bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları35
- as maca9
- sadece filistin'i önemsemek11
- reagan ridley9
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- israil6
- true vs sarı şeker kafes dövüşü8
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz11
- kürdü sevin7
- larisalisa öldü mü5
- mazotun litresi 101 lira34
- mhplilerin hala mhpye oy verecek olması5
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- çocuk gibi nickten küfür peyda eden yazarlar5
- başkasını açık oylamış bir erkekle evlenen kız4
- arkadaşlar bakar mısınız18
- yetiş ya gavs3
- en iyi bisküvi9
- asgari ücret alıp apo'ya villayı savunmak6
- menzil cemaati ne üretiyor3
- sözlüğün en zeki yazarı anketi5
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- açık oyla başlayan ilişkiyi nikahla taçlandırmak3
- iltica13
- yer çekimi mi atmosfer basıncı mı5
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- yazarların fobileri20
- hasan atilla uğur9
- sıkıldım13
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
- star wars ta en çok stormtrooper ların sevilmesi4
- gocu35
- her boka lapin gibi atlamak3
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak6
- g i l d e d l i l y27
- israil nüfusunun yarısı müslüman2
- kahvaltıda sevgilinizden nasıl çay istersiniz10
- vermio'nun ağzına vermek4
- mantar toplayan çocuk3
- benim dedem çok fakirmiş diyen olmaması9
- 31 çekmek çok yoruyor4
- müslümanlar2
- apoya statü verilen dönem7
- stormtrooper ların darth vader a darbe yapması4
- bana onu sormayin5
- domates çorbanıza size sormadan kaşar atılması8
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
bugün alınan her tekbirde akla gelmesi gereken olan büyük besteci.
--spoiler--
Büyük Itrî'ye eskiler derler,
Bizim öz mûsıkîmizin pîri;
O kadar halkı sevkedip yer yer,
O şafak vaktinin cihangîri,
Nice bayramların sabâh erken,
Göğü, top sesleriyle gürlerken,
Söylemiş saltanatlı Tekbîr'i.
Tâ Budin'den Irâk'a, Mısr'a kadar,
Fethedilmiş uzak diyarlardan,
Vatan üstünde hür esen rüzgâr,
Ses götürmüş bütün baharlardan.
O dehâ öyle toplamış ki bizi,
Yedi yüz yıl süren hikâyemizi
Dinlemiş ihtiyar çınarlardan.
Mûsıkîsinde bir taraftan dîn,
Bir taraftan bütün hayât akmış;
Her taraftan, Boğaz, o şehrâyîn,
Mâvi Tunca'yla gür Fırât akmış.
Nice seslerle, gök ve yerlerimiz,
Hüznümüz, şevkimiz, zaferlerimiz,
Bize benzer o kâinât akmış.
Çok zaman dinledim Nevâ-Kâr'ı,
Bir terennüm ki hem geniş, hem şûh:
Dağılırken "Nevâ"nın esrârı,
Başlıyor şark ufuklarında vuzûh;
Mest olup sözlerinde her heceden,
Yola düşmüş, birer birer, geceden
Yürüyor fecre elli milyon rûh.
Kıskanıp gizlemiş kazâ ve kader
Belki binden ziyâde bestesini,
Bize mîrâsı kaldı yirmi eser.
"Nât"ıdır en mehîbi, en derini.
Vâkıâ ney, kudüm gelince dile,
Hızlanan mevlevî semâıyle
Yedi kat arşa çıkmış "Âyîn"i.
O ki bir ihtişamlı dünyâya
Ses ve tel kudretiyle hâkimdi;
Âdetâ benziyor muammâya;
Ulemâmız da bilmiyor kimdi?
O eserler bugün defîne midir?
Ebediyyette bir hazîne midir?
Bir bilen var mı? Nerdeler şimdi?
Öyle bir mûsıkîyi örten ölüm,
Bir tesellî bırakmaz insanda.
Muhtemel görmüyor henüz gönlüm;
Çok saatler geçince hicranda,
Düşülür bir hayâle, zevk alınır:
Belki hâlâ o besteler çalınır,
Gemiler geçmiyen bir ummanda.
--spoiler--
gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri
Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbîr`i
--spoiler--
yahya kemal beyatlı
--spoiler--
Büyük Itrî'ye eskiler derler,
Bizim öz mûsıkîmizin pîri;
O kadar halkı sevkedip yer yer,
O şafak vaktinin cihangîri,
Nice bayramların sabâh erken,
Göğü, top sesleriyle gürlerken,
Söylemiş saltanatlı Tekbîr'i.
Tâ Budin'den Irâk'a, Mısr'a kadar,
Fethedilmiş uzak diyarlardan,
Vatan üstünde hür esen rüzgâr,
Ses götürmüş bütün baharlardan.
O dehâ öyle toplamış ki bizi,
Yedi yüz yıl süren hikâyemizi
Dinlemiş ihtiyar çınarlardan.
Mûsıkîsinde bir taraftan dîn,
Bir taraftan bütün hayât akmış;
Her taraftan, Boğaz, o şehrâyîn,
Mâvi Tunca'yla gür Fırât akmış.
Nice seslerle, gök ve yerlerimiz,
Hüznümüz, şevkimiz, zaferlerimiz,
Bize benzer o kâinât akmış.
Çok zaman dinledim Nevâ-Kâr'ı,
Bir terennüm ki hem geniş, hem şûh:
Dağılırken "Nevâ"nın esrârı,
Başlıyor şark ufuklarında vuzûh;
Mest olup sözlerinde her heceden,
Yola düşmüş, birer birer, geceden
Yürüyor fecre elli milyon rûh.
Kıskanıp gizlemiş kazâ ve kader
Belki binden ziyâde bestesini,
Bize mîrâsı kaldı yirmi eser.
"Nât"ıdır en mehîbi, en derini.
Vâkıâ ney, kudüm gelince dile,
Hızlanan mevlevî semâıyle
Yedi kat arşa çıkmış "Âyîn"i.
O ki bir ihtişamlı dünyâya
Ses ve tel kudretiyle hâkimdi;
Âdetâ benziyor muammâya;
Ulemâmız da bilmiyor kimdi?
O eserler bugün defîne midir?
Ebediyyette bir hazîne midir?
Bir bilen var mı? Nerdeler şimdi?
Öyle bir mûsıkîyi örten ölüm,
Bir tesellî bırakmaz insanda.
Muhtemel görmüyor henüz gönlüm;
Çok saatler geçince hicranda,
Düşülür bir hayâle, zevk alınır:
Belki hâlâ o besteler çalınır,
Gemiler geçmiyen bir ummanda.
--spoiler--
gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri
Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbîr`i
--spoiler--
yahya kemal beyatlı
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar