bugün
- queen feristah15
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- ölümden korkuyor musunuz11
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- hafızayı sildirmek6
- işiniz gücünüz yok mu11
- bir bela geliyor29
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- sözlükten korkmak5
- ayıyla güreşmek7
- gecenin şarkısı18
- gocu43
- fusya semsiyeli yabanci20
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- zalbert ramstein4
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- sevilen kişiden sevilen şarkıyı dinlemek2
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- bir kadından hoşlanmak2
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- ben basit bir insanım2
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- nervio12
- uludağ itiraf15
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- uludağ sözlük evreni8
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- kendin hakkında bir entry bırak9
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- erkekler neden evlenmek ister15
- 195 kaslı pilot14
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- seninleyken kendim olabiliyorum2
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- pandela2
- heyt bea gocu mu5
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- hasan atilla uğur14
- willem dafoe3
ademden beri gelen tek din islam olması inancıyla mutasavvuflar tasavvufun da yaratılışla beraber başladığına inanırlar. inançların tahribata uğraması gibi tasavvuf da değişik toplumlarda tahribaya uğramış ve değişik isimler kazanmıştır.
aslına bakarsanız sürekli tasavvuf tasavvuf diyerek sanki din içi bir dini anlatıyormuş gibi yapmaya da gerek yoktur. dini inancı olmayanlar; inançlıları, davranışlarını tanrı korkusuyla düzeltmeye çalışmakla suçlarlar. tasavvuf da bunu vurgulamaktadır. bir kişi cehennem ve cezalandırılmak korkusuyla kendine hakim olmaya çalışıyorsa o kişi, dayak yeme kokusuyla ödev yapan çocuğa benzer. bir kişi cennet ve mükafatlar için halini düzeltmeye çalışıyorsa o kişi, "okulumu geçersem babam bana bisiklet alacak" diye düşünen çocuğa benzerki bu menfaatçiliktir.
ancak tasavvuf, dini cehennem ve cenneti düşünmeden doğrudan allah sevgisiyle yaşamaktır. allah'ı sevebilmek için ise onu bilmek(marifet) ve o'nunla haberleşebilmek gerekir. işte tasavvufun temel gayesi budur.
birinci paragrafta söylediğimize dönersek; tasavvuf düşünen insan olmakla başlar. bu yüzden peygamberimiz "bir anlık tefekkür, bir senelik ibadetten hayırlıdır." demektedir. ancak neyin tefekürünü etmek gerekir? bizi marifete ulaştıracak şeyin tefekkürünü... tefekkür olayı başka inançlarda tahribata uğrayıp meditasyon ismini almıştır. meditasyon bir yere kadar yararlı olmakla beraber ne yazık ki insanı en fazla evrenle uyumlu yaşamaya sevk edebilir. tefekkür bundan daha üstün olan şu kudsi hadisi idraka götürür: "ben yere göğe sığmam, mümin kulumun göğsüne sığarım." meditasyon yapanlar için şöyle diyebiliriz ki, onlar ancak yere göğe sığabilecek olan şeyleri idrak edebilirler.
tefekkür edebilmek için iç temizliği önemlidir. zira yaşamımız boyunca biz de tortular yaratan ahlak dışı düşünceler bizim sürekli konsantrasyonumuzu bozmaktadır. bunu giderebilmek için riyazat yapılır ki bu da aslında sünnettir.
bu idrak süreci içinde bu yolu aşmış kişilerin deneyimlerinden faydalanılabilir, onların eserleri okunabilir. bu da din dışı bir şey değildir.
tüm bu yukarda anlatılanlar peygamberimizin zamanında da vardı hala da var. islamla da çelişmemektedir.
genel olarak sadece bir konunun negatif yönlerini bulmaya çalışanlar ise bu konuda yine sadece kötü örnekleri göz önüne sereceklerdir. bu beşerin fıtratında olan şeydir. "sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık" ayetinin işaret ettiği kişiler çoğunluktur. çünkü beşerlik, topraktan olan yanımız gibi tembel ve durgun olmaktır. çoğunluk da bu hali seçmiştir. bu halde olanlardan bir kismi tasavvufu menfaati için kullanır. diğer bir kısım ise tasavvufu kullananlar üzerinden hakaret çalışmaları yapar.
bu iki kısım birbirinin aynasıdır ve şu ayet onların üzerinedir: "hevasını ilahı edinen, allah'ın onu bir ilim üzerine saptırdığı, işitmesi ve kalbi üzerine mühür vurduğu, görüşü üzerine perde koyduğu kimseyi gördün mü? allah;dan sonra ona kim hidayet eder (ki)?; hala tezekkür etmiyor musunuz?." (casiye,23)
aslına bakarsanız sürekli tasavvuf tasavvuf diyerek sanki din içi bir dini anlatıyormuş gibi yapmaya da gerek yoktur. dini inancı olmayanlar; inançlıları, davranışlarını tanrı korkusuyla düzeltmeye çalışmakla suçlarlar. tasavvuf da bunu vurgulamaktadır. bir kişi cehennem ve cezalandırılmak korkusuyla kendine hakim olmaya çalışıyorsa o kişi, dayak yeme kokusuyla ödev yapan çocuğa benzer. bir kişi cennet ve mükafatlar için halini düzeltmeye çalışıyorsa o kişi, "okulumu geçersem babam bana bisiklet alacak" diye düşünen çocuğa benzerki bu menfaatçiliktir.
ancak tasavvuf, dini cehennem ve cenneti düşünmeden doğrudan allah sevgisiyle yaşamaktır. allah'ı sevebilmek için ise onu bilmek(marifet) ve o'nunla haberleşebilmek gerekir. işte tasavvufun temel gayesi budur.
birinci paragrafta söylediğimize dönersek; tasavvuf düşünen insan olmakla başlar. bu yüzden peygamberimiz "bir anlık tefekkür, bir senelik ibadetten hayırlıdır." demektedir. ancak neyin tefekürünü etmek gerekir? bizi marifete ulaştıracak şeyin tefekkürünü... tefekkür olayı başka inançlarda tahribata uğrayıp meditasyon ismini almıştır. meditasyon bir yere kadar yararlı olmakla beraber ne yazık ki insanı en fazla evrenle uyumlu yaşamaya sevk edebilir. tefekkür bundan daha üstün olan şu kudsi hadisi idraka götürür: "ben yere göğe sığmam, mümin kulumun göğsüne sığarım." meditasyon yapanlar için şöyle diyebiliriz ki, onlar ancak yere göğe sığabilecek olan şeyleri idrak edebilirler.
tefekkür edebilmek için iç temizliği önemlidir. zira yaşamımız boyunca biz de tortular yaratan ahlak dışı düşünceler bizim sürekli konsantrasyonumuzu bozmaktadır. bunu giderebilmek için riyazat yapılır ki bu da aslında sünnettir.
bu idrak süreci içinde bu yolu aşmış kişilerin deneyimlerinden faydalanılabilir, onların eserleri okunabilir. bu da din dışı bir şey değildir.
tüm bu yukarda anlatılanlar peygamberimizin zamanında da vardı hala da var. islamla da çelişmemektedir.
genel olarak sadece bir konunun negatif yönlerini bulmaya çalışanlar ise bu konuda yine sadece kötü örnekleri göz önüne sereceklerdir. bu beşerin fıtratında olan şeydir. "sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık" ayetinin işaret ettiği kişiler çoğunluktur. çünkü beşerlik, topraktan olan yanımız gibi tembel ve durgun olmaktır. çoğunluk da bu hali seçmiştir. bu halde olanlardan bir kismi tasavvufu menfaati için kullanır. diğer bir kısım ise tasavvufu kullananlar üzerinden hakaret çalışmaları yapar.
bu iki kısım birbirinin aynasıdır ve şu ayet onların üzerinedir: "hevasını ilahı edinen, allah'ın onu bir ilim üzerine saptırdığı, işitmesi ve kalbi üzerine mühür vurduğu, görüşü üzerine perde koyduğu kimseyi gördün mü? allah;dan sonra ona kim hidayet eder (ki)?; hala tezekkür etmiyor musunuz?." (casiye,23)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar