bugün
- bana gel film izleriz diyen erkek6
- açlık krizi nasıl bastırılır5
- simko317
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü6
- hewal ebo9
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- recep ivedik'in çocuklara kötü örnek olması2
- sur da sırtından vuruldu bordo bereli seçkin çil2
- sarapci koala6
- ümit özdağ5
- 36 yaş2
- sözlüğün bok olduğu gerçeği3
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- kamos5
- tai lung16
- ergen milliyetçiliği2
- milliyetçilik2
- insan sevmemek2
- kemalizmin yıkılması4
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- türk ırkçısı4
- şarkılarım dağlara4
- heybeliada ruhban okulu4
- türkiye halkı3
- futbol24
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- okan buruk6
- tom barrack4
- ferit kaya2
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak2
- en güzel ciğer kebap2
- cansever16
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- hakan altun3
- kürtçülük3
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- özgür özel5
- kürt kadınları pis kokar soğuk ve biçimsizdirler2
- ikinci abdülhamid4
- dinsiz milliyetçilik4
- gocunun freddy travması6
- dünyanın en ünlü kişisi3
- pazar günü evde oturan insan3
- victor osimhen8
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- 9 ağustos 20263
- cedidacer3
- çocuğa tecavüz eden adamın kurşuna dizilmesi5
- düşün ki o bunu okuyor6
- kadınlar denizi2
gökhan inesi ye ait olan güzel bir şiir. dili biraz ağır olduğu için pek tutulmamıştır bence.
son dörtlüğü ise ayrı bir güzeldir.
Rengim mat,
Kapağı sıkışmış bir kap gibi içimde seni saklamaktan..
Ve kapakçıkları sıkışmış kalplerden çıkaramamaktan seni,
Rengim, mat..
Dinle o zaman..
Duvarlara başını yaslayan bir matkabın çığlığıdır bu..
Ve şarkılar vidanjör sesi..
Sevdiğimiz enstrüman sesleri var aramızda ve sen,
iki gözle görülebilecek şeylerin arkasında,
Kapalı gözlerle görülen şeylerin tam içinde,
Sana el sallıyorum yine, Merhaba luna..
Gölgene tutundum,
Sabah olup usulca çıkıp giderken gece..
Gözlerine tutundum, çıkıp giderken içimden bir hece..
Suya tutundum.
Tuttunduğum suyun içinde eritilmiş bir kağıt üstünde yazılı,
Rabbena..
Rabbena Allahsa, onun gözünden,
Rabben aşk, sensin..
Dinle o zaman, tutamadıklarımın elime verdiği acının ilk harfidir bu...
Su bile, usulca acıtıyor bu sabah yüzümü..
Yüzümde nefesini hissetmediğim saatler bunlar, kısaltırsak,
Vakitsiz geçirdiğim günlerim..
Bu günlerde geçecek, ölürsek..
Dinle o zaman, ölmediğimiz her günün bizde bıraktığı anlam ve önemidir bu...
Bütün anlamların önemi kalmıyor ölünce, ve sen ölünce,
Saygıyla anıyorum seni, ayağa kalkarak, ayakta kalarak ve kıpırmadan,
Salak ve mutlu çocuklar gibi, istiklal marşı okur gibi ellerim cebimde..
Ve ben ölünce, saygı duruşu bağlanıyor topluluğun ağzına,
Yâsin...
Allah,
Yaşamak için diyorum, nefes verdi ve seni ardından,
Ve sensizliği,
Sonrası zaten ne nefesim kesildi, ne sen kayboldun.
Geri kalan bütün günlerin hepsi,
Nefes darlığıydı benim için...
Dinlediysen bu söylediklerimi, sonraki günler,
Dinleme o zaman, kimseyi...
Kısa süren hayatları ve aşkları dinleyerek ve kısacık anıların izin verdiği kadar,
Sev beni..
Sesini özlüyorum, sonra sesini duymayı.
Sonra kesilmesini..
Sesinin yağmura dokunmasını sonra, sonra toprak kokusunu..
Kar..
Çiy.
Sis,
Aşk,
Gel..
Diyebilsek keşke, gel..
Ellerinin arasından ayak parmaklarının arasına giden birşeyler var,
Elimi bırakıp gittiysen eğer,
O belki ben..
Belki su,
Yara,
Kan,
Aşk,
Gel..
Diyebilsek keşke, buna rağmen..
Gel,
Öyle bir kelime ki bu, keskin...
Ve gel dedikçe, dilim kanıyor bu yüzden..
Gel,
Gel,
Kan tükürüyorum, kan kusuyorum, kan ağlıyorum, ama gel..
Diyebilsek keşke..
Beklerken böyle, tabiriyle zaman akıp giderken kan gibi..
Kan gibi çünkü, yelkovan masum,
Ve zamanın içinde ki akrep,
Her saat başı kuyruğunu kalbime batırıyor, gelmeyecek diyerek...
Sesler bu yüzden, kan tükürmem belki bu yüzden...
Tik tak sesleri bu yüzden,
Tenimde matkap sesleri bu yüzden..
Diyebilsek keşke..
Ve senin yüzünden oldu, diyemesek..
Okursan sana bu yazdıklarımı, ve dinlersen dinle dediklerimi,
Aklına gelsin...
Dinle o zaman,
Şarkımızı.
Sesinle birlikte,
Seninle birlikte..
" Noktalarını kaybettim ben, bütün ünlem ve soru işaretlerinin... "
Râbbenaşk adın,
Adım leyl-i lâl...
Ki ben,
Nazarım..
Sana,
Değmem artık...
son dörtlüğü ise ayrı bir güzeldir.
Rengim mat,
Kapağı sıkışmış bir kap gibi içimde seni saklamaktan..
Ve kapakçıkları sıkışmış kalplerden çıkaramamaktan seni,
Rengim, mat..
Dinle o zaman..
Duvarlara başını yaslayan bir matkabın çığlığıdır bu..
Ve şarkılar vidanjör sesi..
Sevdiğimiz enstrüman sesleri var aramızda ve sen,
iki gözle görülebilecek şeylerin arkasında,
Kapalı gözlerle görülen şeylerin tam içinde,
Sana el sallıyorum yine, Merhaba luna..
Gölgene tutundum,
Sabah olup usulca çıkıp giderken gece..
Gözlerine tutundum, çıkıp giderken içimden bir hece..
Suya tutundum.
Tuttunduğum suyun içinde eritilmiş bir kağıt üstünde yazılı,
Rabbena..
Rabbena Allahsa, onun gözünden,
Rabben aşk, sensin..
Dinle o zaman, tutamadıklarımın elime verdiği acının ilk harfidir bu...
Su bile, usulca acıtıyor bu sabah yüzümü..
Yüzümde nefesini hissetmediğim saatler bunlar, kısaltırsak,
Vakitsiz geçirdiğim günlerim..
Bu günlerde geçecek, ölürsek..
Dinle o zaman, ölmediğimiz her günün bizde bıraktığı anlam ve önemidir bu...
Bütün anlamların önemi kalmıyor ölünce, ve sen ölünce,
Saygıyla anıyorum seni, ayağa kalkarak, ayakta kalarak ve kıpırmadan,
Salak ve mutlu çocuklar gibi, istiklal marşı okur gibi ellerim cebimde..
Ve ben ölünce, saygı duruşu bağlanıyor topluluğun ağzına,
Yâsin...
Allah,
Yaşamak için diyorum, nefes verdi ve seni ardından,
Ve sensizliği,
Sonrası zaten ne nefesim kesildi, ne sen kayboldun.
Geri kalan bütün günlerin hepsi,
Nefes darlığıydı benim için...
Dinlediysen bu söylediklerimi, sonraki günler,
Dinleme o zaman, kimseyi...
Kısa süren hayatları ve aşkları dinleyerek ve kısacık anıların izin verdiği kadar,
Sev beni..
Sesini özlüyorum, sonra sesini duymayı.
Sonra kesilmesini..
Sesinin yağmura dokunmasını sonra, sonra toprak kokusunu..
Kar..
Çiy.
Sis,
Aşk,
Gel..
Diyebilsek keşke, gel..
Ellerinin arasından ayak parmaklarının arasına giden birşeyler var,
Elimi bırakıp gittiysen eğer,
O belki ben..
Belki su,
Yara,
Kan,
Aşk,
Gel..
Diyebilsek keşke, buna rağmen..
Gel,
Öyle bir kelime ki bu, keskin...
Ve gel dedikçe, dilim kanıyor bu yüzden..
Gel,
Gel,
Kan tükürüyorum, kan kusuyorum, kan ağlıyorum, ama gel..
Diyebilsek keşke..
Beklerken böyle, tabiriyle zaman akıp giderken kan gibi..
Kan gibi çünkü, yelkovan masum,
Ve zamanın içinde ki akrep,
Her saat başı kuyruğunu kalbime batırıyor, gelmeyecek diyerek...
Sesler bu yüzden, kan tükürmem belki bu yüzden...
Tik tak sesleri bu yüzden,
Tenimde matkap sesleri bu yüzden..
Diyebilsek keşke..
Ve senin yüzünden oldu, diyemesek..
Okursan sana bu yazdıklarımı, ve dinlersen dinle dediklerimi,
Aklına gelsin...
Dinle o zaman,
Şarkımızı.
Sesinle birlikte,
Seninle birlikte..
" Noktalarını kaybettim ben, bütün ünlem ve soru işaretlerinin... "
Râbbenaşk adın,
Adım leyl-i lâl...
Ki ben,
Nazarım..
Sana,
Değmem artık...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar