bugün
- babanın 60 yaşından sonra spora başlaması9
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke16
- sevişmek istediğiniz yazarlar7
- vurduranlar klübü4
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi24
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu10
- penisden kot pantolunun belli olması3
- bik bik abla vs vurduranlar4
- yarın mala vuracak olmak3
- sevişilen en ilginç yer6
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- deniz göktaş26
- milliyet gazetesi onun arabası var şarkısı reklamı4
- cehennem korkusu12
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği4
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam15
- biraderikos6
- kalçasına kelebek dövmesi yaptıran erkek4
- geliyorum diyen kız5
- 3 temmuz 2026 avustralya mısır maçı5
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu12
- mesajlara geç cevap veren kız5
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- ölü balık eli7
- geceye bir kadın yalanı bırak2
- sözlük ibnelerine çok mühim bir soru2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları10
- gündelik hayatta felsefenin gereksizliği2
- cem yılmaz4
- yunus emrenin sik gibi şair olması4
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek6
- cuckold4
- hardcore ne demek sorunsalı7
- sözlükte flörtleşmek22
- yeğen ile dondurma yemeye gitmek3
- günün iddaa kuponu4
- arkadaşlar bitlendim3
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- karışık kızartma6
- zara'nın müşteriden giysi askılamasını istemesi2
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun5
- penis boyuna göre sıralama yapmak2
- gulmekicinyaratilmis2
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin6
- mutsuz insan kendisine zarar verir4
- severus snape4
--spoiler--
ilk filmden daha yeterli ve güzeldi anlatımı bence, bir tek keşke çekimler daha az profesyonel olsaydı dedim. onun dışında ikinci film çok daha etkileyiciydi. birinci film sanki sosyal bir deney gibi işlenmişti, ve belgesel izler gibi izliyorduk; ikincisi ise kendini bir anda içinde bulabileceğin gerçek bir film olmuş. hollywood etkisi tabi ki rahatsız edici ama filmde de zaten amerikalıların britanya'yı kontrol altına aldığını düşünürsek manidar olmuş sanki.
filmin başlangıç sahneleri bence mükemmeldi, adamın karısını bırakıp kaçmak zorunda kalışı ve o sahnede kullanılan müzik bütünlük içindeydi. filmin geri kalanında da mantıklı bir şekilde virüsün geri yayılması işlenmişti. çoğu insanın mantıksız bulduğu yerlere ise fazla katılmıyorum. mesela, iki çocuğun askeri bölgeden çıkabilmesini komik bulmuş bazı insanlar, ama ben size şunu soruyorum; güvenlik ne zaman tam olarak sağlanabilir ki? örneğin eminim çernobil yaşanmadan önce bir film yapılsaydı ve filmde nükleer santral güvenlik denemesi yaparken patlatılsaydı hepimiz derdik ki "böyle bişey olamaz orda güvenlik olması gerek". ama işte hayat pek öyle değil.
ayrıca iki çocuğun sırf annelerinin resmi için kamptan çıkmayı göze alması ya da adamın karısını öpmesi de bana pek anormal gelmedi; siz bunu yapmayacak olabilirsiniz ama elbette bunu yapacak birileri vardır ve filmler de genel doğrularla değil özel istisnalarla uğraşır genelde.
bunun dışında amerikan askerleri ve masumların da öldüğü 'code red' sahneleri baya gerçekçiydi. yapılan savaş vurguları güzeldi, bütün amerikalıları suça dahil etmemek adına askerleri bireysel olarak 'iyi' yapmaları da dengeyi sağlamıştı.
ayrıca sonu herhangi bir ani saldırı sahnesinden ya da ani bir çığlıktan çok daha ürkütücüydü. film bittiğinde kanımın donduğunu çok iyi hatırlıyorum.
kısacası eğer filmin havası biraz daha 'ingiliz' kalabilseydi bence türünün mükemmel bir örneği olmuş olurdu.
--spoiler--
ilk filmden daha yeterli ve güzeldi anlatımı bence, bir tek keşke çekimler daha az profesyonel olsaydı dedim. onun dışında ikinci film çok daha etkileyiciydi. birinci film sanki sosyal bir deney gibi işlenmişti, ve belgesel izler gibi izliyorduk; ikincisi ise kendini bir anda içinde bulabileceğin gerçek bir film olmuş. hollywood etkisi tabi ki rahatsız edici ama filmde de zaten amerikalıların britanya'yı kontrol altına aldığını düşünürsek manidar olmuş sanki.
filmin başlangıç sahneleri bence mükemmeldi, adamın karısını bırakıp kaçmak zorunda kalışı ve o sahnede kullanılan müzik bütünlük içindeydi. filmin geri kalanında da mantıklı bir şekilde virüsün geri yayılması işlenmişti. çoğu insanın mantıksız bulduğu yerlere ise fazla katılmıyorum. mesela, iki çocuğun askeri bölgeden çıkabilmesini komik bulmuş bazı insanlar, ama ben size şunu soruyorum; güvenlik ne zaman tam olarak sağlanabilir ki? örneğin eminim çernobil yaşanmadan önce bir film yapılsaydı ve filmde nükleer santral güvenlik denemesi yaparken patlatılsaydı hepimiz derdik ki "böyle bişey olamaz orda güvenlik olması gerek". ama işte hayat pek öyle değil.
ayrıca iki çocuğun sırf annelerinin resmi için kamptan çıkmayı göze alması ya da adamın karısını öpmesi de bana pek anormal gelmedi; siz bunu yapmayacak olabilirsiniz ama elbette bunu yapacak birileri vardır ve filmler de genel doğrularla değil özel istisnalarla uğraşır genelde.
bunun dışında amerikan askerleri ve masumların da öldüğü 'code red' sahneleri baya gerçekçiydi. yapılan savaş vurguları güzeldi, bütün amerikalıları suça dahil etmemek adına askerleri bireysel olarak 'iyi' yapmaları da dengeyi sağlamıştı.
ayrıca sonu herhangi bir ani saldırı sahnesinden ya da ani bir çığlıktan çok daha ürkütücüydü. film bittiğinde kanımın donduğunu çok iyi hatırlıyorum.
kısacası eğer filmin havası biraz daha 'ingiliz' kalabilseydi bence türünün mükemmel bir örneği olmuş olurdu.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar