bugün
- istanbul un çok pahalı olması14
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- neden okula gitmek zorundayız2
- herkes yatsın iyi geceler9
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri4
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- ölmeyi dilemek2
- en sevilmeyen ev işleri3
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- kabataş olayı görüntüleri8
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- oğlum çok güzel lan6
- oğuzhan uğur12
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- slavko vincic15
- velvet13
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- horoz hayası çorbası5
- aklını yitirmek4
- ispanya20
- nervio11
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- bira cips6
- 2026 dünya kupası25
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- tememda kenka nalaka10
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- manyak olmaya karar verdim9
- laptop5
- kadim kültürler4
- ona bir şey söyle9
- manifest grubu3
- aga be şarkılar5
- futbol14
alper gencer şiiri.
bana bir papatya tarlası ör sicilinden düşelim
şükreden bir kahırla göğü deklare ediyorum
yağan yağmur ve şiddet yek başına bir sözdür
yırtılan bir arterden yüzüne fışkırıyorum
şamansız bir asa saplanıyor böğrüme
dış duvarlarını her sesimle boyuyorum
şu göğün altından geçip gitmen bir sözdür
bana cezai şerh düş çehren çok okunaksız
yankım yay geriyor ağlıyorum ki oktur
gözlerinle yeryüzünün pek alakası yoktur
ölmek istemem tuhaf belki yaşanmıyorsun
sen öldürmek istesen dönmek isteyen çoktur
bir yanımla bulaştığın üzere buradayım
kırık baldırlarımdan sana ne söylesem boş
merdiven kullananlar ipi çoktan unutmuş
asansör ölmek için çok yaşlıyım sevgilim
süratli bir şekilde ölmek isterim amma
intiharım senin cinayetine süstür
bu yerin taczini görmüş biri olarak
sevmem kaçınılmazsa zevk almaya bak
aczini saymaz isek ellerin çok derin
ellerin çok derin bir muammayla yarışır
eve şeytan getirme karanlığı soyun gir
Allah çok büyüktür sen de fena değilsin
suçlarını saç göster seyirci aksiyon ister
kan dök damarların şaibeden sıyrılsın
ölmeden kimseyi kendine sevemezsin
bana bir papatya tarlası öl
yağmur çabuk deşiyor kaşımın setlerini
güneş gözden sopalarla kovalıyor şaşıları
onlara anten olsun bir anne bir mavera
yuhalanmış çamurun içinden bana doğrul
bir ayet beğen orda her daim buluşalım
sevgilim bana bir papatya tarlası ol
ki felek mayınlar sağsın patlatalım
üstümde bordo kazak sanki alı eksilmiş bir mor
ben tuttum o alı bıraktım gözlerine
bıraktım ama gözlerini kocaman açmalısın
uzaysız bakma böyle çekimsiz bırakma beni
sen olmasan ben ayda buradan ağırımdır
teslim olmak ya da olmamak, bütün mesele bu!
çün inanmak griye sundurmaz gövdesini
şehirli bir şüpheyle elinde müşahhasım
zarın tavlası kırık öyleyse zar da kırık
öyleyse bakışın bir avuç su değildir
susuzlara su dağıtan el senin neyindir?
konuş yoksa kulaklarım hemen buharlaşacak!
şimdi dillerimden yürüyen elektrik ve buhar
çabuk can vermemi diliyor ki dilesin
başka gezegenler var üstelik hiç bidat yok
çayın olduğu yerde hayat vardır sevgilim
durmadan köprüleri bombalıyorlar
zincire vurulmuş bir zenci bir zencefil
kabulüm var uçmak olağanüstü bir karar
ve insanda yakışık almıyor hiç istikrar
adın bir katliama karışsın ama katledilmiş ol
cenazene omzumu alıp gelirim
sana yardımım dokunur bildiğim sureler var
ağrıyan o boynunu tabletlerle yaşadın
sevgilim bil ecza
ağrıyan yerlerinden seni bana sürmüştür
bu yüzden boynuna hiç inanmadım
ağrın bana bir kardeş kadar tanıdıktır
ağrıyan yerlerimi deklare ediyorum
çamura saplanan çığlığım çığ çığ
bana bir papatya tarlası ör ipi Allahtan olsun
hazin bir makamdır şimdi aramızdaki kulluk
uyan bu çölü yoksa
birazdan bir posta arabası soyacak
hiç istemediğim bir şey alnında bir delik açmak
sevgilim şart değil bir silahın
ateş aldığını ispat etmek için tetiğe basmak
işte avuçlarımı seyret
ve kabzanın üzerine yonttuğum niyet
sana bir şeyler çağrıştırıyor olması lazım
sevgilim uyan bu çöle yoksa
gözyaşından vahalar dikeceğimki murattır
ayrılık
kalbime dokunduğun an gerilen bir susta
ve kavuşmak çok kanlı bir seraptır!
bana bir papatya tarlası ör sicilinden düşelim
şükreden bir kahırla göğü deklare ediyorum
yağan yağmur ve şiddet yek başına bir sözdür
yırtılan bir arterden yüzüne fışkırıyorum
şamansız bir asa saplanıyor böğrüme
dış duvarlarını her sesimle boyuyorum
şu göğün altından geçip gitmen bir sözdür
bana cezai şerh düş çehren çok okunaksız
yankım yay geriyor ağlıyorum ki oktur
gözlerinle yeryüzünün pek alakası yoktur
ölmek istemem tuhaf belki yaşanmıyorsun
sen öldürmek istesen dönmek isteyen çoktur
bir yanımla bulaştığın üzere buradayım
kırık baldırlarımdan sana ne söylesem boş
merdiven kullananlar ipi çoktan unutmuş
asansör ölmek için çok yaşlıyım sevgilim
süratli bir şekilde ölmek isterim amma
intiharım senin cinayetine süstür
bu yerin taczini görmüş biri olarak
sevmem kaçınılmazsa zevk almaya bak
aczini saymaz isek ellerin çok derin
ellerin çok derin bir muammayla yarışır
eve şeytan getirme karanlığı soyun gir
Allah çok büyüktür sen de fena değilsin
suçlarını saç göster seyirci aksiyon ister
kan dök damarların şaibeden sıyrılsın
ölmeden kimseyi kendine sevemezsin
bana bir papatya tarlası öl
yağmur çabuk deşiyor kaşımın setlerini
güneş gözden sopalarla kovalıyor şaşıları
onlara anten olsun bir anne bir mavera
yuhalanmış çamurun içinden bana doğrul
bir ayet beğen orda her daim buluşalım
sevgilim bana bir papatya tarlası ol
ki felek mayınlar sağsın patlatalım
üstümde bordo kazak sanki alı eksilmiş bir mor
ben tuttum o alı bıraktım gözlerine
bıraktım ama gözlerini kocaman açmalısın
uzaysız bakma böyle çekimsiz bırakma beni
sen olmasan ben ayda buradan ağırımdır
teslim olmak ya da olmamak, bütün mesele bu!
çün inanmak griye sundurmaz gövdesini
şehirli bir şüpheyle elinde müşahhasım
zarın tavlası kırık öyleyse zar da kırık
öyleyse bakışın bir avuç su değildir
susuzlara su dağıtan el senin neyindir?
konuş yoksa kulaklarım hemen buharlaşacak!
şimdi dillerimden yürüyen elektrik ve buhar
çabuk can vermemi diliyor ki dilesin
başka gezegenler var üstelik hiç bidat yok
çayın olduğu yerde hayat vardır sevgilim
durmadan köprüleri bombalıyorlar
zincire vurulmuş bir zenci bir zencefil
kabulüm var uçmak olağanüstü bir karar
ve insanda yakışık almıyor hiç istikrar
adın bir katliama karışsın ama katledilmiş ol
cenazene omzumu alıp gelirim
sana yardımım dokunur bildiğim sureler var
ağrıyan o boynunu tabletlerle yaşadın
sevgilim bil ecza
ağrıyan yerlerinden seni bana sürmüştür
bu yüzden boynuna hiç inanmadım
ağrın bana bir kardeş kadar tanıdıktır
ağrıyan yerlerimi deklare ediyorum
çamura saplanan çığlığım çığ çığ
bana bir papatya tarlası ör ipi Allahtan olsun
hazin bir makamdır şimdi aramızdaki kulluk
uyan bu çölü yoksa
birazdan bir posta arabası soyacak
hiç istemediğim bir şey alnında bir delik açmak
sevgilim şart değil bir silahın
ateş aldığını ispat etmek için tetiğe basmak
işte avuçlarımı seyret
ve kabzanın üzerine yonttuğum niyet
sana bir şeyler çağrıştırıyor olması lazım
sevgilim uyan bu çöle yoksa
gözyaşından vahalar dikeceğimki murattır
ayrılık
kalbime dokunduğun an gerilen bir susta
ve kavuşmak çok kanlı bir seraptır!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar