bugün
- nickten isim tahmini yapmak25
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- uyumadan kayda değer bir şey bırak4
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- 20 lik kızlara yazmaya utanmak4
- akrep burcu4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası16
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- bilgi içeren entry girelim hadi6
- kıl erkeğin süsüdür14
- berlin de lgbt yürüyüşüne araçla saldırı2
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- doğu batı sentezi2
- her şey senin istediğin gibi olsaydı5
- nick vermeden bir yazara seslen14
- grup seksin mantığı10
- opel türkiye ve neskar bursa rezaleti2
- ioçk14
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- dünyaya çocuk getirmek10
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- birader beyefendiler birader bey yazarlardır2
- arkadaşlar bir şey dicem5
- yatın artık orçolar2
- her yaptığı olay olan insanlar3
- gecenin köründe5
- dünyanın en samimi cümlesi6
- gece denize girmek4
- şu an sözlüğü çift görüyorum2
- sadece 1 meyve seçme hakkı olsa seçilecek meyve2
- şarap içemeyen erkek6
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- baş karakteri olmak istenilen roman4
- seni karım yapacağım3
- sözlükte kıllı erkek istemiyoruz5
- geceye bir şarkı bırak7
- müslüman cinler2
- lazerle göğüs kullarını alan erkek5
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak6
- çaylak olunca intihar eden yazar5
- bikininin iç çamaşırından ne farkı var2
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- ford taunus6
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- nohut yaptım nası olmuş10
- nervio burak demirbilek evliliği13
- ilk oyunu ekmeleddin ihsanoğlu'na vermiş yazarlar2
- kafa açan insan5
- yazarların imrendiği kişi2
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
hayatında abd'yi görmemiş, hadi imkanı olup görememiştir, ama izlediği abd filmlerindeki görüntüleri bile algılayamamış kişilerin milliyetçilik ilkesi üzerinden eleştirdiği ideolojidir.
bir kere şunu anlayalım: milliyetçiliğin öldüğünü iddia etmek, emperyalizmin oyununa gelmektir. bir bakın abd'de milliyetçilik var mı yok mu, ölü mü diri mi? yahu önünde bayrak asılı olmayan ev görmek bile güçtür abd'de... 72 etnik unsur bir arada yaşar, sorsan hepsi "amerikalıyım" der... ancak "asıl memleket nire dayı?" muhabbetine girersen italyan mıdır, irlandalı mıdır anlatmaya başlar... aynen abaza, çerkez vd.. etnik kökenli yurttaşlarımız gibi... aile içi yaşantılarında etnik kökenlerinin, öz kültürlerinin etkisi bir yere kadar hissedilir ama asıl belirleyici olan "amerikan yaşam biçimidir"... hiçbiri "anadilimde eğitim istiyorum" filan demez, diyemez...
günümüz dünyasında milliyetçiliğin tasfiyesinin felaketle sonuçlandığını görmek için daha ne yaşanması gerekiyor? işte çürümüş de olsa milliyetçi diktatörlükler arap ülkelerini iyi kötü yönetebiliyor, dağılmasına engel oluyordu. ortadan kaldırıldılar da ne oldu? mezhepçilik ve aşiretçilik ve etnik ayrımcılık davasına şunca insan birbirinin kanını akıtmakla meşgul... gerçek bu kadar açıkken, entellektüel görünme adına milliyetçiliğe muhalefet etmek nasıl bir entellektüelliktir? bırakalım tarihi, siyaseti, sosyolojiyi... burnunun ucunda yaşananların anlamını çözmekten aciz kişiden entellektüel olur mu?
neymiş? "türk üstündür" denmiş!... bak şu faşistliğe!...
yok ya? öyle miymiş? yahu bu sözlerin ne zaman, hangi şartlar altında, hangi amaçla söylendiği ortada... ırkçılığın doruk yaptığı, türklerin ikinci sınıf insan olarak tanımlandığı bir dünyada, bizzat kendi devleti tarafından "etrak-ı bi idrak" diye nitelenen insanlara milli bilinç, milli gurur vermek için söylenmiş sözlerdir... ne ırkçılığıymış? "ne mutlu türküm diyene" sözünün neresi ırkçılık? aynen laiklik gibi, türk milliyetçiliğinin de ülkenin temel taşı kılınmasındaki amaç "batı mukallitliği" filan değildi... tarihi olaylardan alınan acı derslerin bir sonucuydu... şu günlerde bile hala anlamamakta ısrar edenler ya kalın kafalıdır, ya da süzme cahil... ne yapacaklardı? her bir etnik unsurun toprak talep etmesi için ortam mı hazırlasalardı, yanıt verin ey çok bilmişler?
başka? "efendim halka sorulmuş mu?"... tabi ya!... yobazların yüzyıllardır anasını ağlattığı, beynini bulandırdığı. cahil bıraktığı, okuma yazma bilmez halka sorulsaydı ya! muhakkak evrensel insan haklarına uygun, öyle ulus milliyetçisi faşodan değil, enternasyonalizm ile şimdilerde marifet sanılan etnik milliyetçilik ve yobazlığı bünyesinde mucizevi bir şekilde harmanlamış, tolstoy, gogol, ibni teymiyye filan altından girmiş üstünden çıkmış insanlardan beklenecek olgunluktaki görüşlerini sandığa yansıtırlardı! demokrasi bir güneş gibi doğardı daha padişahı yeni sepetlemiş, trahomla, sıtmayla, sarı hummayla uğraşan 1920'lerin türkiyesinde!.. niye düşünememişler ki?
bu teze yanıt vermeye bile gerek yok. "zübük" filmini izleyen yanıtını almıştır zaten...
bir kere şunu anlayalım: milliyetçiliğin öldüğünü iddia etmek, emperyalizmin oyununa gelmektir. bir bakın abd'de milliyetçilik var mı yok mu, ölü mü diri mi? yahu önünde bayrak asılı olmayan ev görmek bile güçtür abd'de... 72 etnik unsur bir arada yaşar, sorsan hepsi "amerikalıyım" der... ancak "asıl memleket nire dayı?" muhabbetine girersen italyan mıdır, irlandalı mıdır anlatmaya başlar... aynen abaza, çerkez vd.. etnik kökenli yurttaşlarımız gibi... aile içi yaşantılarında etnik kökenlerinin, öz kültürlerinin etkisi bir yere kadar hissedilir ama asıl belirleyici olan "amerikan yaşam biçimidir"... hiçbiri "anadilimde eğitim istiyorum" filan demez, diyemez...
günümüz dünyasında milliyetçiliğin tasfiyesinin felaketle sonuçlandığını görmek için daha ne yaşanması gerekiyor? işte çürümüş de olsa milliyetçi diktatörlükler arap ülkelerini iyi kötü yönetebiliyor, dağılmasına engel oluyordu. ortadan kaldırıldılar da ne oldu? mezhepçilik ve aşiretçilik ve etnik ayrımcılık davasına şunca insan birbirinin kanını akıtmakla meşgul... gerçek bu kadar açıkken, entellektüel görünme adına milliyetçiliğe muhalefet etmek nasıl bir entellektüelliktir? bırakalım tarihi, siyaseti, sosyolojiyi... burnunun ucunda yaşananların anlamını çözmekten aciz kişiden entellektüel olur mu?
neymiş? "türk üstündür" denmiş!... bak şu faşistliğe!...
yok ya? öyle miymiş? yahu bu sözlerin ne zaman, hangi şartlar altında, hangi amaçla söylendiği ortada... ırkçılığın doruk yaptığı, türklerin ikinci sınıf insan olarak tanımlandığı bir dünyada, bizzat kendi devleti tarafından "etrak-ı bi idrak" diye nitelenen insanlara milli bilinç, milli gurur vermek için söylenmiş sözlerdir... ne ırkçılığıymış? "ne mutlu türküm diyene" sözünün neresi ırkçılık? aynen laiklik gibi, türk milliyetçiliğinin de ülkenin temel taşı kılınmasındaki amaç "batı mukallitliği" filan değildi... tarihi olaylardan alınan acı derslerin bir sonucuydu... şu günlerde bile hala anlamamakta ısrar edenler ya kalın kafalıdır, ya da süzme cahil... ne yapacaklardı? her bir etnik unsurun toprak talep etmesi için ortam mı hazırlasalardı, yanıt verin ey çok bilmişler?
başka? "efendim halka sorulmuş mu?"... tabi ya!... yobazların yüzyıllardır anasını ağlattığı, beynini bulandırdığı. cahil bıraktığı, okuma yazma bilmez halka sorulsaydı ya! muhakkak evrensel insan haklarına uygun, öyle ulus milliyetçisi faşodan değil, enternasyonalizm ile şimdilerde marifet sanılan etnik milliyetçilik ve yobazlığı bünyesinde mucizevi bir şekilde harmanlamış, tolstoy, gogol, ibni teymiyye filan altından girmiş üstünden çıkmış insanlardan beklenecek olgunluktaki görüşlerini sandığa yansıtırlardı! demokrasi bir güneş gibi doğardı daha padişahı yeni sepetlemiş, trahomla, sıtmayla, sarı hummayla uğraşan 1920'lerin türkiyesinde!.. niye düşünememişler ki?
bu teze yanıt vermeye bile gerek yok. "zübük" filmini izleyen yanıtını almıştır zaten...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar