bugün

galatasaray

son iki maçtır takımda gözle görülür bi toparlanma var. işler bu kadar kırılganken bunu gözardı etmemek lazım. rakipler yine taşak geçsin tabi, 4le özdeşleştik falan makara şamata güzel de çok zor psikolojide olan futbolcularımız dün baya bi mücadele ettiler. özellikle ilk yarı gayet sahaya hakim bi galatasaray vardı ki, hakan-tarık-cemali-hamit'in birlikte oynadığı belki de ilk maç. oyuncular birbirini tanımıyor, savunma reflekslerini bilmiyorlar. hakan bi atakta nereye koşar, tarık nerde durur, cemali kimi kovalar bu oyuncular bunları bilmiyorlar.

belki de saha içi pozisyon alma konusunda takımın açık ara en bilgili oyuncusu hamit, yine teknik kapasiteden ve fiziki zafiyetten kaynaklı bir gol yedirdi takıma. ki, olmaz olmaz bir gol değil. belki nadir olacak bir şeydir ama bugüne patladı. olur yani o gol, yenebilir.

diğer bir vaka da semih ve şecunun ortasahadan çıkan topa, aynı refleksi vermesinden kaynaklı yenilen gol. bu iki stoper uyumsuz bu bi kere çok net. ikisi de başına buyruk hareket ediyor. hadi, ortasahalar rakibi karşılamaz, geri dörtlüyü bozmak zorunda kalırsın anlarım da ortasahadan çıkan topla her iki stoper de nasıl boşaltabiliyor arkayı anlayamıyorum. ama reusun koşusu da gerçekten iyiydi ki iki stoperi de süpürdü ve stoperlerin asıl kucağında olması gereken obameyang kale önünde bomboş kaldı.

diğer taraftan muslera'nın biraz şanssızlığı ve baya bi formsuzluğu bi anda 4 yedirdi yine.

ama kızdığımız sövdüğümüz 4-5 hafta önceki ruhsuz takım değildi bugünkü. gerçekten iyi idare ettiler maçı. hücum hattına bir şey demiyorum. çok spontane hücum ediyoruz çünkü savunma yapmaktan hücuma fırsat bulabildiklerini zannetmiyorum kiiii, futbol bir ekip oyunudur ve o reus'un koşusu, mikitaryan, kagawa, obameyang'ın hücum hattında yaptıkları paslar, koşular hep çalışılmış şeylerdir öyle 4 kişiyi yanyana koy üç maçta döktürsünler diye bir olay yok. bizde de iş yapabilecek oyuncular var. olcan, bruma. belki amrabat. hücuma yönelik taktikler geliştirilebilir uzun vadede.

ama çok net bi şey var o da şu, bu takımın hocadan, yöneticiden çok zamana ihtiyacı var. 11 tane adam yaz çıksın oynasınlar kafasıyla gitmez. ciddi ciddi savunma çalışmaları, birbirlerini tanımaları, hangi topa kimin nerde, nereye kadar çıkacağını, nerde basılıp nerde çekileceğini sık sık birlikte oynayarak aşmaları lazım. yine aynı şekilde hücumlarda kim nereye kaçacak, bekler nerelerden bindirecek, ters kanatta kim duracak, ceza sahasına kim koşular yapıcak, top sneijdere geldiğinde bakmadan topu anında yollayabiliceği bir adam çizgilerde olucak mı falan bunlar hep uzun uzun denenip oturtulacak şeyler.

4 yedik ama benim içime oturmadı pek ne diyim. bi umut ışığı gördüm. beklendiği gibi ağır bi tecavüz olmadı.

unutmuşum: taraftarın yedirdiği çok çok çok talihsiz bir gol var ki bence maçı orada kaybettik, bir anlık konsantrasyon kaybı, takımın o mücadelesini azmini sikti attı. o ses bombalarını, meşaleleri yakanları da selamlamak lazım. iyi bok yediniz. dordmund gibi bir panzere karşı direnen takıma destek olacaklarına cücük yaptınız gardı düştü adamların golü yedik amk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026