bugün
- diamond bosphorus denince akla gelenler11
- macron adamdır13
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen27
- bursa'nın şeftalisi çok meşhurdur diyen kız3
- akp ve mhp oylarıyla reddedildi4
- filistin52
- sude kiray ismet gurbuz evliliği3
- sözlük prenslerinin fotoğrafları3
- eğer bir dizi veya film karakteri olsaydınız7
- kabir ziyareti6
- ten uyumu vs kafa uyumu12
- anasına sövdürmek için doğmuş insanlar4
- 2026 uludağ sözlük analizi8
- silvermist'in mutfağına konuk olmak5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- biranın tok karnına içilmemesi3
- neml suresi 90 ayet2
- 1 artı 1 havuzlu müstakil ev2
- ne kadar yaşlısın16
- antipanik sahipsiz değildir6
- megan fox6
- sen özgür bir suriyelisin2
- fon kurdum para yatırır mısınız15
- galatasaray'ın tekrar lider olması2
- hiç kibir yoksa karakter büyük sıkıntı7
- duyduğunuz en ağır laf4
- mossat yaptı abi heralde yani9
- fussilet suresi 34 ayet2
- anın görüntüsü26
- türkiye azerbaycan ilişkilerinde israil tartışması6
- fransız arabaları9
- birader bey olmayanlar4
- lgbt bireylerinin asıl amacı4
- uludağ sözlük akımları3
- yanan sıvı maddeler2
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu17
- türklere karınız nasıl diye sormak6
- kadın cinayetlerinin asıl sebebi6
- kamal6
- sadece türkiye milliyetçi olsun düşüncesi2
- yakışıklıksız sözlük erkeklerinin pazar kombileri4
- astral seyahat gerçek mi6
- sigara satışında kimlik şartı tartışması4
- 11 ekim 2026 beşiktaş kocaelispor maçı3
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması8
- yanındakiyle yaşar aklındakiyle ölürsün7
- erecto biraderin suyu ıslatması2
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan4
- düşman ülkeler3
- bedelini ödeyen yazarlar17
(iş bu yazı 20 eylül 08:42'de yazılıp yayını bugüne kalmıştır)
21 eylül. Zamanın bu dilimini gerçekten çok ama çok seviyorum. Ne 20'si ne de başka bir şey. Eylül'den daha önemli olan bir şey varsa o da 21 eylül'dür. Çünkü bundan yıllar evvel bu tarihte bir masumiyet doğdu. Hiçbir yerde, hiçkimsede rastlamadığım bir masumiyet. Bu konuda çok ciddiyim biliyorsun değil mi? Bunu mütemadiyen dile getiriyorum. Bunu anımsamak bile bana bu dünyada uğruna yaşanacak şeyler de olduğunu anlatıyor. işte bu yüzden eylül'den, eylül yağmurlarından ve hatta sonbahardan daha güzel olan bir şey varsa bu yine 21 eylül'den başkası değildir. Senin kadar sade, senin kadar mutlu, senin kadar güzel, senin kadar masum ve senin gözlerin gibi kocaman umut taşır. Bir prenses olduğun konusunda zaten hemfikiriz. Ama gözleri istiklâl caddesinde bana umut mülteciliği yapan bir prenses olduğunu henüz şimdi öğrendin. Ayrıca ciddi anlamda eskisi gibi hissetmediğimi, her şeyimin tükendiğini düşünürken -i need a doctor bunu anlatabilir- yaklaşık bir yıl sonra o gün eskisi gibi hissettim. Uzun zamandır hiçbir özel yahut genel durum bende bir etki oluşturmuyordu. Bir ağacın rüzgârda sallanan yaprağına dahi anlamlar yüklerken böyle olmuştum. Ve bundan feci bir dehşet, feci bir korku duyuyordum. Ta ki o güne kadar, senin geldiğin güne kadar. Hayatımın renkli ve canlı anılarının en güzellerinden biri bu. Bunu nasıl tarif edebilirim gerçekten hiçbir fikrim yok. O caddede daha önce bir anım daha vardı böyle. O eski olan bile siyah beyaza kaçarken bu benim için büyük bir umut oldu. Ben yine benim.
Keşke senin de dediğin gibi burada olsaydın. Ben şimdiye dek hiç yaş günü kutlamadım. Yani kendiminkini. Hiçkimse de kutlama yapmaya falan kalkmadı. Ben de fırsat vermedim zaten. Gerçi vermesem ne fark eder. Velhasıl. Yanyana olsaydık gerçekten bunu yapardım. ikimizin yaş günlerinin ard arda olmasının çok iyi bir avantajı bu. Bir gün elbet yaparız bunu. Ben o zaman seninle birlikte ikimizin de yaş gününü kutlarım işte. Sözkonusu senin yüzünde oluşma ihtimali olan bir tebessümken bu noktada benim tabularımın canı cehenneme. Bunu elbet yapacağız.
Ha bu arada, emre kutlayamadığı için kötü hissetmiş. O gerçekten çok ama çok yoğun. Rahatsız bunun açıklamasını yapıyor bir de. Bu çocuk ya da adam ya da oğlan, her neyse işte, bu mercimek beni çıldırtıyor. Biz elbette sadece anımsanmakla yetinebilecek geniş bir iyimserliğe ve sevgiye sahibiz. Kaldı ki sözkonusu emre. Elbette ki daha önceki yazı, çizim ve şarkılarını anımsayıp hayıflanmak yerine "yoğun olmasa hallederdi zaten" diye düşüneceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki biz onu ve o bizi çok seviyor/uz. Bizim işimiz bu. Bunları ona anlattığımda yine de durumundan rahatsızdı. Emre'ye laf anlatmak. Hoof bu bazen çok kolayken bazen imkânsızlaşabiliyor.
Şaka maka bir hediye almalı yahut yapmalıyım sana. Bu çok önemli. Elbette zorunluluk için değil. Sakın aklının ucundan geçmesin bu. Umarım seni mutlu etmeye yarayacak bir şeyler bulurum. Bu arada yaklaşık bir senedir çok dinlemek isteyip de dinlemekten çekindiğim bir şarkı var. Gerçi bende çok böyle şarkı var. Ama bunu doğum günümde dinlerim demiştim. Fakat işte hayat bu ya, olmadı. Onu sana armağan ediyorum. Benim için, bizim için dinle olur mu?
Senin her nefesin çok kıymetli. Lütfen bu nefesleri üzüntüler ve mutsuzluklar arasında tüketme. Her zaman dediğim gibi; renkli boyalar her şeyi değiştirmeye yeter. Allah izin verirse daha ne günler göreceğiz. Birlikte ya da uzakta, fark etmez. Daha çok şey var. Daha yürünmesi gereken çok yol var. Bu arada, biz o gün istiklâl'de yürümeye başladık zaten. 8 mili tamamlamak kaldı şimdi geriye. Ayakkabılarını sağlam olanlardan seç. Hem belki bir gün emre de bize dahil olur. Üç silahşör gibi ellerimizi montumuzun cebine sokup sadece yürürüz. Hayat işte, kim bilir?
Seni nasıl ve ne denli sevdiğimizi unutma tamam mı? Her ne olursa olsun. Ve her yaş günün bir öncekinin mutluluğuyla katlansın. iyi ki doğdun, iyi ki hayatımızdasın istanbul'un rüzgârlarında salınmış en güzel saçlara sahip prenses.
Seni çok seviyoruz.
görsel
Unutmadan şarkı bu, sözleri ömer hayyam'ın dizelerinden;
https://www.youtube.com/watch?v=RrGjK28-2TY
(nihayet ekleyebildim. işbu yazıdan sonra ilk kez yaş günümü kutladılar, ben sürekli beautiful şarkısını açtım ve sizi de yanımda hissetmeye çalıştım. Ve ve ve emre de seninle eşzamanlı olarak istanbul'a gelme durumu olduğunu söyledi. Her zaman söylediğim gibi; hayat çok garip! Cidden çok garip.)
El edit: bak ya bir şey yapamadım edemedim diye yakınan adama bak. Orantısız çizim kullanmış. insafsız bu çocuk. Neyse bunun daha rövanşı var ğığığağahaha.
21 eylül. Zamanın bu dilimini gerçekten çok ama çok seviyorum. Ne 20'si ne de başka bir şey. Eylül'den daha önemli olan bir şey varsa o da 21 eylül'dür. Çünkü bundan yıllar evvel bu tarihte bir masumiyet doğdu. Hiçbir yerde, hiçkimsede rastlamadığım bir masumiyet. Bu konuda çok ciddiyim biliyorsun değil mi? Bunu mütemadiyen dile getiriyorum. Bunu anımsamak bile bana bu dünyada uğruna yaşanacak şeyler de olduğunu anlatıyor. işte bu yüzden eylül'den, eylül yağmurlarından ve hatta sonbahardan daha güzel olan bir şey varsa bu yine 21 eylül'den başkası değildir. Senin kadar sade, senin kadar mutlu, senin kadar güzel, senin kadar masum ve senin gözlerin gibi kocaman umut taşır. Bir prenses olduğun konusunda zaten hemfikiriz. Ama gözleri istiklâl caddesinde bana umut mülteciliği yapan bir prenses olduğunu henüz şimdi öğrendin. Ayrıca ciddi anlamda eskisi gibi hissetmediğimi, her şeyimin tükendiğini düşünürken -i need a doctor bunu anlatabilir- yaklaşık bir yıl sonra o gün eskisi gibi hissettim. Uzun zamandır hiçbir özel yahut genel durum bende bir etki oluşturmuyordu. Bir ağacın rüzgârda sallanan yaprağına dahi anlamlar yüklerken böyle olmuştum. Ve bundan feci bir dehşet, feci bir korku duyuyordum. Ta ki o güne kadar, senin geldiğin güne kadar. Hayatımın renkli ve canlı anılarının en güzellerinden biri bu. Bunu nasıl tarif edebilirim gerçekten hiçbir fikrim yok. O caddede daha önce bir anım daha vardı böyle. O eski olan bile siyah beyaza kaçarken bu benim için büyük bir umut oldu. Ben yine benim.
Keşke senin de dediğin gibi burada olsaydın. Ben şimdiye dek hiç yaş günü kutlamadım. Yani kendiminkini. Hiçkimse de kutlama yapmaya falan kalkmadı. Ben de fırsat vermedim zaten. Gerçi vermesem ne fark eder. Velhasıl. Yanyana olsaydık gerçekten bunu yapardım. ikimizin yaş günlerinin ard arda olmasının çok iyi bir avantajı bu. Bir gün elbet yaparız bunu. Ben o zaman seninle birlikte ikimizin de yaş gününü kutlarım işte. Sözkonusu senin yüzünde oluşma ihtimali olan bir tebessümken bu noktada benim tabularımın canı cehenneme. Bunu elbet yapacağız.
Ha bu arada, emre kutlayamadığı için kötü hissetmiş. O gerçekten çok ama çok yoğun. Rahatsız bunun açıklamasını yapıyor bir de. Bu çocuk ya da adam ya da oğlan, her neyse işte, bu mercimek beni çıldırtıyor. Biz elbette sadece anımsanmakla yetinebilecek geniş bir iyimserliğe ve sevgiye sahibiz. Kaldı ki sözkonusu emre. Elbette ki daha önceki yazı, çizim ve şarkılarını anımsayıp hayıflanmak yerine "yoğun olmasa hallederdi zaten" diye düşüneceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki biz onu ve o bizi çok seviyor/uz. Bizim işimiz bu. Bunları ona anlattığımda yine de durumundan rahatsızdı. Emre'ye laf anlatmak. Hoof bu bazen çok kolayken bazen imkânsızlaşabiliyor.
Şaka maka bir hediye almalı yahut yapmalıyım sana. Bu çok önemli. Elbette zorunluluk için değil. Sakın aklının ucundan geçmesin bu. Umarım seni mutlu etmeye yarayacak bir şeyler bulurum. Bu arada yaklaşık bir senedir çok dinlemek isteyip de dinlemekten çekindiğim bir şarkı var. Gerçi bende çok böyle şarkı var. Ama bunu doğum günümde dinlerim demiştim. Fakat işte hayat bu ya, olmadı. Onu sana armağan ediyorum. Benim için, bizim için dinle olur mu?
Senin her nefesin çok kıymetli. Lütfen bu nefesleri üzüntüler ve mutsuzluklar arasında tüketme. Her zaman dediğim gibi; renkli boyalar her şeyi değiştirmeye yeter. Allah izin verirse daha ne günler göreceğiz. Birlikte ya da uzakta, fark etmez. Daha çok şey var. Daha yürünmesi gereken çok yol var. Bu arada, biz o gün istiklâl'de yürümeye başladık zaten. 8 mili tamamlamak kaldı şimdi geriye. Ayakkabılarını sağlam olanlardan seç. Hem belki bir gün emre de bize dahil olur. Üç silahşör gibi ellerimizi montumuzun cebine sokup sadece yürürüz. Hayat işte, kim bilir?
Seni nasıl ve ne denli sevdiğimizi unutma tamam mı? Her ne olursa olsun. Ve her yaş günün bir öncekinin mutluluğuyla katlansın. iyi ki doğdun, iyi ki hayatımızdasın istanbul'un rüzgârlarında salınmış en güzel saçlara sahip prenses.
Seni çok seviyoruz.
görsel
Unutmadan şarkı bu, sözleri ömer hayyam'ın dizelerinden;
https://www.youtube.com/watch?v=RrGjK28-2TY
(nihayet ekleyebildim. işbu yazıdan sonra ilk kez yaş günümü kutladılar, ben sürekli beautiful şarkısını açtım ve sizi de yanımda hissetmeye çalıştım. Ve ve ve emre de seninle eşzamanlı olarak istanbul'a gelme durumu olduğunu söyledi. Her zaman söylediğim gibi; hayat çok garip! Cidden çok garip.)
El edit: bak ya bir şey yapamadım edemedim diye yakınan adama bak. Orantısız çizim kullanmış. insafsız bu çocuk. Neyse bunun daha rövanşı var ğığığağahaha.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar