bugün
- larisalisa7
- m r e r e c t o7
- cayır cayır yanan kız11
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- satranç haram yasaklansın17
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak3
- suca suruklenen cocuk6
- en klas salgı3
- güzel bir kadını terk etmek3
- dul kalmak4
- yazın terli memeleri öpmek3
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- kaslı erkek isteyen şişman kız4
- iki parmakla sümkürme3
- mithat paşa2
- chp de grup krizi kürsü kavgası3
- mihri belli2
- dogukan xd'yi bı güzel yumruklamak2
- park sorunu6
- dönere asgari 200 gr porsiyon sınırı gerekliliği4
- gir içime hünharca12
- asidik bir cehennem3
- ilk buluşmada yanaklarını trompetçi gibi şişirmek2
- muşlettin amca2
- arkadaşlar bakar mısınız9
- başbirader2
- kemal kılıçdaroğlu21
- onlyfans4
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- tampon takan erkek2
- cinsel niyetleri komik duruma düşürmek2
- wagyu beef yiyince gelen entelektüellik hissi4
- file çorap giyen bir kıza aşık olmak4
- türkiye17
- saraca2
- cahil halk bilimi2
- dövüş ustası olmanın silaha karşı işe yaramaması2
- kemal kılıçdaroğlu'nun chp grup toplantısı2
- beyazsemsiyeliyabanci48
- aylık 337 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- müzik haramdır5
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- timsah2
- faik öztrak5
- gammazlık8
- rahmi koç'a kızıp 16 bin liralık kartı iptal etmek2
- true yazar mı sorunsalı5
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- kürt mutfağı7
''hadi starbucks'a gidelim'' dedi kadim dostum. gözlerim büyüdü, starbucks mı??? sosyal medyada gördüğüm kadarıyla pek haz edeceğim bir ortama benzemiyordu orası. fiş ile tuvalete gitmeler, yarım metrekarelik bir alanda yan masada ki artist kızın dışarı verdiği nefesi oksijen diye içine alacak kadar dipdibe oturmak ve manasız kahve isimleri. oldum olası sevmezdim çakma entel ortamları. ''hakan günday çok iyi yazar vs.'' bilirsin işte. neyse gitme isteğim yoktu ama arkadaşımı da kırmak istemedim. ''peki dedim dostum gidelim bari...''
ortama girdiğimiz vakit tahmin edeceğiniz üzere arkadaş check-in yaptı. ailesi ''nereye gidiyorsun'' dediğinde verdiği tek cevap kapıyı çarpmak olan insanların gittiği her yeri birilerine bildirmeye yeltenmesi de her zaman garip gelmiştir bana neyse dediğim gibi ortama girdik beni bi sıkıntı bastı. herkeste bi sonradan görme elit tavırlar ''chicken santa fe panini sosu pek olmamış sanki'' gibi ifadeler ortamdan soğumama yetiyordu ama yinede gelmiştik işte. oturduk bi masaya arkadaş siparişlerini verdi ben ise ''bana da aynısından'' seviyesinde takılıyordum ki sağ çaprazda oturan beyaz teni ve pürüzsüz yüzüyle slav ırkına benzeyen sarışın kız ilgimi çekmeye başladı. arkadaş mal mal telefonuyla ilgilenirken ben her geçen saniye kıza aşık olmaya bir adım daha yaklaşıyordum. okuduğum kitaplar falan yalandı o an bana göre. karşımda tanrının sanat eseri vardı sonuçta. tanışmak isterdim ama ne yazık ki ortamda kendimi ezik hissediyordum, malum aşina değildim böyle ortamlara. garsona bile seslenirken sesim titriyor, çatallaşıyordu 'garrsun bi kola' zordu ama bi yandan da içimden bi iyimserlik mevcuttu tanışırdım ne olacaktı ki??? 2-3 espriydi en nihayetinde. belki felsefeye falan da ilgisi vardı belli mi olur??? açardım bi konu hayran olurdu bana??? diye düşünüyordum ki kızın arkadaşı saatini gösterdi slav kıza ve ikisi de bi anda masadan kalkıp kasaya doğru ilerlemeye başladılar.
nasıl yani diye düşünüyordum. hayallerim hızlı şişirdiğim için mi bu kadar ivedi patlamıştı??? belki telefon numarasını falan bırakmıştır diye masayı kontrol ediyordum ki aradım fırsat karşıma çıktı. masada bir şeyini unutmuştu!! hemen uyarmalıydım onu. aman nede mutlu olurdu?? bi teşekkür ederdi herhalde. belki sohbet bile ederdik??? belli mi olur ileride çocuklarımıza ''ya anneniz masada eşyasını unutunca ben arkasından kahramanlar gibi yetiştim akabinde bi sohbet kahve derken'' falan diye hikayeler anlatırdım belki??? aklımdan eski türk filmlerinde mendilini yere atan cariyenin görüntüsü ve mendili getiren erkeğe yaptığı cilveler geçiyordu. fakat nasıl olacaktı?? nasıl seslenecektim??? ne yazık ki bedava halk plajı gibiydi ortalık 1 götlük boşluk yoktu. seslendiğim anda herkes telefonlarından(!) başını kaldırıp bana bakacaktı. nasıl olacaktı??? hayatımın aşkı gidiyordu?? derken uyarmaya karar verdim;
-haahanfendi(allah belamı versin)şalınızı unuttunuz sanırım.
cafede abartısız 20 sene sessizlik hüküm sürdü. akabinde küçümseyici bir ifade takılarak döndü slav ''o cafenin şalı bi kere taam mı'' dediği anda cafenin bütün sandalyelerinden sarkan hatta benim de sırtıma hafif dokunan şalların farkına vardım, hepsi bana gülüyordu sanki. oturanlar durumumu twitter da paylaşmıştı bile. 2-3 masa terk etti ortamı. kafamı eğdim yere doğru, yaklaşık olarak 50 sene masanın altında ayakkabılarımı izledikten sonra gözlerimi arkadaşıma doğru kaldırdım, hala telefona bakıyordu. ''abi dedim gidelim hadi'' anlamsız gözlerle saliselik bi bakış attı bana ''neden ki abi'' derken gözleri telefonun ekranına çoktan inmişti. o belli ki sadece fiziksel olarak buradaydı. ben ise tamamen buhar olmuştum.
edit: ulan hala geçmiş olsun diye mesaj geliyor * tamamen kurgusaldır gençler.
ortama girdiğimiz vakit tahmin edeceğiniz üzere arkadaş check-in yaptı. ailesi ''nereye gidiyorsun'' dediğinde verdiği tek cevap kapıyı çarpmak olan insanların gittiği her yeri birilerine bildirmeye yeltenmesi de her zaman garip gelmiştir bana neyse dediğim gibi ortama girdik beni bi sıkıntı bastı. herkeste bi sonradan görme elit tavırlar ''chicken santa fe panini sosu pek olmamış sanki'' gibi ifadeler ortamdan soğumama yetiyordu ama yinede gelmiştik işte. oturduk bi masaya arkadaş siparişlerini verdi ben ise ''bana da aynısından'' seviyesinde takılıyordum ki sağ çaprazda oturan beyaz teni ve pürüzsüz yüzüyle slav ırkına benzeyen sarışın kız ilgimi çekmeye başladı. arkadaş mal mal telefonuyla ilgilenirken ben her geçen saniye kıza aşık olmaya bir adım daha yaklaşıyordum. okuduğum kitaplar falan yalandı o an bana göre. karşımda tanrının sanat eseri vardı sonuçta. tanışmak isterdim ama ne yazık ki ortamda kendimi ezik hissediyordum, malum aşina değildim böyle ortamlara. garsona bile seslenirken sesim titriyor, çatallaşıyordu 'garrsun bi kola' zordu ama bi yandan da içimden bi iyimserlik mevcuttu tanışırdım ne olacaktı ki??? 2-3 espriydi en nihayetinde. belki felsefeye falan da ilgisi vardı belli mi olur??? açardım bi konu hayran olurdu bana??? diye düşünüyordum ki kızın arkadaşı saatini gösterdi slav kıza ve ikisi de bi anda masadan kalkıp kasaya doğru ilerlemeye başladılar.
nasıl yani diye düşünüyordum. hayallerim hızlı şişirdiğim için mi bu kadar ivedi patlamıştı??? belki telefon numarasını falan bırakmıştır diye masayı kontrol ediyordum ki aradım fırsat karşıma çıktı. masada bir şeyini unutmuştu!! hemen uyarmalıydım onu. aman nede mutlu olurdu?? bi teşekkür ederdi herhalde. belki sohbet bile ederdik??? belli mi olur ileride çocuklarımıza ''ya anneniz masada eşyasını unutunca ben arkasından kahramanlar gibi yetiştim akabinde bi sohbet kahve derken'' falan diye hikayeler anlatırdım belki??? aklımdan eski türk filmlerinde mendilini yere atan cariyenin görüntüsü ve mendili getiren erkeğe yaptığı cilveler geçiyordu. fakat nasıl olacaktı?? nasıl seslenecektim??? ne yazık ki bedava halk plajı gibiydi ortalık 1 götlük boşluk yoktu. seslendiğim anda herkes telefonlarından(!) başını kaldırıp bana bakacaktı. nasıl olacaktı??? hayatımın aşkı gidiyordu?? derken uyarmaya karar verdim;
-haahanfendi(allah belamı versin)şalınızı unuttunuz sanırım.
cafede abartısız 20 sene sessizlik hüküm sürdü. akabinde küçümseyici bir ifade takılarak döndü slav ''o cafenin şalı bi kere taam mı'' dediği anda cafenin bütün sandalyelerinden sarkan hatta benim de sırtıma hafif dokunan şalların farkına vardım, hepsi bana gülüyordu sanki. oturanlar durumumu twitter da paylaşmıştı bile. 2-3 masa terk etti ortamı. kafamı eğdim yere doğru, yaklaşık olarak 50 sene masanın altında ayakkabılarımı izledikten sonra gözlerimi arkadaşıma doğru kaldırdım, hala telefona bakıyordu. ''abi dedim gidelim hadi'' anlamsız gözlerle saliselik bi bakış attı bana ''neden ki abi'' derken gözleri telefonun ekranına çoktan inmişti. o belli ki sadece fiziksel olarak buradaydı. ben ise tamamen buhar olmuştum.
edit: ulan hala geçmiş olsun diye mesaj geliyor * tamamen kurgusaldır gençler.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
