık" ayetinin işaret ettiği kişiler çoğunluktur. çünkü beşerlik, topraktan olan yanımız gibi tembel ve durgun olmaktır. çoğunluk da bu hali seçmiştir. bu halde olanlardan bir kismi tasavvufu menfaati için kullanır. diğer bir kısım ise tasavvufu kullananlar üzerinden hakaret çalışmaları yapar.
bu iki kısım birbirinin aynasıdır ve şu ayet onların üzerinedir: "hevasını ilahı edinen, allah'ın onu bir ilim üzerine saptırdığı, işitmesi ve kalbi üzerine mühür vurduğu, görüşü üzerine perde koyduğu kimseyi gördün mü? allah;dan sonra ona kim hidayet eder (ki)?; hala tezekkür etmiyor musunuz?." (casiye,23)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar